Erkek isimleri 2

Konusu 'Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler' forumundadır ve HaNzAdE29 tarafından 10 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    10 Ocak 2009
    Konu Sahibi : HaNzAdE29
  1. HaNzAdE29

    HaNzAdE29 Guest

    H
    Habib: Sevgili, dost
    Hacı: Hicaz'a gidip hac törenine katılan
    Hadis: Hz.Muhammed'in söz ve davranışları
    Hafız: Ezberleyen / Özellikle Kuran-ı Kerim'i ezbere okuyan
    Hakan: Büyük Han, Hanlar hanı
    Haldun: Kalp, yürek / Yüreklilik
    Halil: İçten, dost, çok yakın arkadaş
    Halim: Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
    Halis: Saf, katkısız, duru
    Halit: Süregelen, sürekli, geç yaşlanan
    Haluk: Herkesle iyi geçinen, iyi ahlaklı
    Hamdi: Hamd eden, şükreden / Tanrı ile ilgili
    Hami: Koruyan, arka çıkan, koruyucu
    Hamit (d): Şükredici, hamdedici
    Hamza: Aslan
    Hanefi: Tanrı'nın birliğine iman eden
    Harun: Huysuz at / Postacı / İnatçı
    Hasan: Güzellik, iyi davranma, iyilik
    Hasip / Hasbi: Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
    Haşim: Ezen, kıran, parçalayan
    Haşmet: İhtişam, büyüklük, görkemlilik
    Hatay: İl adı Antakya olan kentimizin adı
    Hatem/ Hatemi: Sonuncu en son olan / Mühürcü
    Hayati: Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
    Haydar: Aslan / Çok cesur
    Hayrettin: Hayır eden, hayır sahibi
    Hayri: Hayırla, iyilikle ilgili
    Hayrullah: Allah'ın hayırlı ettiği
    Hazar: Barış / Bir yerde oturma hali
    Hazım: Hezimete uğratan
    Hıfzı: Saklamak, korumak, hafızaya almak
    Hıncal: Öc al, intikam al anlamında
    Hızır: Darda kalanların yardımına koşan
    Hicri: Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili
    Hidayet: Doğru yolu arama / Yol gösterme
    Hikmet: Felsefe, gizli, bilinmeyen güç
    Hilmi: Yumuşak huylu, sabırlı
    Himmet: Çalışma, çaba
    Hişam: Eski bir Endülüs hükümdarının adı
    Hulki: İyi ahlâklı, iyi huylu
    Hulusi: Saflık, doğruluk, içtenlik
    Hurşit: Güneş
    Hüdaverdi: Allah verdi, çocuk özlemi çeken aileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
    Hüsam / Hüsamettin: Keskin kılıç / Dinin keskin kılıcı
    Hüseyin: Ruh ve madde güzelliği
    Hüsrev: Büyük padişah, hükümdar
    Hüsnü: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait


    I
    Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    Itri: Korkuya ait


    İ
    İbrahim: İbranice'de hakların babası anlamında
    İdris: Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi
    İhsan: Bağışlamak, yardım etmek, iyilik etmek
    İlbey: Egemen olan
    İlhami: İçine doğmakla ilgili
    İlhan: Bir ülkenin egemen hanı
    İlkay: Ay'ın ilk günlerindeki hali
    İlker: İlkle ilgili, ilk erkek çocuk
    İlkin: Öncelikle, ilkle ilgili, ilk olan
    İlyas: Mersin ağacı
    İmdat: Yardım dilemek, yardım istemek, yardım beklemek
    İnayet: İyilik, lütuf
    İsa: Hıristiyanlığın kurucusu peygamber
    İshak: Hüzünlü öten bir tür kuş
    İskender: Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar
    İslam: Hz. Muhammed'in kurduğu son din / Teslimiyet
    İsmail: İbrahim peygamberin Tanrı'ya kurban adadığı oğlunun adı
    İsmet: Haramdan ve günahtan çekinen
    İsrafil: Dört büyük melekten biri
    İstemi/han: Göktürklerin ünlü hakanı
    İzzet / İzzettin: Değer, kıymet, ululuk, yücelik

    K
    Kaan / Kağan: Hükümdar, hanların hanı
    Kadir: Değer, onur, incelik
    Kadri: İtibar, değerle ilgili
    Kahraman: Savaşta yiğitlik gösteren, cesur
    Kamber: Sadık hizmetkâr / Hz Ali'nin kölesinin adı
    Kamer: Ay ışığı
    Kamil: Tam, eksiksiz, olgun
    Kamuran: Dileğine, kavuşmuş olan
    Kartal: Yırtıcı bir tür kuş
    Kasım: Bölen, kısımlara ayıran
    Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi
    Kayahan: Kaya gibi sert hakan
    Kazım: Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen
    Kemal: Bilgi ve erdem bakımından olgunluk
    Kemalettin: Bilgi ve erdem sahibi
    Kenan: Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut'un babası sanılan kişi
    Keramettin: Bağış, ihsan ağırlama
    Kerem: Cömertlik, soyluluk büyüklük
    Kerim: Kerem sahibi, cömert
    Kıvanç: Sevinç, hoşlanma
    Koray: Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
    Korcan: Kanı sıcak, kanı kaynayan
    Korhan: Ateş gibi hakan
    Korkmaz: Korku bilmeyen
    Korkut (d): Büyük dolu tanesi
    Köksal: Kökünü derinliklere sal anlamında
    Kubilay: Cengiz Han'ın torununun adı
    Kudret: Güç, kuvvet
    Kutlu: Kutlanmış, mutlu, uğurlu
    Kutsal: Mübarek, kutlulukla ilgili
    Kutsi: Kutlanan, kutluluk sahibi
    Kuzey: Kuzey yönü / Şimal
    Kürşat (d): Eski bir Türk adı


    L
    Latif: Yumuşak, hoş, nazik
    Lebib: Akıllı, zeki
    Lemi: Parlak, parıldayan
    Levent: Eski deniz erlerine verilen ad
    Lokman: Tarihteki en ünlü tabibin adı (Lokman Hekim)
    Lütfü: İyi muamele, güzellikle hoşlukla ilgili


    M
    Macit (d): Şan ve şeref sahibi
    Mahir: Usta, elinden her iş gelen
    Mahmut: Övgüye değer
    Mahzun: Hüzünlü, duygulu, üzgün
    Makbul: Alınan, kabul olunan
    Malik: Sahip, efendi
    Mazhar: Bir şeyin göründüğü, ortaya çıktığı yer
    Mazlum: Zulüm gören, zulmedilen kişi
    Mecit (d): Çok şerefli, büyük şan sahibi
    Mecnun: Deli, aklı başında olmayan
    Medet: Yardım eden
    Mehmet: Aslı Arapça'da Muhammed, çok övülmüş anlamında
    Melih: Güzel, şirin
    Melik: Hükümdar, han
    Memduh: Övülmüş, övülmeye değer
    Menderes: Ege Bölgesi'nde bir ırmak adı
    Mengüç: Güçlü ben / Men + güç
    Meriç: Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir
    Merih: Güneş Sistemi'ndeki 5. gezegen
    Mert: Sözünün eri, sözünde duran
    Mestan: Savruk / Cüret sahibi
    Mesut (d): Mutlu, sevinçli, neşeli
    Mete: Büyük Hun imparatoru
    Metin: Sağlam, dayanıklı
    Mevlut: Doğma, dünyaya gelme (Mevlid-Mevlüd)
    Mikail: Allah'a en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
    Muammer: Uzun ömürlü, çok yaşayan
    Mucip: Gerektiren, gerektirici
    Muhammed: Çok övülmüş, hamdedilmiş
    Muharrem: Din tarafından yasaklanan
    Muhip: Seven, sevişen
    Muhittin: Dini güçlendiren
    Muhlis: İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
    Muhsin: Sağlamlaştıran
    Muhtar: Dilediği şekilde hareket edebilen
    Muhteşem: Görkemli, göz kamaştırıcı
    Munis: Sıcakkanlı, sevimli
    Murat (d): Amaç, maksat, istek
    Murtaza: Mürteza / Seçkin seçilmiş
    Musa: Sudan gelmek anlamındadır. Bir peygamber adı
    Mustafa: Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
    Muti: İyi kalpli, yumuşak başlı
    Muzaffer: Zafer kazanan, galip gelen
    Mücahit: Savaşçı, cihada katılan
    Müfit: Faydalı, yararlı
    Müjdat: İyi, müjdeli haberler
    Mükerrem: Yardımsever, ikram sever
    Mükremin: Konuksever, ikram sever
    Mümin: İnanan, iman eden
    Mümtaz: Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
    Münir: Aydınlatan, ışık veren
    Mürsel: Yollanmış, gönderilmiş olan
    Münir: Aydınlatan, ışık veren
    Müslüm: İslam Dini'nden olan / Teslim olan
    Mürşit (d): Doğru yolu gösteren
    Müşfik: Acıyan, şefkat gösteren
    Müştak: Özleyen, göreceği gelen


