Egzersiz, erken doğumu önlüyor.....!!!!!!!!!

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve hxuxrrem 2000 tarafından 18 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    18 Eylül 2008
    Konu Sahibi : hxuxrrem 2000
  1. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    [​IMG]


    Egzersiz, erken doğumu önlüyor



    Gebelik süresince yapılan düzenli egzersizler, erken doğum ve sezaryenle doğum riskini azaltıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. H. Alper Tanrıverdi, egzersizlerin özellikle normal doğum yapmayı düşünenlerde doğum sürecini kolaylaştırdığını dile getirdi.

    Sağlık yaşamının önemli bir parçası olan egzersizlerin, gebelik döneminde ayrı bir önem kazandığını söyleyen Acıbadem Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. H. Alper Tanrıverdi, gebelik süresince yapılan egzersizlerin doğumdan sonra tekrar normal kiloya dönülmesinde kolaylık sağladığını belirtti. Egzersiz yapan anne adaylarında gebeliğe bağlı şikayetlerin daha az görüldüğünü ifade eden Tanrıverdi, düzenli yapılan egzersizin annenin doğum sonrası toparlanma ve kendine gelme sürecini hızlandırdığını vurguladı.

    Düzenli egzersizlerin erken doğum ve sezaryenle doğum riskini azalttığını da dile getiren Tanrıverdi, "Gebeliği boyunca fiziksel olarak aktif olan kadınların doğum süreçleri daha kısa sürüyor. Egzersiz, özellikle normal doğum yapmayı düşünenlerde doğum sürecini kolaylaştırır. Gebenin doğum sürecinde rahat ve derin soluk almasını, kalça, karın ve bacaklarını sarmış kas gruplarını yönetebilmesini sağlar. Gerginlik belirtilerini en aza indirir. Ayrıca nefes alma ve özel gevşeme
    tekniklerini öğrenmek, gebenin doğru nefes almasına ve doğum sırasında ağrıyı kontrol edebilmesine de yardımcı olur" dedi.

    Egzersizin bebek sağlığı için de yararlı olduğunu kaydeden Doç. Dr. Tanrıverdi, egzersizin plasentanın gelişmesini kolaylaştırdığını vurguladı. Plasentanın gelişmesinin de bebeğin daha rahat oksijen ve besin almasına yardımcı olacağını hatırlatan Tanrıverdi, "Egzersiz bebeğin gelişimini de arttırır, doğan çocuk daha büyük ve daha sağlıklı olur. Haftada en az 5 gün ve en az 30 dakika egzersiz yapılmalı.

    Egzersiz programı sırasında gebenin izin verilen kalp atım limitlerinde kalmasına dikkat edilmeli. Kalp atım limiti, en yüksek kalp atım hızının yüzde 60'ı ve yüzde 80'i arasında olmalı. Gebenin egzersize cevabına göre egzersiz yoğunluğu değiştirilmeli. Gebeler için en ideal egzersiz yürüyüş ve yüzmedir. Gebeliğin ilk üç aylarından itibaren yatar pozisyondaki direnç arttırıcı ve ağırlıkla yapılan egzersizlerden kaçınılmalı, aerobik hareketlerine önem verilmelidir.

    Ayrıca karın bölgesine olası travmalardan kaçınmak için düşme olasılığı yüksek olan kayak, paten, sörf, dağ bisikletine veya ata binmek, dağcılık gibi sporlardan; basınç değişikliğinden etkilenme olasılığı yüksek olduğu için ise derin su dalışlarından ve rakımı yüksek yerlerdeki spor aktivitelerinden uzak durulmalıdır. Gebeliğin son üç ayında ise dengeyi sağlamak problem olabileceğinden step aerobik gibi egzersizler tercih edilmemelidir. Ayrıca egzersiz sırasında harcanan kalorileri karşılayacak iyi düzenlenmiş bir beslenme programı takip edilmelidir" diye konuştu.

    Gebelikte uygulanabilecek egzersiz türlerinin ve günlük uygulama miktarının her anne adayı için farklı olduğunu söyleyen Dr. Tanrıverdi, egzersizden kaçınması gerekenleri şöyle sıraladı:

    "Gebeliğe bağlı olarak kan basıncı normalin üzerinde seyreden anne adayları, gebeliğinin son üç-dört haftasında olanlar, önceki ya da şimdiki gebeliğinde erken doğum eylemi tanısı konulanlar, doğum vaktinden önce suyu gelmiş olan gebeler, rahim ağzı yetmezliği olan ve bu sebeple rahim ağzına dikiş uygulanmış gebeler, çoğul ve fetüste gelişme geriliği tespit edilen gebeler egzersiz yapmamalı, mümkün olduğunca egzersizden kaçınmalıdır."


    Alıntı