ek gıdaya geçeceğim ama

Konusu 'Ekim Anneleri' forumundadır ve aryener tarafından 30 Mart 2009 başlatılmıştır.

    30 Mart 2009
    Konu Sahibi : aryener
  1. aryener

    aryener Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Mart 2008
    Mesajlar:
    124
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba arkadaşlar 5 ay 13 günlük kızım var.2 haftaya kadar anne sütü ile besledim iki haftadır mama destekli besleniyo.2 haftadır kakası koyu olduğu için kayısı püreside veriyorum arada bebe bisküviside.şimdi yavaş yavaş çorbalara falanda geçmek istiyorum.sizden yardım istiyorum.ilk geçerken ne yedirdiniz?sonra kakasını zaten zor yapıyo onun için ne yapıyorsunuz zeytin yağı dışında onu verdğim halde zorlanıyo.nolur bana yardımcı olun.saĞOLUN
     
  2. 30 Mart 2009
    Konu Sahibi : aryener
  3. ficipi

    ficipi ............... Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.460
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    mrb canım..
    bol posalı ,lifli gıdalar vebol su içmeli bebeğin.(özelikle ılık su)
    ne ile başlayacağın konusunda ek gıda tarileri gibi bir başlk var ordan bir çok bilgi ednebilisin.
     
  4. 30 Mart 2009
    Konu Sahibi : aryener
  5. ficipi

    ficipi ............... Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.460
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    mesela her çorbasına kabak koysan iyi olur..
     
  6. 30 Mart 2009
    Konu Sahibi : aryener
  7. Arzu:)

    Arzu:) AYŞENUR,UM CANIM BENİM:)) Üye

    Katılım:
    29 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    967
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    merhaba canım ben bugün dr gittim bana çorbaya başlamamı söledi önce havuç ve prinçle başla dedi sonra yavaş yavaş içine patetes ıspanak koyarak devam et dedi canım:eek:
     
  8. 31 Mart 2009
    Konu Sahibi : aryener
  9. PERA13

    PERA13 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    10 Mart 2009
    Mesajlar:
    160
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Kabak iyi geliyor .Bir de kakasını yapmakda zorlanıyorsa armut suyu icir .
    arada bir armut da ver .armutu hafif hasla sonra blender ile iyice ez mama kıvamına getir ara öğün olarak ver .mutlaka kaka yaptırıyor .
     
  10. 1 Nisan 2009
    Konu Sahibi : aryener
  11. celen35

    celen35 bodruma da gittik beraber :) Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.440
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Forum’da bir arkadaş sormuş, 20 aylık bebeği yemek yemiyormuş. O kadar güzel sormuş ki sanki kendimi gördüm ya.. Bizimki de yemek konusunda mızmız. Bize ziyarete gelen kişilere ya da gittiği kreşteki çalışanlara göre ise hiç de mızmız değil. Bunun nedeni bizimkinin sosyal yiyici olması. Yani etrafında birsürü insan yemek yediği zaman, bir yerde yemekte olduğumuzda ya da bize misafir geldiğinde problem çıkartmadan yiyor. Evde başbaşa mıyız? Vay halime, hatta vurun abalıya..

    Bir yaşından sonra bu maymunların gözü açılıyor. Yemek yemek artık yeni birşey olmadığından hatta bir rutin olduğundan eski ilgisi kayboluyor. Bir defa hayır demek diye bir şeyin var olduğunu, bunu yaptıklarında anneyi çileden çıkarabileceklerini görüyorlar. Güç bende artık dedikleri bile oluyor bu sayede. Neticede anne o yemek yediğinde mutlu, yemediğinde elinde tabak peşinden koşturan bir hizmetçi değil mi?

    Efendim, çoluk çocuğun eline oyuncak olmamak için ne yapmalıyız.

