Evlat edinme,neler yaşanır?,Ne zaman ve nasıl konuşulmalı?

Konusu 'Evlat Edinme' forumundadır ve dione tarafından 12 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    12 Kasım 2007
    Konu Sahibi : dione
  1. dione

    dione Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Haziran 2007
    Mesajlar:
    116
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Evlat Edinme



    Dünyaya gelmek için her bebeğin bir ana rahmine gereksinimi vardır. Ama dünyaya geldikten sonra en önemli gereksinimi, onu seven, besleyen, temizleyen, bakan bir anne babadır. Daha da önemlisi bütün bunları istekle, sabırla ve onun yanında olarak yapmasıdır. Doğal olanı, bütün bunların içinde büyüdüğü annesi ve oluşmasına neden olan babası tarafından yapılmasıdır. Ancak herhangi bir nedenle bunu onlar değil de, bir başka aile yapıyorsa çocuk için artık ailesi onlardır ve gerçek ailesi önemini yitirmiştir.

    Bebek sahibi olamayan ailelerin, bir başkası tarafından dünyaya getirilmiş, ama bakılmamış ya da bakılamamış çocukları yasal ve duygusal olarak kendi çocukları olarak kabul etmelerine evlat edinme denir. Bazı yasal olmayan ve genellikle tanıdıklar arasında olan çözümler dışında, bunun yasal ve sık olan şekli, aileleri tarafından bırakılmış ve devlet korumasına alınmış çocuklardan seçim yapmaktır. Evlat alınacak çocuk her yaşta olabilir. Genellikle insanlar evlat edinmede yeni doğmuş bebek istemektedirler. Kendilerinmiş gibi hissetmenin, çocuğunda onları aile bilmesinin daha kolay olacağını düşünmektedirler. Her yaş grubunda aile ve çocuk açısından doğabilecek güçlükler vardır.Bu güçlükler uygun tutumlarla aşılabilir.

    Neler yaşanabilir?
    Evlat edinen aile bir yandan çocuk sahibi olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşarken, bir yandan da kendileri çocuk sahibi olamadıkları için acı duyarlar. “Bir başkasının çocuğu” düşüncesi, ailenin çocukla bağlanma yapmasında sorunlara yol açabilir. Aile bu sorunları kendi içinde hallettiği zaman gerçek ebeveynler olurlar. Çocuksa bir yandan kendi anne babası tarafından terk edilmiş olmanın kaygılarına, yeniden terk edilebileceği kaygılarını ekler. Aileyi benimsemesi, güven duyması bu kaygıları giderir ve artık bir aile olunur.

    Ailenin bir başka kaygısı çocuğun evlatlık olduğunun saklanmasıdır. Genellikle yeni doğmuş bebek alan aileler, bunun bir sır olarak kalmasını, çevrenin özellikle de çocuğun gerçeği öğrenmemesini isterler. Bunu sağlamak için yoğun çabaya giren aileler vardır. Yerlerini değiştiren, doğum öyküleri uyduran, hatta albümler, videolar hazırlayarak ilerde çocuğu inandıracaklarını düşünen aileler çok fazladır. Oysa bilinen birşey var ki, bu olay sır olarak kalamamaktadır. Komşu, tanıdık, arkadaş, okul veya gerçek ailesinden bu durumu öğrenen çocuklar ciddi sorunlar yaşamaktadırlar. Çünkü önemli olan sevdiği, daha da önemlisi güvendiği insanlar tarafından kandırılmış olmaktır. Bu onların güvenlerini sarsar, gelecek kaygılarını arttırır. Bu nedenle, evlat edinilen çocuğa uygun zaman ve uygun koşullarda erken dönemde evlat edinildiği söylenmelidir. Eğer çocuk bunu ailesinden değil de, başkalarından duyarsa, özellikle de ergenlik döneminde aşılması zor sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bunu temelinde anne baba tarafından aldatılmış olmanın getirdiği güven sarsılması ve umutsuzluk duygusu yatmaktadır.Bir yandan gerçek ailesi tarafından istenmemiş, sevilmemiş olmayı, bir yandan da aile bilip, güvendiği insanlar tarafından kandırılmış olmayı yaşar.Çoğu çocuk gerçek ailesini bilmeyi tanımayı red eder. Ama bunu isteyen çocuklar da olabilir. O zaman koşulları iyi değerlendirmek gerekir. Aileyi tanımak çocuğu rahatlatabileceği gibi, kargaşa da yaratabilir. Yine de bu arama isteği, evlat edinen aileyi bırakma isteği değildir. Sadece kökenlerini bilme arzusudur. Çünkü çocuk için gerçek aile, kendisini seven, bakan ve koruyan ailedir. Amaçlarının onları terk etmek olmadığı anlaşılıp, onlara destek olunması gelecek sorunların daha kolay atlatılmasını sağlar.

    Ne zaman ve nasıl konuşulmalı?
    Büyük yaşta evlat edinilen çocuğa, o dönemde gerekli açıklamaları yapmak gerekir. Asıl kargaşa bebekken evlat edinilen çocuklarda olmaktadır. Aile söyleyip, söylememenin yanında ne zaman ve nasıl konuşacağını düşünmektedir. En uygun zaman okul öncesi ve çocuğun anlayabilir yaşa geldiği yani 3-6 yaş arasıdır. Ondan öncesinde de aile arası konuşmalarda “sen doğduğun zaman” la başlayan cümleleri “sen bizim çocuğumuz olduğun zaman” şeklinde kurmak, aile ve çocuk için hazırlık olacaktır. Bu dönemler çocukların sıklıkla nasıl dünyaya geldiklerini merak ettikleri dönemlerdir. Buna ilişkin soru sordukları zamanlar anlatmanın en uygun olduğu zamanlardır. Anne babanın bunu çocuğa anlatmadan kendi kaygılarını çözmüş olması gerekir. Evlat edinmenin doğal olduğuna önce onlar inanmalıdır ki, çocuğun gereksiz ayrıntılar, gizemlerle karıştırmasınlar. Aktarırken ailesi tarafından istenmediği, terk edildiği gibi konulara vurgu yapılmamalıdır. Vurgu bir bebeği çok istedikleri ve onu kendi bebekleri olarak seçtiklerine olmalıdır. Çocuğa anlattıktan sonra, nasılsa biliyor diye herkese bu öykünün anlatılması gereksizdir. Çocuk bunun gizli kalmasını isteyebilir. Yine çocuk gerçek ailesi hakkında sorular sorabilir. Bu sorulara doğru ve uygun yanıtlar verilmelidir. Gerçeği öğrenen çocuk aile bildiği, onu seven insanlardan kopmayacaktır. Ancak çocuğun olumsuz davranışlarında onu bırakmakla tehdit etmek, bilinmeyen aileden gelen olumsuzlukları dile getirip, çocuğa söylemek onu yaralar.

    Unutmayın bir çocuk için anne baba demek onu koruyan, bakan ve en önemlisi seven ve kabul eden kişiler demektir. Onunla dürüst ve güvenli bir ilişki kurduğunuz zaman o sizin çocuğunuzdur ve bundan gurur duyacaktır.

    Sabah Gazetesi
    Prof.Dr.Bengi Semerci

     
  2. 11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : dione
  3. nbatur55

    nbatur55 baldan tatlı can kızım... Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2007
    Mesajlar:
    513
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    EVLAT EDİNME NEDİR?

    Bir çocukla, durumu evlat edinmeye uygun bir kişi arasında hukuki bağlar sağlanarak çocuk-ebeveyn ilişkisinin kurulmasıdır. Evlat edinme ile çocuk ailenin bir üyesi olur ve soyadını taşır.

    KİMLER EVLAT EDİNEBİLİR?

