Estetisyen,Cilt Bakım ve Güzellik Uzmanları

Konusu 'Mesleklerimiz ve Biz' forumundadır ve yaren_76 tarafından 12 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    ESTETİSYEN,CİLT BAKIM ve GÜZELLİK UZMANI ARKADAŞLAR​




    CİLT ve VÜCUT BAKIMI
    [​IMG]
    EPİLASYON
    [​IMG]
    MASAJ
    [​IMG]
    ZAYIFLAMA TEKNİKLERİ
    [​IMG]
    MYO LİFTİNG
    [​IMG]
    PROFÖSYONEL MAKYAJ
    [​IMG]
    KOZMETİK
    [​IMG]
    FUARLAR,SEMİNERLER,KURSLAR VE DUYURULAR
    YENİ ÇIKAN ÜRÜN ALET VE EKİPMANLAR HER ŞEYİ BURDA KONUŞALIM PAYLAŞALIM,

    EEEEEEEEEE NE DURUYORSUNUZ​
     
    Son düzenleme: 9 Ağustos 2008
  2. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    DERİ:
    Tüm vücudu manto gibi kaplayan,dış etkenlere karşı koruyan kendini yeniliyebilen bir organdır.Derinin kalınlığı şahsa ve yerine göre deyişir

    [​IMG]

    Cilt : Yapısı ve Fonksiyonları

    Cilt Yapısı
    1-Epidermis Tabakası
    2-Dermis Tabakası
    3-Hipodermis-Subkutan Tabaka


    Cilt Yapısı
    Cilt, insanın canlılığını korumadaki en önemli ve büyük organdır. Vücut ağırlığının %16'sını oluşturur. Cildin çok sayıda işlevi vardır.

    Destek Görevi : Cilt altındaki dokuları örter ve onlara destek sağlar.

    Vucut Isısının Korunması : Barındırdığı çok geniş damar yapısı ve ter bezleri sayesinde vücudun ısısının sabit tutulmasında en temel görevi üstlenir.

    Salgılama : Ter gibi salgılarla vücutta bazı artık maddelerin birkmeden dışarı atılmasını sağlar.

    D Vitamini Yapılması : Fotokimyasal yöntem ile vucudun ihtiyaç duyduğu D vitaminini yapar.

    Duyu Fonksiyonu : İçinde barındırdığı organeller sayesinde basınç, ısı, ağrı gibi duyumların alınmasını sağlar.

    Pigmentasyon : Cilt oluşturduğu pigmentler ile ultra viyole (UV) ışınlarının olumsuz etkilerinden bizi korur.

    Engelleme : Epidermis katmanı ile istenmeyen madde veya zehirli etki gösterebilecek olan maddelerin emilmesine müsade etmez.


    Bağışıklık Sistemimize Yardımı : Özellikle epidermisin en çok keratinize bölümü olan Stratum corneum ile yabancı mikroorganizmaların vücudumuza girmesine engel olur.

    Kısacası cilt dış dünya ile karşı karşıya olan su geçirmez bir bariyer özelliği taşıyan bir organdır. Tabakalar halindedir ancak homojen bir yapıda değildir. İçinde bazı organeller bulunur. Bu organeller sıcağı, basıncı hissedeler ve daha bir çok hizmetler görürler. Cildin içersinde ter bezleri, kıl kökleri ve organeller bulunur. Cildin altında genelde gevşek liflerden oluşan kollajen lifleri (KOLLAJEN TEDAVİSİ), yağ dokusu ve kas dokusundan oluşan cilt katmanı bulunur.

    Cilt yapısı 3 ana bölümde incelenir
    Epidermis Tabakası

    5 tabakadan oluşur:

    Stratum Corneum (boynuzsu katman): Balık pulu gibi birbirlerine sıkıca yapışan ve devamlı olarak alttan gelen yeni hücrelerce yenilenen bir katmandır. Bu hücreler bir proteinli madde olan keratini içerir. Bu katmanın yüzeyi asidik bir madde ile kaplıdır.

    Stratum Lucidum (şeffaf katman): Bu katman küçük ve şeffaf hücrelerden oluşur. Vücutta kıl olmayan yerlerde bulunur.

    Stratum Granulosum (granüllü katman)
    Stratum Spinosum (dikenli katman)
    Stratum Germinativum (temel katman): Bu katman devamlı olarak yeni hücreler yapar ve üst katmanlara yollar. Bu katmanda yer alan bir başka önemli hücre tipi melanositlerdir. Bu hücreler MELANİN adı verilen koyu renkli pigmentleri yapar. Melanin, dış ortamdan cilde gelen zararlı ultra viyole ışınlarının daha alt katmanlardaki hassas hücrelere ulaşmasını engeller. Bu ışınlar, hassas hücreleri yok edebilirler. Siyah ırk insanlarında bu pigment daha fazla miktarda bulunur. Yaz aylarında ve karlı ortamlarda güneş ışınları nedeni ile bu pigment yapımı artar ve cilde daha koyu bir renk verir.

    Epidermis katmanındaki hücreler doğar, yaşar ve ölürler yani dökülürler. Yaşlanan hücreler cilt yüzeyinden dökülür. Yeni hücreler temel katmanda yapılmaya devam eder. Yeni yapılan hücreler gelişir, yeni hücreler yapmak üzere bölünür ve sonunda 2 haftalık bir yolculuk ile en üst katmandan dökülen hücrelerin yerini alırlar. Bu yer değiştirme işlemi yaşam boyunca sürer. Yaşlanma ile birlikte hücrelerin dökülme ve yerine geçme işlemleride yavaşlar.

    Dermis Tabakası
    Bu bölüm, bağ dokunun ön planda olduğu ve damardan çok zengin bir katmandır. Çok sayıda kan ve lenf damarı yanı sıra, sinirler, ter bezleri, yağ bezleri (Sebase Bezler), kıl folikülleri ve bazı yardımcı yapılar bulunur. Bu katman cilde tatbik edilen maddeleri emen katmandır. Bu katmanda yapılan yağ (sebase) ve ter cildin asidik örtüsünü oluşturur. Sebase bezlerin aşırı çalışması sivilce ve siyah noktaların oluşumuna neden olurlar.

    2 tabakadan oluşur:
    Papiller Katman: Çok önemli cilt yapıları olan KOLLAJEN ve ELASTİN liflerinin bol bulunduğu bir katmandır. Kollajen ve elastin cilde esnekliğini, gerginliğini veren protein yapısındaki liflerdir. Her hangi bir şekil değişikliğinde, cildin tekrar eski şeklini almasını sağlarlar. Altaki katmanlarda hücre ve damarların gelişmesi için uygun ortam yaratırlar.

    Retiküler Katman: Bu katman yağ doku hücrelerinin, kan ve lenf damarlarının, yağ bezlerinin, ter bezlerinin, kıl foliküllerinin ve bu kılların hareketini sağlayan errector pilli kasların bulunduğu katmandır.

    Subkutan Tabaka

    Cildin en içte kalan kısmıdır. Besleme, salgılama ve ısı değişiminin sağlandığı katmandır.
     
  4. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    ONARIM ve BAKIM ÜRÜNLER

    Testin Yapılışı
    Testin Değerlendirilmesi
    Elektronik Cihazlar ile Testin Yapılışı


    Cilt Yapısı
    Cildinizin tipini bilmeniz, doğru bir cilt bakımı yapmanız için son derece önemlidir. Çok basit bir test ile her yerde cildinizin yapısını değerlendirebilirsiniz. Böyle bir testi yapabilmek için ihtiyaç duyacağınız malzemeler şunlar. İnce ve emici bir kağıttan (sigara kağıdı olabilir) hazırlanmış, 2 cm kadar eninde ve 5-6 cm boyundaki şeritler.