    Anne sütü verin. Yediğiniz herşey süte karıştığından bebek farklı tatlarla erkenden tanışır. Formül mamaların tek tadı olduğundan, bu da şekerlice olduğundan, bu çocuklar diğer tatlara yabancı kalır.
    Katı yiyeceklere meyve, bisküvi gibi şeylerle başlamayın. Bunları nasılsa yiyecek. Sebzelerle başlamak akıllıca,
    Katı yemeklere başlayınca bebeğinize sadece püre yedirmeyin. Eğer 6-8 ay arasında çiğnemeyi öğrenemezse ileride zorluk çekermiş (Rapley isimli yazıyı okuyun).
    Bisküvi, şeker çukulata, cips aburcubur gibi şeylerle mümkün olduğunca geç tanıştırın. Vermeye çalışanların burnuna yumruğu indiriverin. Eve almayın. Size de faydalı değil bunlar. Bunlardan azıcık yiyen çocuğun iştahı kapanıyor. Bu tarz yiyeceklere alışınca ağız tatları bozuluyor. Nasılsa tanışacaklar. Benim demek istediğim çocuğun aklı erince etrafında tüm kuzenleri arkadaşları şapur şupur çikolata yerken ona bunlardan hiç vermeyin demek değil. Bu da artık zalimlik olur. Benim demek istediğim bu ürünlerler nasılsa tanışacak, mümkün olduğunca geç tanışsın tadında bir tavsiye. Bilhassa aklı ermemiş çocuklarda olaya hiç başlamamak.
    Mümkün olduğunca sık, hatta en iyisi her gün onu açık havaya, parka bahçeye çıkartın. Iştahı çok güzel açar.
    Inkanınız varsa onu yüzdürün, yemekten birbuçuk saat önce banyoya sokun, suyla oynatın.
    Yemeği güç gösterisi haline getirmeyin. Burnunu tıkayarak, güç kullanarak yemek yedirmeyin.
    Belli şeyleri yediktan sonra kusuyorsa alerjisi var mıdır diye doktoruna sorun.
    Hep beraber belli saatte yemeğe oturun ve televizyonu kapatın.
    Yemek yedirmek için arkasından koşmayın.
    Babasıyla yeni bir yöntem keşfettik. Yemiyor mu? Tabağından alıp kendimiz yiyoruz. Hemen yemeğine sahip çıkıyor.
    Tavuğun göğsü sert olur, budunu ona yedirin.
    Belli şeyleri sevmemesine saygı gösterin. Damağımda 7 yaşımda bana zorla yedirilen iğrenç yağlı Talaş böreğinin tadı var. Iyyy..
    Yakında burada bebekler için yemek tarifleri de vereceğim.
    Rapley nedir?
    Bir sene önce Türkiye tatilimiz sırasında dayım tam bir domatesin üzerini bıçakla çarpı şeklinde çizip kıza verince delirmiştim. Ya yutabileceğinden büyük bir parça ısırırsa, ya boğulursa, Allah muhafaza. Bizimkisi domatesi cork cork emerekten benim yüzümü kara çıkardı.

    Esasında bebeklerin yiyecekten boğulma olasılığı yok gibiymiş. Bunun Rapley yönteminde geçtiğini tesadüfen öğrendim. Rapley amcaya göre

    -Beş aylık bebekler çiğneyebilir

    -Kendi yiyeceğini çiğneyebilen bebeğe püre vermek yanlıştır

    Bebeklere sürekli püre halinde mama verilirse bu ileride çiğneme problemlerine yol açarmış. Daha beteri çocuk normal yemeğe zor alışırmış. Beş- altı aylıktan itibaren bebeklere katı gıdaları ufak ufak vermek lazımmış.

    Bebeğin anne sütü dışındaki şeylere hazır olduğunu nasıl anlarız?

    Anne babanın yediklerine ilgi gösteriyor, el hareketleriyle tatmak istediğini belirtiyorsa
    Sandalyesinde oturabiliyorsa
    Hele bir de ince motoriği geliştiyse
    Durmayın, bir domatese çarpıyı atın, emdikçe elinden alıp kabuğunu ala ala domatesinin zevkini çıkarmasını sağlayın. Başında durun, ne olur ne olmaz.

    Domatesten başka katı yumurtayı da ufak parçalar halinde verebilirsiniz. Hazır olduğunu hissediyorsanız, mevsim de yazsa karpuz da her bebeğin seveceği muhteşem bir meyve bence.

    Bir uyarı: Birçok anne bebeğe önce meyve verir. Ben sebze ile başlamıştım. Bunun sebebi tatları güzel olduğu için bebeğin meyveden yana bir ağız tadı geliştirmesini istemememdi. Bu yüzden bizimki meyveye daha sonra başladı.

    Dişleri çıkınca kütür kütür salatalığa da alıştı. Hem arkadan gelmekte olan dişlere masaj yapması açısından parmak uzunluğunda kesilmiş salatalık dokuz aylıkken favori besini oldu.

    Katı besinlere başlarken önce ufak bir parça verip bebeğin nasıl tepki gösterdiğine bakmak gerek. Sevmiyorsa zorlamamalı, bir de tabii her seferinde bir çeşit besin denemeli ki alerjisi varsa belli olsun.

    Biraz cesaret ve bebeğinize güvenle katı besinlere geçiş, herşeyi devamlı pürelemek zorunda kalmadan da mümkün. Hatta Rapley amcaya göre çok daha sağlıklı.






