Esyn'den Seçmeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve esyn tarafından 20 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    20 Nisan 2007
    Konu Sahibi : esyn
  1. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Adamın biri doktora gitmis, doktor demis, xxxxxxxxxxx
    inch kadar.Yani naapsam olmuyo, derdime bir care demis.Doktor:

    -Valla kardes, ben buna bisey yapamam ama bizim mahallenin bi buyucusu
    var,istersen seni oraya gonderiim demis.
    Herif naapsin,
    -Tamam abi, buyuksun, oyle olsun filan demis, buyucuye gitmis.Buyucu
    herifin durumuna bakmis bakmis, olm demis sen en iyisi git ormanda bi
    cesmenin basinda oturan sihirli kurbagayi bul, ona evlenme teklif
    et,kurbaga teklifini her reddedisinde 5 inc kisalirsin.Herif hemen
    hoplaya ziplaya girmis ormana, bakmis bi cesme bi de soz konusu
    kurbaga..Hemen kurbaganin yanina seyirtmis.
    -Ooo kurbaga, cillop gibiymisin yavrum filan demis ama kurbagada tik
    yok.
    Yaw senin baska arkadasin yok mu, getir grup takilalim filan gibi laf
    atmis,
    Kurbagada yine ses yok.
    Kurbaga kardes selam demis herif, benimle evlenir misin?
    Kurbaga soyle bir suzmus bizimkini bastan asagi, HAYIR
    demis.Allaaaahhh,
    herif bi bakmis, xxxxxx Abi super olay yaaa!! filan gibi
    geyik yapmis kendi kendine.
    Dur lam demis, sunu bi daha yapiim.Kurbaga kardes demis, benimle
    evlenir
    misin?
    Kurbaga hic tinmamis,
    yine HAYIR demis.
    Anam, bi 5 inc daha gitmis.Adam havalara zipliyor.Valla isi bulduk
    demis
    adam kendi kendine.Yaw iyi hos da 15 inc yine de fazla,
    halbuki 10 inc olsa hem ben hosnut kalirim hem de tum hanimlara uyar
    demis.Kurbagaya tekrar sormus:
    Kurbaga kardes, benimle evlenir misin??
    Kurbaga gozlerini soyle bir belertip adama bakmis.

    -"Yaw kardesim demis,sen laftan anlamaz misin? HAYIR HAYIR HAYIR!!!"
     
    Son düzenleme: 9 Mayıs 2009
  2. 20 Nisan 2007
    Konu Sahibi : esyn
  3. AYN

    AYN SİDİKLİ Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    muahhaha çok güzeldi
     
  4. 20 Nisan 2007
    Konu Sahibi : esyn
  5. putzie

    putzie Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Mart 2007
    Mesajlar:
    161
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    :Roflol: :Roflol: :Roflol: :Roflol:
    güldürdün beni ya adamda hazır olanda gitmiş
     
  6. 1 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : esyn
  7. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Bir köyün camisinde, imam cemaate vaaz vermektedir.
    Ansızın içeri dalan bir köylü, köyü sel basmakta olduğunu haber verir.
    Bütün cemaat hemen kendilerini dışarı atıp kaçar. Sadece imam, bütün
    ısrarlara rağmen köyü terketmeyi reddeder ve Tanrı'nın kendisini
    koruyacağını söyleyerek camide kalır.
    Kısa bir süre sonra sular camiye ulaşır, imam çaresiz minareye çıkar. Sular
    minarenin ilk katına yükselirken bir tekne imamı kurtarmaya gelir. Ancak
    dini bütün imam, Tanrı'nın kendisini koruyacağını söyleyerek tekneye binmez.
    Sular yükselir. İmam ikinci kata çıkmak zorunda kalır.
    Bir tekne daha gelir, ancak imam yine Tanrı'nın kendisini koruyacağına
    inancının tam olduğunu söyleyerek tekneye binmez. Sular iyice yükselir. İmam
    artık minarenin en tepesindedir. Bir helikopter yaklaşır. İçindekiler,
    durumun kötü olduğunu anlatarak , imama helikoptere gelmesi konusunda ısrar
    ederler.
    İmam helikoptere binmeyi de reddeder.
    Bir süre sonra sular iyice yükselir ve imam boğularak ölür.
    Kendisini ahiretin kapısında melekler karşılar.
    Melek: "Hoşgeldiniz, buyrun..."
    İmam: "Cennete girmek istediğimden emin değilim..".
    Melek: "Neden?.."
    İmam: "Tanrı'ya biraz kırgınım...."
    Melek: "Ne oldu ki?.."
    İmam: "Ben hayatımı ibadet ederek geçirdim, insanlara hep iyilik yaptım,
    günahtan uzak durdum. Yaşadığım köyü sel bastı, herkes kaçtı ama Tanrı'nın
    beni kurtaracağına inandığımdan ben kaldım. Görüyorsunuz ki şimdi
    burdayım...."
    Tam bu sırada yukarıdan Tanrı'nın sesi duyulur.
    "Salağa, iki tekne, bir helikopter gönderdik..Böylesine geri zekâlının benim
    katımda da yeri yoktur.."
     
  8. 2 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : esyn
  9. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    hahahahahaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa cok komikkkkkkkkkkkkkkkk
     
  10. 4 Haziran 2007
    Konu Sahibi : esyn
  11. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı. Yatağı
    güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti. Üzerinde -Babama-
    yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı
    ve titreyen elleriyle mektubu okudu:

    Sevgili baba;

    Sana bu satırları derin birpişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aşkı ben Joanla buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam... Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri,derisine
    işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla
    onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir sorundu. Fakat
    benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk...

