Estetik Dişhekimliği

Konusu 'Ağız - Diş Sağlığı ve Bakımı' forumundadır ve LeblebiŞekeri tarafından 14 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    14 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : LeblebiŞekeri
  1. ADEZİV SİSTEMLER (BONDING)

    Adeziv sistem (bonding) nedir?

    Dişin rengini veya şeklini değiştirmek, büyütmek ya da bir kusurunu tedavi etmek amacıyla dişe yapılan ilavelerdir. Bu amaçla kullanılan malzemeler (mikrofil ajanlar), doğal dişin dış yüzeyine tutturularak şekil ve renk bozuklukları kolayca giderilebilir.

    Bonding, günümüzde en çok ve en son uygulanan koruyucu dişhekimliği işlemlerinden biridir. Çoğu durumda, en az miktarda diş kaybı ile bu işlem gerçekleştirilir.

    Bu sistem uygulanırken ağrı hissedilir mi?

    Hayır! Pek çok durumda, dişi uyuşturmaya bile gerek duymadan bu işlem uygulanabilir.

    Doğal görünür mü?
    Evet! Kozmetik dişhekimliğinde yetkin bir dişhekimi tarafından yapıldığında doğal görünür.

    Adeziv sistem uygulanan dişlerde zamanla renk değişimi olur mu?

    Mikrofil ajanlar, en ileri tekniklerle elde edilmiş olup, hemen hemen diş yapısıyla aynı özellikler taşırlar ve ancak normal dişler kadar renk değiştirirler.Yüzey pürüzlülüğü, cilalama ile en aza indirildiğinde lekelenmeye karşı dayanıklılığı artar. Dış faktörlerin sebep olduğu (sigara, çay, kola, kahve vb.) olası lekelenmeler ise, rutin diş muayenelerinde giderilebilir.

    Bu sistemin uygulandığı dişler özel bir bakım gerektirir mi?

    Bu konuda bazı sınırlamalar mevcuttur. Çok sert nesneleri (buz, şeker gibi) ısırmaktan kaçınmalıdır. Ayrıca tırnak yeme gibi olumsuz alışkanlıklardan uzak kalınmalıdır.

    Bir adeziv sistemin ömrü ne kadardır?

    Bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine ve dişhekiminin becerisine bağlıdır. Son teknoloji ile üretilen malzemelerin ömrü 5 ila 10 yıldır. Bonding (adeziv sistem) uygulanmış bir dişe, daha sonra yeniden bir bonding işlemi yapılabilir.

    Bu işlem pahalı mıdır?

    Genellikle diğer estetik işlemlere göre daha ekonomiktir. Ücreti belirleyen faktör, kullanılan malzeme ve seçilecek tedavi türüdür.

    Tedavi süresi ne kadar dır?

    Size, güzel ve kendinizden emin bir gülümseme armağan edecek olan bu işlem için pek çok kez bir seans (15 dak. – 1 saat) yeterlidir. Uygulanacak seans sayısı, yapılacak işleme göre değişir.

    Bu işlem herkese uygulanabilir mi?

    Evet! Hemen hemen bütün yaş gruplarına bu tedavi metodu uygulanabilir. Çocuklar, ergenlik çağındakiler, yetişkinler ve yaşlılar görünüşlerini ve gülümsemelerini bu metot sayesinde daha da güzelleştirebilirler.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Ocak 2009
  2. 14 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : LeblebiŞekeri
  3. DİŞ BEYAZLATMA (BLEACHING)

    Modern toplumlarda bireyler dişlerinin görünümünü önemserler, hatta dişlerdeki şekil ve renk bozuklukları kişide psikolojik rahatsızlıklara kadar varan problemlere sebep olabilir. Dişhekimliğinde estetik ve restoratif maddelerin gelişmesiyle pek çok renk, şekil, konum bozuklukları kolaylıkla çözümlenebilmektedir. Renklenmiş dişlerin beyazlatılması (bleaching), diğer restoratif metotlara kıyasla daha ucuz, pratik ve zararsızdır.

    Beyazlatma (bleaching) işlemi nedir ve nasıl yapılır ?

    Beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir:

    - Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması,
    - Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 - 8 saat takması (tercihen uykuda),
    - Tedavinin ortalama 1 - 4 hafta içinde sonlandırılması.
    - İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:

    Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.

    İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir süre tutulur.

    İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir.

    Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.

    Dişlerde istenmeyen lekeler neden oluşur?

    Bunun bir çok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, eski protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu boyunca kullanılan antibiyotik (tetracycline) veya aşırı florit tüketimi de dişlerde renklenmelere yol açabilir.

    Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi diş etkenlerin boyaması ile, gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile, yaşlılıkla, dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir.

    Beyazlatma işlemi kimlere uygulanabilir?

    Hemen hemen herkese! Ancak, tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar vardır. Dişhekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.

    Beyazlatma işlemi zor ve zahmetli midir?

    Hayır! Ağız sağlığı teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde dişleriniz çok kısa bir sürede, güvenli ve etkin olarak beyazlatılabilmektedir.

    Güvenli midir?

    Evet! Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması dişhekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.

    Uygulama süresi ne kadardır?

    Genelde, ilk uygulamada beyazlama başlar. Ancak, ideal görüntüye ulaşmak için, uygulamanın 10 – 14 gün devam etmesi gerekir.

    Dişler beyazladıktan sonra eski haline döner mi?

    Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak, hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir – iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir.

    Özetle bu tedavinin başarılı olabilmesi için neler önemlidir?

    - Kullanılan ilacın markası ve içerği
    - Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız
    - İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi


    Tedavi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacağım?

    Eğer sigara içiyorsanız lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli). Tedavi'nin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soğuk sıcak hassasiyeti.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Ocak 2009
  4. 14 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : LeblebiŞekeri
  5. KURONLAR

    Kuron (tam kaplama) nedir ve niçin kullanılır?

    Hasarlı bir dişi yeniden eski haline getirmek için dişe uygulanan bir kaplamadır. Amacı dişi güzelleştirmek, sağlamlaştırmak ve korumaktır. Kuron aşağıdaki durumlarda yapılabilir,

    - yeterince diş desteğinin olmaması durumunda büyük bir dolguyu restore etmek için,

    - zayıf dişlerin kırılmasını önlemek için,

    - bir diş implantına üst yapı olarak,

    - kırık, şekli bozuk veya renklenmiş dişleri kaplamak için.

    Kuron kaplamalar için en uygun malzeme hangisidir?

    Sizin için en uygun malzemeyi seçerken, hem görüntü hem de işlev göz önünde bulundurulur. Dişhekiminiz; diş yerleşimi, dişeti dokusunun konumu, gülümsediğinizde görünen dişlerinizin miktarı, dişlerinizdeki renklenmeler ve dişlerinin fonksiyonlarını değerlendirip bu konuda bir karara varacaktır. Kuronlar çeşitli malzemelerden yapılabilir. Bunlar; altın veya daha değersiz alaşımlar, porselen (seramik), akrilik, kompozit veya tüm bunların bir kombinasyonu olabilir.

    Bir kron nasıl yerleştirilir?

    Kronlama işlemi birkaç adımda yapılır. Dişhekiminiz, gerektiği şekilde dişiniz üzerinde hazırlık yapar, çürük kısımları varsa temizlenir ve dişin tam bir modelinin elde edilebilmesi için ölçü alınır. Elde edilen modele göre kuronunuz son halini alacaktır. Kron tamamen hazır hale geldiğinde, dişhekiminiz gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra yerine yerleştirecektir. Siz ve dişhekiminiz, görünüşünden ve konumundan memnun kaldıktan sonra kuron daimi olarak yapıştırılır.

    Kuronların bakımı nasıl yapılır?

    Dişlerinizi günde iki defa fırçalamalı ve bir defa da diş ipi ile temizlemelisiniz. Bu temizleme işlemi, bakterilerden oluşan plakları ortadan kaldıracaktır. Bu konudaki en önemli nokta diş ve dişetinizin birleştiği bölgedeki (sulcus) plakların temizlenmesidir. Kuronların kırılmasını veya zarar görmesini önlemek için, sert yiyecek ve nesneleri çiğnemekten kaçınmak gerekir. Yine her durumda olduğu gibi dişhekiminizi rutin olarak ziyaret etmeniz, kuronların ömrünü uzatacaktır.

    Tamamlanmış bir kuronun görünümü nasıldır?

    Dişhekiminizin öncelikli hedeflerinden biri de yapay dişi, doğal dişe mümkün olduğunca benzetmektir. Bunu başarabilmek için renk, şekil, ısırma ve doğal ile yapay dişlerinizin her ikisinin de boyutları göz önüne alınır. Bu faktörlerden herhangi biri görünüşünüzü önemli ölçüde etkileyebilir. Bu işlem sonucunda, nasıl bir görünüm beklediğinizi dişhekiminizle ilk seansta konuşmalısınız.

    METAL DESTEKSIZ FULL (TAM) PORSELEN KURON DİŞ Önceden dişleri kesilmiş kişilere metal desteksiz (metalsiz) porselen kuronlar uygulanabilir.

    Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron (kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayarak dişhekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır.



    Cercon Metal destekli kuron

    Kuronların görüntüsünü pek çok şey etkilese de en önemlisi ışığa verdikleri tepkidir. Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir.

    FULL (TAM) PORSELEN KURONLARIN AVANTAJLARI

    Metal destekli porselenler bazı ışıklarda (disko, fotoğraf makinası flaşı vb.) ağızda yokmuş gibi koyu renk bir boşluk görüntüsü verirler. Full porselenler ise doğal diş gibi her türlü ışığı geçirirler.

    Full porselenler ışığı geçirdiklerinden doğal diş yapısına çok benzer bir estetik oluştururken, çok iyi yapılmış bile olsa metal-porselenlerde bir donukluk ve yapaylık vardır. Bu nedenle özellikle ön dişlerde full porselenler tercih edilir.

    Metal desteksizlerde alt yapıda metal olmadığı için kuron-diş eti hizasında koyu renk bir çizgi olmaz. Daha estetik bir görüntü sağlanır.

    Metal destekli porselenler mekanik olarak dişe yapıştırılırlar. Full porselenler mekanik ve kimyasal olarak dişe tutturulur. Bu yüzden metal desteklilere göre tutuculukları çok daha yüksektir.

    Alt yapıda kullanılan bazı metallere karşı (nikel vb.) oluşabilecek allerji riski full porselenlerde yoktur.

    Diş eti çekildiğinde, full porselenler estetik görünümlerini korurlarken, metal porselenler diş ile birleştikleri bölgede kötü bir görüntü oluştururlar.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Ocak 2009
  6. 14 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : LeblebiŞekeri
  7. KÖPRÜLER

    Bir veya daha fazla dişinizi kaybettiyseniz, onların sizin görünüşünüz ve ağız sağlığınızda ne denli önemli rol oynadıklarını fark etmişsinizdir. Dişlerimiz çiğnerken, konuşurken, şarkı söylerken ve gülerken hep birlikte çalışırlar. Dişlerimiz kaybettiğimizde ise, bu işler biraz daha zorlaşır. Ancak şanslıyız ki, kayıp dişleri çeşitli metotlarla telafi etmek mümkün...

    Köprü veya sabit protez tam olarak nedir?

    Bir veya birden fazla dişin kaybı durumunda oluşan boşlukları doldurmak için, komşu dişlerden destek alınması esasına dayanan bir tedavi şeklidir. İki türü vardır;

    Sabit köprü, bağlantıları sadece bir uzman tarafından koparılabilir.

    Hareketli köprü, ağız temizliği esnasında kişi tarafından çıkarılabilir. Ancak günümüzde pek uygulanmamaktadır.

    Niçin köprüye ihtiyaç duyulur?

    Görünümünüz, diş sağlığınız ve diş – çene işlevleri için gereklidirler. Bir köprü yüzünüzün doğal şeklinin korunmasında ve dudak – yanak'ın desteklenmesinde yardımcı olabilir. Bir azı dişinizin kaybı, yüzünüzün olduğundan daha yaşlı ve yıpranmış görünmesine sebep olabilir.

    Daha da önemlisi eksik dişlerin giderilmemesi ağız ve diş sağlığını bozar. Her bir diş, bir diğerini tamamlayacak şekilde tasarlanmıştır. Bir diş kaybedildiğinde, diğer dişler kayıp dişin oluşturduğu boşluğa doğru zaman içinde hareket eder veya eğilirler. Karşı çenedeki diş de boşluğa uzar. Bu alışılmadık diş hareketleri, hem dişte hem de dişetinde gerilimlere yol açar. Bütün bunlara ilaveten, dişeti ve kemik dokularda tahribat meydana gelir. Normal - doğal diş temasları bozulduğu için, dolayısıyla fizyolojik temizlik de engellendiğinden, dişler çürümeye eğilimli hale gelirler.