    T.C. Vatandaşı Olmak,

    35 yaşını dolduranlar (eşlerden birisinin de 35 yaşında olması yeterlidir),

    Kendi öz çocuğu bulunmayanlar,

    En az okur-yazar düzeyde olanlar, evlat edinmek üzere başvurabilirler.

    HANGİ ÇOCUKLARI EVLAT EDİNEBİLİRSİNİZ?

    Hakkında korunma kararı alınarak Kurum bakımına yerleştirilmiş,

    Anne-babası tarafından evlat edindirilmesine muvafakat verilen ya da ailesi bulunamayan çocukları evlat edinebilirsiniz.

    Evlat edinecek aile ile evlat edinilecek çocuk arasında en az 18 en fazla 45 yaş fark olması gerekmektedir.

    EVLAT EDİNMEK İÇİN NEREYE BAŞVURULUR?

    Türk Medeni Kanunu ve Evlat Edindirme Yönergesi’ne göre yukarıdaki şartları taşıyan herkes sürekli yaşadıkları yerdeki İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne başvurabilir. Başvuru sırasında bir sosyal hizmet uzmanından daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. Kesin kararınızı verdikten sonra evlat edinebilecek koşullara sahip olduğunuza ilişkin istenecek belgeleri tamamlamanız ve sosyal incelemenizin yapılması gerekmektedir.
     
  4. 13 Mart 2009
    Konu Sahibi : dione
  5. saftirik

    saftirik rütbesiz... Üye

    Katılım:
    2 Haziran 2008
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    aranızda hiç evlat edinen bir aile varmı? tanışmayı cok isterim çünki bizde düşünüyoruz. Zorluklarını yaşadıklarınızı paylaşmanızı çok isterim.
     
  6. 13 Mart 2009
    Konu Sahibi : dione
  7. fxuxsfxuxs

    fxuxsfxuxs yanılsamalar ülkesi Pro Üye

    Katılım:
    3 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.533
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    bu konuyu ben de çok merak ediyorum, açmak istediğim bir konuydu
    burda evlat hasretiyle yanan çok bayan görüyorum
    evlat edinmeyi düşünen var mı merak ediyordum
    çok kutsal bir şey bence anası babası olmadığınız bir çocuğu büyütmek, ona sevginizi vermek
    varsayımlar üzerine konuşamam ama çocuğum olmasaydı en azından düşünür araştırırdım sanırım
    ama o psikolojiyi tahmin edemem tabi şu anki durumumda
     
  8. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : dione
  9. saftirik

    saftirik rütbesiz... Üye

    Katılım:
    2 Haziran 2008
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Kimse yokmu bu durumda ?
     
  10. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : dione
  11. er_ca

    er_ca 6-11-2012 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.225
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    önce koruyucu aile olarak çocukla iletişim kurmak gerekir. koruyucu aile olduğunuz zaman daha öncelikli evlat edinebiliyorsunuz diye biliyorum. ayrıca koruyucu aile olmak çok zor da değil sanırım.
    sçhek de çok güzel bilgiler var. ilgilenen arkadasların bakmasını tavsiye ederim.


    KORUYUCU AıLE HıZMETLERı


    KORUYUCU AıLE

    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Türkiye'nin en köklü Kurumlarından birisi olarak; ekonomik, sosyal ve psikolojik yönlerden desteğe, korunma ve bakıma gereksinimi olan başta çocuklarımız olmak üzere tüm yurttaşlarımıza hizmet vermektedir. Sınırlı olanaklar çerçevesinde azami bir gayret ve özveri ile sürdürülen tüm çalışmalarının temel amacı; bu özel ihtiyaç gruplarına en iyi şekilde hizmet sunulmasıdır.
    Biliyoruz ki; sağlıklı bir toplum ve mutlu yarınlar için sahip olduğumuz en değerli varlıklarımızdır çocuklar... Ve inanıyoruz ki; en az toprak erozyonu kadar önemli olan insan erozyonunun önüne geçmek ancak ve ancak toplumsal bir paylaşımla mümkün olabilecektir. Bu nedenle Kurumumuz kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocuklar alanında öncelikle hizmet vermeye çalışmaktadır.
    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu; bu düşünceden yola çıkarak sınırlı olanakları çerçevesinde yıllardır vermekte olduğu bu hizmeti sizlerin katkılarıyla güçlendirmeyi ve korunmaya muhtaç durumdaki çocuklarımızı toplumsal bir bütünleşme, toplumsal bir paylaşım ile kucaklamayı hedeflemektedir.
    Ülkemizdeki ilk koruyucu aile uygulaması 1949 yılında yapılmıştır. Hizmetin geniş olarak uygulanmasına ise 1952 yılında başlanılmıştır.


    KORUYUCU AıLE HıZMETı; çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakılamayan çocukların, kısa veya uzun süreli olarak bakımlarını üstlenen aile ya da kişilerin yanında, devlet denetiminde yetiştirilmeleri olarak tanımlanmakta ve bu hizmeti veren aile ya da kişilere KORUYUCU AıLE denilmektedir.
    02 Eylül 1990 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesinde; çocuğun öncelikle ailesi yanında, bu mümkün olmadığı taktirde ise uygun bir aile ortamı içinde yaşamını sürdürmesi ve gelişmesi hakkına özel bir yer verilmektedir. Ülkemizin de imzalamış olduğu bu sözleşme ile Koruyucu Aile Hizmeti daha da önem kazanmaktadır.
    Çocuk Hakları Sözleşmesi ile vurgulanan Koruyucu Aile Hizmeti'nin dayanağı Türk Medeni Kanunu'nun 347.maddesi ile 24.05.1983 tarih ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu'nun 22. ve 23. maddeleridir. Koruyucu Aile Hizmeti bu maddeleri temel alarak hazırlanan 14.10.1993 tarih ve 21728 sayılı Koruyucu Aile Yönetmeliği ile Yönetmeliğin bazı maddelerini değiştiren 30.12.2006 tarih ve 26392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğe uygun olarak yürütülmektedir.


    NıÇıN KORUYUCU AıLE ?
    Çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve maddi gereksinimlerini karışlayabilecek sıcak bir aile ortamına ihtiyaçları vardır. Kuşkusuz anne-babalar da çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için çaba harcarlar. Ancak yaşam her zaman düşünülenler gibi olmayabilir. Bazı aileler zihinsel, bedensel ya da psikolojik sorunları veya ekonomik yetersizlikleri, boşanma, ölüm, hükümlülük gibi sosyal sorunları nedeniyle bütünlüklerini devam ettiremez ve çocuklarının gereksinimlerini karşılayamaz hale gelmektedirler.
    Böyle durumlarda çocuklara yardım etmenin en iyi yolu öz ailesinin koşulları iyileşinceye kadar başka bir ailenin yanında bakımlarının sağlanması amacıyla Koruyucu Aile hizmetinden yararlandırılmasıdır.
    Koruyucu aile bakımının, çocuğa sağladığı aile ortamı çocuğun psiko-sosyal gelişiminin sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesi açısından önem taşımaktadır. Kurum bakımının çocuk üzerindeki etkilerine yönelik yapılan araştırmalar incelendiğinde de bu bakım türünün sadece pahalı olmadığı, çocuğun gelişimini bazı yönlerden eksik tamamlamasına da yol açtığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle tüm dünya da korunmaya muhtaç çocuklar için en çok tercih edilen bakım şekli Koruyucu Aile bakımıdır.
    Koruyucu aile hizmetinde amaç, çocuk için karmaşık ve sorunlu olan bir dönemde özenli davranılarak çocuğun bu dönemi örselenmeden geçirmesini ve normal hayatını devam ettirmesini sağlamaktır.
    Koruyucu aile çocuklara, öz ailesi, okulu ve çevresiyle ilişkilerini devam ettirmelerini sağlayarak yardımcı olur. Böylece koruyucu aileler sadece çocuğa yardım etmekle kalmayıp, desteğe gereksinimi olan güç durumdaki aileye de yardım etmiş olmaktadırlar.
    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bir elinden tuttuğu ve tutmaya devam edeceği çocukların öteki elinin koruyucu aileler ve toplum tarafından tutulmasını istemektedir. ıster koruyucu aile olarak, ister koruyucu aile hizmetini tanıtarak, ister koruyucu ailelere özel indirimler, destekler, teşvikler sağlayarak daha çok çocuğun koruyucu aileler yanında yetişmesine ortam yaratılması olanaklıdır.
    Bu çok anlamlı ve toplumsal geleceğimiz açısından hayati değere sahip alanda Devlet olarak her türlü olanağı sağlamaya çalıştığımız korunmaya muhtaç çocuklarımızın aile sıcaklığını yeterince yaşayabilmeleri için Koruyucu Aile Hizmetinin toplumun gereksinimleri doğrultusunda geliştirilerek yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Yılda ortalama 100 çocuk Koruyucu Aileler yanına yerleştirilmektedir.
    Koruyucu aile yanına yerleştirilebilen, korunan, tehlikeli ortamlardan uzak tutulan her çocuk sorumluluğu paylaşan herkesin sevinci, başarısı olacaktır.
    Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu olarak sizleri Koruyucu Aile Hizmetini desteklemeye davet ediyoruz. Sizlerin de destekleriyle çocuklarımız için büyük ve anlamlı bir adım atacağımıza inanıyoruz.


    KORUYUCU AıLEDE HANGı ÇOCUKLARA BAKILIR ?
    Koruyucu aile yanına yerleştirilen çocuklar; öz ailesi bulunan, öz ailesince bir süre için bakılamayan, çeşitli nedenlerle evlat edindirilme şansını tümüyle yitirmiş olan, kız ya da erkek, sağlıklı ya da özürlü tek ya da kardeş olup, durumunun koruyucu aile yanına yerleştirilmeye uygun olduğu sosyal çalışmacı tarafından belirlenmiş çocuklardır.
    Bu yasal çerçevede, haklarında korunma kararı alınmış çocukların koruyucu aileler yanına yerleştirilmeleri için öz ailelerinden muvafakat alınması zorunluluğu yoktur. Bu çocuklar ailelerinden izin alınmaksızın uygun kuruluşlara ya da koruyucu aileler yanına yerleştirilebilmektedir.


    KORUYUCU AıLE YANINA KAÇ ÇOCUK YERLEŞTıRıLEBıLıR ?
    Koruyucu aile yanına en fazla 3 çocuk, aynı anda yerleştirilebilir. Ancak, buna karar verilirken özellikle çocuklarla bire bir ilişki kurulma konusu irdelenir.
    ıl Müdürlükleri ile yanına çocuk yerleştirilen koruyucu aile arasında, Kurumun ve koruyucu ailenin yükümlülüklerini içeren bir sözleşme imzalanır. Sözleşmenin Valilikçe onayından sonra çocuk bir tutanakla aileye teslim edilir.


    KıŞı YA DA AıLELERıN KORUYUCU AıLE OLMASINA NASIL KARAR VERıLıR?
    - Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olup,
    - Türkiye'de sürekli ikamet eden,
    -En az ilkokul mezunu,
    - 25-50 yaş aralığında bulunan,
    - Çocuğa kanunen bakmakla yükümlü öz anne- baba ya da vasi dışındaki herkes koruyucu aile olmak üzere ıl Müdürlüklerine başvurulabilmektedir. Eşlerin birlikte başvurmaları gerekmektedir.
    Özellikle çocuğun yakın çevresinde olan akrabalar, komşular ya da aile dostları tercih edilmektedir.
    Akrabaların koruyucu aile olmak istemesi halinde yapılacak sosyal inceleme sonucuna göre yaş ve eğitim koşulları değerlendirilmektedir.
    Koruyucu aile olmak isteyen kişi bekar ise yerleştirilecek çocuğa diğer ebeveynin yoksunluğunu hissettirmeyecek akraba ilişkilerine sahip olması konusu değerlendirilmektedir.
    Başvuru sırasında ilgili Sosyal Çalışmacı tarafından Koruyucu Aile Hizmetinin esasları, işleyişi ve aileye yerleştirilecek çocukların özellikleri hakkında bilgi verilmektedir.
    Üçüncü aşamada, verilen bilgiler ışığında koruyucu aile olmaya kesin karar verilirse, Sosyal Çalışmacı tarafından evde, işyerinde, başvuran ailenin çocuklarıyla vb. bir dizi görüşmeler yapılmaktadır. Bu görüşmelerde amaç ailenin ve çevresinin yerleştirilecek çocuğa her açıdan uygun olup olmadığının belirlenmesidir. Bu bağlamda, koruyucu aile başvurusu kabul edilenler hakkında çevre ve ekonomik koşulları, yaşları, kişilik özellikleri, evlilik ve sosyal ilişkiler, çocuk yetiştirme konusunda tutum ve davranışları, diğer aile üyelerinin bu konudaki düşünceleri ve çocuk ile koruyucu aile ilişkileri açısından önem taşıyan benzeri hususlar dikkate alınarak yapılan görüşmelerden elde edilen bilgilere ilişkin sosyal inceleme raporu hazırlanmaktadır.


    KORUYUCU AıLE ADAYLARININ HAZIRLAMASI GEREKEN BELGELER

    * Fotoğraf
    * Nüfus cüzdanı örneği
    * Evliler için evlenme cüzdanı örneği
    * Öğrenim durumunu gösterir belge
    * ıkametgah belgesi
    * ış ve gelir durumunu gösteren onaylı belge
    * Adli sicil raporu
    * Koruyucu aile olacak kişilerin çocuğun bakımını, psiko-sosyal gelişimini ve eğitimini etkileyecek ya da çocuğa zarar verecek düzeyde fiziksel engeli, ruhsal rahatsızlığı ve bulaşıcı hastalığının olmadığını gösterir rapor. Sosyal Çalışmacı gerekli gördüğü hallerde kişinin sağlığına, süreğen hastalığına veya bağımlılığına ilişkin ayrıntılı rapor da isteyebilir.

    Kişilerin evli olması halinde her iki eş için de aynı belgeler istenir.
    Aile ile birlikte yaşayan kişiler varsa, adli sicil raporu ve ruhsal rahatsızlığı ile bulaşıcı hastalığı bulunmadığına dair rapor bu kişilerden de istenir.


    KORUYUCU AıLELERıN YÜKÜMLÜLÜKLERı NELERDıR?

    * Yanına yerleştirilen çocuğun öncelikle fiziksel ve psiko-sosyal gelişiminin sağlıklı olabilmesi için gerekli koşulları sağlamak,
    * Çocuğun yeteneklerinin ve becerisinin elverdiği ölçüde öncelikle eğitim ve öğretimi ya da iyi bir meslek sahibi edindirilmesi için gerekli çabayı göstermek,
    * Çocuğun varsa öz ailesi ve akrabaları ile uygun görülen şekil ve zamanda görüşmesini sağlamak,
    * Koruyucu aileye ve yerleştirilen çocuklara ilişkin olarak mesleki çalışmaları yürüten sosyal çalışmacıya gerekli koşulları hazırlamak,
    * Adres ve ikametgah değişikliklerini bu değişiklik gerçekleşmeden önce ıl Müdürlüğü'ne bildirmek,
    * Görev veya tatil amacı ile çocukla birlikte yurt dışına gidilmek istenmesi durumunda, çocuğun veli ya da vasisinin izni gerektiğinden, yasal işlemlerin tamamlanmasına yetecek süre göz önüne alınarak, en kısa sürede durumu ıl Müdürlüğüne bildirmek,

    Koruyucu ailelerin yükümlülükleridir.


