Epilog

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 16 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    16 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    E P i L O G

    Bu yazıyı okumanız sadece 30 saniyenizi alabilir, ve sonunda hayata ve
    ilişkilere bakış açınız değişebilir...

    ileri derecede hasta iki adam ayni hastane odasındaydılar. Adamlardan
    birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu,
    cigerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanin yatagi odadaki tek
    pencerenin tam yanindaydi. Diger hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı.
    Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini,
    evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri
    anlatirlardi birbirlerine. Pencerenin yanindaki hasta, her öğleden sonra
    oturmasina izin verdikleri saati diger hastaya pencereden
    gorebildiklerini anlatarak geciriyordu. diger hasta hep bir sonraki
    gunu iple cekmeye basladi, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyayı dinlemek için. Pencere, icinde cok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Ördekler ve kuğular gölde yuzerken cocuklar model bot'larini
    suda yuzduruyorlardi. Genc asiklar, gokkusaginin tum renklerindeki
    ciceklerin arasinda kol kola dolasiyorlardi. Ulu agaclar etrafi susluyor,
    uzaktan sehrin silueti gorunebiliyordu. Pencere kenarindaki adam bunlari
    muhtesem bir detayla anlatirken, odanin diger ucunda yatan adam gozlerini
    kapar ve bu muhtesem manzarayi hayalinde canlandirirdi. Sicak bir ogleden
    sonra, pencerenin yanindaki adam gecmekte olan bir senlik alayini tarif
    etti. Diger adam bando seslerini duyamasa bile hayalinde
    canlandirabiliyordu, pencere kenarindaki adamin tasviriyle. Gunler ve
    haftalar gecti. Bir sabah banyo yaptirmak icin su getiren gunduzcu hemsire
    pencere kenarinda yatan hastanin cansiz bedeniniyle karsilasti:
    uykusunda, huzur icinde ölmüştü. Hüzünlendi, hastane gorevlilerini cesedi
    disari tasimalari icin çagirdi. Uygun zaman gectigine kanaat getirir
    getirmez, diger hasta pencerenin kenarindaki yataga tasinmasinin mumkun
    olup olamayacagini sordu. Hemsire memnuniyetle istegini yerine getirdi,
    hastanin rahat oldugundan emin olduktan sonra onu yalniz birakti. Yavasca,
    duydugu aciya aldirmadan, bir dirseğine yaslanarak disaridaki dunyaya
    bakmak uzere yatagindan dogruldu adam. Sonunda, disariyi kendi gozleriyle
    gorme zevkini yasayabilecekti. Pencereden disari bakabilmek icin yavasca
    donmeye zorladi kendisini. Pencere, boş bir duvara bakiyordu. Adam
    hemsireye, vefat eden oda arkadasinin pencerenin disinda gorunen harika
    seylerden bahsetmesine sebep olan şeyin ne olabilecegini sordu. Hemsirenin
    cevabı, ölen adamin kör oldugu ve
    pencerenin onundeki duvarı görmediğiydi. "Sanirim seni
    cesaretlendirmek istedi" dedi.

    Epilog: Diger insanlari mutlu etmek cok buyuk mutluluk getirir, kendi
    durumunuz ne olursa olsun. Paylasilan dertler yarisi kadar üzüntü verir,
    paylaşılan multuluklar ise iki katı artar. Kendinizi zengin hissetmek
    istiyorsanız, sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı her şeyi
    paylaşın.

    Bu gün bize bir hediyedir.

    Bu yazının kaynağı bilinmiyor, fakat okuyan herkese mutluluk
    getirecektir. Mektubu elinizde tutmayın. Iyi şans dilediğiniz tüm
    arkadaşlarınıza iletin.
     
  2. 17 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. emcan01

    emcan01 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.662
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    gerçekten çok duygulandım bazen bizde hayatın acımasızlığını bildiğimiz halde birilerini yüreklendirmek için minik yalanlar söylemiyormuyuz
    paylaşımın için teşekkürler canım