Elmas - pırlanta farkı

Konusu 'Takı ve Mücevherler' forumundadır ve Elif tarafından 10 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

    10 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.644
    Beğenildi:
    5.180
    Ödül Puanları:
    438
    Kesim ve şekline göre elmas ya da pırlantaya dönüşüyor. Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha fazla ve alt kısmı kubbe gibi. Elmasın alt kısmı düz, fasat yani yüzey sayısı 12 ile 37 adet arasında değişir. Pırlantaların kesimi daha zor ve 57 fasadı var. Elmas pırlantadan daha değerli olarak bilinir, ancak gerçek tam tersidir. Pırlanta daha ince işçiliktir. Taşların yüzde 95'i bildiğimiz cinsten yani renksizdir, yüzde 5'i ise renklidir ve bunlara fantezi denir, fiyatları astronomiktir. Örneğin hayli nadir olan Avustralya'nın pembe pırlantaları gibi.


    Titanic filmindeki o kocaman mavi taşı, ''okyanusun kalbi''ni hatırladınız mı? Sonsuz aşkın sembolü mavi bir elmastır. Sentetik yani yapay pırlantalar da pazara veriliyor ve Rusya bu konuda hayli iddialı. Elmas sanayinin de vazgeçilmezi. Eşsiz kesici özelliğiyle cerrah aletleri arasında yer alıyor.


    Pırlanta ile birlikte anılır karat. Pırlantanın ağırlığını gösterir. İlk elmasın bulunduğu Hindistan'da keçiboynuzunun çekirdeği ölçü olarak alınır ve bir karat eşittir bir gramın beşte biri ya da 200 miligramdır. Pırlantalı mücevher alırken, aldanmamak için dikkat edilmesi gereken dört kriter var: karat, kesim, berraklık ve renk.


    Elmas bulmak büyük endüstriyel operasyonların sonucu olabileceği gibi küçük ölçekli yöntemler de mevcuttur. Bir karat pırlanta için 250 ton kaya, kum ve çakılın çıkarılması gerekir. Dünyadaki yıllık üretim 100 milyon karata eşittir ki bunun sadece yüzde 50'si mücevher kalitesindedir. Bir karatlık pırlantanın ilk anda pahalı gelmesinin nedenini şimdi daha iyi anlaşılıyordur herhalde.