    Testin Yapılışı
    1. Basamak
    Yüzünüzü ılık su ve yumuşak bir sabun ile bastırmadan ve zorlamadan yıkayınız ve bol su ile çalkalayınız. Cildinizi kurulayın ancak herhangi bir krem, losyon veya kozmetik tatbik etmeyiniz. Cildinizi yıkamak ile, cilt üzerindeki örtüyü kaldırmış oldunuz. Sağlıklı bir cilt bu örtüyü 1 saat içinde yeniden oluşturur.
    2. Basamak
    Hazırlamış olduğunuz kağıt şeritlere ALIN, BURUN, ÇENE ve YANAK yazınız
    3.Basamak
    Hazırladığınız kağıt şeritleri, üzerlerinde yazan yerlere göre alın, burun, çene ve yanak bölgelerine yapıştıracak gibi sıra ile tatbik edin ve 10 a kadar sayın.
    4. Basamak
    Şimdi sıra sonuçları değerlendirmekte.


    Testin Değerlendiriesi
    EĞER cildiniz Yağlı ise :
    Eğer tatbik ettiğiniz kağıt şeritler alın, burun, çene ve iç yanak bölgelerine nerde ise yapışıyorsa ve meydana gelen yağ lekesi büyük ise.
    EĞER cildiniz Kuru ve veya Susuz kalmış ise
    Kağıt şeritler hiç bir yere yapışmayacak ve burun bölgesi dışındaki kağıtlarda yağ lekesi oluşmayacaktır.
    EĞER cildiniz Karışık Karakterde ise :
    Kağıt şeritler alın, burun, çene bölgelerinde büyük yağ lekelerine sahip iken diğer bölgelerde kuru kalıyor ise.


    Elektronik Cihazlar ile Testin Değerlendirilmesi
    Yukarda size son derece basit bir cilt test yöntemi aktardık. Ancak profesyönel anlamda bu yöntem yeterli değildir. Bir kişinin cilt yapısını anlamak belirli süreler sonra tekrar değerlendirmek veya bir kozmetik ürün kullanımından sonraki farkı göstermek amacı ile bazı cihazlar geliştirilmiştir. Gelişen teknoloji sizlere bu konuda da yardımcı olmaktadır. Bu cihazlar cildin yağ değerleri dışında nem, pH ve sıcaklık gibi daha farklı özelliklerinide incelemektedir. Kullanımı sonderece basit olan bu cihazlar hassas sonuçlar vermektedir.
    Bu cihazların bazı tipleri, aynı zamanda saç analizi de yaparak saç konusunda da size uygun ürünler bulmanıza yardımcı olmaktadır.


    Cilt Yıpranması

    Ciltte Enerji Kullanımı ve Döngü
    Vitaminler
    AHA (Alpha Hyroxy Acid) Türevleri
    Cilt Yıpranması

    Bizi dış ortamın zararlı etkilerinden koruyan cildimiz, kendisini tamir etmek için de zamana ihtiyaç duyar. Güneşten gelen UV (ultraviyole) ışınlarının etkisi, yaşlanmak, hava kirliliği , uygunsuz kozmetik ürün kullanımı ve diğer dış faktörler, cildi yıpratır ve zorlar. Bütün bu olumsuz etkilere karşı duran ciltte, bazı değişiklikler ortaya çıkar. Ultraviyole etkisi ile metabolizması etkilenir ve aşırı oksitleme yeteneğine sahip bazı kimyasal yapılar ortaya çıkar. Bu maddeler hücre metabolizmasını bozar. Bu maddelere karşı vücut antioksidan maddeler ile savaşır. Bilinen en etkin antioksidan maddelerden birisi de E vitaminidir. Aslında bu oksidan maddeler sadece UV nedeni ile oluşmazlar, ama UV özellikle ciltte oluşumunu arttırır.

    Ciltte Enerji Kullanımı ve Döngü
    Yapılan çalışmalar cilde bir döngü olduğunu ve cildin kendisini gece saatlerinde dinlenme sırasında tamir ettiğini, ortaya koymuştur. İnsanoğlunda gece saatleri, cildin kendisini onarması, enerji depolaması için ayrılmıştır. Ciltteki hücre bölünmesi, çoğalmasıda da geceleri daha fazla yapılır. Geceleri, UV etkisini azalması ile cildin savunma için daha az enerjiye ihtiyaç duyması, cildin enerjisini bölünmeye yönlendirmesine neden olur. Bu nedenle geceleri cildin daha çok besleyici maddelere ihtiyaç duyduğu düşünülür. Cilt hücreleri gerek bölünmek için, gereksede enerji elde etmek için bazı maddelere ihtiyaç duyarlar. Bu besin maddeleri arasında amino asitler, yağ asitleri, vitaminler ve mineraller yer alır. Bu besinler cilde kan yolu ile ulaşır. Cildin, normal yapısını korumak için, yeterli enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji oksijenin yakılması ile elde edilir. Bu kimyasal yanma olayı ortaya bazı oksidan maddelerin çıkmasına neden olur. Bu kısa ömürlü maddeler güçlü kimyasal etkileri ile hücre metabolizmasının bozulmasına neden olur. Hücre içinde bazı pigment denilen renk maddelerinin birikmesine de neden olurlar. Yaşlı insanların el ve ciltlerindeki lekeler bu mekanizma ile oluşur. Cilt sağlığı için yeterli kan akımının sağlanması temel faktördür. Spor ve egzersiz, dolaşımımızın korunması ve istenilen seviyede tutulması için şarttır. Cildin kendisini tamir ettiği dönemlerde artan hücre metabolizması sonucu da fazla miktarlarda oksidan maddeler ortaya çıkabilir.

    Vitaminler
    Bazı uzmanlar vücudun, cilt için E vitamini ve C vitamini sağlamakta yeterli olamadığını düşünmektedirler. Bu maddelerin cilde dışardan uygulanmasının fayda sağlayacağı düşünülmektedir. E vitaminin anti oksidan özelliği ile özellikle erken yaşlanmaya ve leke oluşumuna karşı kullanılması önerilmektedir. C vitamininde kolaylıkla cildin derin katmanlarına ulaşabileceği ve kollajen üretimini arttırabileceği düşünülmektedir. Bu vitaminlerin dışında A vitamininde de retinoik aside çevrilerek, cilt hücrelerinin bölünmesini kontrol eder ve sağlar. Bu etki kendisini hücre yenilenmesi şeklinde gösterir. Cilt tamirinde bir başka maddede Beta Glukan dır. Bu madde de ciltte bulunan Langerhans hücrelerini uyararak bir zincirsel işlevini başlatır. T yardımcı hücreler uyarılır (bağışıklık siteminin hücreleri) bu hücrelerin bazı salgıları (interlökinler) Fibroblast hücreleri, endoteliyal hücreleri ve keratinositleri uyarır. Bu sistem ciltte etkin bir onarım sağlar.