    ıZLEME
    Koruyucu aile ve yanına yerleştirilen çocuk, görevli sosyal çalışmacı tarafından vakanın özelliklerine göre belirlenen aralıklarla, düzenli olarak izlenmektedir. Ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik gerekli mesleki çalışmalar yapılmaktadır.


    KORUYUCU AıLELERE VE YERLEŞTıRıLEN ÇOCUĞA SAĞLANAN OLANAKLAR

    * Koruyucu ailelere baktıkları her çocuk için,çocukların bakım, eğitim ve yetiştirilme harcamaları için aylık ücret ödenir.
    * Özürlü çocuklar için yapılacak ödemeler iki katına kadar arttırılır.
    * Her öğretim yılı başında bir defaya mahsus olmak üzere eğitim masrafları karşılığı olarak bakım ücreti üç kat arttırılarak ödenir.
    * Şubat ve Ağustos aylarında çocukların yıllık giyim masrafları karşılığı olarak bakım ücreti iki kat arttırılarak ödenir.
    * Koruyucu Ailenin yanında bakılan çocuklar hastalandıklarında koruyucu ailesi tarafından hiçbir sevke tabi olmadan doğrudan sağlık karneleri ile devlet-üniversite hastanesi, sağlık ocağı, hükümet tabipliklerine, ayaktan veya gerekiyorsa yatarak muayene, tedavi için götürülebilmektedir. Bu durumlarda muayene ve tedavi bedeli Kurumumuz tarafından karşılanmaktadır.

    Yine koruyucu aile yanındaki çocuklar koruyucu ailenin çalıştığı kurumun bağlı olduğu sağlık kuruluşu ya da anlaşması doktoruna da götürülebilmektedir. Ancak, bu durumda muayene ve tedavi bedeli Kurumumuz tarafından karşılanamamaktadır.
    Çocuklara verilen, Genel Müdürlükçe hazırlanıp bastırılan fotoğraflı seri numaralı sağlık karneleri her yıl ıl Müdürlüklerince vizelenmektedir.

    * Koruyucu ailedeki özürlü çocuklar ile okula giden çocukların okul servis aracı ücreti ödenir. Servis bulunmaması halinde gidiş � gelişlerdeki ulaştırma giderleri karşılığı otobüs bilet ücretleri ödenir.
    * Okula giden veya bu yaştaki çocuklara her ay harçlık ödenir.
    * Tam gün öğrenim görüp de yemeklerini evde yeme olanağı bulamayan çocuklara, öğrenim süresince harçlıkları iki kat artırılarak ödenir.
    * Koruyucu aile yanındaki çocukların meslek edinme kurs bedelleri ile eğitim ve öğretimlerine ilişkin etüt, kurs, yaz okulu, harç, sınav ve kayıt ücretleri ödenir.
    * Başka illere öğrenim amacı ile gitmesi gereken çocukların ulaştırma giderleri ödenir.
    * Koruyucu aileler ve korudukları çocuklar için gerektiğinde üniversitelerin ilgili bölümlerindeki uzman kişilerden psikolojik ve psikiyatrik danışmanlık hizmeti sağlanır.

    Gönüllü statüdeki koruyucu aileler yanındaki çocuklar için de talepte bulunduğu takdirde aylık bakım ücreti dışındaki diğer ödemeler yapılmaktadır.
    Koruyucu ailelere ödenen ücret ek gösterge dahil en yüksek devlet memuru aylık göstergesinin (9500) memur maaş katsayısıyla (Ocak ve Temmuz aylarında değişmektedir.) çarpımıyla elde edilen rakamın sırasıyla %45'i, %50'si, %55'i ve %60'ı alınarak belirlenmektedir. 2008 yılında ücretli koruyucu aile yanındaki çocuklar için ödenen aylık aşağıdaki gibidir. (Özürlü çocuklar için iki katına kadar arttırılmaktadır.) Harçlıklar ise kuruluş bakımındaki çocuklar için yapılan hesaplama ile belirlenmektedir (Çocuk Yuvaları Yönetmeliği Md. 46 ve Yetiştirme Yurtları Yönetmeliği Md.48 ). Memur maaş katsayısı, sırasıyla 600 (ılköğretim 1-4. sınıfı), 900 (ılköğretim 5-8. sınıfı), 1200 (Lise ve dengi okul) ve 2000 (Yüksek öğrenime devam eden) gösterge rakamı ile çarpılarak bulunan miktar kadar ödeme yapılmaktadır;
     
