Enis Batur şiirleri...

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Che tarafından 31 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  1. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    Enis BATUR

    Enis Batur, 28 Haziran 1952'de Eskişehir'de doğdu. İlk yazısı 1970'de, ilk kitapları 1973'te yayımlandı. M.E.B. Yayın Dairesi başkanlığını (1979-1980), Milliyet' in kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini (1983-1984), Milliyet Büyük Ansiklopedi' nin (1986) ve Dönemli Yayıncılık' ın genel yayın yönetmenliğini (1987-1988) yaptı; 1988'den 13 Nisan 2004 tarihine kadar Yapı Kredi Yayınları'nda çalıştı. Batur, Galatasaray Üniversitesi'nde ders veriyor.

    Yazı, Oluşum, MEB, Tan, Gergedan, Şehir, Sanat Dünyamız, Kitap-lık, Cogito, Arredemento Dekorasyon, Fol gibi dergilerin hazırlanışında sorumluluklar üstlendi; Remzi Kitabevi' nin (1990-1993), TRT'deki "Okudukça" programının (1994-1999) yayın danışmanlığını yaptı; Açık Radyo' nun kuruluşuna katkıda bulundu ve "Şifa, Şifre, Deşifre" programını gerçekleştirdi; UNESCO'nun "Göreme' den İstanbul'a Kültür Mirasımız" kampanyasını (1984) yönetti, Cumhuriyet, Milliyet, Dünya, Aydınlık gazetelerinde, Yeni Gündem, P-Eki, Express, 2000'e Doğru dergilerinde 1978-1998 arası düzenli haftalık yazılar yazdı; yurtdışındaki çeşitli dergilerde ürünleri yayımlandı: Poesia, Il Ebbro Quaterno, Letters Internationales, Quarterly West, Tabaccaria, Podium, Kelk, Connaissance des Arts, Talismen, Didale. Şiirleriyle Cemal Süreya, Altın Portakal, Sibilla Aleramo ödüllerini, denemeleriyle TDK ödülünü kazandı.

    Kaynak : Enis Batur. Cüz: kıpkısa metinler (İstanbul: Sel Yayıncılık, 2000), s.1
     
  2. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  3. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    YAPITLARI

    Eros ve Hgades (1973)
    Bir Ortaçağ Yalnızlığı (1973)
    Nil (1975)
    Ara Kitab (1976)
    İblise Göre İncil (1979)
    Kandil (1981)
    Meseller Kitabı (1981)
    Sarnıç (1985)
    Tuğralar (1985)
    Yazılar ve Tuğralar (toplu şiirler, 1987)
    Gri Divan (1990)
    Koma Provaları (1990)
    Perişey (1992)
    Ondört + X=14 (1994)
    Taşrada Ölüm ve Dirim Hazırlıkları (1995)
    Darb ve Mesel (1995)
    Opera 1-4004 (1996)
    Doğu-Batı Dîvanı (1997)
    Sütte Ne Çok Kan (1998)
    Kanat Hareketleri (2000)
    Papirüs, Mürekkep, Tüy:Seçme Şiirler (2002)
    Ağırlaştırıcı Sebepler Dîvanı (2003)
    Abdal Düşü: Düzyazı Şiirler (2003)


    ÖDÜLLERİ

    1993 Cemal Süreya Şiir Ödülü
    1996 Altın Portakal Şiir Ödülü
     
  4. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  5. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    ARS


    Bana aktarılan doğruysa, tek işleri ellerinde
    birer gümüş kâse, nisan yağmuru biriktirmekmiş.
    Her yıl uğrarmış padişah, bir yudum içermiş
    kâselerinden, hepsine bir kese altın dağıtılsın,
    buyururmuş. İşte arz işte talep, diye düşünüyorum,
    kâsemde toplananlara bakıp: İşte ars, işimde sultanım.






