evlilikten sıkılanlar okusun

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve kibela24 tarafından 23 Ekim 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    23 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  1. kibela24

    kibela24 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    6.278
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.

    Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.

    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.

    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'

    Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

    Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'

    Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.

    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'

    'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?'

    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.


    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.

    'Sevgilim' diye başlıyordu,

    'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.


    'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.'


    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'


    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'


    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.

    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.

    'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.'

    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.

    Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.


    Bu gerçek aşktı.



    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.



    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.


    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.



    Hayat tam da böyle bir şeydir.


    (alıntı)
     
  2. 23 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  3. melekberke

    melekberke Serseri aşığım..... Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.347
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Çok güzeldi canım. Paylaşım için sağol.Bazen oturup düşünmek gerekiyor...
     
  4. 23 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  5. BenAskMelegi

    BenAskMelegi ol DE olsun ALLAHIM Üye

    Katılım:
    26 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.896
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    çok hoş bişeydi biran gözümün önünden geçti herşey evlilişk sıkılmamıştımda da sorunlardan sıkılmıştım bu yazıyı okuyunca içimde fırtınlar koptu sanırım canım kocam seni çok seviyorum
     
  6. 23 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  7. kontes88

    kontes88 geceyi sana yazdim__ Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    125
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    konu tekrarı :)))))))
     
  8. 23 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  9. kibela24

    kibela24 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2007
    Mesajlar:
    6.278
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    bazen duygularımız bırıkınce hep negatıf olaylara bakıyoruz
     
  10. 24 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  11. isirgan-otu

    isirgan-otu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Süper. Tek kelime ile harika. İşte koca budur dimi ama.................
     
  12. 24 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  13. pelin28

    pelin28 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    41
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    İçim bir hoş oldu ya..Süperdi ekleyenin ellerine sağlık
     
  14. 24 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  15. eylul77

    eylul77 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.351
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    oyle bır anımda okudum kı yazıyı ılac gıbı geldı cok tesekkerler canım
     
  16. 24 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  17. kleo

    kleo Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    135
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    çok etkilendim...hoşuma gitti...
     
  18. 24 Ekim 2008
    Konu Sahibi : kibela24
  19. iyi anne

    iyi anne Popüler Üye Üye

    Katılım:
    5 Şubat 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Evlilikten sıkılmadım ama negatif bir günümdeyim.İçimi ferahlattı.Sağolasın...
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.