Egzersiz ve Hipertansiyon

Konusu 'Egzersizler' forumundadır ve NILBERA tarafından 19 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Egzersiz ve hipertansiyon


    Dr. Haluk Saçaklı

    Egzersizle sağlık arasında bir ilişki kurma gereği makine çağında yaşayış tarzımızdaki değişikliklerden doğmuştur. ınsanlar makinaları kullandıkça günlük hayatlarında daha az kassal iş yapar hale gelmişler ve boş zamanlarında kassal aktiviteyi daha az arar olmuşlardır.

    Egzersizin tıbbi yararları

    Tıbben egzersizde bazı sakatlıkların ve hastalıkların meydana gelmesini önlemek veya oluşmasını geciktirmekte yararlanılır. Ayrıca sakatlık veya hastalık meydana geldiği zaman bunların tedavisinde bir rol oynamaktır.

    Bu hastalıkların içinde en önemlileri kroner kalp hastalıkları, periferik damar hastalıkları ve hipertansiyon gibi kardiovasküler hastalıklar grubudur.

    Yüksek kan basıncının bir nedene bağlanamadığı, başka bir hastalığın semptomu olmadığı, kendisinin başlı başına bir hastalık olduğu durumlarda esansiyel hipertansiyondan söz edilir.

    Tansiyonun nedenleri

    Esansiyel hipertansiyon, günümüzde özellikle teknolojik yönden gelişmiş, kentsel yığılmaların arttığı, sosyo ekonomik gereksinmelerin türlü sıkıntı ve streslerin yaşamsal zorlukların fazla olduğu toplumlarda giderek artan bir hastalık, çözüm bekleyen bir sağlık sorunu olmuştur.

    Bugün için normal ve anormal kan basıncının ayırt edilmesine yarayan kesin bir görüş çizgisi yoktur. Çünkü anormal diyebileceğimiz bir kan basıncı değeri, hastaların bir kısmında zararlı etki yapmakta, bir kısmında ise zararsız bir seyir göstermektedir.

    Dünya Sağlık Örgütü normal ve yüksek artelyel kan basıncı değerleri olarak aşağıdaki rakamları kabul etmiştir. Normal erişkinde sistolik (büyük tansiyon) kan basıncı 140 mm Hg veya altında ve diastolik (küçük tansiyon) kan basıncı en çok 90 mm Hg olması gerekir.

    Sistolik kan basıncı 141 mm Hg-160 mm Hg ve diastolik kan basıncının 91 mm Hg-95 mm Hg arasında bulunması halinde kan basıncı 'normal ile hipertansiyon arasında, sınırda' olarak değerlendirilir. Sistolik kan basıncının 160 mm. Hgnin ve diastolik kan basıncının 95 mm. Hgnin üzerinde bulunmasına hipertansiyon denir.

    Stres başta geliyor

    Genellikle stress altında bulunan aşırı kilolu insanlarda görülen yüksek kan basıncı koroner damar hastalığı açısından önemli bir risktir. Genellikle iç salgı bezlerinden salınan hormanlar kılcal damarların daralmasına yol açar. Buna bağlı olarak kan dolaşımı zorlaşır ve kalbin üzerinde ek bir basınç yaratır.

    Kalp kasları bu karşı basıncı aşabilmek için tüm vücuda yeterli kan pompalamaya çalışır. Bu da küçük ve büyük tansiyonların yükselmesi demektir. Bunun kalıcı hale dönüşmesi kılcal damar tıkanıklıklarının artmasına neden olur.

    Yüksek tansiyona yaş da olumsuz etki yapar.

    Yaş önemli faktör

    Yaşamın ilk altı yılı içinde sistolik kan basıncı ortalama 90-100 mm Hg ve diastolik kan basıncı ortalama 55-65 mm Hg iken, 6 yaşından itibaren her iki kan basıncı da yavaş yavaş artar. 18 yaşına ulaşınca sistolik kan basıncı ortalama 110-120 mm Hg, diastolik kan basıncı ise ortalama 75-180 mm Hgye yükselmiş olur.

    Kız çocuklarında elde edilen ortalama değerler birkaç mm Hg daha düşüktür. 20 yaşından önce yüksek tansiyona rastlamak kolay değilse de, yok anlamına da gelmez. Yaşın ilerlemesi ile kan basıncındaki artma da devam eder. Bu yavaş artış 60-65 yaşına kadar sistolik basınçta biraz daha belirgin olmak üzere her ikisinde de görülür.

    Yaş 65 i aşınca diastolik kan basıncında genellikle hafif bir düşüş olur. Bu düşüş bazen 15-20 mm Hgye varabilir. Sistolik basınç ise 65 yaşından sonra da yükselmeye devam eder. ılerleyen yaşla beraber artan hipertansiyon, yaşlılardaki önemli hastalıkların başlıcası durumuna gelir.

    35-45 yaş arasında görülme oranının %11 olmasına karşın, 60-65 yaş grubunda yaklaşık %30 a, 65 yaşın üstünde de %40 a yükseldiği görülmüştür.

    Kilolara dikkat

    Vücut ağırlığı ve kan basıncı arasında da doğru orantılı ilişki bulunmaktadır.

    Şişman bireylerin kan basınçlarının normal bireylere göre daha yüksek olduğu ve daha sık olarak hipertansiyon ortaya çıktığı görülmektedir. Bu bireyler kilo kaybetmeye başladıkları zaman kan basınçlarının normal düzeye düştüğü saptanmıştır.

    Orta yaşlı erkekler arasında normal ve normalin %15 altında ağırlığa sahip olanlarda, hipertansiyon sıklığı %14-22 arasında iken, normalin %15 üstünde ve daha şişman olanlarda %35-47 arasında değiştiği gözlenmiştir. 1.1-3.5 gr. üzerinde tuz alımı sodyum-potasyum dengesini bozar, kan basıncını yükseltir.

    Kalıtımın da hipertansiyon ile ilgisi olduğu kabul edilmektedir.

    alıntıdır
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009