    AHA..( Alpha Hydroxy Acid) Türevleri :
    Cilt sağlığı açısından bir başka gurup kozmetikte açık adı Alpha Hydroxy Acid yada kısaca AHA olan bir asit ailesidir. Doğal kaynaklardan elde edilen bir gurup asitten oluşurlar. Meyveler önemli bir kaynaktır. Günümüzde AHA kozmetik ürünlerde çok yer almaktadır. Bu ürünlerden beklentiler ise, ciltte bulunan ince çizgi ve kırışıklıkların giderilmesi, cilt gerginliğinin sağlanması, porların açılması ve tıkanmalarının engellenmesi, yağlı ve akneli ciltlede cilt koşullarının iyleştirilmesi, cilt yüzeyindeki ölü dokuların uzaklaştırılmasıdır (soyma - peeling). Bu amaçla kullanılan asidlerin bazıları şunlardır

    · Glycolic acid

    · Lactic acid (süt asidi)

    · Malic acid

    · Citric acid (limon tuzu)

    · Glycolic acid +ammonium glycolate

    · Alpha-hydroxyethanoic acid + ammonium alpha-hyroxyethanoate

    · Alpha-hydroxyethanoic acid

    · Alpha-hydroxycaprylic acid

    · Hydroxycaprylic acid

    · Mixed fruit acids ( karışık meyva asitleri)

    · Tri-alpha hydroxy fruit acids (Tri-alpha hydroxy meyva asitleri)

    · Triple fruit acids ( Üçlü meyva asitleri)

    · Sugar cane extracts (şeker kamışı özleri)

    · Alpha hydroxy ve Botanical complex ( alfa hidroksi ve bitkisel kompleksler)

    · L-alpha hydroxy acid

    · Three AHAs

    Bu asidik maddelerin orjianla isimlerini ve bazılarının yanlarına da Türkçe açıklamalarını verdik. Bu asidik maddelerin çoğu doğadan elde edilen ve çok bildiğimiz maddeler. Kleopatra’nın süt banyoları meşhurdu. Bir çok meyva veya sebzenin cilde uygulanmasının cilde iyi geldiği de çok eski bir bilgi. Burda sizleri bir konuda uyarmak istiyoruz. Bu kadar kolaylıkla bulunan veya değişik kozmetik ürünlerde yer alan bu maddeler çok dikkatli kullanılması gereken maddeler. 1997 yılı Temmuz ayında FDA ( Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) bir yayın yaparak bazı bilgileri açıkladı. Bu bilgiler içinde AHA nın cildin derinliklerine kadar inebildiği, cildin güneşe olan direncini kırdığını, gereken konsantrasyonun kişiden kişiye değiştiğini ve asitliğin artması ile etkisinin arttığını, bazı ciltlerde allerjik reaksiyonlar verebildiği vardı. Bu nedenler ile FDA bu ürünleri kullanan kişilerin mutlaka güneşten koruyucu ürünler de kullanması gerektiğini bildiriyor. FDA, AHA içeren ürünlerin bebeklere de kullanılmamasını istiyor. AHA ürünleri aslında sadece dermatologlar tarafından kullanılan maddelerdi. Kozmetik sanayisinin de bu maddeleri benimsemesi nedeni ile yaygın kullanıma girmişlerdir. Kötü kullanımlarının ciddi cilt yanıkları, allerji ve kabarcıklar oluşturması üzerine kozmetik üreticileri geniş bir çalışma yaparak Güvenli AHA ürünlerinin %10 veya daha az konsantrasyonda AHA içerebileceği ve pH değerininde 3.5 ten daha asit olmaması sonucuna vardılar. AHA ürünlerinin pH değeri azldıkça ve konsantrasyonları arttıkça etkileri artmaktadır. Bu tip ürünler konunun uzmanlarınca uygulanabilirler.
    Sizde alacağınız kozmetik ürünlerde bu noktalara dikkat edin.. Yanlış üründen uzak durun.. AHA ürünleri ciltte hafif kızarıklık ve hassasiyete neden olabilirler. Bu ürünleri mutlaka kullanma kılavuzundaki gibi kullanınız ve bazı kozmetikler ile birlikte de kullanılmamaları gerektiğini hatırlayınız. Önce küçük bir alanda allerji için deneyiniz.

    YADA

    KENDİNİZİ GÖZLEMLEYİN
    Sağlıklı ve güzel görünümlü bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cildinizin gereksinimlerine tam olarak cevap vermeli ve doğru bakım ürünleri kullanmalısınız. Bunun için, öncelikle cilt tipinizi bilmelisiniz. Öğrenmek oldukça basit: cildinize dokunun, görünümünü inceleyin ve şikayetlerinizi hatırlayın.



    Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.
    Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.

    Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.

    Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür.
    Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur. Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.

    Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür.

    Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır.
     
  6. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    CİLT KIRIŞIKLARININ OLUŞMASINI ENGELLEMEK


    Kırışık giderme konusunda Kozmetik dünyasında en çok konuşulan yardımcı A vitamini ve türevleridir. Çok geniş olarak konuşulmasada da C vitamini, selenyum, dengeli beslenme, spor ve su cilt sağlığı ve kırışıklıkların giderilmesi veya oluşumunun engellenmesinde önemlidir. Yapılan bazı çalışmalar kollagen yapımı üzerine etkileri nedeni ile C vitaminini de gündeme getirmiştir. Bazı çalışmalar C Vitamininin, vücüdumuzdaki bağ doku denen, koruyucu doku katmanının korunmasında anahtar rölü oynadığını göstermiştir. Kollagen de bu dokunun bir elemanıdır. Kollajen sentezi için gereken sinyali C vitaminin oluşturduğu düşünülmektedir.
    Günlük hayatımızda besinlerimiz ile C Vitamini almaktayız. Bu vitamin suda eriyebilen vitaminler gurubundandır. Asit yapıdadır, kimyasal ismi Askorbik asittir. Yani sindirim kanalından kana, vücudun emme mekanizmasının izin verdiği ölçüde geçer, ve vücudun her noktasına taşınır. Hücreler ihtiyaçları kadar C vitaminini kandan alırlar ve fazla alınmış miktar ise vücuttan idrar yolu ile atılır. Sıklıkla yediğimiz, taze sebze ve meyvalar C vitamini için iyi bir kaynaktır.
    Günlük erişkin bir kişi için önerilen C vitamini dozu 300 - 500 mg. dır. Sigara kullanan kişilerin ihtiyacı daha yüksektir. Fazla miktarda C vitamini alınması halinde idrar yolu ile atılır bir zararı yoktur. Ancak çok yüksek dozda alınan C vitamini, atılımı sırasında idrarda, kum veya taş oluşumuna neden olabilir.
    Erişkinler için önerilen minimum C vitamini dozunun, vücutta C vitamini eksikliği oluşmaması için gereken doz olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu dozların kırışıklar üzerine bir etki sağlamayacağını söylemektedirler.
    Özellikle güneş ışınlarının taşıdığı ultrviyole ışınlarının cilt üzerindeki olumsuz etkileri düşünüldüğünde,
    Hücre içi metabolizma bozulur,Daha az kan taşınır,
    Ter ve yağ bezlerinin fonksiyonları bozulur ,
    Kollagen yapımı azalır, var olan kollagen lifleri kalınlaşır,
    Damarların duvarlarındaki kollagen liflerde özelliklerini kaybettiklerinden (özellikle göz çevresi ve damarların daha yüzeyde olduğu bölgelerde) damar duvarlarından dışarı kan serumu çıkmakta ve süngersi yapıdaki bölgelerde, torbalaşmalara neden olmaktadır. Bu konular daha detaylı olarak cilt kırışıkları bölümünde incelenmiştir.

    Genç ciltlerde daha çok kan akımı ve damarsal oluşumlar varken, yaşlılıkta azalan kan akımı ve daha çok ultraviyoleye tabii kalmış yıpranmış, daha çok serbest radikallerin (hücre için, sağlam moleküllerden elektron çalarak, onların yapısını bozarak, normal moleküllere zarar veren zararlı bir gurup madde) oluştuğu ciltte, daha çok C vitamin gereklidir.

    Cilde, yüksek dozda C vitamini içeren kremlerin uygulanması ile bazı olumlu gelişmeler gösterilmiştir. Özellikle sunblock (tam UV kesen kozmetikler) ile birlikte C vitamini uygulamasının, serbest radikallerin oluşumu azalmakta ve kırışıkların oluşumlarının başlamasında engel olduğu düşünülmektedir. Bu tip ürünlerin, güneşe çıkmadan en az 20 - 30 dakika önce uygulanması gerekmektedir.

