Ekmeğin Tarihçesi

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve Ev -Hanxixmxix tarafından 2 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Ev -Hanxixmxix
  1. Ev -Hanxixmxix

    Ev -Hanxixmxix sevgiler Üye

    Katılım:
    27 Mart 2008
    Mesajlar:
    2.647
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    Ekmek Nedir
    Tahıl Unundan yapılmış Hamurun fırında, sacda veya Tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyeceğe Ekmek denir. Ekmek, çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun ateşte, sac üzerinde, tandırda, fırında veya tepside pişirilmesiyle hazırlanan yiyecektir.
    [​IMG]
    Ekmeğin Tarihçesi Tarihi
    Ekmeğin tarihi medeniyetlerin tarihi kadar eskidir. Ekmek, insanoğlunun bilinen en eski ve önemli gıda Maddesidir Genel kabule göre, ilk insanlar Su ile ıslatılmış ve kendi haline bırakılmış Buğday kırmasında gözeneklerin meydana geldiğini görmüşler ve gözenekli kütleyi Sıcak taşlar üzerinde pişirdikleri zaman tat ve lezzetinin iyi olduğunu anlamışlardır.

    Cilalı Taş Devrinde (Neolitik Çağ) Kestane, Meşe Palamudu gibi bazı bitkisel ürünlerin ezilip Suyla karıştırdıktan sonra elde edilen hamurun, kızgın taşlar üzerinde ya da kül içerisinde pişirilerek yendiği de bilinmektedir. Yapılan araştırmalardan elde edilen bilgiye göre MÖ. 4000 yıllarında Babilliler özel fırınlarda ekmek pişirmeyi biliyorlardı. Yine MÖ. 4300 yıllarında değirmencilik ve fırıncılık sanatının icra edildiği, yapılan kazılarla elde edilen bulgulardan anlaşılmaktadır.

    MÖ. 2600 yıllarında Eski Mısırlılar, buğday Unu ve su karışımından elde edilen Hamura maya kattıklarında ekmeğin daha yumuşak, daha kabarık olduğunun farkına vardılar. Çeşitli sınıflardan oluşan Mısır halkı Ekmeği uzun zamandan beri bilmekteydi. Ancak mayanın tesadüfen bulunmasının ardından beyaz ekmek soyluların ve sarayın simgesi haline geldi. Zenginlerin ve soyluların rağbet ettiği bu mayalı Ekmekler o kadar değer kazandı ki, Eski Mısır'da bu ekmekler para yerine bile kullanılmaya başlandı. Mısır'dan Roma'ya ve ardından Batı Avrupa'ya yayılan mayalı ekmek, son asırlarda hemen bütün dünyada sofralarda yerini aldı.

    Orta ve diğer Avrupa ülkelerine ekmek daha sonraları güneyden yayılmıştır. Avrupalılar buğdaydan önce çavdar gibi diğer tahıl ürünlerini kullanmışlar, ancak 15. yüzyılda buğdaydan beyaz ekmek yapımına başlamışlardır. Mikroorganizmaların ve mayanın aktif olarak bilinmesinden (19. yüzyıl) sonra ekmek üretimi sanayi dalı haline gelmiştir. Yeryüzünde en fazla ekmek tüketen toplumların başında Türkiye gelmektedir.

    Yurdumuzda yaygın olarak buğday unundan ve mayalanmış Hamurdan üretilen ekmek tüketilmektedir. Ancak kısıtlı da olsa bölgelere göre mısır, Yulaf, çavdar ve benzeri tahıllardan da ekmek üretilmektedir. Ekmek, bir emek ürünü, alınteri simgesi ve Allah'ın kullarına nimeti olarak hemen bütün dinlerde övülmüş ve kutsal sayılmıştır. İslam dininde de ekmek çok değer verilen gıdaların başında gelmektedir.

    Hıristiyanlık ve Musevilikte olduğu gibi İslam Kültüründe de ekmeğin özel bir yeri vardır. Ekmeğin özel bir yer tuttuğu kültürlerde fırıncılık da önemli bir yer tutmaktadır. Bizim inancımıza göre, Cebrail (AS) Adem(AS)'e unu öğüterek ekmek yapmayı öğretmiştir: Bu nedenle de fırıncılar Adem(AS)'ı "PİR" olarak kabul ederler. İslam Peygamberi Hz.Muhammed (SAV) devrinde Medine'de yaşayan Amr Bin Ümran'ı da ikinci "PİR" olarak sayarlar.

    EKMEK BİLGİLERİ

    Ekmek nasıl yapılır?Ekmek, Buğday unu ( Mısır, çavdar ve Arpa gibi tahılların unlarıyla da ekmek yapılabilir. Burada, ekmek tarifi verilirken buğday ekmeği esas alınacaktır.) maya, katkı maddesi, Tuz ve Suyun belli oranlarda karıştırılıp yoğrulması ve hamurun belli bir süre mayalandıktan sonra pişirilmesi ile elde edilen temel bir gıda maddesidir.

    Karbonhidrat ve Protein kaynağı olan ekmek, özellikle tahıla dayalı bir beslenmenin yaygın olduğu ülkemizde, beslenme açısından büyük öneme sahiptir. Türkiye’de, insanların gündelik hayatlarında tükettikleri enerjinin yüzde 66’sı tahıllardan, bu oranın yüzde 56’lık kısmı yalnız başına Ekmekten karşılanmaktadır.

    Ülkemizde, kişi başına Günde ortalama 450 gram ekmek tüketilmektedir.

    Un
    Buğday Unu, temizlenmiş ve tavlanmış Buğdayın öğütülmesi ile elde edilen yarı işlenmiş bir gıdadır.
    Un kalitesi, genellikle unun ve hamurun ölçülebilir nitelikteki fiziksel, kimyasal ve teknolojik özellikleri ile tahmin edilmektedir. Genellikle kaliteli Un deyimi ile kuvvetli un ifadesi karıştırılmaktadır.

    Unun kuvvetli oluşu, özellikle ekmekçilikte protein miktarı ve kalitesi ile ilgilidir. Unların rengi, protein miktarı, protein kalitesi, uniformitesi, su tutma kapasitesi, yoğurma ve Fermantasyon töleransı, hamurun Gaz meydana getirme kabiliyeti, glutenin gaz tutma kapasitesi ekmeklik unların başlıca kalite göstergeleridir.

    Ekmeklik Unlar öğütme işleminden hemen sonra kullanılmazlar. Yaz aylarında en az iki hafta, kış aylarında ise normal şartlarda 3 hafta dinlendirilerek olgunlaştırılmaları gerekir. Bu dinlendirme sonucu un oksidasyona uğramakta, bunun sonucu unun rengi ağarmakta, Hamur kolay işlenebilirlik kazanmakta, hamurun mayalanma kabiliyeti artmakta, daha kaliteli ve verimli ekmek elde edilmektedir.

    Su
    Hamurda, diğer bileşenlerin karışmasını sağlayan, hamura arzu edilen akışkan yapıyı kazandıran mayalanmayı temin eden ve son ürün kalitesi üzerinde etkili olan bir bileşendir. Ekmek yapımında orta sertlikte su kullanılmalıdır (8-12 Fransız sertliği).

    Tuz
    Genel anlamda Sodyum ve Klor elementlerinden ibaret beyaz kristal bir maddedir. Ekmeğe tat vermesinin yanında hamur yapısını düzeltmektedir.

    Ekmekçilikte kullanılan Tuzda aranan başlıca özellikler şunlardır:

    •Depolanması sırasında topaklaşmaya neden olmayacak granül bir yapıda olması.
    •Fiziksel olarak temiz, parlak ve beyaz olması.
    •Suda çözünürlüğünün yüksek olması.
    •Cu ve Fe minerallerini içermemesi.
    Mayaİlk ekmeğin üretimi ile ilgili bilgiler MÖ 4000 yıllarında, Babil’e kadar uzamasına rağmen, ilk mayalı ekmek üretiminin MÖ 1800 yıllarında eski Mısır’da, hamurun tesadüfen kendi haline bırakılmasıyla gerçekleştiği bilinmektedir.

    Başta ekmek olmak üzere genellikle çeşitli fırın ürünlerinin üretiminde mayalanma, hamurda Hacim artışı ve karbondioksitin varlığı ile ortaya çıkmaktadır.

    Maya faaliyetinin en verimli olduğu Sıcaklık 30-36 derece, bağıl nem %60-70'tir.

    Ekmek yapımı işlemleri
    Yoğurma
    Ekmek üretiminde ilk önemli işlem, Hamuru oluşturmak üzere çeşitli maddelerin, karışımın (hamurun) her tarafına aynı elastikiyet ve yoğunluğu kazandıracak şekilde yoğrulmasıdır.

