Evliliği Neler Yıpratır?

Konusu 'Yeni Evleneceklerin Sohbet Alanı' forumundadır ve Duygu tarafından 29 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    29 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Duygu
  1. Duygu

    Duygu Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    3.777
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    146
    Evet bayanlar bunların hepsini uygulamak mümkün müdür bilmem ama yararlı bir yazı olduğunu düşündüğümden sizlerle paylaşmak istedim...

    [​IMG]

    Evliliği Neler Yıpratır?

    Eleştiri

    "Sen hep böylesin. Zaten bir gün bile olsun beni dinlemedin, hep bağırıyorsun, beceriksizsin, filanın eşini örnek al, beni üzmekten zevk alıyorsun…" tarzındaki ifadeler, eşi suçlayıcı, yargılayıcı ve kırıcı eleştirilerdir. Oysa iletişimde "ben" dilini kullandığımızda eşimize şöyle diyebiliriz: "Ben bu sözünden veya davranışından dolayı çok üzüldüm, hayal kırıklığı yaşadım." Bu ifade daha yumuşak olduğundan, ayrıca kişide oluşturduğu duyguyu da olaya yansıttığından eşi olumlu yönde etkileyebilir ve buna göre olumlu karşılık verebilir.


    Genelleme

    "Hep böylesin. Böyle yaparsın. Bencilsin. Hiç değişmiyorsun. Bu huyunu annenden / babandan kapmışsın. Bir gün de iyi yanını göremeyecek miyim?" tarzındaki ifadeler, eşi bir kalıba sokan ve damgalayan ifadelerdir. Mantıksal olarak düşündüğümüzde, madem ki eşiniz söylediğiniz gibi "hep öyle", yıllardır değişmiyor; peki siz ne oranda değiştiniz? İşe kendinizi değiştirmekle başlayın.

    Aklını okumak

    Evlilikte ilişki bozulmaya ve mutsuzluk ortaya çıkmaya başlayınca araya mesafeler girer. Sürekli kavga, üzüntü, bir noktada çiftleri sessizliğe ve kendi dünyalarına iter. Fakat burada sözlü iletişim yerine sözsüz iletişim, yani davranışlardan anlamlar çıkarıp, eşi yargılama süreci başlar. "Hah! Yine kızdın. Bakışlarından anladım. Sen öyle demek istemedin. Senin kafanın içinde neler var, çok iyi biliyorum… " tarzındaki yaklaşımlar, eşin jest ve mimiklerinden, hal ve hareketlerinden anlamlar çıkarmaya yöneliktir.

    İşi yokuşa sürmek

    Zamanla eşlerden birinde olumlu bir değişiklik olmuştur veya gittikleri doktor dinlenilmiş ve kişi olumsuz bir davranışından vazgeçmiştir; diğer eşin: "10 yıldır sana söyledim, ama beni dinlemedin; sonunda dediğime geldin. Başkası deyince daha mı kıymetli oluyor?" biçimindeki konuşmaları, eşi üzen ve geriye döndürebilecek tarzdadır. Oysa ; "Bu değişiklikten dolayı çok mutluyum, sevinçliyim. Gel birlikte plan yapalım; başka nelerimizi değiştirebiliriz, onları konuşalım" tarzında bir diyalog kurulursa olumlu değişiklik pekişir ve devamı için de teşvik edilmiş olunur.

    Geçmişi hatırlatmak

    Herkesin evliliğinde, geçmişte yaşadığı olumsuz bir anısı vardır. Aile kavgaları, kırgınlıklar, ihanetler, küçük düşürmeler ve hayal kırıklıklarıdır. Geçmişte yaşanan kötü anıyı sürekli gündeme getirmek sıkıntı doğurur ve sorunları pekiştirir.
    Hep haklı olmak
    Hatalar, yanlışlıklar iki taraftan da kaynaklandığı halde "Kim daha haklı?" diye adeta "mahkeme" kurulur. "Evliliğimiz boyunca kavgaları hiç ben başlatmadım. Sen hep bana kötü davrandın, beni aşağıladın. Bütün sorunlar senden kaynaklanıyor!" gibi kalıp sözler, tıkanan evliliklerin klasik sözleridir. Oysa önce kendimize bakmamız ve "Ben nerede hata yapıyorum, yanlışım ne olabilir?" diye düşünmek gerekir. Sürekli karşı tarafı haksız görmek işin kolaycı yönüdür
    .