    Yeni anneler mutlaka okuyun: Rezene çayı
    Kendim bol bol içtiğim dahası bebeğime de içirdiğim rezene çayı pek tekin değilmiş. Fazla açıklama yapmasalar da sindirim sistemi üzerindeki etkileri halen daha araştırıldığından olacak Voedingscentrum tarafından kısıtlı kullanılması gereken bitkiler arasında konmuş.

    Bu aralar içine düşmüş olduğun emziren hanımlar grubunun bağırsak problemleri çeken çocuklar için önerisi karın masajı yapılması yönünde.

    Rezeneseverlere duyurulur..
    Bebeklere ne yedirmeli, ne yedirmemeli?


    Bebeklerin ilk altı ay boyunca anne sütüne ihtiyaçları olduğunu zaten biliyorsunuz.



    Bu süreden sonra rahatlık kotamız doluyor ve mama yedirmeye başlıyoruz.



    Bebek mamasını kavonozda alabileceğiniz gibi kendiniz de yapabilirsiniz.



    Ben hem kavanoz mamalardan hem de kendi yaptıklarımdan faydalanıyorum. Bunun sebepleri



    Bebeğim ileride herşeyi yesin istiyorum. Yemek seçmesin.
    Seyahatlerde kavanoz mamalar pratik oluyor. Tabii ki bebeğin tadına alışık olması gerek. Hep kendiniz mama yapar da kavanozları seyahate saklarsanız yemez tabii.
    Bilim adamları sürekli yeni birşeyler bulup duruyor. ıleride derlerse ki kavanoz mamaları evde yapılanlardan daha iyi o zaman ‘eh iyi ben kavanoz vermiştim.’ Diyeceğim. Yok uzmanlar illa ki evde yapılmış mamanın kerametini ortaya çıkarırlarsa yine ‘ben evde de çok mama yapmıştım.’ Diyeceğim. Yani yumurtaları aynı sepete koymuyorum.


    Yeni yiyeceklerle tanışan bir bebeğin yüz hali dünyanın en komik görüntüsüdür. Benim bebişimin tatlıya genel bir eğilimi var (Allah allah kime çekmiş acaba?). O yüzden tatlı besinleri ben kısıtlı veriyorum, hatta bazılarıyla tanışmasını (bisküvi, kola, çikolata vs) mümkün olduğunca ertelemek en akıllıcası bence. Hollandalı annelerin bebeklerine içirmeye doyamadıkları tatlı şuruplara ise hiç başlamadım bile.


    Bebeğim yemedi mi ne yapıyorum?
    Hiç bir şey. Bir bebekle yemek üzerine münakaşaya girmenin faydası yok. O kazanacak. Ortak müşterekler aramak en iyisi. Yemiyorsa bırakıp sonra denemek gerek bence.



    Hergün sevdiği ya da yediği şeyi yemiyorsa mamanın tadına bir bakın, bozulmuş olmasın? Eğer mama bozuk değilse belki o gün keyfi yoktur. Biz de bazı günler daha az yemek istemiyor muyuz?
    Organik besinler
    Hamileyken bebeği korumak için böcek ilaçlarından, kimyasallardan uzak durduk. Şimdi evde özenerek yaptığımız mamalara koyduğumuz malzemelerin de doğal ortamda yetiştirilmiş olması gerekmez mi?



    Bütçeniz elverdiği oranda bebeğinize organik besinler yedirmeye çalışın, hatta kendiniz de yiyin. Bu ürünlere talep oldukça üretimleri de artacak. Organik besinler neden pahalıdır?



    Yetiştirme aşamasında kontrol edilirler. Gerçekten organik olduğunun onaylanması için bu gerekli.
    Organik besin doğal etkilere (böcekler, hastalıklar, soğuk vs) daha açıktır. Yani üretici daha çok fire verir.
    Hormon tarzı maddeler kullanılmadığı için organik sebze ve meyvelerin büyümesi zaman alır. Hayvanlar ise daha medenice muamele görmüştür, yapay yemlerle değil türleri ne yemelerini gerektiriyorsa onu yemişlerdir, antibiyotik kullanılmamıştır.


    Milupa’nın organik kavanoz besini var. Belki ilginizi çeker…


    alıntıdır....
     
  12. 2 Nisan 2009
    Konu Sahibi : aryener
  13. ficipi

    ficipi ............... Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.460
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    saoll celencımm faydalıı bılgıler ıcınn
     
  14. 2 Nisan 2009
    Konu Sahibi : aryener
  15. rosa67

    rosa67 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2008
    Mesajlar:
    202
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    teşkrlerr celennnnnnnnnnnnn paylaşmn içnnnnn
     
  16. 2 Nisan 2009
    Konu Sahibi : aryener
  17. celen35

    celen35 bodruma da gittik beraber :) Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2008
    Mesajlar:
    6.440
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    ni demek bacılar maksat vatandasa hizmet :1closedeyes: