Eski aşkların ağırlığından kurtulun

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve NILBERA tarafından 21 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    21 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Eski aşkların ağırlığından kurtulun


    Eğer her yeni ilişkiyle birlikte eskinin hatıraları kaybolsa, hayat daha eğlenceli olabilirdi. Ne var ki, eski sevgilinin sizi bir yıl boyunca en iyi arkadaşınızla aldattığını kolay kolay unutamazsınız. Yeni saç modeliniz karşısında, 13 yaşında bir erkek çocuğuna benzediğinizi söylemesi de hafızanızdan kolay silinmez. Maalesef bu eski yaralar her an yeniden açılma ve size stres verme gücüne sahip. Zaman geçtikçe, eski yaralar birikir, yeni ilişkiye bilinçli veya bilinçsiz olarak taşıdığınız bir duygusal yük oluşturmaya başlar.

    "Sizi geçmişte yaşatan her türlü hatıra sizin için bir yüktür" diyor ilişki uzmanı ve "The Truth About Love" (Aşk Gerçeği) adlı kitabın yazarı Pat Love. "Bu yük kendini değişik şekillerde ifade edebilir. Onu bir terk edilme korkusu olarak veya yanlış bir ilişkiden vazgeçme kapasitesi olarak hissedebilirsiniz." Neyse ki eski ilişkilerin izlerinden kurtulmak için senelerce terapi görmek zorunda değilsiniz.

    Yapmanız gereken tek şey, yeni ilişkinizi sabote etmeye başlamadan önce onların yükünden kurtulmaktır. En önemli şey sizi olumsuz etkileyen şeyleri tespit etmek.

    Çiftlerin en çok yakındıkları eski ilişki izlerini tespit edip, onları kontrol altında tutmak için bir davranış kılavuzu oluşturduk. Tavsiyelerimizi uygulayın ve eski yaraların işkencesinden sonsuza dek kurtulun.

    Aşk Yarası 1:
    Yenilgiye Uğramış Ego

    Yersiz çıkışlarınıza ve korkularınıza bir ad koyduktan sonra, onlarla savaşmak ve onlardan sonsuza dek kurtulmak çok kolay. "Excess Baggage" (Fazla Bagajlar) adlı kitabında psikolog Judith Sills size ilk olarak özsaygınızı yeniden bulmanızı öneriyor: "Eski sevgilinize ve aşağılama stiline konsantre olmak yerine, kendinize konsantre olmaya çalışın. Bir günlük tutun ve her ay kendinize olan şikayetlerinizi not edin. Size destek olan arkadaşlarınızla ve ailenizle birlikte daha çok vakit geçirin." Bir özsaygı kazanma şekli daha: "Fearless Living" (Korkusuz Yaşamak) adlı kitabında yazar Rhonda Britten şu gerçeği vurguluyor: "Kabul ettiğiniz her iltifatla kendinizi mükemmel görmeye adım atmış oluyorsunuz."

    Aşk Yarası 2:
    Cinsel Güvensizlik

    Sevdiğiniz insan tarafından yatakta yetersizlikle suçlanmak kadar gurur kırıcı bir şey olabilir mi? Hayır! Cinsel heyecan o kadar güçlü olabilir ki, insanda felç etkisi yaratabilir. Yapmanız gereken tek şey yavaş yavaş ilerlemek: Seks yapmadan önce erkeğinizle iyi dost olun. Belli bir rahatlık seviyesini yakaladıktan sonra, geçmişteki yetersizliklerden daha az korkmaya başlayacaksınız. Yataktaki yeteneklerinizde güven kazandıkça, daha rahat hareket edebilme kapasitesini yakalayacaksınız.

    Aşk Yarası 3:
    Değersiz Hissetmek

    Birisi sizi terk ettiyse, alnınızda "Terk edilmiş" damgası taşıdığınızı sanmayın. "The Dumbest Relationship Mistaes Smart People Make" (Akıllı İnsanların Yaptığı Aptalca İlişki Hataları) adlı kitabın yazarı Carolyn N. Bushong, şunları tavsiye ediyor: "Sizi terk edenin eksilerini düşünün. Ona karşı cephe oluşturmanıza gerek yok, hakkında gerçekçi değerlendirmeler yapmanız yeterli."

    Onun kafanızdaki imajını yerle bir etmek yerine, yapabileceğiniz daha önemli şeyler var: değersizlik kompleksinden kurtulmak. Düşünce olarak kendi kendinizi yenilgiye uğratırsanız, özgüveninizi ve saygınızı kaybedersiniz. Çare mi? Kendinize bakış açınızı değiştirin ve başkaları tarafından iyi görünmek için ilk önce kendinize değer verin. Kısa sürede olumlu düşüncelerinize inanmaya başlayacaksınız.

    Aşk Yarası 4:
    Yıkılmış Hissetmek

    Aldatılmış olan kadınların çoğunda bu düşünce hakim: Bütün erkekler aynı. Karşılarına çıkan her erkek tersini ispat edene kadar kendilerini suçlular kervanında bulacaklardır. Bu tür kadınlar her yeni erkeği bitmez tükenmez sorularla sorguya çekerler. Ama unutulmaması gereken bir şey var: Merakla sorgulama arasındaki çizgi çok ince ve onu farkında olmadan geçmek çok kolay. Her sohbetinizin bir sorgu-araştırmaya benzememesine dikkat etmelisiniz. Şunları düşünün: Sevgilinizi aradığınızda hemen cevap vermemesi sizi kuşkuya düşürür mü? Ona "Günün nasıl geçti?" diye sormak yerine "Bütün gün ne yaptın?" diye sorduğunuz oldu mu? Cevabınız evetse, kuşku ve kıskançlık girdabına kapıldığınızı bilin.

    Eski sevgililerin açtığı yaraları kapatmak çok zor ama yeni ilişkinizi yaşatmak istiyorsanız, bunu yapmak zorundasınız. Aldatıldıktan sonra yalan söylemeyen bir kişiyi de yalancııkla suçlamanız anlaşılır bir durum. Ancak, yeni bir ilişkide bir güven seviyesini yakalayamazsanız, ilerde büyük tartışmalar yaşayabilirsiniz.
    Yaranızın kapanmasını sağlamak için erkeklere yine güven kredisi vermek gerekiyor. Eski sevgilinizden almayıp, yeni sevgilinizden aldıklarınızı düşünün. Arkadaşlarınızdan korkunuzu frenlemek için yardım isteyin. Ve asla unutmayın: Eğer yeni bir ilişkiyse, eski ilişkinin kötü tecrübelerini yaşayacağınız inancıyla başlarsanız, kendi kötü kehanetlerinizin kurbanı olabilirsiniz. Sırf dürüstlüğünü değil, sevgilinizin diğer olumlu yönlerini görmeye, onlara inanmaya çalışın.