    N
    Nabi: Yüksek, yüce, haber veren
    Naci: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    Nadi: Bağıran, haykıran
    Nadir: Ender, az bulunur, seyrek
    Nafi: Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
    Nafiz: İşleyen, içeriye giden, delip geçen
    Nahit (d): Venüs, Zühre Yıldızı
    Nail: Ele geçiren, muradına eren
    Naim: Uyuyan, uykuda olan
    Namık: Yazar, yazan kişi
    Nami: Tanınmış, ünlü, şöhretli
    Nasreddin: Yardımcı, imdada yetişen
    Naşit (d): Şiir söyleyen, şiir okuyan
    Nazım: Düzenleyen, tanzim eden
    Nazif: Temiz, güzel
    Nazmi: Vezinli, kafiyeli sözle ilgili / Düzenli
    Nebi: Peygamber, Tanrı'nın buyruklarını kullara ileten
    Necat: Kurtuluş, selamet
    Necati: Kurtuluşa ermek
    Necdet: Güçlü ve korkusuz
    Necip: Soyu temiz, cömert
    Necmi: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
    Necmettin: Dinin Yıldızı
    Nedim: Yakın dost, samimi arkadaş
    Nejat: Soy, asıl / Hesap
    Neşet: Yetişme, meydana gelme
    Nesim: Hoşa giden hafif rüzgar
    Nevzat (d): Yeni doğmuş çocuk
    Nezih: Temiz, pak, seçkin
    Nihat (d): Tabiat, huy
    Niyazi: Yalvarma, yakarma
    Nizam: Sıra, dizi, düzen, kural
    Nizami: Kurallara uygun, düzenle ilgili
    Nizamettin: Düzenli, tertipli
    Nuh: Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı
    Numan: Kan / Gelincik
    Nurettin : (Nureddin) Aydınlatan / Dinin getirdiği nur
    Nuri: Işıklı, ışıktan gelen
    Nurşat: Nura boğulmuş
    Nurtaç: Nurlu taç taşıyan
    Nusret (d): Tanrı yardımı
    Nüzhet: Zevk, keyif, istek, tat


    O
    Oğuz: Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlü
    Oğuzhan: Oğuzların başı / Meteı
    Ogün: Belirli gün, bilinen, beklenen gün
    Okan: Anlama, öğrenme
    Okay: Beğenme, takdir etme
    Oktar: Ok taşıyıcı / Ok+dar (Bayraktar gibi)
    Oktay: Çok hiddetli, kızgın
    Olcayto: Bahtı açık, talihli
    Olgun: İşe yarar ya da yeterli duruma gelmiş
    Onat: İyi, güzel, düzgün, namuslu
    Onur: Şeref, haysiyet, izzet-i nefs
    Onuralp: Saygıdeğer, aziz, yiğit
    Orbay: Ordu komutanı
    Orçun: Ahlak / Töre
    Orhan: Kentin hakimi, yöneticisi
    Orhun: Eski bir Türk devleti / Asya'da bir nehir
    Orkun: Or + hun (han) Kentin hanı
    Orkut: Kutlu kent
    Oruç: Müslümanların yeme içmeden uzaklaştıkları bir ibadet
    Osman: Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu / Ateş gibi adam (Odman= Od +Man)
    Oytun: Beğenilen güzel yer / Kutsal
    Ozan: Halk şairi