    Kayıp dişler çiğneme ve konuşmayı olumsuz yönde etkiler. Konuşurken bir çok sesi çıkarmaya yardımcı oldukları için düzgün konuşmak eksiksiz bir diş yapısıyla mümkündür. Ayrıca, tek taraflı çiğnemek eklemlere patolojik yük bindirir.

    Bir köprü nasıl tutturulur?

    Sabit bir köprü, kayıp dişin yokluğundan kaynaklanan boşluğa doğru, yanındaki doğal dişlerden destek alınarak yapıştırılır. Böylece yapay bir diş, kayıp dişin yerini alır. Yapay diş, doğal dişlerin üzerine hazırlanan kuronlara tutturulur.

    Farklı tipte köprüler mevcut mudur?

    Evet! İmplantlar, yapay dişi doğrudan çeneye veya dişetinin altına tuttururlar. İmplant işlemi, cerrahi müdahale gerektirdiğinden, genel sağlığın yerinde olması ve implantın yerleştirilebilmesi için yeterli kemik yapısına sahip olması gerekir.

    Bazı örneklerde, adeziv sistemle (bonding) yapılan köprüler de (maryland) kayıp dişlerin telafisi için kullanılır. Bu köprüler, diğer dişlere özel bir işlemle tutturuldukları için kuronlama işlemine gerek yoktur. Dişhekiminiz, hangi tedavi metodunun sizin için uygun olacağını tayin edecektir.

    Köprü işleminde ne tür malzeme kullanılır?

    Köprü malzemesi seçilirken, görünüm ve fonksiyon göz önüne alınır. Köprüler, altın alaşımlar, kıymetli olmayan alaşımlar, porselen veya bütün bu malzemelerin kombinasyonundan oluşabilir.

    METAL DESTEKSİZ ZİRKONYUM ESASLI KÖPRÜLER

    Bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Son teknoloji ürünü bu altyapı estetik ve dayanıklılığı birarada sunabilme özelliğine sahip tek malzemedir. Sistemin en büyük avantajı ulaştığı çok yüksek dayanılılıkla arka bölgedeki köprülerde de tam estetik bir görünüm sağlamasıdır.

    Zirkonyum Nedir ?

    Uzun yıllardır porselen uygulamalarında dayanıklılık için, porselen dişin altına metal bir alt yapı kullanılmaktaydı. Bu metal alt yapının diş etleri, diş dokusu, genel vücut sağlıgı ve en önemlisi estetik yönünden mahsurları bilindiginden, porselen alt yapısında metale alternatif bir malzeme arayışı yıllardır sürmekteydi.

    Daha önce tıbbın diger alanlarında başarıyla kullanılan zirkonyum‘un dişhekimliğinde porselen metalinin yerine uygulanması ile yeni bir devir açılmış oldu.

    Çünkü bu yeni zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalar diş eti problemi, ve allerji yapmamasının yanında, ışık geçirme özelliği ile dogal dişlere yakın estetik ve fonksiyonu yakalamımızı sağlamaktadır.

    Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron (kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birlestirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayarak dişhekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır.
    Materyalin başarısı tıp ve endüstri alanında kanıtlanmıştır. 1998 yılında başlayan araştırmalar sonucunda 2002 yılı başından itibaren klinik uygulamalara tüm dünyada geçilmiştir. Bu yeni uygulama ile hastada metal-seramik ve tam seramik restorasyonlarda oluşan estetik kaygılar kesinlikle ortadan kalkmaktadır.

    Nerelerde kullanılabilir?

    Tek diş kuron restorasyonları

    3-6 üyeli (anatomik uzunluğu 38mm.ye kadar olan) köprüler

    Bugüne kadar, zirkonyum oksit üretimdeki yüksek maliyeti nedeniyle dental uygulamalarda kullanılmıyordu. Zürih Federal teknoloji enstitüsü tarafından geliştirilen bir proje sayesinde zirkonyum oksit ekonomik bir şekilde diş hekimliğinde kullanılabilir hale gelmiştir. Zirkonyum 1960 ‘lı yıllardan beri tıpta da kullanılmaktadır, yapılan uzun süreli çalışmalar ile materyalin güvenilirliği kanıtlanmıştır.

    Zirkonyum başta kalça eklem protezleri olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde çeşitli amaçlarla kullanılmış ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi veya zararının olmadığı, allerji yapmadığı saptanmıştır.

    Zirkonyum, yüksek ısılara, darbelere dayanıklı, hafif, ısı ve elektrik iletmeyen, ışık geçirebilen bir elementtir.

    Ayrıca ağızda tad bozukluğuna, dişeti problemlerine ve ağız kokusuna yol açmayan sağlıklı bir materyaldir.

    Dişlerinizden alınan ölçü ile hazırlanan model üzerine dişlerinizin bir mum modeli hazırlanmakta. Bilgisayar destekli bir cihaz bu modelden aldığı bilgiler doğrultusunda zirkonyum oksit bloğu aşındırarak dişlerinizin alt yapısını hazırlamaktadır. Aşındırılarak hazırlanan yapılar üzerine uygun renkte seramik yerleştirilerek çalışma tamamlanmaktadır.

    Artık yeni yüksek teknoloji ürünü olan zirkonyum oksit ile metalsiz güçlü ve estetik restorasyonlar başarıyla yapılabilmektedir.

    METAL DESTEKSİZ IPS KÖPRÜLER

    Güçlendirilmiş porselenin özel makinalarda sıkıştırılması ile elde edilir. Özellikle ön dişlerde, ışık geçirgenliğinin çok iyi olmasından dolayı tercih edilir. Arka bölge için özellikle çiğneme kuvvetlerine karşı yeterince dayanıklı değildir.

    EN ÇOK SORULAN SORULAR

    Özel bir yapıştırma gerekir mi?
    Hayır, geleneksel yöntemler kullanılarak yapıştırılabilmektedir

    Geçici yapıştırma yapılabir mi?
    Evet

    Sıcak-soğuk hassasiyeti gelişir mi?
    Hayır, sıcak-soğuk hassasiyeti gelişmez.Çünkü Zirkonyum Oksitin ısı yalıtıcı özelliği vardır.

    Alerji yapar mı?
    Hayır, Zirkonyum Oksit doku uyumlu bir maddedir alerji yapmaz.

    Opak mıdır?
    Hayır

    Dişetlerinde çekilme olur mu?
    Hayır,yapılan araştırmalarda diş etleri ile mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Elbette yaşla birlikte doğal olarak gelişen dişeti çekilmesini durduramaz.

    Kullanıcılar için cercon uygulamalarının bazı önemli avantajlarıda bulunmaktadır. Zirkonyum oksit altyapı üzerine yerleştirilen cercon seramiği yiyecek artıklarının ve mikroorganizmaların diş yüzeyine tutunma oranını düşürmektedir.Böylece iyi bir ağız hijyeni sağlanmaktadır.Zirkonyum oksit ısıyı iletmez, sıcak ve soğuk yiyecekler aldığınızda dişlerinizde hassasiyet meydana gelmez.

    Cercon: modern diş hekimliğinin temel gereksinimleri olan estetik, sağlamlık, doku uyumu ve doğallık konularında bugüne kadar ulaşılan en yüksek kaliteye sahip bir üründür.



    Köprüyü nasıl korumalıyız?

    Ağzımızdaki sağlıklı dişleri korumak çok önemlidir. Günde en az iki defa fırçalamamız ve ara yüz temizleyicilerle (diş ipi, özel fırçalar) temizlememiz gerekmektedir. Temizleyiciler, plak olarak adlandırdığımız yapışkan bakteri tabakasının temizlenmesine yardımcı olur. Plaklar dişeti hastalıklarına ve dişlerin çürümesine yol açarlar. Diş veya dişi tutan kemik herhangi bir şekilde zarar görürse diş köprü desteğini kaybedebilir.

    Özellikle köprünün etrafını, altını ve doğal dişle olan bağlantı alanlarını özenle temizlemek gerekir. Diş ipi ve özel fırçalar, bu alanlara ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Hepsinden önemlisi, dişhekiminizi düzenli olarak ziyaret etmelisiniz. Unutmayınız ki, köprünün planlaması ve kurulması aşamasındaki dişhekimi faktörü, köprünün ömrünü belirleyen en önemli faktörüdür.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 3 Ocak 2009
  8. 22 Ağustos 2016
    Konu Sahibi : LeblebiŞekeri
  9. Minarguler

    Minarguler Üye Üye

    Katılım:
    26 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    23
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    6
    herkese merhaba benim ön dişlerimden biri doğuştan eksikti.geçen sene implant yaptırdım ama kendi dişlerimin rengiyle az da olsa renk farklılığı var.önde olduğu için estetik olarak hoş durmuyor.bu renk farklılığını gidermek için ne yapmam gerek?ankarada yaşıyorum diş hekimi önerilerinizi bekliyorum.