Engelliler Haftası.....Mayıs 10-16

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve HeartLess tarafından 9 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    9 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : HeartLess
  1. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    10-16 mayıs engelliler haftası...bütün engellilerin bu özel haftalarını kutluyorum ve herkesi bu hassas konuda duyarlı olmaya davet ediyorum....:enbuyukkk:


    Sakatlığın Nedenleri: Sakatlıklar akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlik, aşıların zamanında yapılmaması, kazalar gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır..

    a) Akraba evliliği:
    Doğuştan sakatlıkların önemli bir bölümü akra*ba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekalı çocuk doğmaktadır. Ankara ilinde yapılan bir araştırma sonucunda 100 sakat çocuktan 30'unun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

    b) Gebelik öncesi tedbirsizlikler:
    Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması çok sık sigara ve alkollü içki içmesi doğan çocuğun sakat olmasına neden olur.

    c) Aşıların zamanında yapılmaması:
    Doğumdan sonraki ilk yılda verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zamanında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, romatizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmelidir.

    d) Kazalar:
    ış kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleridir. Trafik kurallarına uyulmama sonucu her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Yukarda sayılan her tür kazadan korunmak, ve sakat kalmamak için dikkatli olalım. Kurallara uyalım. Uymayanları uyaralım.

    alıntı...
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009
  2. 9 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : HeartLess
  3. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    FEDAKÂR KADIN

    Bir zamanlar, şiddetli bir kış sonucunda, kentin yakınındaki göl buz tutmuş. Halk, donmuş gölün üzerinde büyük bir eğlence düzenlemeye karar vermiş.
    Yaşlı, genç, kadın, erkek herkes şehri terk edip gölün üzerinde toplanmışlar. Biri kızağa biniyor, birisi kayak kayıyor, kurulan çadırlardan coşkun bir müzik ve kahkahalar yükseliyormuş. Gençler sevinçle sıçrayıp oynuyor, yaşlılar da bu eğlenceli manzarayı seyrediyormuş.
    Şehirde ise, sadece yaşlı ve fakir bir kadıncağız kalmış. Hasta olduğu için devamlı yatakta yatıyor, ayaklarını kullanamıyormuş. Evinin penceresinden, buz tutmuş gölü ve oyun oynayan neşeli insanları seyrediyormuş. Akşama doğru ufka bakarken küçücük beyaz bir bulutun belirdiğini görüp, müthiş bir korkuya kapılmış. Yeni evlendiği günleri hatırlamış birden. Eşiyle gölün üzerinde gezerlerken, yine böyle bir bulut görmüş, çok geçmeden de korkunç bir fırtına ile birlikte buzlar kırılmış. Kötürüm kalması da ondanmış. Ne yazık ki kocasını da o kazada kaybetmiş.
    Yaşlı kadın; “Yine öyle olacak!” diye düşünmüş. Alabildiğine bağırmaya başlamış, ama sesini kimse duymuyormuş. Bulut gittikçe büyüyüp kararıyor, kadın ise çaresiz bir şekilde kendi kendine konuşuyormuş; “Fırtınanın çıkmasına az bir zaman kaldı.” Diyormuş. “Fırtına ile birlikte oluşacak dalgalar buzları kırıp, herkesi suya gömecek....”
    Bütün gücünü toplayan kadın, elleri üzerinde sürünerek yataktan yere inmeyi başarmış. Sobadan çıkardığı bir parça ateşle yatağını tutuşturmuş. Sonra da sürüne sürüne, güç bela evden dışarı çıkmış.
    Küçücük evi bir anda alevler sarınca, buzun üzerinde oynayanlar evin kime ait olduğunu hemen anlamışlar. Sakat kadını kurtarmak için herkes koşuşturmaya başlamış. Bu arada göğü siyah bulutlar tamamen kaplayıp, rüzgar çıkmış. Buz çatlayıp, sallanmaya başlamış. Yaşlı kadını kurtarmak için, en son kişi de sahile varınca, gökyüzü yırtılır gibi olmuş. Fırtına ile birlikte dev dalgalar gölü örtmüş, buzlar kırılmış. Ama, hiç kimseye bir şey olmamış.
    Hasta ve sakat kadın, bütün varını yoğunu ateşe vererek, şehir halkını kaçınılmaz bir ölümden böylece kurtarmış.

    alıntı...
    ________________________________________
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009
  4. 9 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : HeartLess
  5. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    emeğine sağlık arkadaşım ... çok duyarlısın...
    bende ek olarak...
    ENGELLİLER VAKFIİRTİBAT TELEFONU nu vereyim...destek için....
    0212-351-23-32
     
  6. 2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : HeartLess
  7. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    10-16 Mayıs arası Sakatlar Haftasıdır. Sakatlık insanlığın ortak sorunudur. Bu yüzden Sakatlar Haftası yalnız ülkemizde değil Birleşmiş Milletlere üye 156 ülkede aynı zamanda değerlendirilir.



    SAKATLIĞIN BELLİ BAŞLI NEDENLERİ

    Sakatlarla, sakatlıklarla ilgili çeşitli sorunlar vardır. Sakatlığı doğuran nedenler, sakatların eğitimi bunların başlıcalarıdır.

    Sakatlığın Nedenleri:
    Sakatlıklar akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlik, aşıların zamanında yapılmaması, kazalar gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır..


    a) Akraba evliliği:
    Doğuştan sakatlıkların önemli bir bölümü akra*ba evliliklerinden ortaya çıkar. Yakın akrabaların teyze, hala, amca, dayı çocuklarının evliliği sonunda çok sayıda kör, sağır, dilsiz ve geri zekalı çocuk doğmaktadır.
    Ankara ilinde yapılan bir araştırma sonucunda 100 sakat çocuktan 30'unun yakın akraba evliliğinden doğan çocuklar olduğu görülmüştür.

    b) Gebelik öncesi tedbirsizlikler:
    Bebek bekleyen annelerin sık sık röntgen filmi çektirmesi, doktora gitmeden ilaç alması çok sık sigara ve alkollü içki içmesi doğan çocuğun sakat olmasına neden olur.

    c) Aşıların zamanında yapılmaması:
    Doğumdan sonraki ilk yılda verem, çocuk felci aşılarının zamanında yaptırılması gerekir. Aşılar zamanında yaptırılmazsa türlü sakatlıklar ortaya çıkar. Trahom, çocuk felci, romatizma, kalp ve damar hastalıklarının koruyucu, iyileştirici ilaç ve aşıları vardır. Bu aşı ve ilaçların doktor denetiminde verilmesine özen gösterilmelidir.

    d) Kazalar:
    İş kazaları, tarım kazaları, trafik kazaları, yangınlar, ateşli silahlar belli başlı sakatlık nedenleridir. Trafik kurallarına uyulmama sonucu her yıl ülkemizde çok sayıda trafik kazaları oluyor. Bu kazalarda çok sayıda yurttaşımız ölüyor. Yukarda sayılan her tür kazadan korunmak, ve sakat kalmamak için dikkatli olalım. Kurallara uyalım. Uymayanları uyaralım.

    SAKATLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ VE EĞİTİMİ

    Sakatların iyileştirilmesi: Sakatlık yapan hastalık ve kazalardan sonra hemen önlem alınmalıdır. Özellikle trafik kazalarında ilk yardım çok önemlidir. Kazalardaki ölümlerin yarıdan çoğu ilk yarım saat içinde olur. Kaza sonrası hiç zaman geçirmeden yaralıyı en yakın hastaneye ya da doktora ulaştırmalıdır. Hastanelerde Acil Yardım Servisleri vardır. Bu bölümde günün her saatinde doktor bulunur. Kazaya uğrayanlara ilk tedavileri burada yapılır.


    Sakatların Eğitimi: Sakatların eğitimi denilince daha çok özürlü (sakat) çocuklar akla gelir. Yurdumuzda; görmeyen, işitmeyen, hareket edemeyen, zihinsel, ruhsal dengesi bozuk 4.500.000 yurttaşımız var. Bu sayının 1.400.000 kadarı çocuktur. Sakat çocuklarımızdan; görmeyenler için 7, işitmeyenler için 21, ortopedik özürlüler için l okul açılmıştır. Zihinsel ve ruhsal özürlüler ise belirli okullarda özel dershanelerde öğrenim görmektedir.

    Sakatlar da yaşamlarını sürdürmek için çalışmak ve gelir sağlamak zorundadır. Çalışmak, severek çalışmak yaşamı güzelleştirir, insanı mutlu eder.

    Sakatlara acımak, onlara bakarak duygulanmak soruna çözüm getirmez. Sakatların da yapabileceği işler vardır. Sakatlara çalışabilecekleri alanlarda iş vermek gerekir. Yasalarımız her yüz işçi çalıştıran işyerinin iki sakat işçi çalıştırması zorunluluğunu getirmiştir.

    Bütün ülkelerde olduğu gibi yurdumuzda da sakatlar korunur. Örneğin ülkemizde çalışan sakatlar gelir vergisini indirimli öderler. Hareketlerini kolaylaştırmak için yurt dışından getirilen araç ve gereçlere gümrük vergisi ödemezler. Çalışan sakatlar isterlerse erken emekli olabilirler.

    Okulda, sokakta gördüğümüz sakatlarla alay etmeyelim, gülmeyelim. Hiç bir sakatlığın isteyerek olmadığını bilelim. Sakatlara yolda, geçitlerde, taşıt araçlarında yardımcı olalım. Onları üzmemeye, kırmamaya özen gösterelim.

    Alıntı
     
    Son düzenleme: 9 Şubat 2009
  8. 13 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  9. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Engelliler konulu güzel sözler

    * Sakatlık bir kusur değildir.

    * Sakatlar yardıma değil, şefkate muhtaçtır.

    * Sakatlara saygı, onlara yaşama sevinci verir.