    Ö
    Öcal: Öc almaktan
    Ömer: Dirlik, canlılık, yaşam gücü
    Önal: Daima önde olmak
    Önder: Lider, yönetici, şef
    Özay: Özlü, özü ay gibi aydınlık olan
    Özcan: Candan, içten
    Özdemir: Gerçek, özlü demir
    Özden: Soyu temiz olan
    Özen: Dikkat, heves, itina
    Özer: Özü er olan
    Özgün: Orijinal, diğerlerine benzemeyen
    Özgür: Serbest, hiç bir koşula bağlı olmayan
    Özhan: Han soyundan gelen
    Özkan: Temiz kan, soylu kişinin kanından gelen
    P
    Pala: Kısa, geniş kılıç
    Pars: Yırtıcı bir hayvan
    Paşa: Bir askeri ünvan / Ağabey, erkek kardeş
    Pehlivan: Güreşçi
    Pekcan: Sıkı canlı, yufka yürekli olmayan
    Peker: Güçlü erkek
    Peyami: Haberle ilgili, haber veren
    Polat: Sertleştirilmiş, su verilmiş demir
    Poyraz: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar


    R
    Raci: Rica eden, dileyen
    Rafet / Refet: Çok acıma
    Ragıp: İçtenlikle isteyen, özleyen
    Rahim: Esirgeyen, acıyan
    Rahman: Acıması bol olan
    Rahmi: Koruyan, esirgeyen
    Raif: Acıyan, esirgeyen
    Rakım: Yazan
    Ramazan: Kameri yılın 9. ayı
    Rami: Atıcı, mermi atan
    Ramiz: Remz eden, işaretleyen
    Rasim: Resmeden, resim çizen
    Raşit (d): Doğru yola giden
    Rauf: Çok acıyan, esirgeyen
    Recai: Umma, dileme
    Recep: Heybetli, azametli, saygı değer
    Refet: Çok acıma
    Refik: Arkadaş, yoldaş, ortaklık
    Reha: Kurtulma
    Remzi: İşaret ve gizliliğe ait
    Resul: Haber getiren
    Reşat: Aklın gerektirdiğini yapan
    Reşit (d): Akıllı, iyi davranan
    Rıdvan: Cennetin kapısında bekleyen melek
    Rıfat: Yükseklik, yüksek rütbeli
    Rıfkı: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
    Rıza: Hoşnutluk, memnunluk
    Ruhi: Ruhla ilgili
    Ruşen: Aydın, parlak
    Rüknettin: Bir şeyin temeli / Dinin temeli
    Rüstem: Ünlü Fars pehlivanının adı
    Rüştü: Ergin, olgun


