Evlilikte Psikolojik Faktörler

Konusu 'Söz Kesimi' forumundadır ve chikuleta tarafından 19 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    19 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : chikuleta
  1. chikuleta

    chikuleta nişanlı:) Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    206
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Evlilikte Psikolojik Faktörler


    Evliliklerde bir çok farklı psikodinamik (altta yatan ancak kişinin çoğu zaman farkında olmadığı psikolojik faktörler) rol oynar ve evlilik ilişkisinin geleceğini belirler.

    Kültürümüzde aslında bir anlamda aileler evlenmektedir. Çiftler birbirlerini yeterince tanımadan evlilik gibi ciddi bir sorumluluğun altına girdiklerinden (evlilik gerçekten bir sorumluluk alma işidir) bazen bu sorumluluğu kaldıramamaktadırlar. Özellikle kültürümüzde erkeler geç büyüdüklerinden ve olgunlaştıklarından dolayı bu sorumluluğu üstlenmede yetersiz kalabilmektedirler. Evlilik öncesi göz önünde bulundurulması gereken bazı önemli kriterler vardır: evlenmeyi düşündüğünüz kişinin;

    1. Evliliğe ve yaşama bakış açısı,

    2. İleride yapmak istediklerinizi destekleyici olup olmayacağı,

    3. Cinselliğe bakış açısı,

    4. Çocuk sahibi olmaya ve çocuk yetiştirmeye bakışı,

    5. Kendi ailesiyle ilişkileri,

    6. Kendi anne babasının birbirleriyle olan ilişkileri,

    7. Mesleği ve ekonomik durumu,

    8. Geçirdiği hastalıklar,

    9. Annesine bağımlı olup olmadığı,

    10. Psikolojik bir sorununun olup olmadığı,

    11. Kişilik özellikleri,

    ve daha bir çok faktör evliliğinizin sağlıklı olup olmadığını belirleyecektir. Bu nedenle evlenmeden önce bu kriterler iyice tanınmalı, evlenmeyi düşündüğünüz kişiyle tartışılmalıdır.

    Evlilik öncesi depresyonu dediğimiz bir olgu her zaman vardır. Kişi, evlilik sorumluluklarını üstlenme konusunda henüz kendisini yeterli görmüyorsa biraz daha beklemesi onun yararına olacaktır. Daha önce ayrı bir birey olarak hareket eden, kendi kararlarını alan kişi, bundan sonra bir çift olarak karar almak gerektiğinin bilincinde olduğundan bu durum ona özgürlüklerinin kısıtlanması gibi gelebilir. Ancak karşılıklı anlayışın ve sevginin olduğu bir evlilikte özgürlükler kısıtlanmaz. Tam tersine yukarıda belirttiğim kriterlerin uyumlu olduğu bir evlilik mutluluğu getirir. Ülkemizde çiftler birbirlerini ve birbirlerinin özelliklerini yeterince tanımadan evliliğe adım atmakta ve sonrasında da bir çok sürprizle karşılaşmaktadırlar.

    Bu nedenle bu kriterleri iyi değerlendirmeli ve gerekli görüyorsanız bir evlilik-ilişki danışmanından evlilik öncesi danışmanlığı desteği almalısınız. Evlilik öncesi danışmanlığında yukarıda belirttiğim konular ve daha bir çok farklı konu masaya yatırılır ve çiftin evliliğe hazır olup olmadıkları, birbirlerine uygunluğu, evliliğe bakış açıları, evlilikten beklentileri gerçekçi bir şekilde analiz edilerek çifte geri bildirim verilir. Evlenirlerse evliliklerinde ne gibi sorunlar yaşayabilecekleri ve bu sorunlar için önceden almaları gereken önlemler kendilerine bildirilir. Bazı durumlarda gelişmiş kişilik testleri uygulanarak kişilik yapılarının birbirlerine uygun olup olmadığı da belirlenebilir.

    EVLENMEDEN ÖNCE KENDİNİZE ŞUNLARI SORUN:

    • Neden evlenmek istiyorum?: Neden evlenmek istediğiniz çok önemli bir sorudur. Aileden kaçış mı, sorunlardan kaçış mı, geç kalma korkuları mı, çocuk sahibi olmak istemeniz mi, yoksa gerçekten bir insanla evlilik bağıyla bağlanarak bir aile mi kurmak istiyorsunuz?

    • Neden bu kişiyle evlenmek istiyorum?: Neden başka biriyle değil de bu insanla evlenmek istiyorsunuz? Birbirinizi yeterince iyi tanıyor musunuz? Birlikte ortak sorumluluklar alınca ilişkiniz bundan nasıl etkilenecek? Birlikte aynı evin içinde uzun yıllar birbirinizi destekleyerek ve geliştirerek yaşayabilecek misiniz?

    • Nasıl bir eş modeli istiyorum?: Nasıl bir eş modeli istiyorsunuz? Koruyucu, modern, geleneksel, fedakâr, serbest, farklı düşünen, anneniz gibi, babanız gibi vb. Evlenmeyi düşündüğünüz insan bu eş modelinize uygun yapıda mı? Yoksa evlendikten sonra onu değiştirebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? (Boşuna çabalamayın bunu asla başaramazsınız.) Çiftlerin çoğu flört dönemlerinde olumsuz özelliklerini yalıtarak karşı tarafa hiç fark ettirmezler ve her zaman olumlu yönlerini abartılı bir biçimde karşı tarafa sunarlar. Oysa bizimle evlenmek isteyen birinin bizi her yönümüzle tanımış ve varoluşumuzu kabullenmiş olması çok önemlidir. Sakladığımız her olumsuz yönümüz evlilikte ciddi bir tartışma ve uyumsuzluk konusu olarak karşımıza çıkacaktır. Bu yüzden evlenmeden önce flört ya da nişanlılık döneminizde kendinizi olduğunuz gibi ortaya koymalı ve hiçbir yönünüzü birlikte olduğunuz insandan saklamamalısınız.

    • Hayata bakışımız paralel mi?: Hayata benzer bir pencereden bakabiliyorsanız birbirinizi her zaman için doğru algılamanız mümkün. Siz olayların hep olumlu yönünü gören ancak eşiniz hep olumsuz yanını gören bir yapıdaysa bu farklılığınız her zaman için çatışmalara kaynak oluşturacaktır. Hayatı, insanları, olayları ve olguları benzer bir zeminde algılayabiliyorsanız birbirinize uygunsunuz demektir.

    • Cinsel uyumumuz nasıl?: Evliliklerin yarıya yakını cinsel uyumsuzluk ya da cinsel sorunlar yüzünden bitmektedir. Bu yüzden evlenmeden önce cinsel uyumunuzu kültürünüze ve değerlerinize göre test etmek zorundasınız. Ne yazık ki ülkemizde ve kültürümüzde toplum ve ahlak değerleri evlilik dışı cinsel ilişkiyi onaylamamaktadır. Bu yüzden evlilik bir anlamda özgür cinselliği yaşamanın alanı olarak algılanmaktadır. Ancak evlilik sadece cinsellik demek değildir. Evlilik öncesi hiçbir cinsellik yaşamamış ve cinsel uyumlarını bilmeyen çiftler için evlendikten sonra yaşayacakları cinsellik bir anlamda sürpriz yumurta gibidir. İçinden ne çıkacağını asla bilemezsiniz. Belki de siz her gün cinsellik yaşamak isteyen birisiniz ancak eşiniz ayda 1-2 kez cinselliği kendisi için yeterli bulmaktadır. Ya da bunun tam tersi söz konusu olabilir. Bu uyumsuzluk aldatma ya da aldatılma da dahil evliliğinizde bir çok sorunun alt yapısını oluşturacaktır. “Ben eşimi asla aldatmam” şeklinde düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bunun kişilik yapısıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu, “İnsan doğası”. Evliliğinizde bir türlü doyuma ulaştıramadığınız yönünüz tüm çabalarınıza rağmen hala eşiniz tarafından doyuma ulaştırılmıyorsa giderek kızgın ve öfkeli bir hale gelmeye başlarsınız. Ve bu öfke ilişkinizin her boyutuna olumsuz yansıyacaktır. Bu nedenle siz siz olun evleneceğiniz kişiyle cinsel uyumunuzu bir şekilde test edin