    Fermantasyon
    Yoğurmadan sonra hamurun belli bir süre mayalanması (fermante edilmesi) gereklidir. Zira, hafif yüksek hacimli kaliteli bir ekmek üretimi için fermantasyon şarttır.

    Hamur işleme
    Kazan Fermantasyonu ile hamurun pişirilmesi arasındaki sürede, hamur şu işlemlerden geçer:

    1.Kesme
    2.Yuvarlama
    3.Ara fermantasyon
    4.Şekil verme
    5.Son fermantasyon
    6.Bıçak atma
    Pişirme sonucu, Hamur, sıcaklık yardımıyla kolayca hazmedilebilen aromatik bir ürüne (ekmeğe) dönüşür. Ekmeğin ortalama pişirme Sıcaklığı 220-245 derece, pişirme süresi ise ekmek büyüklüğüne bağlı olarak 18-20 dakikadır.

    Evde ekmek yapımıEvde ekmek yapımı son zamanlarda çok yaygınlaştı. Büyük ekmek firma ya da fırınları kimyasal maddeler kullanarak, daha hızlı ve seri ekmek üretmeye çalışıyorlar. Böylece kalitesiz ve bol maya ile şişirilmiş ekmekler üretiliyor. Ekmek makinelerinin fiyatlarının düşmesini de etken olarak görebiliriz. Yapılışı da özellikle izlendiğinde çok kolaymış gibi geliyor sanki. Ama ekmek yapmak kısa bir zamanda yapılacak bir iş değildir, zaman ister, sabır ister. Makineyle gelen ölçü birimlerini kullanarak önerilen şekilde yapılırsa çok lezzetli ve Sağlıklı ekmekler yapılabilir. Normal ekmek yapımı için bir tarif şöyledir. 1 Kg Un, 500-600 gr kadar Su, 25 gr maya, 25 gr tuz iyice karıştırılır, yoğrulur ve 30-40 Dakika çukur ve geniş bir kaba konarak üstü Plastik bir örtüyle örtülür. Sonra bastırıp yuvarlayarak Havası alınıp, şekil verilir. Uzun ya da yuvarlak biçimde şekil verildikten sonra 40 ile 60 dakika kadar tepside üstü naylon örtüyle örtülerek yine Hava almayacak şekilde mayalanması beklenir, son anda üzerine yoğurtla ya da unla sulandırılmış Sıvı sürülür. Arkasından doğru yerlerden kesikler atılarak 220-230°C derece fırında pişirilir.
    [​IMG]
    4000 YIL ÖNCE 18 EKMEĞE BİR EV
    Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde araştırma görevlisi olan Gürkan GÖKÇEK'in Kültepe-Kaniş'ten çıkarılan tabletler üzerinde yaptığı araştırmalar oldukça ilginç bilgileri ortaya çıkardı. Asurlular'ın gümüşe büyük önem verdiklerini ve fiyatları gümüş üzerinden belirlediklerini ifade eden GÖKÇEK, o dönemlerde altının fiyatlandırmada çok nadir olarak kullanıldığının belirlendiğini söylüyor. Kültepe-Kaniş kazılarında çıkan tabletlerde, 4 bin yıl öncesine ait köle, hayvan, gayrımenkul, kumaş, maden, içecek ve yiyecek ile ilgili bazı fiyatlar bulduklarını belirten Gökçek'in yaptığı araştırmalara göre gayrimenkuller, diğer nesnelere göre daha ucuz fiyatlarla satılıyormuş.

    Anadolu'daki Asur Ticaret Kolonilerinde, 1-1.5 segel gümüşe (1 segel; 8 gram) bir adet ekmek alınırken, ev fiyatları 18-668, tarla fiyatları, 60-180 segel gümüş arasında değişiyormuş. Buna göre bundan 4000 yıl önce dört ekmeğe bir köle, 18 ekmeğe bir ev satın alınabiliyormuş. Kayseri-Malatya karayolunun 28. kilometresinde bulunan Kültepe-Kaniş kazı alanı, Asur Ticaret Kolonilerinin dini, sosyal ve kültürel yapısı kadar, iktisadi yaşamlarına da ışık tutuyor
     
    Son düzenleme: 2 Aralık 2008