    Enis BATUR
     
  6. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  7. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    ARS POETİCA


    Hiçbir şeye benzemediği söylendi şiirlerimin,
    Wallace Stevens'a benzediğim, hiç kimseye
    benzemediğim, olsa olsa "II. Yeni'nin devamı",
    "III. Yeni'nin ta kendisi" sayılabileceğim -
    "delisaçması bir söz ve işaret yumağı" denildi.
    Bütün bunlar bensem, bütün bunlar bendim.
    Yaktığım kağıtlar, fırladığım kürsüler
    ve çekilip dinlendiğim kör mağarada
    söyleştiğim gölge, örümcek, alter:
    Kendimden çekilsem de, gelsem de
    kendime farkedilmedi: Ateşin içine
    soktuğum el, gözümü ayırmadığım saat,
    insanlarla çarpıştığım seyrek günler
    ses ile kelimenin birbiriyle
    dikleştikleri yere kilitledi beni.

    Gençtim, çok genç - şiiri düzen sanmıştım:
    Çileydi gözümde, arınma ve yurttu,
    terkedilmiş yüzüm için her an yanımda
    yürüyen aynaydı, gecenin kaynağında
    gövdemi dalgalayan simsiyah su, sanmıştım.

    Yıllar başka bir yol çiziyor tortuya.
    Şüphesiz şimdi de sanıyorum: Sehere
    duyduğum inanç arkamdaki koyu, hem
    delifişek uykudan geliyor belli ki.
    Düzen değil şiir, kargaşa değil. İki uç
    arası zamanı çelen uçarı bir odak belki.
    Belki bazı ender seslerin eşiğinde tuzak,
    kıvrılıp yatmış çıngıraklı bir soru,
    öd noktasında, hançerede, yerimden
    her oynayışımda kuytudan çıkagelen
    kösnül bir yumak belki. Bir düzen değil
    ama - bekleyiş, zemberek, inatçı, köz,
    kaknus hep.

    Kömürden elmasa varmak için
    çıktığım yolda elmastan yola çıktığımı
    unutmadım: Yangınsa sonumda yazılan,
    orada yazacağım an gelmeli de. Birer
    kıvılcım olsun harflerim, her kelimemi
    yalım dili taşısın - öyle bir ateş ki
    içinde içimde tutuşmuş bir karanlıktan
    kana kanaya içsin herkes, istedim.






    Enis BATUR
     
  8. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  9. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    ATTAR'LA KONUŞMA


    [1740-746;4869-4910]

    dîvanım dîvaneliklerle dolu
    diyordunuz, indim ağır ağır
    dimdik merdiveninden zamanın,
    bir ses verin bana, diledim,
    bir başlangıç sesi verin dedim
    ve dinledim: Bir tüy düşürün
    kanadınızdan bu ülkeye, başka
    ülkelere uçup gitsin ince usul
    kurduğunuz nakış, dediydiniz,
    bir tüy ki değdirsin şehirleri
    birbirilerine, açsın sesleri
    seslere bağlayan giz kilidini,
    dağıtsın anlama bürünmüş tüm
    anlamsızlıkları, sırrınız size
    kalsın, sizde kalmasın sakın,
    yaptığınız resimden artık sakının.

    Kan kokusu, demiştiniz yüzünüz
    yorgun hem dingin, işte bana verdiğiniz
    son ses, son anahtar, son korkusuzluk;
    söyledim ve hiçbir şey elde edemedim,
    doğru; sustum ve kazandıklarımı
    ayrı bir güneşe, ayrı bir geceye sakladım;
    doğru: Benden kopan tüyün savrulduğu
    ağır ağır çıktığım dimdik merdivenden
    aşağı doğru. Yıkılacak bütün şehirler,
    silinecek harflerim, parçalanacak taş
    tabletlere kazılmış yüzüm, simsiyah
    kalacak dîvane dîvanımın kâğıtları:
    Kavruk, okunaksız, boşlukta şimdiden
    külliyen külüm.







    Enis BATUR
     
  10. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  11. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    BEŞ GÜL


    Sizin için tuttum beş gül getirdim Sevgili,
    durup dururken beş kırmızı gül getirdim, kan.
    Beş beyaz gül süt, beş sarı gül altın yaprak,
    tuttum beş pembe gül getirdim Sevgili, tan.

    Başka bir el koparmış onları, benim elim
    bunca korkak: Bir dikmeyi bilirim, bir de
    dokunmayı: Tepeden tırnağa teniniz yangın
    beldem, sizin için beş siyah gül parmaklarım.

    kömür. Toprak, temas, sahi bir de ak kâğıt,
    seçtiğim kelimelerin arasında nedense mağrur,
    ilerlerim karda bıraktığım izler birer ağıt,
    ayırdım dikenleri: Sizin için bu beş arı gül.







    Enis BATUR
     
  12. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  13. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    ÇIKARAYAK


    Düne indim merdivenden: Saçlarını
    toplamışsın, ensende uçuşuyor nisan.
    Sahanda yumurta yapmışsın öğlen, Rue
    de Venise sonra, sonra herhangi bir köprü
    ve Seine: Eski bir pafta alacağız belki,
    Rabelais'in tuhaf bir basımını: Akşam
    gene yekpâre olacak Mouffetard'ın yüreğinde
    Aragon'u dinleyeceğiz Léo'dan: Je chante
    pour passer le temps.

    Bugün nasıl da kekre ve gamlı bugün:
    Opal, billûr ve ahşap içre kurduğun
    çatıdan görünmez kiremitler mi uçuyor
    yoksa?

    Merdivenin tam önüne dayamalı bu kurtlu
    tırnağı, çekmezse iki titrek bacak.






    Enis BATUR
     
  14. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  15. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    EROS VE HGADES

    -XI-

    Naz için

    Birden aklıma seni sevmek geliyor.
    Benim evim sonra senin
    gözlerin. ellerin
    vardı. Onları saymak geliyor aklıma.

    Senin dudakların yok öyle dümdüz.
    Islak ve çıplak
    Ağzını söylüyorsun her dişinde.Kar
    Anlıktır. Kap

    Eski bir uygarlık çağdaştır bir solu
    kta. Senince. Denizlerime sırtüstü yat
    ıyorsun benimle seviş
    iyorsun hem hep tepemdesin ak ışık

    sın. Ulaşılamazlığım. Ulaşamazlığım.
    (Sen bugün ölüm gibisin bana uza/-k
    nıyorsun).Sen öyle durgun devin
    en benim
    Odalarımda salt gece vardır hüzünü

    Karşı
    çıkabilen
    İp. (Sen gebem olsaydın, inan
    Modigliani çizerdi boynunU

    Birden aklıma seni sevmek gel
    gel
    gel
    gel
    iyor. zUn).




    Enis BATUR
     
  16. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  17. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    GECENİN SESİ


    Kaptanın uykusu kaçtı birden;
    birden külçe gibi üstüne indi
    gece ve yalnızlık, kalktı, bir
    havlu aldı sırtına, küpeşteye
    tırmandı yavaşça, duydu:

    Çocuğu uyutmuştu kadın; uzun,
    yılansı bacağını siper etmişti
    düşmesin diye dönerken kar
    yatakta: uğulduyor, tutuşuyordu
    erkeğin başını gömdükçe yinine:
    İçinden büyük bir kuş havalanıyor
    uzağa süzülüyordu.






    Enis BATUR
     
  18. 31 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Che
  19. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    GİZ SES


    Bir rüzgârda buldu seni bir rüzgârda yitirdi,
    penceresinden baktı sine sine yağan uçarı yağmura
    ve essin dedi, bir daha essin, sen çünkü bana eşsizsin,
    gökyüzünde karmaşık bir sözdizimiydi kurduğu esin
    perisinin -- çekti sinesine koydu bulutlardan bir tortuyu,
    uzan dedi, uzan Enis, tam bir gece için biriksin sesin.






    Enis BATUR