Eylemlerimizin Atasi Düşüncelerimizdir

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve balbxoxcegi tarafından 29 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    29 Nisan 2007
    Konu Sahibi : balbxoxcegi
  1. balbxoxcegi

    balbxoxcegi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Ekim 2006
    Mesajlar:
    109
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    "Eylemlerimizin atası düşüncelerimizdir." İşte vazgeçilmez diye telakki ettiğimiz davranışların,alışkanlıkların,gün aşırı bir düğüm attığımız düşünce yumaklarından başka bir sey olmadığını ayan beyan anlatan,tabir-i caizse vazgeçilmezlerimize çok kapsamlı bir reçete.Ya da ünlü bir düşünürün de dediği gibi:"Bizi hasta eden,türlü türlü dertlere salan yediklerimiz degil de düşündüklerimizdir"sözü. Halk arasında söylenen bir söz vardır:"Akıllıya kırk gün deli de,kırkıncı gün delirsin."cevabı mı?Evet delirir kafa tasımızın içinde sahip olduğumuz beynimiz öyle bir mekanizmaya sahip ki onu neye programladıysanız çıktısı da o oluyor.Bilerek veya bilmeyerek kendi kendimize vermiş olduğumuz telkinler,sahip olduğumuz mekanizmayı hayata geçiriyor ve gün geçtikce bizi etkisi altına alan davranış kalıpları haline geliyor.Konuyu bilimsel olarak biraz daha açacak olursak:Beynimizde oluşan ya da bizim tarafımızda oluşturulan her düşünce önce zayıf nöronsal bir bağ oluşturuyor.

    "Nöroasosiya"oluşan bu düşünce anlık bir düşünce ıse anlık bir tepkiye neden olarak kalıtsal bir davranış halini almıyor ama yinede mekanizmayı harekete geçiriyor.Ama bu düşünce her defasında tekrarlanan bir olay ise zamanla bu oluşan nöronsal bağı kuvvetlendiriyor ve yapılmadığı taktirde rahatsızlık veren davranış biçimi haline geliyor.Beyinde oluşan bu bağ yapımını halat yapımına benzetebiliriz,halatı oluşturan liflerin tek başına bir kuvveti olmadığı gibi halat haline geldikden sonra gemileri bile çekecek kuvvete sahip olabiliyor.Bu benzetmeye dayanarak kendi hakkımızdaki düşüncelerin zamanla bizi peşinden sürükleyen davranışlar yumağına nasıl dönüştüğünü anlayabiliriz.İsterseniz kendi kendinize bir deney yapın:Her gün belirli aralıklarla kendinize,"ben beceriksizin tekiyim"diye günde on defa telkin verin.Bu deneyi kırk gün boyunca devam ettirin.Kırkıncı gün daha gelmeden kendiniz bile beceriksiz oldugunuza inanmaya başlayacaksınız çünkü beynin sahip oldugu mekanizma sizi yavaş yavaş bu düşünceye inandıracak ve eylemlerinize bunu sirayet ettirecektir.

    Düşünmeyi bırakın,etrafınızda ve sizin tarafınızda konuşulan kelimelerin hatta dinlenilen müzik aletinden çıkan kelimelerin bile su kristallerini ne tür şekillere soktuğunu inceleyen japon bilim adamı Prof.Masara Emoto,su kristalleri adlı eserinde insana hayret veren şu ifadeleri kullanıyor:"Su cansız bir madde değildir,canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır.Su çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir."Su kristallerinin müspet kelimeler kullanıldıgında harikulade geometrik şekillere girdiğini menfi kelimelerde ise tam tersi çirkin ve karmaşık şekiller hakim oluyor kristallere. ;;Japon bilim adamı bu görüşünü bilimsel zemine oturtarak psikoloji bilimine de bazı konularda ilham kaynagı olmuştur.Buna diger bir örnek de ,ta yıllar öncesinden islami kaynaklarda örtülü olarak yer edinmiştir.Kuban Dede diye bilinen İslam alimi Hz.Hızır ile ilgili anılarını anlatırken meseleyi suyun sırlarına getirdiğine şu cümleleri sarf ediyor:"Ah bir bilseniz suda neler var neler"diyor.işte bu anlatılanlara dayanarak,vücudumuzun büyük bir kısmında bulunan suyun konustuklarımız ve düşündüklerimizin ;; ruhaniyetimize nasıl tesir ettiğini anlayabiliyoruz sanırım.yani özetleyecek olursak biz neyi düşünüyor neyi kelam ediyorsak o oluruz.

    Yapamamlar,başaramamlar,anlatamamlar,vb davranışlar silsilesine koyulan teşhis.Adını bunların ne koyarsanız koyun,hepsi kendi kendimize kendimizin ürettiği program paketinden başka bir şey değil.Her şeyi yapabiliriz,here şeyi bu düşünceyi çürütecek bir teori ortalığa atılmadı,atılmayacak da.Madem istemediğimiz davranışla edindiniz,kurtulmak istiyorsunuz kendinizin doktoru siz olun.Yapmanız gereken var olan mekanizmaya format atıp,yeni yazılımlar yüklemek.Bunun yolu da size acı vereni zevke,zevk vereni de acıya dönüştürmektir.

    Not:kendinize yeni yazılımlar yüklerken,kullanacağınız tema SEVGİ olsun ki bağları kopmaz hale getirin.Unutmayın! Neyi düşünüyorsak,neyi kelam ediyorsak biz o oluruz.
    PSK.GÖKHAN GÖKSU