    Ciltte kırışıklıkların oluşumuna engel olan bir diğer mekanizmada E vitaminidir. Anti oksidan özelliği ile serbest radikalleri ortadan kaldırır. Bu tip ürünlerin güneşe çıkmadan değil de, güneşe maruz kaldıktan sonra uygulanması önerilmektedir. Vitamin E'nin kendisinin de ultraviyole karşısında, serbest radikaller oluşturduğu bilinmektedir. Güneşlenmeden 8 saat sonra uygulanan E vitamini yağının, ciltteki zarardan cildi koruduğu ve şişme oluşumunu engellediği söylenmektedir. Ağız yolu ile alınan E vitamininin, cilt kırışıklıkları üzerine olan etkisi yeni çalışılan bir konudur ancak, bu tip uygulamanın cildin daha sağlıklı olmasına ve ultraviyole zararlarından korunmada etkili olduğu bildirilmiştir.

    Vitamin E gibi etki gösteren bir başka mineralde selenyumdur. Toprakta bulunan bu mineral besinlerimiz yolu ile alınırlar. Topraktaki selenyum içeriği doğrultusunda bazı bölgelerde alım eksikliği olur. Cilt sağlığı için günlük önerilen minimum miktar 50 - 200 mikrogramdır. En çok kullanılan selenyum tuzu l-selenomethionin'dir. Bu mineralin kullanılmasında mutlaka hekiminize danışmalısınız. 100 mikrogramın üzerindeki yüksek dozlarda toksik ( zarar verici) olabilmektedir. Sadece gereğinde kullanılmalıdır. Özellikle soğan, sarmısak gibi yemeklerimizde sıklıkla kullanılan sebzeler yüksek miktarlarda selenyum içerir. En çok Ton balığında vardır. Ondaki miktar bile 3 konserve kutu balıkta 100 mikrogram kadar yer alır. Bazı araştırıcılar iyi sonuçlar aldığını bildirmektedir.

    Cilt kırışıklıkları konusunda içki ve sigaranında çok etkisi vardır. Sigara içerdiği maddeler nedeni ile damarların büzülmesine ve kan akımının azalmasına neden olur. Ciltte tahrişlere ve kurumalara neden olurlar.

    Vücuda su alımı da çok önemli bir faktördür, ciltte bulunan hücrelerin su içeriklerin tam olması, yağ ve ter bezlerinin normal fonksiyonları için su çok önemlidir. Doğal olarak cildi nemlendirir. Bir kişinin günde 5 lt. ye yakın miktarda sıvı alması gerekir. Bol bol su içilmesi, tüm sağlık problemlerinde önerilen bir unsur olduğu gibi cildin her türlü sorununuda da çok önemlidir ve etkindir. Dolaşım sisteminin, sağlıklı çalışması cildin de beslenmesi konusunda çok önemlidir. Dolaşımın artması ve düzenli olması, hücrelere daha düzenli besin ve oksijen taşınması demektir. Daha sağlıklı bir vücut için sporda çok önemli bir faktördür. Spor, dolaşım sisteminin sağlıklı fonksiyon görmesini sağlar.

    Denegeli bir beslenme, güneşten korunma, spor yapmak ve bol bol su içmek, cilt sağlığı için yapılması gereken en temel davranışlardır.
     
  8. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    YAŞ VE CİLT TİPİNİZE GÖRE BAKIM

    CİLDİNİZİ hırpalayan pek çok etken var. Sizin üzerinize düşen tek şeyse, güzelliğinizi korumaya çalışmak. Uykusuzluk, hava kirliliği ve stresin cildinize etkileri karşısında, doğru ve sürekli bir cilt bakımı uygulamıyorsanız, cildinizin nemini yitirmesi, kuruması, kırışması ve zamanından önce yaşlanması kaçınılmaz. Bu nedenle 20 yaşından itibaren, cilt bakımına başlamak gerekiyor. Tabii bu bakımın yaş ilerledikçe farklılaşması da şart. Günümüzün modern kadını, artık yüzüne sürdüğü, hatta değdirdiği her ürün konusunda son derece seçici davranmak zorunda.

    20'Lİ YAŞLARDA CİLT BAKIMI
    Bu yaşlarda cilt güçlü, pürüzsüz ve gergindir. Ama özellikle alın ile burnun ve ağzın yan taraflarında sivilce topluluklarına rastlanır. Genç cildin tek sorunu da budur: Sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Ölü hücreler ayda 1 kez, yerlerini yenilerine bırakmak üzere, dökülür. Dokular sağlamdır, Vücut tarafından yıkılan kolajen, kolaylıkla tekrar üretilir. Temizlik ve nemlendirme anahtar kelimelerdir. Özellikle sivilce ve siyah noktaların fazla olduğu durumlarda, doğru sabunu kullanmaya özen gösterilmelidir. En sık yapılan hata, cildin yağını fazlasıyla alan bir ürün seçmektir: Böyle bir durumda, sivilceler azalmak yerine artar. Çünkü, cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur. Kullanılan kremler, gözeneklerin fazla tıkanmasını önlemek için, hafif olmalıdır. Ayrıca, genç ciltte leke oluşmasına fırsat vermemek için, parfüm içermemelidir.

    30'LU YAŞLARDA CİLT BAKIMI Otuzlu yaşlarda birkaç küçük sorun baş gösterir: Göz çevresi, alın ve ağzın kenarlarında, özellikle ışıkta belli olan, ilk kırışıklıklar ortaya çıkar. Yaşlı hücreler, dökülme yeteneklerini kaybeder ve üst derinin kalınlaşmasına neden olurlar. İşte bu yüzden, cilt yüzeyi artık eskisi kadar pürüzsüz değildir. Işık eskisi gibi güzel yansımadığından, cilt yüzeyinde gölge oyunları oluşur. Cilt kıvrımları arasına sızan makyaj malzemeleri de, alerjik reaksiyonlara neden olmaya başlarlar. Esnek lifler ve kolajen eskisi kadar fazla üretilmez. Cildin devamlı hareket halinde olduğu bölgelerde ilk belirgin izler oluşur. Yeterince güçlü olmayan bir cilt, güneş ışınlarından fazlasıyla zarar görür. Bu yaşlarda cilt, ilk zayıflık belirtilerini göstermeye başladığından, zararlı UV ışınları, cildin orta tabakasına kolaylıkla geçebilir. Bunu önlemek için ne mi yapmalı? Ağızdan A, F ve E vitaminleri ile mineral preparatları alınabilir. Dışarıdan yapılacak uygulamalara gelince: Sabahları koruma filtresi içeren kremler, akşamları ise cildi nemlendirip onaran meyve asitlerinden faydalanılabilir. Bu yaşa dek normal ya da karma olan bir cilt, birden kuruyabilir. Hemen uygulamaya geçmeniz gereken strateji, hassas ciltler için hazırlanmış, bileşiminde rahatlatıcı ve dengeleyici maddeler bulunan, özel ürünler kullanmaktır. Özel temizliğin dışında, nemlendirici bir kremle masaj yapılmalıdır.

    40'LIYAŞLARDA CİLT BAKIMI 40'ını geçip de 35'inde gösteren kadınlar vardır. Yalnızca şans ya da kalıtım mı? Elbette değil. Cildin yaşlanmasını geciktirmek için yapılabilecek pek çok şey var. Bu yaşlardaki cildin kolajen üretimi giderek azalır. Üst katman hala gücünü korusa da, iç kısımda bulunup, onu destekleyen esnek lifler biraz zayıf düşer. Bu durum, dıştan bakıldığında, yanaklarda ya da çenenin altında çöküntüler şeklinde görülebilir. Bazen de, cilt mat ya da solgun bir görünüm alır. Bunun nedeni, hücre değişiminin yavaşlamasıdır. 40 yaşına gelindiğinde, tıpkı vücutta olduğu gibi, yüzdeki kaslarda da çökmeler görülür. Bu yüzden, her gün ayna önünde yapılacak 5 dakikalık bir yüz jimnastiği de mükemmel sonuç verir. Garip olduğu kadar etkili bir diğer egzersiz de, çubuk şeklinde bir sakızı dişlerin arasına yerleştirip, bu şekilde çiğnemeye çalışmaktır. Bir diğer kurnazlık da, yüzün bir yanı üzerinde uyumaktan kaçınmaktır: Aksi halde, yüzde kolaylıkla kırışıklık oluşabilir. Son olarak, ağızdan alınacak, vitamin ve mineral takviyesine önem vermenizi hatırlatalım.