    Alıntı
     
  10. 13 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  11. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148


    Engelliler Haftası örnek konuşma metni

    Sevgili Arkadaşlar!
    10 ile 16 Mayıs günleri arası Engelliler Haftasıdır. Bu hafta boyunca Engellilerın sorunları tartışılır. Sakatlığa sebep olan etkenler açıklanır ve bu etkenlerin ortadan kaldırılması için çareler araştırılır. Engellilerın eğitilebilmeleri ve iş sahibi olabilmeleri için gerekli şartlar oluşturulmaya çalışılır.
    Engelliler Haftası boyunca, her gün ayrı bir sakatlık konusu işlenir. 10 Mayıs günü Engelliler Haftası’nın açılışı yapılır. 11 Mayıs Görmeyenler Günü, 12 Mayıs ışitme ve Konuşma Engellileri Günü, 13 Mayıs Ortopedik Özürlüler Günü, 14 Mayıs Zeka ve Ruhsal Özürlüler Günü, 15 Mayıs Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Günü olarak değerlendirilir. 16 Mayıs günü ise Engelliler Haftası’nın genel değerlendirmesi yapılır.

    Akraba evliliği, gebelik öncesi tedbirsizlikler, aşıların zamanında yapılmaması ve kazalar, sakatlığın en önemli sebeplerindendir. Engellilerın da, hayatlarını sürdürebilmeleri için, çalışmaları ve gelir sağlamaları gerekir. Engellilera acıyarak, ya da onlara bakıp duygulanarak sorunlarını çözemeyiz. Onların da yapabileceği işler vardır. Engellilerın iş sahibi olmalarına yardımcı olmak zorundayız. Kanunlarımız, işyerlerinde çalışan her yüz işçiden ikisinin sakat işçi olmasını zorunlu kılmıştır.
    Gördüğümüz Engellilerla alay etmeyelim ve gülmeyelim. Bir gün bizim de sakat kalabileceğimizi aklımızdan çıkarmadan, onlara yardımcı olalım.
    Hepinize kazasız ve sağlıklı günler, mutlu bir ömür diliyorum.

    Alıntı

     
  12. 14 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  13. MATMAZEL87

    MATMAZEL87 kızını büyütmekte... Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2.895
    Beğenildi:
    27
    Ödül Puanları:
    148
    ALLAH engellilerimizin ailelerine sabır engellilerimizede daha kaliteli yaşam versinnnnnnn
     
  14. 15 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  15. kelebek088

    kelebek088 Dokunmasınlar kanatlarıma Üye

    Katılım:
    13 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Onları engelli yapan ne de olsa bizim yarattığımız koşullar.

    Bir gün hepimiz o duruma düşebiliriz.

    Küçük bir öykü:
    "Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkân sahibine sordu :
    -"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?" Dükkân sahibi :
    -"30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları" dedi
    -"Benim 2 dolar 37 sentim var" dedi çocuk
    -"Bir bakabilir miyim yavrulara"
    Dükkân sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı. Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu:
    -"Bunun nesi var?" Dükkân sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı. Küçük çocuk heyecanlanmıştı.
    -"Ben bu yavruyu satın almak istiyorum." Dükkân sahibi:
    -"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor.
    Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm"
    Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkân sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak:
    -"Onu bana vermenizi istemiyorum. O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım."Dükkân sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı:
    -"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak."
    Bunun üzerine küçük çocuk eğildi, pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçasıyla desteklediği sakat bacağını dükkân sahibine gösterip, tatlı bir sesle:
    -"Ben de çok iyi koşamıyorum ve bu yavrunun kendisini çok iyi anlayacak bir sahibe gereksinimi var" dedi.

    Onları anlamak için engelli olmak gerekmez...
     
  16. 15 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  17. kelebek088

    kelebek088 Dokunmasınlar kanatlarıma Üye

    Katılım:
    13 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Elektriğin bulunmadığı çok eski bir zamanda ülkenin birinde, insanlar geceleri yollarda güven içinde yürüyebilmeleri için ellerinde fener taşıyorlardı. Genelde gazyağı ile yanan bu fenerler her evde en az birkaç tane bulunurdu. İşte böyle bir zamanda gözleri görmeyen bir adam karanlık bir gecede, elinde fener ve omzunda testi olduğu halde yoluna devam ediyordu. O sırada kendisini tanıyan boşboğazın biri kör olduğu halde fener taşımasını garipseyerek yanına yaklaştı. Ve şöyle dedi:
    --Ey zavallı adam! Senin için geceyle gündüz birdir. Karanlıkla aydınlığın senin gözünde bir farkı yokken bu fenerin sana ne faydası olabilir? Ne diye gereksiz
    Yere gaz harcayıp israf ediyorsun?
    Gözleri görmediği halde kalbi ışıl ışıl olan adamın yüzünde büyük bir tebessüm belirdi ve şöyle dedi:
    --Bu fener kendim için değildir.Senin gibi kör kalpli sersemler içindir ki, bana çarpıp da testimi kırmasınlar diye...!!!!!
     
  18. 15 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : HeartLess
  19. kelebek088

    kelebek088 Dokunmasınlar kanatlarıma Üye

    Katılım:
    13 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    559
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    [​IMG]