    S
    Sabahattin: Güzellik
    Sabit: Yerinde duran, kımıldamayan
    Sacit (d): Secdeye varan, ibadet eden
    Sadettin: Kutluluk, saadete erme, mübarek olma
    Sadi: Baht açıklığı
    Sadık: İçten bağlı, gerçek dost
    Sadri: Anaya göre çocuk
    Sadun: Yıldız bilimine göre, uğurlu olan
    Sadullah: Allah'ın talihli kıldığı
    Safa: Saflık, berraklık / Gönül rahatlığı
    Saffet: Saflık, temizlik
    Safi: Katıksız, ayırt edilmiş
    Saim: Oruç tutan, oruçlu
    Sait (d): Kutlu, cennetlik
    Salih: İyi, yararlı, yetkili
    Salim: Eksiksiz, sağ, sağlam
    Sarp: Dik geçilmesi ve çıkılması güç
    Saruhan: Eski bir Türk beyi
    Saltuk: Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan
    Samet (d): Sonsuz, ebedi
    Sami: İşiten, dinleyen
    Samim: Bir şeyin merkezi
    Savaş: İki ya da daha çok tarafın vuruşması, kavgası
    Seçkin: Seçilmiş olan
    Sedat: Doğruluk, haklılık
    Sefa/Safa: Saflık, berraklık
    Sefer: Yolculuk, savaş hali
    Seha: Eli açık, cömert
    Selami: Huzurla, selâmetle ilgili
    Selçuk: Sel gibi akan
    Selim: İyileşmesi kolay hastalık
    Selman / Salman: Özgür, hür
    Semih: Bol, cömert gönüllü
    Senih: Yüce, yüksek
    Sercan: Canların özü, canın başı
    Serdar: Askerin başı, komutan
    Sergen: Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer
    Serhan: Hanların başı
    Serhat (d) : Sınır boyu
    Serkan: Serhan / Baş han, ser + kan,
    Sermet: Öncesiz ve sonrasız
    Sertaç: Baş tacı
    Servet: Para, mal, mülk
    Serter: Sert + Er, sert erkek
    Server: Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis
    Seyit: Efendi, bey
    Sezai: Uygun, yaraşır
    Sezer: Sezgisi güçlü olan
    Sıddık: Çok içten ve doğru kimse
    Sıtkı: Yalan söylemeyen, dürüst
    Sina: İlaç yapılan bir tür bitki
    Sinan: Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivri ucu
    Sipahi: Tımar sahibi asker
    Soner: Son erkek, son yardımı yapan
    Sönmez: Sürekli yanan, sönmeyen
    Suat (d) : Mutlu, mutlulukla ilgili
    Suavi: Zorluklara dayanan
    Suay: Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı
    Suphi: Sabahla, aydınlıkla ilgili
    Süleyman: Davud peygamberin oğlu
    Sümer: Bugünkü Irak'ta kurulan eski bir uygarlığın adı
    Süreyya: Ülker yıldız takımı
    Süruri: Sevinçli, sevinçle ilgili


    Ş
    Şaban: Kameri yılın 8. ayı
    Şadi: Sevinç, neşe, mutluluk
    Şafak: Güneş doğmadan az önce, ufuktaki aydınlık
    Şahap (b): Ateş, alev parçası
    Şahin: Bir tür yırtıcı kuş
    Şakir: Şükreden, nankörlük etmeyen
    Şamil: Kapsayan, içine alan
    Şecaattin: Yüreklilik, yiğitlik
    Şefik: Şefkatli
    Şemsi: Güneş'e ait, Güneş'le ilgili
    Şener: Şen erkek
    Şenol: Neşeli ol anlamında
    Şentürk: Neşeli Türk
    Şeref: Onur / Manen yüksek ve erdemli olmak
    Şerif: Kutsal, mübarek
    Şevket: Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik
    Şevki: Şevk, keyif, istekle ilgili
    Şinasi: Tanıyış, tanımakla ilgili
    Şükrü: Şükretme, hoşnut olma


    T
    Taci: Taç ile ilgili
    Tacettin: Taca ait
    Tahir: Pak, temiz
    Tahsin: Beğenilip alkışlanan, kale gibi sağlam
    Talat: Yüz, surat, çehre
    Talip: İstekli, isteyen, talep eden
    Tamer: Tam erkek
    Tan: Şafak vakti
    Taner: Aydınlık erkek
    Tanju: Türk imparatorlarına Çinlilerce verilen ad
    Tankut: Kutlu, aydınlık
    Tansel: Aydınlığa ait, sabahla ilgili
    Tarık: Sabah yıldızı
    Tarkan: Eski Türk adı / Dağınık
    Taşkın: Taşmış durumda olan, aşırı
    Tayfun: Çok zorlu bir fırtına
    Taylan: Uzun boylu
    Tayyar: Uçan, uçucu
    Tayyib (p): İyi, hoş, çok temiz
    Tekin: Uğurlu
    Temel: Kök, esas, dayanak
    Teoman: Oğuz Han'ın babasının adı
    Tevfik: Allah'ın yardımı, uygunlaştırma, başarı
    Tezcan: Canı tez olan
    Timuçin: Türk Moğol İmparatoru Cengiz Han'ın asıl adı
    Timur: Demirin eski Türkçe'deki yazılışı
    Toktamış: Bir yerde yerleşik oturan
    Tolga: Bir tür savaş başlığı, kask
    Tolunay: Dolunay
    Toygar: Çayır kuşu
    Tufan: Şiddetli, sürekli yağmur ve getirdiği su baskını
    Tuğrul: Güçlü bir masal kuşu
    Tuna: Avrupa'da bir nehir
    Tunç: Bakır, çinko ve kalay karışımı bir maden
    Tunca: Tunç gibi / Meriç Nehri'nin bir kolu
    Tuncay: Tunç renkli ay
    Tuncel: Tunç gibi el
    Tuncer: Tunç gibi er
    Turan: Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke
    Turgay: Çayırkuşu / Toygar
    Turgut: Oturulacak yer, belde
    Turhan: Onurlu kişi
    Tümay: Dolunay
    Türkay: Ay gibi parlayan Türk
    Türker: Türk erkeği
    Turaç: Bir tür küçük av kuşu


    U
    Ufuk: Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır
    Uğur: İyilik müjdesi, nesnelerde varolduğuna inanılan iyilik kaynağı
    Uluç: Büyük Türk denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa)
    Ulvi: Yüce, yüksek
    Umur: Görgü, tecrübe
    Umut: Ummak, beklemek, ümit etmek
    Utku: Zafer, üstünlük sağlama, yenme
    Uzay: Sonsuz boşluk


    Ü
    Ümit: Umut / Ummak, beklemek, ümit etmek
    Ünal: Ün almakla ilgili


    V
    Vahap: Çok bağışlayan, bol ihsan edici
    Vahdet: Bir ve tek olma
    Vahdi: Bir ve tek olmayla ilgili
    Vahit (d): Tek, bir
    Varol: Var olmakla ilgili / Yüceltme ünlemi
    Vecdi: Coşkunlukla, vecd ile ilgili
    Vecihi: Soylu, asil
    Vedat: Dostluk, sevme, sevgi
    Vefa: Sözde durma
    Vehbi: Tanrı vergisi
    Veli: Sahip, eren, ermiş
    Volkan: Yanardağ
    Vural: Vurup almakla ilgili


    Y
    Yahya: Meryem Ana'nın amcasının oğlu olduğu söylenen bir peygamber
    Yakup (b): Bir peygamber adı
    Yalçın: Sarp ve dik
    Yalım: Alev, ateş uzantısı
    Yalın: Sade, çıplak, katışıksız
    Yaman: Güç etki ve beceriklilik sahibi
    Yasin: Kuran-ı Kerim'de bir sûrenin adı
    Yaşar: Yaşayan, yaşamakla ilgili
    Yavuz: Yaman, pek sert
    Yekta: Tek, eşsiz
    Yetkin: Olgunlaşmış, kemale ermiş
    Yıldıray: Ay'la ilgili / Yıldır yıldır parlamak
    Yıldırım: Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması
    Yılmaz: Korkusuz, yılmayan
    Yiğit: Güçlü, cesur
    Yunus: Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü
    Yurdakul: Yurdu için canını veren
    Yusuf: Eklenecek, ilave edilecek
    Yücel: Yücelmiş olan
    Yüksel: Manevi anlamda yükselmek, yücelmek


    Z
    Zafer: Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç
    Zahit (d): Dince yasak olan şeylerden sakınan
    Zekai: Akılla, zekâ ile ilgili
    Zekeriya: Erkek
    Zeki: Akıllı olan
    Zihni: Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili
    Zikri: Zikirle, ayinle ilgili, zikreden
    Ziya: Aydınlık, ışık
    Zülfü: Zülfikârla ilgili
    Zülfikar/ Zülfükar: Hz. Ali'nin ünlü çatal ağızlı kılıcı