Ekmek diye haram lokma geçiyor boğazımızdan...

Konusu 'Yemek Tarifleri' forumundadır ve Zeynocan tarafından 6 Kasım 2010 başlatılmıştır.

    6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  1. Zeynocan

    Zeynocan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.042
    Beğenildi:
    110
    Ödül Puanları:
    113
    Halk ekmeğin sofralarımızdaki önemi malumdur. Lezzetli ve ekonomik olması dolayısıyla en çok tercih edilen ekmek çeşididir. (Gerçi bu yazacaklarımın sadece halk ekmekle ve sadece Ankara'yla geçerli olmadığını da belirteyim.)

    Şampiyon Ekmek adı altında yeni bir çeşit çıkardı Ankara Halk Ekmek. Tüm gazetelere haber oldu, nette bir anda gündemi yakaladı. Eleştiriler olumlu yönde. Hem çok lezzetli, hem içeriği zengin, hem içeriğe nazaran ekonomik...
    Fındık fıstık, üzüm zerdeçal, keçiboynuzu, tarçın, çörekotu... İçinde ne ararsan var. İki tane üst üste yeyince mesir macunu etkisi gösteren bir ekmek anlayacağınız.
    Anneler, tadı da güzel olan bu ekmeği çocuklarına rahatça yedirebildi, işe gidenler kahvaltıda simit-poaça yeme alışkanlıklarını rafa kaldırıp şampiyon ekmek yer hale geldi.

    Geçen gün otobüs beklerken halk ekmek bayiine yaklaştım ve şampiyon ekmek istedim. Satıcı temiz yüzlü, kapalı bir kadın. Kitap okuyor. Okumuş, yazmış belli... "O ekmeği almayın" dedi. Şaşırdım. Büfenin sahibi olduğunu biliyorum. "Aman malımı alma" diyen bir satıcıyla karşı karşıyayım...
    "Neden?" diye sordum tabii şaşkınlıkla. "İçinde emülgatör var" dedi.
    Düşündüm, Emülgatör nede yok ki! "E. ne var bunda" dedim. "Hayvan kemiğinden yapılan bir madde ve yurtdışından ithal ediliyor", dedi. Ve bu da fazlasıyla izah ediyordu durumu. Bıraktım paketi. Meğer ablamız birçok kiiyi bu yönde uyarıyormuş, illa almak isteyenlere satıyormuş.

    Zeynocan durur mu, hemen araştırmaya koyuldum. Fena halde de canım sıkılmıştı. Emülgatörleri araştırdım. Meğer bu meret kozmetikten unlu mamüllere, kremadan pudinge, pastadan mayoneze kadar birçok üründe kullanılıyormuş. Gerçi çok çeşidi de varmış. Bitkisel kaynaklı olanı da, hayvansal olanı da. Mutlaka biliyosunuzdur, hani şu Enumaralı maddeler. (E472a, E472d, E462f vs.)

    İşin garibi, birçok tüketici temsilcisi grubun isyanlarıyla karşılaştım. Bi dolu da şikayetle. Ama bu şikayetler yenilir yutulur cinsten değildi. EKMEĞE DOMUZ GİBİ HARAM HAYVANLARIN katıldığına dair şikayetler! Neredeyse ağlayacağım, neler dönüyor Ya Rabbi...

    Bahsettiğim Şampiyon ekmekteki katkı maddesi (emülgatör) E-472e. Bizzat bunu arattım netten. Bakınız çıkan sonuç:

    Çoğunlukla bitkisel yağlar kullanılmasına rağmen, hayvansal yağların (domuz yağı gibi) kullanımı dışlanamaz. Bundan dolayı; birtakım gruplar, örneğin, etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen vejeteryenler, Müslümanlar ve Yahudiler bu ürünlerden uzak durmalıdır. Sadece üreticiler yağ asitlerinin kaynağı üzerine detaylı bilgi verebilir. Kimyasal olarak, bitkisel veya hayvansal kaynaklı yağ asitleri aynıdır.

    Başka bir örnek daha vereceğim. Bu tüketici temsilcisinin bir yazısı. Durun, onu arıyorum, bulur bulmaz burada paylaşacağım.

    Şimdi bayanlar, temel besin kaynağımız olan ekmekte bile (tüm ekmekler için geçerli) bunun önüne geçemiyorsak, vay bizim halimize... Yediğimiz içtiğimiz şeylerde bile bakınız kimlerin hükmü geçiyor. Şimdi sanırım soru aynı: "e, şimdi ne yiyip ne içeceğiz"...

