Evlilikler neden soruna dönüşür..?

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve nazar034 tarafından 6 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : nazar034
  1. nazar034

    nazar034 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Kasım 2006
    Mesajlar:
    64
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    HER EVLİLİK sevgi ve umutla başlar. Yeni bir hayata başlamanın ilk adımıdır evlilik. Bazı evlilikler insanların kabusu durumuna da gelebilir. “Bu da nereden çıktı” demeyin. Yapılan araştırmalara göre, ‘evlenip yuva kuracağım, sonra da çok mutlu olacağım’ gibi sabit bir fikir üzerine ayarlanmış olanlar basbayağı hayal kırıklığına uğrayabilirler. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanlar; ikili ilişkilerin kolay yürümediğini ortaya çıkartırken, Mutlu bir evliliğin daha sonra soruna dönüşmesinin nedenlerini de şöyle sıralıyorlar;

    1) Çiftler arasında güvenin kaybolması (aldatma, yalan söyleme, sözünde durmama, bir dediği diğerini yapmama gibi),

    2) Eşler arasında isteklerin artması


    3) Aile ekonomisinde meydana gelen çıkmaz

    4) Dış etkenler, (komşu ve akraba dedikoduları, akraba isteme veya istememe, vb.)

    5) Çocuk, sağlık ve eğitim sorunları olarak belirtiliyor. Bunun üstesinden gelemeyen aileler yıkılmaya mahkum oluyor.

    İmzalar kurumadan
    Evlilik için ilk adımı atan bazı yuvaların, daha nikah defterindeki imzaları kurumadan, anlaşmazlıkları da başlar. Peki neden yürümez evlilikler? Bu sorunun cevabı aslında çok basit: Kadın ve erkek sorunlar karşısında birbirleriyle konuşmayı, iletişim kurmayı denemez ve dışarıdan gelebilecek eleştirilerin direkt aile içine
    yansımasından çekinirler. Uzmanlar, ortak yaşamda meydana gelen olayların kendisinden çok, nasılın, yani olayların meydana geliş biçiminin evlilikleri bitirdiğine dikkat çekiyor. Araştırmacıların belirttiği, “bu nasıl”ları daha da açarsak, çiftler arasında başlayan duygusal soğukluk, bitmeyen istekler, kırıcı davranışlar, ilgisizlik ve sevgisizlik, hakaretler olarak ortaya çıkıyor. Diğer araştırmacılarda bu konuya geleneksel olarak baktıklarında, sorunların, para, seks, aldatma, gelecekle ilgili beklentiler, kıskançlık, yaşam biçimi, anne-baba sorunları ve alkol-sigara gibi durumlardan yakınmaların da üstesinden gelinmediğinden çiftlerin boşanmalarına giden asıl nedenlerden olduğunu belirtiyorlar
    Kestirip atmak “savunma kalkanı”
    “evlilik kara bir deliktir, içine düşeni yutuyor” diyen çiftler yıkılmanın eşiğine gelmiş ve kanser vakası olmuş hücreler gibidir. Bu olumsuzlukların yayılmasına izin veren ve sonucunda gelebilecek tehlikeyi, bile bile görmezden gelen çiftler iletişim kuramazlar. Kadın-Erkek, sorunlar hakkında çözüm yönünde fikir birliğine gitmek yerine, kendi düşüncelerinin doğru olduğunu kabul ettirme ve baskı kurma yönüne giderler. Birbirlerini dinlemek yerine, saniyeler hatta saliseler içinde cevap verir, kendilerine göre yorumlarda bulunurlar. Sorunlardan ya kaçarlar yada diğer yolu seçerek, bedensel şiddetin ilk aşaması olan sözlü saldırıya geçerler. Böyle olunca da boşverlik, kestirip atma savunmasına geçerler.