    NEMLENDİRİCİNİZİ YAŞINIZA GÖRE SEÇİN
    Nem kaybına uğrayan cilt iki sorunla karşı karşıya kalır: Cildin en üst yüzeyi olan epidermdeki su molekülleri, buharlaşmaya karşısında, koruyucu bariyer görevini yerine getiremez hale gelir. Bitki özlü nemlendiriciler, cildin zayıflayan nem tutma kapasitesini artırır. Dış etkenlere bağlı olarak günlük nem ihtiyacı giderilmemiş olan epidermin bu gereksinimi böylece karşılanır. Amerika'da yapılan araştırmalar, 35 yaş üzerinde olup, nemlendirici krem kullananların kırışıklık şikayetlerinin, kullanmayanlara kıyasla, yüzde 50 azaldığını gösteriyor.
    20 - 30 yaş: Bu yaş grubunda, normal veya yağlı cilt yapısına sahip olanlarda da cilt kuruluğu görülebilir. Nem eksikliğini giderecek nitelikteki kremler, cilde nüfuz ederek koruma sağlar. Ayrıca, cildin su dengesini düzelterek cildi canlandırır. Nemlendirici kremlerde bulunan bitkisel konsantrasyon, hücreler tarafından emilir. Bu da cildin en üst yüzeyi olan epiderme esneklik ve rahatlama kazandırır.
    30 - 40 yaş: 25 yaşından sonra cildin doğal nemlendirici mekanizması yavaşlamaya başlar. Donuk, nemsiz, elastikiyetten yoksun bir cilt için kullanılacak nemlendirici kremin yumuşatıcı etkisinin yoğun olması gereklidir. Bitkisel lipozomlarla takviye edilmiş nemlendiriciler, 30 yaş ve üzeri ciltleri için idealdir. Bitkisel özlü nemlendiriciler cildin su deposunu uzun süre optimal düzeyde tutarak nemlilik sağlar.
    40 - 50 yaş: Giderek daha da kuruyan ve doğal nemini kaybeden cildin, derinlemesine nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Limon, salatalık ve çiçek özlü kremler, cilt hücrelerine nüfuz ettiklerinde en az 8 saat boyunca nemlilik ve esneklik sağlarlar. Bu tür kremlerin kullanılması, cildin nem kazanma sürecini hızlandırır.
    50 yaş ve üstü: Yaşın ilerlemesiyle birlikte, kullanılan ilaçlar, geçirilen hastalıklar ve hava kirliliği cilt üzerinde daha belirgin bir etki göstermeye başlar. Bu yaş grubu tarafından kullanılacak nemlendiricilerin, cildi nemlendirmenin yanısıra, onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de bulunması gereklidir.

    Sorunlar ve çözümleri
    Hava kirliliği, soğuk ve stres
    Hemen hemen herkes, yüz bakım ürünlerinin her açıdan doğal olması gerektiğine inanıyor. Belki de bu inanç herkesin gönlünde uyanan çevre korumacılığının bir uzantısı. Çünkü nehirlerin, göllerin, ormanların ve özellikle de soluduğumuz havanın düşmanı olan kirlilik, cilt sağlığımızı da tehdit ediyor. Yapılan pek çok araştırma stres, düzensiz yaşam, sigara dumanı ve çok kuru havaların cildin korunma mekanizmasını öldürdüğünü gösteriyor. Cildin yapı taşlarını yok eden her türlü kirlilik, cildin kırışıp sarkmasına neden oluyor.

    Kuproz Açık renk ve hassas cilde sahip olanlar, sık sık, yanaklar, alın, burun ve elmacık kemikleri üzerindeki kızarıklıklardan yakınırlar: Kılcal damarların genişlemesi, aşırı miktarda kanın geçişine neden olur. Yarım saat kadar sonra kaybolacak olan kızarıklık ortaya çıkar. Bu genişleme kalıcı olduğu zaman, kuprozdan söz edilir. Bu durum, kılcal damarlarda kontrol altına alınması gereken bir hassasiyet olduğu anlamına gelir.
    1 - Işık ve sıcaklık kaynaklarına, dolayısıyla UV ve kızılötesi ışınlara uzun süre ve direkt olarak maruz kalmayın; kesinlikle alkol ve sigara kullanmayın; yüz temizliği sırasında, çok sıcak su ya da buhar banyosundan kaçının; temizleme sütü yanında, ebegümeci ve papatya gibi ağrı dindirici bitki özlerine dayanan alkolsüz tonik kullanılması uygun olur; UV korumalı kremler ya da çinko oksit bazlı özel koruyucular kullanın.
    2 - Eğer sivilce oluşumuna eğilimli bir cildiniz varsa, her sabah, 4 - 5 dakika süresince demlenmeye bıraktığınız yabani çilek çayını için. Papatya, lavanta, ebegümeci, anason çayları da kan dolaşımını kolaylaştırmak ve heyecana dayalı gerilimden kurtulmakta faydalı olabilir.
    3 - Makyajın, sivilceli deriyi daha kötü hale getireceği kanısı yanlıştır. Aksine, makyaj cildi dış etkenlerden koruyan bir kalkan işlevi görür.

    Kozmetik alerjisi Kozmetikler kolay kolay alerji yapmaz. Ama, normalde zararsız olduğu halde, sizin cildinizin hassasiyet gösterdiği bir madde (renklendirici, koku verici, koruyucu katkı maddeleri) içeriyor olabilirler. Dermatolojik olarak test edilmiş de olsa, hiçbir kozmetik malzeme bu riski tamamen önleyemez. Ürünlerin üzerindeki "hipoalerjenik" ibaresi, alerji riskinin en aza indirildiğini gösterir. Herhangi bir ürüne körükörüne güvenmemek en geçerli kuraldır. Özellikle, cildi hassas olanlar, yalnızca kozmetik seçerken değil, satın aldıklarını saklarken de özen göstermelidirler.
    1 - Kutu ve tüpleri sıkıca kapattığınızdan emin olun.
    2 - Kozmetiklerinizi aşırı sıcaklık farklarından koruyun.
    3 - Kremlere direkt temastan kaçının. Elleriniz yerine minik bir spatula kullanın.
    4 - Ürünlerin alerji riski çok yüksek bir bölge olan göz çevresine değmemesine özen gösterin.
    5 - Deride uçuk varsa, kozmetik ve makyaj malzemesi kullanmayın. Durum tamamen normale dönmeden bunları tekrar sürmeyin.
    6 - Alerjik tepkiden "sorumlu" kozmetiği saptamak için, ilgili bölgede kullandığınız tüm kozmetikleri, günde bir tane olmak üzere, deneyin. Böylece, cildiniz için zararlı kozmetiği belirleyip bunu kullanmaktan kaçınabilirsiniz.
    7 - İlk kez kullandığınız bir ürün cildinizin tepki vermesine neden olabilir.
    8 - Cildinize sürmüş olduğunuz parfüm veya parfümlü kremler, güneş banyosu sonrasında, ışık hassasiyetine neden olabilir.

    Sivilce ve akne tedavisinde anahtar kelime: "temizlik" Akneli cildin görünümünü düzeltmek için ilk adım, temizlik. Yüzün, sabah ve akşam, sıkıştırıcı maddelerle zenginleştirilmiş, çok hassas bir nötr sabunla yıkanması gerekli. Temizleyici seçiminde, cildin yağını fazla almayacak bir malzeme olmasına özen göstermek çok önemli: Aksi takdirde, tersine bir etki görülebilir ve yağ bezleri fazla yağ üretebilir. Cildin aşırı temizlenmesinden kaynaklanan bir tür akne de vardır.

    Tedavide genel kurallar:
    1 - Cilt toniğiniz çok az alkol içermeli. Antiseptik ve ağrı dindirici maddelerle zenginleştirilmiş olanları tercih edin.
    2 - Koruyucu kremler içinde en uygun olanlar, cilde mat bir görünüm veren ve çabuk uçanlar. Bunların içindeki yağlı kısım, deriyle direkt olarak temas etmiyor.
    3 - Temizlik maskeleri, cildi rahatlatan ve yağ üretimini azaltan A, E, F vitaminleri ve atkuyruğu, lavanta, adaçayı, biberiye, mercanköşk gibi bitki özleri içermelidir.
    4 - Bir estetisyenin belli sıklıkta uygulayacağı derinlemesine temizlik, cildin durumunu kontrol altında tutmaya yardımcı olacaktır.
    5 - Akneli cilde makyaj yaparken, özel hazırlanmış ürünler kullanmaya dikkat edilmeli. Örneğin, yağsız bir toz fondöteni kuru bir sünger yardımıyla uygulayabilirsiniz. Sivilcelerin azdığı dönemlerde pek makyaj yapmamanız daha iyi olur.
    6 - Bir estetik uzmanı, akne sorununuzu 2 - 3 ayda çözebilir. Uygulanacak tedavi, kozmetik malzemelerle de takviye edilen birkaç ilacın kullanımına dayanıyor. Günümüzde, ilaçların içerdiği retin - A gibi temel aktif maddelerin oranının düşürülmesi, yan etkileri azalttığı gibi, mükemmel sonuç elde edilmekte.

    Tahrişe karşı önlem alın
    Cilt, genel olarak, havanın, çevrenin ya da kozmetiklerin etkisi yüzünden tahriş olur. Aşındırıcı ürünler (peeling) başta olmak üzere, bazı maddelerin hatalı kullanımı da cildi tahriş edebilir.
    1 - Toz, kir ve cildin uzun süre makyajlı kalması tahrişe yol açabilir. Dolayısıyla, makyajın, en geç 10 - 12 saat sonra temizlenmesi yerinde olur.
    2 - Mineral yağlar, parfüm ve alkol, hassas ya da herhangi bir rahatsızlığı olan ciltlerde tahrişe neden olabilir.
    3 - Boyalar, renk açıcı kremler ve tüy dökücüler tahriş riski en yüksek kozmetikler.
    4 - Tahrişe yol açma açısından, bitki özleri ya da doğal maddeler içeren kozmetikler, sentetik olanlardan daha güvenli değil.
    5 - Dermatolojik olarak test edilmiş kozmetiklerin cilt tarafından kabul edilmeme olasılığı daha az. Gene de, cildiniz hassassa dikkatli olun.
    6 -Kozmetik kullanırken, tahrişin çeşitli faktörlere bağlı olduğunu unutmayın. İşte bunlardan bazıları: Temas türü (Örneğin, şampuanın deriyle temas ettiği süre, deodorantınkinden daha azdır); temas noktası (Göz çevresi gibi bazı bölgeler, daha hassastır); PH değeri (Cilde uygun olanlar, asit özellik taşıyanlardır); uçma (Bazı kozmetikler, havayla temas ettikten sonra bozulup cildi tahriş edebilir).
     
  10. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    KURU CİLTLER

    Kuru ciltler hassas temizleyicilere ihtiyaç duyar.
    Geceleri yüzünüz için yumuşak, sabun içermeyen likit veya krem temizleyiciler ya da "süper yağlı" temizlik barları (kalıp) tercih edin.
    Sabahları yüzünüze yalnızca sıcak su çarpın.
    Cildiniz ne kadar kuru ise nemlendiriciniz de o kadar su içermelidir.
    Gliserin, hiyalüronik asit ya da dimetikon ile formüle edilmiş bir nemlendirici seçin, bunlar nem kaybını geciktirir, daha fazla kurumayı önler.
    Ayrıca seçeceğiniz nemlendiricinin mutlaka SPF 15 Güneş Koruma Faktörü içermesine de son derece dikkat edin; kuru ciltler iltihaplanmaya karşı diğer cilt tiplerine oranla daha meyillidir.
    Nemlendiricinizi yüzünüz veya vücudunuz henüz nemliyken sürün; böylece nemi "hapsetmiş" olursunuz.
    Yağ bazlı fondötenler, allıklar ve pudralar kullanın.
    Yağ bazlı makyaj ürünlerinin bu özellikleri ambalajları üzerinde hydrating, nourishing, moisturizing gibi kelimelerle vurgulanmıştır. Ayrıca toz allık yerine krem veya krem-toz allıkları seçin, cildinizi daha düzgün gösterir; toz allıklar çizgi ve kırışıklıkları belirginleştirir.

    YAPMAYIN...

    Yüzünüzü sert sabunlarla asla yıkamayın.
    Pütürlü temizleme ürünleri ve sert yüz fırçaları, eldivenleri veya pedler kullanmayın.

    Alkollü toniklerle veya kolonyalı mendilerle cildinizi silmeyin.

    YAĞLI CİLTLER
    YAPIN...

    Yüzünüzü günde iki kez (sabahları ve yatmadan önce) yağlı ciltler için hazırlanmış yağı absorbe eden yumuşak bir likit ya da jel temizleyici ile temizleyin.
    Suyu çeken ve tutan (humectant) içerikli nemlendiriciler kullanın. Bu tarz nemlendiriciler yağlı parlaklığa neden olmadan suyu ciltte tutar.
    Yağ içermeyen, su bazlı fondötenleri tercih edin. Bir diğer seçenek ise yağı kurutan fondöten ve pudralardır. Bunlar, fazla yağı emerek parlamayı geciktirir. Krem allıklar yerine toz olanları kullanın.
    Yağsız bir güneşten koruyucu kullanın. Yağlı ciltli birçok kişi, içerdikleri yağın sivilceleri tetikleyeceğini düşünerek güneşten koruyucu ürünlerden kaçınırlar. Artık yağ içermeyen koruyucular da var. Bunlar, fazladan yağ birikimi yapmadan cildinizi güneşin zararlarından koruyabilirler.

    YAPMAYIN...

    Yağı kurutmak için sert, deterjan bazlı sabunlar ve alkollü tonikler kullanmayın. Zamanla bu ürünler cildinize zarar verebilir ve zaten fazla aktif olan yağ bezlerinin üretimini teşvik edebilir.
    Kakao yağı, temizleme kremi veya lanolin gibi yağlı içeriği olan "süper yağlı" ürünlerden kaçının.

    KARMA CİLTLER

    YAPIN...

    Karma ciltler için formüle edilmiş temizleyiciler seçin. Bu ürünler yanaklar gibi kuru bölgeler için nazik; yağlı olan burun, çene gibi bölgelerde serttirler.
    Yapmanız gereken en son şey zaten yağlı olan "T bölge"nizi (alın, burun, çene) daha da yağlı hale getirmektir. Bu yüzden nemlendiriciyi yanaklar gibi yalnızca ihtiyaç duyulan yerlere uygulayın; "T bölgesi"nde kullanmak sivilcelere neden olabilir.

    Eğer göz altı bölgeniz kuru ise hassas ciltler için özel olarak hazırlanmış bir göz kremi kullanın. Göz kremleri, gözleri steril tutmaya ve göz enfeksiyonlarını önlemeye yarayan koruyucular içerir.
    Su bazlı ve yağsız fondötenleri deneyin. Fondöteni uygulamadan önce yanaklarınız gibi kuru bölgelere nemlendirici sürün.

    Yağsız formüle edilmiş bir güneşten koruyucu ürün kullanın.

    YAPMAYIN...

    Yüzünüzün değişik bölgeleri için farklı temizleyici ve nemlendirici kullanmayın. Bu zaman ve para kaybıdır.
     
