FALLOP TÜPLERİNİN İLTİHABI SALPENJİT ve PID

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve ko-ko tarafından 16 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

    16 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : ko-ko
  1. ko-ko

    ko-ko Guest

    Kadin yasantisi içinde en az dikkat çeken ama belki de kadinin beden ve ruh sagligina en fazla zarar verme olasiligi olan hastalik grubu pelvik enfeksiyonlardir. Hem enfeksiyon aninda yarattigi sikayetler hem de sekelleri nedeni ile kadinlari zor durumda birakabilir. Çok ileri vakalarda hayati tehdit edebilecek tablolar yaratabilir. Sadece A.B.D.'de her yil 1 milyon kadinin PID geçirdigi, ve 100.000 den fazla kadinin bu nedenle infertilite problemi yasadigi thmin edilmektedir. Ayrica binlerce dis gebelik vakasi da bu nedenle ortaya çikmaktadir.

    Pelvik iltihabi hastalik ya da pelvik enfeksiyon dendiginde overler, tüpler, uterus ve bunlarin etrafindaki yumusak dokulardan kaynaklanan enfeksiyonlar anlasilir. Eskiden PID'nin sadece cinsel yolla bulasan hastaliklarin özellikle de gonorenin neden oldugu enfeksiyonlar oldugu düsünülürken günümüzde polimikrobik yani birden fazla patojen etkenin birarada hareket etmesi ile ortaya çiktigi bilinmektedir.

    Alt üreme sisteminde (vajina, serviks vb) normalde bulunan ancak hastalik yaratmayan bakterilerin herhangi bir sekilde yukarilara dogru ilerlemesi ile hastalik ortaya çikarsa buna assendan enfeksiyon ya da asagidan çikan enfeksiyon denir. Mikroorganizmalarin pelvik organlara kan yolu ile, lenf sistemi ile ya da komsu organlardan geçerek ulasmalarina ve enfeksiyon yaratmalarina ise dessendan enfeksiyon ya da yukaridan inen enfeksiyon denir. Pelvik enfeksiyonlarin tamamina yakini assendan enfeksiyonlardir. Dessandan enfeksiyon olarak ülkemizde en sik görülen hastalik pelvik tüberkülozdur.

    PID en çok cinsel yönden aktif genç kadinlari etkiler. En sik tutulan organ tüpler oldugu için hastaliga akut salpenjit (salpingitis) adi da verilir. A.B.D. Hastalik Kontrol dairesinin tahminlerine göre 1970'li yillarda üreme çagina girmis olan her 2 kadindan birisi 2000 yilina kadar farkinda olmadan ya da olarak en az 1 defa akut salpenjit atagi geçirmis olacaktir.

    PID ciddi yan etki potansiyeli tasiyan bir hastaliktir. Tek bir kez PID geçiren kadinlarda infertilite %12 civarinda olurken, 3 PID atagi geçirenlerde bu oran %65'e kadar yükselebilmektedir. Yine dis gebelik riski de bu kadinlarda 6-10 kat artmaktadir. Tek bir kez akut salpenjit geçiren ve bu nedenle tedavi edilen hastalarin %20'sinde kronik pelvik agri ortaya çikmaktadir. Ayrica daha önce PID geçirenlerde yeniden PID geçirme olasiligi hiç geçirmeyenlere göre oldukça yükselmektedir.

    Pelvik enfeksiyonlar genelde mikst enfeksiyonlardir. Yani ayni anda birden fazla mikroorganizma hastaliga neden olmaktadir. En sik üretilen etken gonore ve klamidyadir. Bunlar disinda A grubu streptokoklar, anaerob bakteriler, nadiren bazi mantar türleri ve tüberküloz da pelvik iltihabi hastalik etkeni olabilir.

    Risk Faktörleri
    PID en çok sosyoekonomik düzeyi düsük, birden fazla seksüel partneri olan, genel saglik durumu bozuk, partneri birden fazla partner ile birlikte olan, genç kadinlarda görülür. Ancak cinsel açidan aktif olan her kadin PID için adaydir. Bir baska risk faktörü de spiral (RIA) kullanimidir. Vajinadaki mikroorganizmalar spiralin ipi sayesinde yukarilara tirmanabilirler. Bu nedenle PID'den korunma açisindan kullanilan spiralin türü de önemli rol oynar. Ucuz ancak uygun olmayan ip bulunduran spiraller tercih edilmemelidir. Ayrica spiral takilirken vajinadaki mikroorganizmalar yukarilara tasinabilir. Bu nedenle aktif vajinal ya da servikal enfeksiyon varliginda spiral takilmamalidir.

    Belirtiler ve Tani
    PID belirti vermeden sessizce de seyredebilir. Belirtiler olacaksa genelde adet kanamasindan hemen sonra baslar. PID disinda pekçok hastalik da benzer sikayetler yaratacagindan ayirici tani çok önemlidir. Hatali sekilde PID tanisi konmus bir apandisit vakasi hayati tehlikeler dogurabilir. Tanida ananmnez, muayene ve labovatuar bulgulari birarada degerlendirilmelidir. PID tanisi için asagidaki 5 yakinma ve bulgunun hepsinin olmasi gerekir.

    1. Karin ve/veya kasik agrisi
    2. Karinda hassasiyet
    3. Jinekolojik muayene esnasinda serviks hareketlerinde hassasiyet
    4. Jinekolojik muayene esnasinda rahimde hassasiyet
    5. Jinekolojik muayene esnasinda adneksiyel alanda hassasiyet

    Bu bulgulara ek olarak asagidaki bulgulardan en az birinn de olmasi gerekir

    1. 38 derece ya da daha fazla ates
    2. Serviks kültüründe gram negatif diplokok bakteriler
    3. Kan sayiminda lökosit sayisinin 10.000 ya da üstünde olmasi
    4. Periton sivisinda lökosit
    5. Iltihabi pelvik kitle

    Agri ve hassasiyet hastalarda en sik görülen yakinmadir. Genelde her iki kasikta ya da yaygin olarak kasikta bulunur. Adet sancisini taklit eder sekilden apandisiti taklit edecek kadar siddetliye kadar uzanan bir genislikte görülebilir. Kramp tarzinda gelip geçici degil genelde süreklidir.
    Tani için sart olmamakla beraber hastalarin %40'inda 38 derece yada daha yüksek ates görülür.
    Vajinal akinti, rahim iltihabi ya da PID'ye ek olarak vajinit varsa görülür. PID tanisi için gerekli degildir.
    Ilerlemis vakalarda karin zarlarinin iritasyonu sonucu bulanti ve kusmalar olabilir.
    Abse ortaya çikarsa muayenede ele gelen pelvik kitle olabilir. Bazen Tubalar ve overleri içine alan büyük yapisikliklar jinekolojik muayenede kitle olarak algilanabilir.

    Pelvik enfeksiyondan süphelenilen hastadan detayli bir anamnez alinmalidir. Burada hastanin son adet tarihi, adet düzeni, kullandigi dogum kontrol yöntemi, cinsel yasam öyküsü degerlendirilir. Daha önce benzer bir enfeksiyon geçirip geçirmedigi sorgulanir.

    Anamnezden sonra genel bir sistemik muayene yapilmalidir. Burada hastanin nabzi ve tansiyonu önemlidir. Ates ölçümü mutlaka yapilmalidir. Daha sonra hastanin karin muayenesi yapilir. Burada elde edilecek bulgular hastaligin yayilim derecesi ve siddeti hakkinda degerli bilgiler verir. Muayene dikkatli bir jinekolojik inceleme ile sona erer.

    Laboratuvar olarak hastadan kan sayimi istenir. Burada kandaki beyaz küre sayisi (lökosit) önemlidir. Ayrica sedimentasyon ve C-reaktif protein gibi enfeksiyon belirteçlerinin varligi aranir.
    Vajinal akinti olmasi halinde vajina kültürü alinir. Akinti yok ise ve PID düsünülüyor ise rahim agzindan kültür alinmasi faydali olabilir ancak sart degildir.
    Muayenede ele gelen kitle var ise ultrasonografi yapilabilir ancak PID tanisinda ultrasonografinin yeri yoktur. Zaman zaman hastalardan anamnez alirken "daha önce utrasona girdim yumurtaliklarimda iltihap oldugu söylendi" seklinde ifadeler duymaktayiz. Bunun gerçekle ilgisi yoktur. Ultrason ile over ya da tuba iltihabi tanisi konamaz ! Ancak tubalarda abse ya da kitle olusumu varsa bu saptanabilir.
    Olasi bir dis gebeligi ekarte etmek için mutlaka gebelik testi yapilmalidir.

    Komplikasyonlar
    Pelvik enfeksiyonlarin en önemli komplikasyonu ileride çocuk sahibi olmada güçlük ya da baska bir deyisle kisirliktir. Her geçirilen enfeksiyon üreme organlarinda hasara ve yapisikliga neden olabilir. Bu yapisikliklar tüplerde tikanikliga ve tüplerin hareketinde azalmaya neden olarak bu etkiyi yaratir. Ayni nedenlerden dolayi pelvik enfeksiyon geçirenlerde ektopik gebelik riski de 6-10 kat artar. Tuboovarian abse ya da pelvik kitle meydana gelirse, enfeksiyon kana ve vücuda yayilabilir ve hayati tehdit eden boyutlara ulasabilir.
    Birkez PID geçirenlerde hastaligin tekrar etme olasiligida normale göre çok yükselir.

    Tedavi
    Pelvik enfeksiyonlarda tedavi hastanin durumuna ve hastaligin siddetine göre planlanir. Hafif olgularda ayaktan tedavi verilebilir. Bu amaçla agizdan alinan ya da enjeksiyon seklinde verilen antibiyotikler kullanilir.Ayaktan tedavi genelde atesi fazla yüksek olmayan, karin muayenesinde ciddi karin zari iltihabi bulgulari bulunmayan vakalarda uygulanir.Hastaya antibiyotiklere ilave olarak agri kesici ilaçlar da verilebilir. Bu hastalarda yatak istirahati iyilesmeyi hizlandirir. Tedavi süresince cinsel iliski yasaklanir.Tedavi en az 7-10 gün sürmelidir.Siddetli vakalarda ise hastaneye yatarak tedavi ya da bazi durumlarda ameliyat gerekebilir

    Teshisin kesin olmadigi
    Iltihabi kitle saptanan
    Ayaktan tedavinin yetersiz kaldigi (tedavi baslangicindan sonra 48-72 saat içinde bulgularin gerilemdigi vakalar)
    vakalarda hastaneye yatirmak gerekir. Çok nadir olmasina ragmen hastanedeki tedaviye de cevap vermeyen vakalarda, veya kitle saptanip da tedaviyle kitlenin küçülmedigi hallerde cerrahi tedavi düsünülebilir. Özellikle abse varliginda antibiyotik ile akut dönem bastirildiktan sonra cerrahi olarak absenin bosaltilmasi düsünülebilir.
    Spiral bulunan hastalarda çikarilmalidir. Bazi yazarlar hemen enfeksiyon saptanir saptanmaz çikarilmasini önerirken bazi yazarlar ise antibiyotik tedavisine basladiktan 48 saat sonra çikartilmasini önermektedirler.

    Tüm tedavi yöntemlerini takiben 1 hafta sonra hastanin kontrole çagirilarak yeniden degerlendirilmesi gereklidir.

    Pelvik enfeksiyonlarin türleri
    Pelvik enfeksiyonlar tutulan organa göre isimlendirilir.
    Endometrit : Endometriumun enfeksiyonudur.Düsük, dogum ya da küretaj sonrasi ortaya çikabilir. Cinsel yolla bulasan hastaliklarda PID yaparken önce hafif ve geçici bir endometrite neden olabilirler.
    Parametrit : Uterusu yerinde tutan destek baglarin enfeksiyonudur. Dogum sonrasi enfeksiyonlari takiben ortaya çikar. Siddetli disparonia (cinsel iliski esnasinda agri) görülür. Muayenede parametriumda kisalma, kalinlasma ve hassasiyet saptanir.
    Piyometrit : Rahim içinde iltihabi sivi birikmesidir.
    Salpenjit : Tubalarin iltihabidir. Akut veya kronik olabilir. Yeterli tedaviye ragmen 6 hafta içinde durum yinelenirse tekrarlayan salpenjit adi verilir. Kronik salpenjit ise aktif olarak sürekli devam eden hastaligi tanimlar. Karin içerisinde yaygin yapisikliklar ve sürekli agri bulunur.


    bir sağlık sitesinden alıntıdır