    Sorumluluk

    Aile yükünün tek tarafa yüklenmesi kişiyi aşırı strese sokup gergin ve öfkeli yapabilir. Bu yüzden hiçbir cinsiyet ayırımı gözetmeksizin yapılacak işleri ortaklaşa yapmaya gayret etmek gerekir. Diğer yandan, ilişkideki bozulmadan dolayı "Sen beni zorluyorsun, çıldırtıyorsun; bu yüzden öfkeleniyorum" yerine, "Seninle ilişkimde zorlanıyor ve bazen öfkemi kontrol edemiyorum" tarzında konuşulsa, kişi kendisini de ortaya koyuyor ve sorumluluğu paylaşmış oluyor; böylece eşi suçlamıyor, soruna dikkat çekip, üzerinde düşünülmesi gerektiği mesajını veriyor.


    Mantıksal yaklaşım

    "Ya bana iyi bir neden göster, söylediklerimi çürüt, ya da beni kabul et!" yaklaşımı evlilikle iş ilişkisini karıştırma yaklaşımıdır. Evlilikte roller, duygular, cinsellik ve birçok değişken rol oynar. Kendimizi "temize çıkarma"da mantık olayını ileri sürmek kendi kendimizi aldatmaktan ibarettir.
    Sözünü kesmek
    İletişimde en önemli husus, konuşan insanı sonuna kadar dinlemek, çok gerekliyse aralarda girmektir. Dinlememiz, anlamamız ve kendimizi anlatmamız gerekiyor. Bunun yolu da saygıyla dinlemek ve ses tonunu yükseltmemektir.
    Terapist yaklaşımı
    Eş, ne kadar ilgili ve tecrübeli olursa olsun, kendisini doktor yerine koymamalı; çünkü bir şey değişmez, eşi kendisini dinlemez ve dirençle karşılaşır. Bu yüzden "iyi bir eş, arkadaş, sevgili" nasıl olursa, ona öyle davranmalıdır.


    Alıntıdır.
     
  2. 29 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Duygu
  3. miss_curious

    miss_curious Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    5.014
    Beğenildi:
    2.910
    Ödül Puanları:
    238
    paylasim icin tesekkurler...
     
  4. 29 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Duygu
  5. carbonxxx

    carbonxxx SatanistKesenPsikopatCat Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2009
    Mesajlar:
    2.433
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    148
    oooffff yoga yada meditasyon yapmak lazım ooooowwwwwwmmmmmmmm çakralarımı açıyorum ooooowwwmmmm zemuszemus kaydirigubbakcemile3

    Bunları yapmayacak insan tanımıyorum ben nereye kadar sabredebilirsin ki?? bilmiyorumkismile
     
  6. 29 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Duygu
  7. leylek82

    leylek82 çok zor bazen.... Pro Üye

    Katılım:
    6 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    5.664
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    yani şu aralar bu maddelerin herhangi birini yapmak bile zor geliyor bazen
    monotonluk evliliği zedeleyen en belirgin şeylerden biridir
    hele de bu uzun yıllara yayılınca
     
  8. 30 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Duygu
  9. cherrybl0ss0m

    cherrybl0ss0m Yeni Üye Üye

    Katılım:
    9 Ekim 2009
    Mesajlar:
    3.362
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    sadece evliliği değil, bi ilişkiyi de yıpratacak cinsten hareketler bunlar keşke tamamen uzak kalabilsek tüm maddelerden...bilmiyorumkismile