Ekmek Yemeğen Kasını Kaybeder

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve dione tarafından 30 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    30 Kasım 2007
    Konu Sahibi : dione
  1. dione

    dione Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Haziran 2007
    Mesajlar:
    116
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    İlkokul yıllarında sokakta oynarken yerde ekmek bulunca önce öper ve başımıza koyar sonra yüksek bir yere çok değerli bir mücevher gibi bırakırdık. Büyüklerimiz aksi bir davranışın ayıp ve günah olduğunu öğretmişti. Aradan yıllar geçti. Beslenme bilimi ile tanıştım, kurallar biraz farklı ama yaklaşım aynı yani ekmek başımızın tacı. Vücudumuza enerji veren 3 temel besin öğesi vardır, karbonhidrat, protein ve yağ. Ekmek temel karbonhidrattır ve günlük beslenmemizin yüzde 55 - 60’ı karbonhidrattan sağlanmalıdır. Sebze, meyveler, bulgur, leblebi, kestane, bisküviler, pilav, makarna gibi tahıllar da karbonhidrat kaynağıdır.

    Karbonhidratın önemi
    Karbonhidratların vücudumuzda pek çok görevi vardır. Ama en kritik olan kan şekeri seviyesinin ayarlanması (kan glikozu) ile beynin sadece glikoz kullanıyor olmasıdır. Vücudumuzda yağlar kadar büyük karbonhidrat deposu bulunmaz. Ancak bazı organlarda karbonhidratın depo şekli olan glikojeni bulunur.

    Şeker yoksa kas gider
    Karbonhidrat deposu olan glikojen çok uzun süre için yeterli değildir. Günlük yeterli karbonhidrat alınmazsa bu depo kullanılmaya başlanır. Eğer glikojen deposu tükenirse kandaki şeker kullanılır kan şekeri düşebilir. Bu durum kişinin kendini güçsüz, halsiz hissetmesine, baş dönmesi ve fenalık hissine sebep olur. Beyin için de yeterli glikoz bulunamadığı durumda ise artık vücut kas dokusunu kullanmaya başlar. Kasların bu şekilde kullanımı son derece tehlikelidir. Sabah ve öğle yemeğinde ekmek yemeyip akşam üstü ani acıkma ve tatlı krizinin sebebi yine depoların boşalmasıdır.

    Ağız kokusunun sebebi
    Kasların enerji kaynağı olarak kullanılmaması için her gün yeterli miktarda ekmek ve yerine geçen besinleri tüketmek önemlidir. Karbonhidratsız diyette ve açlık halinde karaciğer keton cisimcikleri üretir buna ketozis denir. Ketozis sonucu aseton kokusu gibi bir koku oluşur. Aç kalınca ortaya çıkan ağız kokusunun sebebi budur. Araştırmalar, günde alınacak en az 50 gram karbonhidratın ketosizi önlediğini göstermiştir. Bu şekilde kaslar da enerji için kullanılmaz. Kişisel ayrıcalıklar da düşünülürse en azından günlük diyette 100-125 gr karbonhidrat bulunmalıdır. Bu da yaklaşık 400 - 500 kalorilik enerji verir.

    Hiç karbonhidrat bulunmayan bir diyet yapılması kesinlikle sağlık için doğru değildir. Özellikle protein ağırlıklı diyetlerde, Atkin’s tarzı beslenmede, ekmeği tamamen kesmek durumunda bu sistem devreye girer ve kas kaybı başlar. Bu tür diyetlerde hızlı kilo kaybı cazip gelir çünkü 1 gr kas kaybı sonucu vücut 2,7 gram su atmış olursunuz.

    Dilara Koçak / Milliyet