    Benim de bulabildiğim mantıklı bir cevabım yok...
    Fikri olan paylaşsın.
    İnancıyla ve sağlığıyla oynan bir koca neslin küçük bir ferdi, Zeynocan...

     
  2. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  3. Zeynocan

    Zeynocan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.042
    Beğenildi:
    110
    Ödül Puanları:
    113
    ALINTIDIR:

    Hodri meydan. Medya huzurunda analize var mısınız?

    Ekmek katkı maddeleri konusunda ilgililerin yaptıkları savunmaları değerlendiren Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç; “Yetkililerin açıklamaları hiçbir bilgi ve belge içermemekte olup günü kurtarma, meselenin üstünü ve suçlarını örtme maksatlıdır. Var deseler açığa düşecekler ve suçları ortaya çıkacaktır. Yok demekten başka çareleri yoktur.” Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

    "Ekmekteki katkı maddelerini için menşei belgesi sunmadan, klasikleşmiş “ürünlerimizin hiçbir çeşidinde domuz yağı kullanılmamaktadır”, “olsa biz yermiyiz”, “sürekli denetliyoruz, denetimlerde domuza rastlanmadı” gibi açıklamalarla bırakın tüketiciyi kundaktaki bebeleri bile ikna edemezsiniz. Ekmeğin içine domuz yağı konmadığını bizde biliyoruz, kötü niyetli olarak koyuyorlar diye de suçlamadık. Ancak ticari gayeyle ekmeği ufaltıp sonra da tüketicinin gözüne büyük gözükmesi için katkı maddesi pazarlamacılarının da gazına gelerek ekmeğe doldurmaları ve tüketicinin hem sağlığı hem de dini inançları ile oynamayı kabul edemezdik. Tüketiciler Birl*** hezeyanlarla hareket eden, aklına eseni söyleyen bir örgüt değildir. Tüm çalışma ve açıklamalarımız belgelere ve resmi yazışmalara dayanmaktadır.

    Piyasadaki domuz katkılı ürünler konusunda 4 yıldır çalışmalarımız sürmektedir. İthalatçıların “garantisi benim abi” den öteye gitmeyen ifadeleri neticesinde ülkeye giren domuz kaynaklı katkı maddeleri konusunda bir araştırma yaptık. Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Gümrük Müsteşarlığı’ndan yapılan ithalatın miktarını ve ülkelerini sorduk, İlgili kurum; Fransa, Hollanda, İtalya, İngiltere, Almanya, Yunanistan, Belçika, Slovak Cumhuriyeti, ABD, Kolombiya, Brezilya, Arjantin, Pakistan, Hindistan, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore Cumhuriyeti, Yeni Zelanda’dan ithal edilmekte olduğu resmi yazıyla bildirilmiştir.

    Sadece bu bilgi bile durumun vehametini göstermektedir. Ancak Tüketiciler Birl*** bununla da yetinmemiş ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına analizler için resmi müracaatını yapmıştır. Bakanlık 5430 sayılı yazı ile talep ettiğimiz analizlerin “… Bakanlığımıza bağlı Ankara İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü’nce KİT temin edildikten sonra yapılabilecektir. …” denilmiş ve bu kit temininin peşini bırakmayıp ısrarlı takiplerimiz neticesinde numuneleri teslim etmemiz istenmiştir.
    Tarım Bakanlığı analizlerin yapılabileceğini söyleyip ek süre istemesine rağmen sonra geri adım atarak 30.11.2007 tarih ve 12358 sayılı yazısında “… menşei tespiti konusunda Ankara İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü ‘saf kristal jelâtin’ analizi yapılabildiği ancak gıda üretiminde kullanılmış ve son ürün içeriğinde yer alan katkının menşeinin Bakanlığımız laboratuarlarında tespit edilemediği ve söz konusu analizlerle ilgili metot araştırma çalışmalarının devam ettiği bildirilmiştir” denilmektedir.
    Kaldı ki; Mono ve Digliserid Diasetil Tartarik Asit Esterleri kimyasal olarak da aynı yapıya sahip olduklarından gıda içinde kullanıldıktan sonra bitkisel mi hayvansal mı olduğu konusunda menşei analizi yapılması Tarım Bakanlığı yetkililerine göre imkansız.
    Tarım İl Müdürlüğü yetkililerine sesleniyoruz, Genel Müdürlüğünüz bu analizler yapılamaz diyor ama siz de rutin denetimler yaptığınızı ve şimdiye kadar domuz mamulü katkılı bir ürüne rastlamadığınızı söylüyorsunuz. Baskı sonucu yaptığınız anlaşılan yuvarlak açıklamalar yerine geçmiş tarihlere ait yapmış olduğunuz bu analiz sonuçlarını kamuoyu ile paylaşabilir misiniz?