    Baba Joan hamile! Joanın dediğine göre çok mutlu olacağız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı var. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor. Joan benim gözlerimi esrar
    gerçeğine açtı ve artık biliyorum ki esrar kimseye zarar vermez. Esrar
    yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve yine bu sayede ihtiyacımız
    olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız. Artık tam anlamıyla bilime
    yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Joan
    sağlığına kavuşsun diye.. O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor.

    Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim. Eminim birgün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak, seveceksin
    Oğlun Cihad.

    NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben
    Mehmet'lerdeyim.


    Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin
    olduğunu hatırlatmak istedim.
     
  12. 4 Haziran 2007
    Konu Sahibi : esyn
  13. busra_tuna

    busra_tuna Guest

    eheueuehueuh güzel bi düşünce:Roflol:
     
  14. 5 Haziran 2007
    Konu Sahibi : esyn
  15. esyn

    esyn Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Bu olay, Marmara Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü 1993 yılında bitiren Dilek isimli bir kızın başından geçmiş..

    Dilek bir gün okuldan çıkmış, durakta minibüs bekliyomuş. Yalnız korkunç da yağmur yağıyormuş bu arada. Kızın önüne bir araba yanaşmış. İyi giyimli, temiz yüzlü bi genç, "Yanlış anlamayın n'olur. Ben de yakın zamana kadar öğrenciydim. Islanmayın, gelin ben sizi uygun bir yere kadar bırakayım" demiş. Dilek kız, başta biraz tereddüt etmiş ama çocuğun iyiniyetine inanmış ve arabaya binmiş. Yolda sohbet filan etmişler. Hoşlanmışlar birbirlerinden. Çocuk, "Lütfen izin verin sizi evinize bırakayım. Bakın yağmur da iyice hızlandı" demiş, Dilek kabul etmiş taabi.

    Sohbet iyice koyulaşmış. Kızın evine gelmişler, bu arada telefon değiş tokuşu yapmayı da ihmal etmemişler. Dilek çok etkilenmiş çocuktan. O hafta her telefon çaldığında yüreği hop etmiş, "Ay benimki mi arıyo?" diye telefona koşmuş. Ama arayan olmamış maalesef. Dilek yüzünü kızartıp çocuğu aramaya karar vermiş, "Belki numaramı kaybetmiştir, n'olucak ki ben arasam" deyip kandırmış kendini. Telefonu ağlamaklı bi kadın sesi açmış. Meğer teyze, bizim çocuğun annesiymiş ve hıçkıra hıçkıra, oğlunun trafik kazasında öldüğünü söylemiş. Anlattıklarından Dilek anlamış ki, çocuk onu bıraktıktan 5 dakika sonra yapmış kazayı. "Keşke eve bıraktırmasaydım. Benim bunun sorumlusu" diyerek hemen kendini suçlamaya başlamış. Suçluluk duygusundan kurtulmak için teyzeden adresi almış, "En azından başsağlığına gideyim bari" diye düşünmüş. Ziyaret ağlamaklı ve de yaslı geçmiş. Ayrılma vakti geldiğinde iyice havaya giren kız, "Bana oğlunuzdan bi hatıra verir misiniz? Onu gerçekten çok sevmiştim" demiş. Bunun üzerine anne içeriye gitmiş, döndüğünde elinde çocuğun kaza günü üzerinde olan gömlek varmış. Üstelik de hala kanlar içindeymiş gömlek. Dilek çok kötü olmuş, gömleğin niye saklandığı ve niye ona verildiği anlamsızlığına rağmen yine de kadını kıramayıp almış kanlı gömleği. Ama eve gelir gelmez ilk işi gömleği yıkayıp, ütülemek olmuş. Bütün gece gömleğe baka baka, zır zır ağlamış. Sürekli de, "Onu ben öldürdüm, onu ben öldürdüm" diye tekrar ediyomuş kendi kendine. Artık ağlamaktan bi'tap düştüğünde gömleği yastığının altına koymuş ve yatmış. Sabah uyandığında kendini daha iyi hissediyomuş. Ama yastığı kaldırdığında bi de görmüş ki gömlek yine kanlar içinde. İnanamamış bu duruma. "Heralde dün o kafayla iyi yıkayamadım" diyerek yeniden yıkamış gömleği. Ama ertesi sabah da hiç bi değişiklik yokmuş gömlekte, yine kanlar içindeymiş.

    Bunun üzerine Dilek kız girdiği ruhsal çöküntünün de etkisiyle bir hocaya gitmeye karar vermiş. Çünkü başına gelen olayı mantıksal olarak bir türlü açıklayamıyormuş. Çevresinden edindiği bilgiyle değerli bir insan olan Rıza hocayı bulup olayı başından sonuna anlatmış. Rıza hoca uzun-uzun dualar okuduktan sonra Dilek e gömleği neyle yıkadığımı sormuş. Dilek te tam iki kez deterjanla yıkadığını, ilk başta gömleğin temizlendiğini fakat sabah tekrar kanlar içinde olduğunu ağlayarak anlatmış. Bunu duyan Rıza hocanın gözleri faltaşı gibi açılmış ve ellerini dileğin kafasına dokundurarak aynen şunları söylemiş... "A benim salak kızım, hiç normal deterjanla kan lekesi çıkar mı? Ace kullansana, hem renkli hem de renksiz çamaşırlarında!"
     
  16. 5 Haziran 2007
    Konu Sahibi : esyn
  17. cadxixxixxix

    cadxixxixxix Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2007
    Mesajlar:
    124
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    allahım ya kız ne diyo hoca ne diyo :)
     
  18. 5 Haziran 2007
    Konu Sahibi : esyn
  19. melis

    melis Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Mart 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    hocaya bak ya nasıl cevap o öyle..
    emeğine sağlık cnmm..