  12. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. Gxuxnexsx

    Gxuxnexsx Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN

    Katılım:
    11 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    3.446
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    hmmm gerçekten ilginç bu konular...ama ne yazıkki ne estetisyenim ne de güzellik uzmanıyım ama bu konularla gereğinden fazla ilgilendiğim kesin..bu bilgilerin bu işi yapmayan benim gibi insanların da faydalanabilir yerleri olduğuna eminim :)
     
  14. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  15. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    YÜZ TEMİZLİĞİ

    Yüz temizliği hem güzellik ve bakımın ilk adımı, hem de hijyenik bir harekettir. Sağlıklı, ışıltılı ve taze bir cilde sahip olmak için yüzü kirlerden, salgılardan ve makyajdan arındırmak vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelmelidir. Yüz derisi oldukça ince ve hassastır. Vücudunuza oranla çok daha çabuk bozulur ve yıpranır. İyi bir temizlik, yaşınız ve cilt tipiniz ne olursa olsun cilt güzelliğinizi korumak için ilk ve en önemli etaptır.
    Zamanınız ne kadar kısıtlı olursa olsun, cildinize ayıracağınız beş dakika ilerde size yıllar olarak geri dönecektir.

    Neden?
    Günlük makyaj temizliği cildinizin ışıltısı ve tazeliği için vazgeçilmez bir etaptır. Kolayca ve kısa sürede yapılan bu işlem cilde sağlık, canlılık verdiği gibi, dış etkenlere karşı kendini korumasına da yardımcı olur. Sabah ve akşam temizlenmeyen bir cilt donuklaşacak, hassaslaşacak ve dıştan gelen etkilere karşı dayanıksız olacaktır. Günlük cilt temizliği cildin fizyolojik dengesini koruması açısından son derece önemlidir.

    Ne zaman?
    Günde iki kez: sabah ve akşam.
    -Sabah: gece boyunca biriken sebum ve atıklardan cildi temizlemek için.
    -Akşam: makyaj artıklarından ve gün boyu cilt üzerinde birikmiş olan kir ve tozlardan cildi temizlemek için.

    Nasıl?
    İhtiyaç ve eğilimlerinize uygun yapıda ve ambalajda pek çok temizleyici ürün çeşidi vardır: süt ve losyonlar, jeller, yağlar, makyaj temizleyici mendiller gibi. Bu temizleyicilerin büyük çoğunluğu içeriklerinde bulunan pek çok aktif madde sayesinde cilt bakımı yapma, tahrişi, kızarıklıkları, kırışıklıkları engelleyip, cildi yatıştırma özelliklerine de sahiptir.


    günlük temizleyiciler


    Su
    Suyla temastan hoşlanıyorsanız, su ile durulanabilen bir jel veya köpüklü krem kullanın. Musluk suyu, çok temiz de olsa, tek başına kir ve makyaj artıklarını çıkarmaya yeterli değildir. Yüzünüzü durularken ılık su kullanın; ılık su cilt ısınıza daha yakın olduğu için temizleyicilerin yağ ve kirleri daha iyi eritmesine yardımcı olur. Yüzünüzü ılık su ile iyice duruladıktan sonra soğuk su uygulayın, böylece gözenekleriniz sıkılaşacak ve cildinize canlılık gelecektir. Cildinizi temizledikten hemen sonra kurulayın. Su buharlaşmaya başlayınca cildinizi nemsiz bırakabilir.

    Sabun
    Klasik sabunlar cildi kuruttukları için genellikle önerilmez. Kurumuş bir cilt dayanıksızlaşır, tahriş ve çizgi oluşumuna meyilli bir hale gelir. Bu nedenle sabunsuz temizleyicileri tercih edin.

    Jel
    Hafif yapıda oldukları için, özellikle karma ve yağlı ciltler için uygundur. Cildi yıpratmadan ve kurutmadan derinlemesine temizlerler. Bazılarında yatıştırıcı ve anti-bakteriyel aktifler de bulunur. İdeal uygulama yöntemi, küçük ve yuvarlak formda bir yüz fırçası* ile uygulamaktır: fırçayı ıslatın, fazla suyunu silkeleyerek atın, fındık büyüklüğünde bir parça jeli fırçanın üzerine koyun ve tüm yüzünüze küçük ve dairesel hareketlerle uygulayın.
    Dikkat: Yüzünüzde sivilceler varsa fırça yerine parmaklarınızı kullanın. Fırça sivilcelerinizin dağılmasına neden olabilir.
    *Yüz fırçanız yoksa eşinizin veya babanızın kullanmadığı bir tıraş fırçasını temizleyip hijyenik hale getirdikten sonra yüz fırçası olarak kullanabilirsiniz.

    Krem
    Hassas ve kuru ciltlere daha uygundur. Besleyici ve yumuşatıcı aktifler içerdikleri için kıvamları koyudur. Aynı zamanda yatıştırıcı ve kızarıklık önleyici aktifler de içeren temizleyici kremler, kuru ciltlere konfor ve rahatlık sağlar.

    Makyaj çıkarıcı su
    Hiç makyaj yapmayanlar veya çok hafif yapanlar için idealdir. Alkolsüz ve renksizdirler; yapıları çok hafiftir, her cilt tipine ve cildin pH oranına uygundur. Durulama gerektirmeden bir pamuk ile yüze ve boyuna uygulamak yeterlidir. Temizleyici ve yatıştırıcı bitkisel özlerle zenginleştirildikleri için cilde sıkılık, güç ve ışıltı verirler.

    Makyaj çıkarıcı süt
    Yoğun makyajları cildi yıpratmadan çıkarmakta çok etkilidir. Cilt tiplerine uygun değişik içeriklerde olanları vardır. Akıcı yapısı sayesinde yumuşak bir temizlik sağlar. Yüz ve boynunuza bir pamukla veya parmak uçlarınızla uygulayabilirsiniz. Sonrasında süt artıklarını temizlemek için tonik uygulayın.

    Makyaj çıkarıcı yağ
    Yoğun ve suya dayanıklı makyaj yapanlar için uygundur. Dayanıklılığı yüksek ve yağlı rujları, suya dayanıklı rimelleri tam anlamıyla çıkaran yegane temizleyicilerdir. Adları "yağ" olsa da yağsız ve her cilt tipine uygundurlar. Nemsizliği önlerler. Genellikle öz yağlarla, anti-age aktiflerle ve yatıştırıcı ajanlarla zenginleştirilmişlerdir. Cilde satenimsi bir görünüm ve yumuşak bir dokunuş kazandırırlar.

    Makyaj çıkarıcı mendiller
    Hafif makyaj yapanlar ve zamanı az olanlar için idealdir. Temizleyici ajanlarla nemlendirilmiş ve alkolsüz olan bu mendiller göz dahil, yüz ve boyundaki makyajı hızla ve yumuşaklıkla çıkarır. Özellikle yolculuklarda son derece pratiktir. Pek çok çeşidi vardır: kuru ciltler için kremli olanlar, hassas ciltler için yatıştırıcı olanlar, nemlendiricililer vb.
    Dikkat: Kullandıktan sonra kurumamaları için kutuyu veya paketi sıkıca geri kapatın.


    küçük ipuçları


    Göz makyajını temizlemek

    1- Pamuğunuzu göz makyajı temizleyiciniz ile ıslatın. Gözlerinizi kapatın. Yavaş ve hafifçe kirpik köklerinizden uçlara doğru rimelinizi çıkarın. Kirpiklerinizin rimelden tamamen arındığından emin olduktan sonra, üst göz kapağınızı içten dışa doğru temizleyin. Makyajınızı süt veya yağ ile çıkardıysanız suyla durulayın.
    2– Göz makyajınızı temizlerken sert ve yıpratıcı hareketlerden kaçının. Göz çevresindeki deri çok ince ve hassastır; kolaylıkla tahriş olur ve kırışabilir.
    3– Göz makyajınızı tamamen temizleyip duruladıktan sonra bir kağıt mendil veya yumuşak bir havluyla iyice kurulayın. Islak kalmış bir cilt nemsizliğe neden olur.

    Tonik
    Bazı temizleyicilerden sonra cilde tonik uygulamak gerekir. Tonikler cilt tiplerine göre farklı hazırlanmıştır. Temizleyici artıklarını alır, gözenekleri sıkılaştırır.

    Şampuan
    Duş veya banyo sırasında yüzünüzü şampuan ile yıkamayın. Şampuanlar yüz derisi için yıpratıcı olabilecek temizleyici ajanlar içerir.
     
  16. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  17. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    DERİNLEMESİNE TEMİZLİK
    Neden?


    Cildimiz, alttan üste doğru, sürekli olarak, ölü hücrelerle kaplanır. Ölü hücreler üst derinin kalınlaşmasına, gözeneklerin iyi oksijen alamamasına ve tenimizin donuklaşmasına neden olur. Cildi ölü hücrelerden arındırma işlemi, tene sağlık, şeffaflık ve ışıltı kazandırır; pürüzleri azaltır. Cildi yenilemek, cilt esnekliğini ve gençliğini korumak için de kaçınılmaz bir uygulamadır.

    Ne zaman?

    Normal, karma ve yağlı ciltler: haftada 1 ilâ 2 kez.
    Hassas ve kuru ciltler: 15 günde 1 kez.

    Nasıl?

    Cildi derinlemesine temizleyen ürünleri 2 gruba ayırabiliriz: arındırıcı ürünler ve arıtıcı maskeler.


    derin temizleyiciler



    Arındırıcı ürünler

    Arındırıcı ürünler küçük tanecikli, kremden daha akışkan veya jel yapıda ürünlerdir. Cildi ölü hücrelerden arındırmanın, sağlıklı ve net bir görünüm vermenin en kolay ve etkili yoludur.
    Etkili bir derinlemesine temizlik için uygulama oldukça önemlidir:
    1- Arındırıcı ürünü kullanmadan önce, gözeneklerinizin açılması için yüzünüzü 5 -10 dakika kadar su buharına tutun. Böyle bir olanağınız yoksa cildinizi ılık suyla nemlendirin.
    2 – Az miktarda ürünü avucunuzun içinde ısıttıktan sonra, göz ve dudak çevreniz hariç tüm yüzünüze sürün. 1 ila 2 dakika dairesel hareketlerle ovuşturmadan yayın. Alın, burun kenarları ve çene üzerinde ısrarcı olun.
    3- Ilık su ile durulayıp, tonik uygulayın.
    Küçük bir not: Arındırıcı üründen sonra arıtıcı bir maske uygularsanız daha etkili bir sonuç alırsınız.

    Arıtıcı maskeler

    Arıtıcı maskeler içeriklerinde bulunan temel aktifler doğrultusunda etki gösterir: temizler, arındırır, gözenekleri sıkılaştırır ve cildi günlük bakımlara hazırlar. Yağlı ciltler için hazırlanmış olanları cildi temizlemenin yanı sıra sebum salgısını da dengeleyerek siyah nokta ve sivilce oluşumunu engeller.
    Uygulama:
    1- Varsa makyajınızı çıkarın, cildinizi iyice temizleyip, kurulayın.
    2– Göz ve dudak çevreniz hariç tüm yüzünüze kalın bir tabaka halinde arıtıcı maskenizi uygulayın.
    3- Maskeyi kullanma talimatında önerilen süre kadar yüzünüzde tutun. Daha sonra ılık su ile durulayın.
    4– Maskeden sonra mutlaka tonik uygulayın. Bir pamuk parçasını cilt tipinize uygun bir tonik ile ıslatın ve tüm yüzünüzü silin. Tonik hem gözeneklerinizi sıkılaştıracak hem de maskenin artıklarını temizleyecektir.


    küçük ipuçları



    Maskeli banyo

    Yüzünüzde maske ile banyonuzu sıcak suyla doldurup keyif yaparsanız, maskenizin etkisi de artar: sıcaklık aktiflerin cilde nüfuzunu artırır.

    Tonik

    Toniğinizi önceden buzdolabına koyup soğutur ve öyle uygularsanız cildiniz daha canlı bir görünüm alır.

    Bronzluk

    Güneşlenmeden önce cildinizi derinlemesine temizlerseniz, daha kalıcı ve eşit bir bronzluk elde edersiniz.
     
  18. 13 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  19. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    GÜZEL BİR CİLDİN SIRLARI
    Gereksinimleri doğru olarak karşılanan her cilt güzeldir!
    Aşağıdaki testi uygulayarak cildinizin temel ihtiyaçlarına uygun bakımlara ulaşıp, güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.
    Ama unutmayın, cildinizin tipi ne olursa olsun, onun en temel ihtiyacı iyi nemlendirilmesidir; elbette cilt tipinize uygun bir nemlendiriciyle...

    CİLDİNİZ GERİLİYORMU?SIK SIK:Cildiniz hassas ve genellikle kuru. Gerilme hissi nemsizlik belirtisidir. Cildinizi nemlendirin ve bol bol su için.

    HER ZAMAN:Cildinize dikkat! Çok hassas ve nemsiz. Gece ve gündüz hem nemlendirici hem besleyici bakımlar uygulayın.

    HİÇ BİR ZAMAN:Cildinizin nem oranı yeterli. Nemlendirici uygulamaya devam edin.

    CİLDİNİZ PARLIYORMU?

    SADECE ORTA KISIMLAR:Cildiniz parlamaya meyilli. Yüzünüzün orta kısımlarındaki (T bölgesi) sebum fazlasını gidermek için (sadece bu bölgede) hafif içerikli matlaştırıcılar kullanın.

    ÇOK AZ BİR KISIM:Cildiniz oldukça mat.

    YÜZÜMÜN HER YERİ:Cildiniz yağ bezlerinin gereğinden fazla çalışması nedeniyle parlıyor. Matlaştırıcı kremler kullanarak bu durumu dengeleyin.

    CİLDİNİZDE SİVİLCE VEYA SİYAH NOKTA OLUYORMU?
    ARA SIRA:Siyah noktalar burun, alın, çene gibi yüzün en yağlı bölgelerinde oluşur. Siyah renkte olmalarının nedeni cildin doğal pigmenti olan melanindir. Cildinizde ara sıra sivilce oluşmasının nedeni yaşadığınız hormonal değişimler olabilir. Cildinizi iyice temizleyin, ayda 2 kez temizleyici maske uygulayın.

    SIK SIK:Siyah noktalar burun, alın, çene gibi yüzün en yağlı bölgelerinde oluşur. Siyah renkte olmalarının nedeni cildin doğal pigmenti olan melanindir. Cildinizi iyice temizleyin, temizleyici maske uygulayın ve çok yağlı yiyecekler yemeyin.

    HİÇ BİR ZAMAN:pürüzsüz, net bir cildiniz var. Yine de sivilce oluşumunu engellemek için temiz tutun ve ayda 1 kez temizleyici maske uygulayın.


    CİLDİNİZ GENELLİKLE DONUK:Cildinizdeki ışıltı ve canlılık eksikliğinin nedeni oksitlenmedir. Stresten ve sigaradan uzak durun. Cildinizin bol oksijen alabilmesi için temizleyici maskeler kullanarak ölü hücrelerden arındırın ve bol bol C vitamini içeren yiyecekler tüketin.

    YORGUN:
    Yorgunluk cildin ışıltı ve canlılığını alır oksitlenmesine neden olur. Dinlenin, stres ve sigaradan uzak durun. Cildinizin bol oksijen alabilmesi için temizleyici maskeler kullanarak ölü hücrelerden arındırın ve bol bol C vitamini içeren yiyecekler tüketin.

    NORMAL:
    Cildiniz net ve enerji dolu! Besleyici ve koruyucu bakımlara devam edin.