    Kullandığınız tekniği açıklar mısınız? Sanırım kapısına domuz bağlı mı değil mi ona baktınız galiba. Ama biz yine de devletin kurumlarına güvenmek istiyoruz, unlu mamulleri piyasadan medya huzurunda birlikte alalım, numuneleri siz mühürleyin bir siz analiz edin birde AB ülkelerinde analiz yaptıralım. Sonuçlarını birlikte kamuoyuna açıklayalım. Hodri meydan!"


    alıntı.......



     
  4. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  5. mayiscadisi

    mayiscadisi Born This Way Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Emülgatörler, yumurtanın da içinde bulunuyor.

    Ufak bir dedikoduyla insanları kandırmanın kolay olduğunu düşünüyorum.
     
  6. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  7. Zeynocan

    Zeynocan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.042
    Beğenildi:
    110
    Ödül Puanları:
    113
    Emülgatörler çok çeşitli. Besinlerin üzerinde kod numarası şeklinde yazıyor hangi emülgatör olduğu. Bahsettiğim ekmek üzerinde E-472e yazıyordu, bunun da yumurta olmadığı açık.
    Bu konuda hassasiyeti olanlar anladı ne demek istediğimi. Yine de uyarın için teşekkürler.
     
  8. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  9. Zeynocan

    Zeynocan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.042
    Beğenildi:
    110
    Ödül Puanları:
    113
    anneannemin bir sözünü paylaşayım;
    "haram olandan herkes sakınır, önemli olan şüpheliden uzak durmak."

    ve bu her babayiğidin harcı değil.
    kendi adıma konuşayım en azından.
    :KK50:
     
  10. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  11. zuzu72

    zuzu72 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Mart 2008
    Mesajlar:
    275
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    çok üzgünüm neler yiyoruz.allah sonumuzu hayır etsin.
     
  12. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  13. borekciniz

    borekciniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    bu konu hakkında türkçe kaynaklara asla güvenmiyorum çünkü yetkili kişiler konuşmuyor. diyanet bu konuda bir açıklama yapsın tamam gidip almayalım.fakat bunlar yapılmamışken şüphe üzerine bu ekmeği almayın demek ne kadar doğru? belki bakkaldan aldığınız ekmeğin, pastaneden aldığınız pastanın içinde de içinde bu yağ asidi var olmadığının garantisi var mı? yok, o zaman bakkaldan da ekmek almamız gerekir.
    yabancı sitelerde birçok kez şu listeyle karşılaştım w w w.muslimtents.com/aminahsworld/Ecodes.html (aradaki boşlukları silip girin) burada e-472e için mekruh deniyor fakat bu listenin kaynağı belirtilmemiş.
     
  14. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  15. Zeynocan

    Zeynocan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.042
    Beğenildi:
    110
    Ödül Puanları:
    113
    Kaynak belli. Katkı maddesinin kendisi. Yurtdışından ithal olması ve hayvansal olması yeterli zaten, kaynağa gerek yok.
    Sığır jelatini olduğundan emin olunsa dahi, aynı fabrikalarda aynı makinelerde domuz ürünleri de üretiliyor, bu temiz güvenli kaynak gösterse de farketmez benim için.

    Ayrıca ne ben ne de başkası "bu haramdır" diyemez zaten. Almayın yemeyin de demiyorum ben. Sadece toplumsal bir yaraya değinmek istedim. E472e mekruh demişse, hem hayvansal hem bitkisel kaynaklı olabilmesinden ötürüdür.

    Not: Ben hala her öğünümde ekmek tüketen biriyim, "ham ve kaba softa" yaftası yemek istemem. Belirteyim dedim.
    Saygılar.
     
  16. 6 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  17. nidah

    nidah Sabır ve Dua...!! Üye

    Katılım:
    22 Ocak 2008
    Mesajlar:
    6.142
    Beğenildi:
    218
    Ödül Puanları:
    153
    istanbul halk emeğin "altın ekmek" inde de var şimdi baktım e-472. şaşırdım araştırıcam. inanamıyorum ya..
     
  18. 7 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Zeynocan
  19. aysen_34

    aysen_34 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2009
    Mesajlar:
    13.639
    Beğenildi:
    25
    Ödül Puanları:
    0
    şaşırdım gerçekten
    böyle haberleri duya duya ekmek yiyesi bile gelmiyo insanın
    :KK36: