EsCApE_ Den Seçmeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve _EsCApE_ tarafından 14 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  1. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    BENDE BU KAFA VARKEN
    Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için baş hekim gelir. Deliye sorar :
    -Elin nerede?
    Deli gösterir.
    -Bacağın nerede?
    Deli yine gösterir.
    -Burnun nerde?
    Deli yine gösterir.
    Baş hekim doktorlara :
    -Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve :
    -Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.
    :roflol:
     
  2. 14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  3. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    BEŞ VAR
    İki deli arasında konuşma :
    -Saat kaç?
    -Beş var
    -Kaça beş var?
    -Bilmiyorum, akrebini kaybettim.





    BİR KEDİ DAHA
    Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar. Bekçi, onların ayak seslerini işitmişti. Sordu :
    -Kim o?
    İçlerinden biri kedi gibi miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki, delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı. Bekçi geri dönüp yine seslendi :
    -Kim var orada? İkinci deli cevap verdi :
    -Bir kedi daha.
     
  4. 14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  5. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.
    Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
    -Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
    Adam :
    -Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
    Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
    Pilot:
    -Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
    Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.
    Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!
    Dehşetle sordu :
    -Öğrencilerin nerede?, diye...
    -Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
    :roflol:
     
  6. 14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  7. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    YÜZME BİLMİYORUM Kİ
    Mühim bir şahsiyet, bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin bahçedeki havuza atladıklarını görr ve başhekime dönerek :
    -Mükemmel, hastalarınızın her türlü ihtiyacını karşıladığınızı göruyorum. Başhekim teşekkür eder, sonra da sözlerine devam eder :
    -Hele siz bir de su doldurabildiğimiz zaman gelin de görun!
    Havuzun boş olduğunu oğrenen adamcağız dehşet içinde tramplenin altına koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye "atlamamasını, havuzun içinde su olmadığını" söyler. Deli :
    -Ne zararı var? Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki! :roflol:


    NASIL BİLSİN
    Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, birşeyler yazdığını gördü :
    -Kolay gelsin, ne yazıyorsun?
    -Mektup yazıyorum efendim.
    -Yaaa...Kime yazıyorsun?
    -Kendime...
    -Peki, ne yazılı mektupta?
    -İlahi doktor bey, deli misiniz siz?Mektubu daha almadım ki...İçinde ne yazdığını bileyim.
    :roflol:
     
  8. 14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  9. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    CANLI GAZETE
    Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
    -Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
    Başhekim bu işten hoşlanmış :
    -Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
    -Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor.
    Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
    -Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim... :roflol:


    PLAN BOZULDU
    Akıl hastanesinde deliler bi araya gelip kaçış planı yaparlar. Elebaşları planı anlatır :
    -Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3. kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. Sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup onuda kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu gören elebaşları der ki :
    -Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün. :roflol:


    ÖNCE KAÇANLARI YİYELİM
    Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında :
    -Şunlara son bir test yapalım da gorelim akılları başlarına gelmiş mi, demişler.Bunun uzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve :
    -Buyrun beyler, yiyiniz, demişler. Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş.
    -Önce kaçanları yiyelim, öburleri nasıl olsa duruyor!
    :roflol:
     
  10. 14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  11. DryaSzr

    DryaSzr Edeple gelen lütufla gider Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.944
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    148
    :roflol: :roflol: :roflol: hepsi de çokk güzeldi canım..ellerine sağlık
     
  12. 14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  13. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    beğenmene sevindim.. walla seninkilere baktım nasıl yapmışsın die az daha hepsini tek tek eklicektim sen aynı başlık altında toplamışsın bide baktım ki kural buymuş.. yani senin sayende oldu... devamı gelecek.. hemde fazlasıyla.... :1hug:
     
  14. 19 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  15. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
     Her akşam karpuz tarlasına çocukların dadandığını fark eden çiftçi, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi: “Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!” Ertesi akşam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlada gezerken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti: “Şimdi o karpuzlardan iki tane var!”

     Genç işadamı uçağa binmek üzere havaalanına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. Görevli “Biletinizi alabilir miyim?” der. Adam biletini verir ve ekler; “Biletimden gördüğünüz gibi New York’a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra’ya, mavi olanında Paris’e gitmesini istiyorum.” Görevli kız şaşkınlıkla “Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil.” Bunun üzerine genç adam “Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sefer yapmıştınız da!”

     Kadın gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Kocasını bodrumda dizleri üzerine çökmüş, duvara dönmüş ağlar halde bulur... Ve merakla sorar: “Kocacığım, neyin var, n’oldu?” Gözü yaşlı adam: “Hatırlıyor musun, baban bizi beraber yakaladığında şöyle demişti “Ya evlenirsin ya da 20 yıl hapis yatarsın.” Kadın şaşırarak “Eee n’oldu?” Adam “Bugün hapisten çıkmış olacaktım...”

     Adamın biri gir gün felç olan arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama “Terliklerim yukarda kaldı onları bana getirir misin lütfen” diye rica etmiş. Adamda yukarı çıkmış, birde ne görsün. Felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekâsını çalıştırarak “Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi” demiş. Kızlar “Nasıl olur! İmkânsız!” demişler. Adam “İnanmıyorsanız babanıza soralım” demiş. Ve aşağıya seslenmiş “İkisini de mi?”. Felçli adam bağırmış “Evet ikisini de”.

     Adam barda gördüğü güzel kadınla konuşmanın yollarını arıyordu. Sonunda cesaretini toplayıp kıza yaklaştı ve “Biraz konuşabilir miyiz acaba?” dedi. Kız birden haykırdı “Terbiyesiz! Ben senin bildiğin kızlardan değilim.” Adam utancından yerin dibine girdi. Herkes ona bakıyordu. Gitti ve masasına oturdu. Bir süre sonra kız ona gülümseyerek yaklaştı ve “Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlar karşısında insanların nasıl davrandıklarını inceliyordum” dedi. Adam avaz avaz bağırarak cevap verdi “Ne? Gecesi 200 dolar mı? Deli misin sen?”

     Dursun iş için kasabaya giderken bakmış derenin kenarında komşusu Temel bir kedi yıkıyor. Dursun Temel’e “Bak o kediyi yıkıyorsun ama sonra hayvanı öldürme.” “Bir şey olmaz merak etme.” Dursun bunun üzerine kasabaya doğru yoluna devam etmiş. Birkaç saat sonra dönüş yolunda bakmış ki, Temel toprağa bir şeyler gömüyor. Dursun dayanamamış ve “Demiştim ben. Yıkıya yıkıya öldürdün hayvanı değil mi?” “Hayır hayır yıkarken değil, sıkarken öldü.”

     Genç rahibelerden biri koşarak gelir ve başrahibenin önünde diz çökerek “Değerli hemşire sormayın başıma neler geldi?” “Neler geldi kızım?” “Arka bahçede çiçek topluyordum, bahçıvanın oğlu ortaya çıktı ve maalesef bana...” “Tecavüz mü etti?” “Evet...” “Hımmmm, peki kızım sen şimdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç.” “Aaa, limon hamileliği önler mi?” “Hamileliği önlemezde, en azından sırıtmanı engeller.”
     
  16. 19 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  17. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
     Temel’in yolu bir gün Kanada’ya düşer. Hamsi avlamaktan bıktığı için buz tutmuş bir gölde, buzu kırıp balık tutmaya özenir ve işe koyulur. Tam buzu kıracakken, insanın içini titreten bir ses duyulur. “Oğlum burda balık yok!” Temel az öteye gidip tekrar buzu kıracakken ses yine gürler. “Sana burda balık yok dedim.” Temel’in eli ayağı titreyerek seslenir: “Tanrım sen misin yoksa?” Ses yeniden duyulur. “Hayır, oğlum ben buz hokeyi stadının spikeriyim.”

     Bir devrin bütün as ve klâs futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleğide futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış. “Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim, ne dersin?” demiş. “Boşuna oynamayalım, biz kazanırız.” Demiş şeytan. Melek de, “Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar kötü futbolcu varsa da sizde.” Bunu üzerine şeytan, şeytanca gülümsemiş ve “Ama bütün hakemlerde bizde.”

     İskoçya’da iki avcı ava çıkarlar. Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yerde yatar. Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir. Bakar ki arkadaşı nefes almıyor. Gözlerinde ki ferinde kaybolduğunu fark eder ve hemen acil servisi arar. “Arkadaşım öldü, ne yapmam gerekir?” diye sorar. Telefonun ucundaki ses: “Sakin olun ben size yardım edebilirim. Ama önce arkadaşınızın öldüğünden emin olmamız gerekir.” Birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur. Sonra “Tamam, şimdi ne yapacağım?”