  12. 10 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : dione
  13. dengor

    dengor Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben başvurumu yaptım arkadaşlar. şimdilik çok da memnunum. inşlh Allah yardımcımız olur. ben de bu konuyu yaşayan biriyle paylaşmak isterim. Çevremde bunu yaşayan iki aile var. çok da memnunlar. hatta keşke daha önce birilerini bizi teşvik etseydi de bunu çok çok önce yapsaydık diyorlar. inşlh bende yakın bir zmnda evimi şenlendireceğim...
     
  14. 10 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : dione
  15. archimim

    archimim KRALİÇE KIZIM ASYA'M Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.213
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    ilk çocuğumu kendim doğurmak ikinci çocuğumu ise evlat edinmeyi istiyorum.çünkü o kadar çok yardıma muhtaç çocuk var ki. en azından doğmuş birinin hayatını kurtarırım diye düşünüyorum. ama eşim bu konuda ikna olmuyor:çok üzgünüm:

    elalem bize güler, sağlıklıyız ne gereği var diyor. henüz çocuğum yok ama bu fikrimden vazgeçmedim. önemli olan çocuğu doğurmak değil ona sevgi vermek, emek vermek, güzel bir gelecek sağlamak.

    selvi boylum al yazmalım filminde diyordu ya sevgi emektir diye. bende bu söze imzamı atarım.
     
  16. 14 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : dione
  17. hopi

    hopi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    4
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bende evlatlık almak ıstıyorum ve kısmetse bu sene basvuracagım.ılk önce koruyucu aıle olmayı düsündük fakat aldığınız cocugu başkası evlat edinebiliyormus.sıraya göre yanii.
     
  18. 25 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : dione
  19. 1numara

    1numara Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    960
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    güzel bir konu.. çok yakın akrabamız olan bir çift 99 yılında karar verdiler.iki yıl sonra sıra onlara geldi ve bebeklerine kavuştular.çok mutlu bir yuvaları var şimdi tek sorun çocuk hala gerçeği bilmiyor.bende isterim günün birinde bir çocuğu hayata bağlamayı.fakat bu asla ama asla minik bir bebek olmaz.çünkü bebek isteyen ve sırada yıllarca bekleyen o kadar çok insan var ki.bebeği herkes istiyor ama ordaki minicik çocuklar her gördükleri kadına anne diye sarılan bir damlacık ilgi için insanın gözünün içine bakıp,yüreğini yakan çocukları kimse istemiyor herkes bir bebek alma hevesi içerisinde.sadece annelik ve babalık egosu için değil bir hayat kurtarmak için yapılmalı bence.
    bu konuda çok doluyum. her esirgemenin önünden geçtiğimde o çocukları görüp onları dünyaya getiren ve oralara terkeeden insan müsvettelerine lanet okuyorum.
    ekonomik olarak yeterli gelecekseniz ve eğer varsa öz çocuğunuzdan ayrı tutmayacaksanız herkes bir hayatı kurtarabilir oradan.çüünkü o çocuklara belli bir yaştan sonra(ki orda yaşadıklarınıda az çok biliyor ve duyuyoruz)biz sana yeterince baktık haydi sokağa deyip yolluyorlar.hepimzi düşünmeliyiz.şahsen ben çok istiyorum ve günün birinde bunu yapacağım.