ergen anneleri okursanız sevinirim.. sizin içi eğitici birsey.

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve meltosh tarafından 19 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : meltosh
  1. meltosh

    meltosh Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.045
    Beğenildi:
    78
    Ödül Puanları:
    153
    ÇOCUKLARIN SİZINLE KONUŞMASI İÇİN ONLARI NASIL DINLEMELİSİNİZ?

    Kabul Dili

    * Bir insan bir başkası tarafından olduğu gibi kabul edildiğini hissedince o zaman bulunduğu yerden kımıldamayan,nasıl değişeceğini, gelişeceğini,farklı olacağını ve olduğundan dâhâ iyi olabileceği düşünmeye başlayacaktır.

    * Kabul, minicik bir toplumun içinde gelişip, olabileceği en güzel çiçeğe dönüşmesine yardım eden verimli bir toprak gibidir.

    * Çocuğa ne kadar çok ne olduğunu söylersen onu olur.

    * En etkili olanlar kendilerine yardım istemek için gelenlerini gerçekten kabul ettiklerini onlara iletebilendir.

    * Ana babaların çocuğu kabul etmesi başka bir şey bunu ona hissettirmesi başka şeydir. Ana babanın kabulü çocuğa ulaşmadıkça onun üzerinde hiç bir etkisi olmaz.

    * İyi bir danışman olmak için psikoloji bilgisi ya da insanların akıl düzeyinde anlamak gerekmediğini biliyoruz. Önemli olan, öncelikle insanlarla yapıcı bir şekilde nasıl konuşulacağını öğrenmektir. Psikologlar buna "terapötik iletiş” derler. (İnsanlara kendilerini iyi hissettirebilmek, konuşmaya yüreklendirmek, duygularını açıklamasına yardım etmek, korku ve göz dağı duygusunu azaltmak.)

    * Ana babalar çocuğa karışmayarak onu kabul ettiklerini gösterebilirler. Genelde babalar çocukların kendi uğraşlarına yalnız kalmalarına izin vermiyor ve ellerini çocuklardan çekmek onlara çok zor geliyor.

    * Genellikle ana babalar, terapistler ve danışmanlar tarafından “Tipik On İki" denilen sözlü tepkileri kullanırlar. Bunlar:

    1) Emir vermek, yönlendirmek;

    2) Uyarmak. gözdağı vermek

    3) Ahlak dersi vermek;

    4) Öğüt vermek, çözüm ve öneri getirmek

    5) Öğretmek, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler öne sürmek;

    6) Yargılamak ,eleştirmek, suçlamak;

    7) Övmek, aynı düşüncede olmak;

    8) Ad takmak, alay etmek

    9) Yorumlamak, analiz etmek tanı kovmak;

    10) Güven vermek, desteklemek, avutmak, duygularını paylaşmak;

    11) Soru sormak, sınamak, çapraz sorgulamak;

    12) Sözünden dönmek oyalamak, şakacı davranmak, konuyu saptırmak;

    başlıkları altında toplanabilecek cevaplardır. Bu cevapların hepsi yapıcı değil yıkıcıdır ve terapist ve danışmanlar çocuklarla çalışırken bu 12 sözlü tepkiyi kullanmazlar.

    * Sözlü iletimde 2 önemli husus vardır:

    1-) Basit Kapı Aralayıcılar

    2-) Etkin dinleme.

    Basit Kapı Aralayıcılar: Çocuğun duygularını hiçbir yaralama ve görüş beyan etmeden ve daha etkili bir şekilde aktarmasını sağlama "Anlıyorum", "Oh", "Hımm' “olur”, "Bana ondan söz et', "Duymak istiyorum", "Senin görüşün ilgimi çekiyor", "Bu konuda konuşmak istermisin bunu tartışalım", Anlatacaklarını dinlemek istiyorum" "Bana her şeyi anlatmanı istiyorum", "Bu konuda bir şeyler söyleyecek gibisin”, "Bu senin için önemli gibi görünüyor”, “Duygularını âçıklamaya hakkın var", Senden öğreneceğim, şeyler olabilir”, "Senin görüşünü gerçekten öğrenmek istiyorum .Bu tip yaklaşım sâdece çocukları değil yetişkinleri de yakınlaştırır. Temelde değerli olduğunu, sayıldığını, önemli olduğunu hissettirmek esastır.

    Etkin Dinleme: Temelde çocuktan gelen mesajı doğru çözümleyip geri gönderme vardır,yani herhangi bir şekilde kendi düşüncesini katmadan karşı tarafın ne anlatmak istediğini anlayıp tekrar geri iade etme.

    Etkin Dinleme İçin Gerekli Tavırlar:

    1- Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu,

    onu dinlemek için zaman ayırmak istemeniz anlamına gelir.

    2- O andaki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemez-seniz, isteyinceye kadar bekleyin.

    3- Duyguları ne olursa olsun sizin duygularınızdan ne denli farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz:

    4- Çocuğun duygularını tanıdığına, onlarla baş edebileceğine ve sorunlara çözüm bulma yeteneğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni, çocuğun sorunlarını çözdüğünü görerek kazanacaksınız.

    5- Duyguların sürekli değil, geçici olduğunu anlamsız. Duygular değişir, nefret sevgiye dönüşebilir.

    6- Çocuğun, yaşamını sizin verdiğiniz ama artık sizden ayrı bir birey olarak görebilmelisiniz. Bu, "ayrılık" çocuğun kendi duygularını olmasına nesneleri kendine göre algılamasına "izin" vermenize destek olur. "Ayrılığı" yalnızca hissetseniz bile çocuğa yardımcı olabilirsiniz. Çocuğun sorunları olduğunda onun yanında olmalı ama karışmamalısınız.

    Etkin Dinlemenin Riski: Etkin dinlemenin başarılı olması ancak karşıki insanın yerine kendini koymakla mümkün olabilir. Yani ana baba çocuğun tam olarak niyetini anlayabilmeleri kendilerini çocuğun yerine koymaları sayesinde olur. Dünyayı onun gördüğü gibi örmek, "gerçekten anlamak"insanların kendi düşüncelerinde de değişiklik yapabilir. Görüşlerini korumaya çalışan, değişmeye direnen insanların farklı görüş ve düşünceler karşısısın da kendilerini aşmaya gücü yetmez.

    4. ETKİN DİNLEME BECERİSİNİ KULLANABİLMEK

    ·Çocuğun sorunu olduğu zaman ana-babanın etkin dinlemesi için en uygun zamandır. Ama sorun ana-babadayken uygun değildir.

    ·Etkin dinleme,sorunu olan bir kişinin kendi çözümünü bulamazsa yardımcı ,olarak güçlü bir yöntem olur. Oysa ana-babaların çoğu çocuklarının sorunlarını üstlenmeye yatkındırlar bu ise çocukla aralarındaki ilişkinin kötüleşmesine neden olur ve çocuklarına etkili danışmanlık yapma şansını kaçırır.


    SAYGILAR..