     Temel, bir gün tarlasından eve dönmektedir. Birden ayağı kayar ve yüzlerce metre derinlikteki uçuruma yuvarlanır. Can havliyle uçurumdaki bir ağacın dalına tutunur. Aşağıya bakar metrelerce derinlikte ve dibinde sivri kayalar var. Belki duyan olurda kurtarmaya gelir diye avazı çıktığı kadar bağırır: “Çimse yok miiii, çimse yok miiii da?” Birkaç kere daha bağırır. Sonunda ta yukarılardan gökten bir ses duyar: “Ey kulum Temel. Düşüp ölsen ne var ki? Seni cennetime koyarım. Eğer emirlerimi yaptıysan, yasaklarımdan kaçındıysan, kul hakkı yemediysen hiç korkma! Temel şöyle bir düşünür; emirlerden hemen hiçbirini yapmamış, yasakların nerdeyse hepsini yapmış, kul hakkı desen sadece Fadime’nin hakkını ödeyemez. Başını kaldırıp tekrar bağırmaya başlamış: “Başka çimse yok miiii?”

     Futbol fanatiği adam, bir gün arkadaşının yanına gider. Arkadaşı ise ölüm döşeğinde Azrail’le boğuşuyor. Adam perişan arkadaşına “Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiğinde orada futbol var mı yok mu haber ver” der. Adam öldükten iki hafta sonra fanatik arkadaşını ziyaret eder. Adam arkadaşının hayaletini görünce dona kalır. Ölü arkadaşı: “Sana bir iyi bir kötü haberim var. İlk önce hangisini söyliyim?” Adam “İyi haberden başla.” Ölü arkadaşı “İyi haber her Çarşamba arkadaşlarla maç yapıyoruz. Kötü haber ise Çarşamba kalede sen varsın.”

     Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş. Ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış. “Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?” Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve “1,75 efendim” demiş. Komutan “Doğru. Hayret nasıl bildin?” deyince asker cevap vermiş “Bilirim tabii efendim. Ben kereste uzmanıyım.”
     
  18. 19 Aralık 2007
    Konu Sahibi : _EsCApE_
  19. _EsCApE_

    _EsCApE_ Hayat Şimdi Daha da Güzel Pro Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    610
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
     Milli Park Polisleri adamın birini nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınan bir Boz Kartal’ı kesmiş, pişirip yerken görmüş ve derhal tutuklamışlar. Mahkemede adamın avukatları “Bu adam ormanda yolunu kaybetmişti. Günlerdir aç olduğu için ya kartalı öldürecekti ya kendisi ölecekti.” diye müthiş bir savunma yapmışlar. Yargıç bu savunmayı kabul edebileceğini söylemiş. Kararını açıklamadan önce sanığa dönmüş ve “Son bir şey sormak istiyorum. Bende av meraklısıyım da. Bu Boz Kartalın tadı nasıl bir şey?” “Valla efendim” demiş adam. “Tam olarak Kelaynak ile Mavi Gagalı Puhu Kuşu tatları arasında bir şey.”

     Handan ve Mehmet, Mehmet’in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet’in annesi ikisinin arasında ileri boyutta bir ilişkinin olup olmadığını merak eder. Mehmet de annesine der ki: “Emin ol ki sadece ev arkadaşıyız.” İki gün sonra Handan “Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kâsesini bulamıyorum.” der. Mehmet annesine bir mektup yazar: “Gümüş çorba kâsesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki; sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kâsesi kayıp.” Bir hafta sonra Mehmet’in annesinden mektup gelir. “Oğlum, Handan’la yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki; Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, kâseyi çoktan bulmuş olurdu.”

     Boşanma davasında kadın, hâkime talebini gerekçesiyle açıklamış: “Sayın hâkim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım.” Hâkim kocaya sormuş: “Karınızı duydunuz, bir diyeceğiniz var mı?” Adam “Var tabii” demiş ve anlatmış: “Sayın hâkim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?” Hâkim kâtibe dönmüş. “Yaz kızım. Çocuk babada kalacak.”

     Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş. Derken yanına bir delikanlı gelmiş ki; saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı, renk boyalı. Adam çocuğa bakakalmış. Çocukta küstah bir sesle: “Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bir şey yapmadın mı?” demiş. Yaşlı adam gülümsemiş; “Yaptım. Bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanla birlikte olmuştum. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum...”


    ii eğlenceler:roflol::roflol::roflol::roflol: