erken doğum kabusu

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve EU1 tarafından 10 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    10 Eylül 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Tıp ve teknoloji dünyasındaki son gelişmeler erken doğumların önüne geçiyor. Hormon iğneleri ve yapılacak diğer tedaviler hem bebeğin hem de annenin hayatını kurtarıyor.

    Hamilelik döneminde çiftlerin kabusu olan erken doğum çok yakında tarihe karışacağa benziyor. Son yıllarda erken doğumun engellenmesi yönünde umut verici gelişmeler yaşandığını söyleyen uzmanlar, gebelikte yapılan tetkiklerin önem taşıdığını belirtiyor. Erken doğumla ilgili en çok sorulan sorular ve yanıtları şöyle: Erken doğum nedir? 37. haftadan önce gerçekleşen doğumlara 'erken doğum' denir. Gebelik süresi; son adet tarihinin (SAT) ilk gününden itibaren 40 haftadır (280 gün). Kısaca, 22-27 hafta arasındaki doğumlar, erken doğum olarak nitelendirilir.


    Bebekte, erken doğuma bağlı oluşacak sorunlar nelerdir? Sorunların temeli, akciğerlerin yeteri kadar görevini yapamaması ve yeteri kadar oksijenin dokulara ulaşamamasıdır. Anne karnında ilk aylarda başlayan akciğer gelişimi, doğumdan hemen öncesine kadar devam eder. Beyin de oksijen azlığından etkilenen ilk ve en önemli organdır. Sinir dokusundaki hasar, bölgesine ve şiddetine bağlı olarak kalıcı özürleri beraberinde getirebilir (Zeka, görme, işitme ve hareket bozuklukları gibi).

    BÜYÜK ZARAR VERİYOR
    Erken doğan bebeklerde gözün ağ tabakasında hasar oluşabilir. Ayrıca, kalın bağırsakta kanamalar, diğer organlarda da iç kanama görülebilir. Gebelik haftası azaldıkça hasar ve bebek kaybı oranı da artar. Akciğer gelişimini hızlandırmak için bilimsel olarak şimdiye kadar etkinliği gösterilen sadece bir tedavi yöntemi vardır. Eğer 34. haftadan önce doğum gerçekleşecekse, anne adayına yapılacak bir tür kortizon iğnesi ve 48 saatlik erteleme, sorunların oranını büyük oranda azaltır. Bu olumlu etki, özellikle 28. haftadan önce doğan bebeklerde belirgindir. Ne zaman doktora gitmeli? Erken doğumların yüzde 70'i kendiliğinden başlayıp gelişir. Kalan yüzde 30'luk bölümde doğum, tıbbi gerekçelerle hekim tarafından başlatılır. Doğum başlangıcı bulgular ise şöyle:

    * Düzenli kasılmalar veya kasıklarda baskı hissi: Özellikle ilk hamileliklerini yaşayanlar, bulguları değerlendirmekte ve doktora başvurmakta gecikebilir. Erken doğuma ait bulguları gaz ağrısı olarak tanımlarlar. Bu nedenle hamileler; anlam veremedikleri her bulgu için doktora başvurmalı.

    PANİĞE KAPILMAYIN
    * Su kesesinin açılması: Hastalar en çok su gelmesinden korkar ve paniğe kapılır. Su gelmesiyle birlikte bebeğin anında ve ciddi risklerle karşı karşıya olduğu düşünülür. Su gelmesi bebeği çevreleyen zarların kendiliğinden delinmesiyle olur, fakat çevresindeki su hemen bitmez. Su kesesi açılan bir hamile, panik olmadan hemen doktorunu aramalıdır.

    * Hafif kanama: Rahim ağzında hafif bir açılma olabilir. Erken doğumu önlemede hangi yöntemler kullanılıyor? Daha önce erken doğum yapanlarda; haftalık Progesteron hormonu iğnesi son derece etkili oluyor. Bu yöntem 30 yıldır bilinmekle birlikte bugüne dek yaygın olarak kullanılmamıştı. Fakat son bilimsel çalışmalarla bu tedavi yönteminin etkinliği ve güvenilirliği daha fazla hasta üzerinde ispatlandı. Uygulaması kolay, ucuz ve bebek için riski olmayan bir yöntemdir.

    OMEGA-3 TAKVİYESİ
    * Omega-3 desteği de erken doğumlarda son derece önemlidir. Bu konuda son yıllarda yapılan çalışmalar Omega-3 desteğinin erken doğum oranını azalttığı yönündedir. Bilindiği gibi Omega-3 özellikle balıklarda, koyu yeşil yapraklı sebzelerde(semizotu) ve cevizde bol miktarda bulunur. Hamilelik döneminde Omega-3 içeren gıdalarla beslenilmesi uygundur.

    * Dikkat çeken bir başka gelişme de dişeti iltihapları ile erken doğum arasındaki ilişkidir. Gebelik sırasında dişeti iltihaplanması olanlar uygun şekilde tedavi edilirse, erken doğum riski de belirgin olarak azalmaktadır. Bu sebeple hamile kalmadan önce anne adaylarının mutlaka bir ağız ve diş muayenesinden geçmesi gerekir
    . :kahve: