Fetişizm nedir?

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve monarshy tarafından 27 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    27 Ocak 2010
    Konu Sahibi : monarshy
  1. monarshy

    monarshy Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    FETİŞİZM NEDİR

    -Cinsel fetişizm, ilk olarak Alfred Binet tarafından ‘’Le fétichisme dans l’amour’’de (bakınız: 1) tanımlanan ama kökeni daha eskilere dayanan, cansız bir nesnenin veya bir beden parçasının tahrik edici olarak algılanmasına denir. Kök olarak antropolojide doğaüstü güçlere sahip olduğuna inanılan nesneler için kullanılan fetiş teriminden gelir.(1)
    -Bir insanın belirli bir yerine (göğüsler, baldırlar, gözler, saçlar, vb.)ya da bu kişiyle ilgili, bedeninin bir bölümüne ilişkin bir eşyaya (bütün giyim eşyaları, ayakkabılar, hattâ gözlükler) duyulan aşırı isteği belirtiyordu.Bu fetişizm cinsel simgelerle ilgili olduğu ölçüde, fetişlerin sınırsız sayıda olduğu görülmüştür.(2)

    Başlıca Fetişizm Çeşitleri:
    -Ayak Fetişizmi
    -Ayakkabı Fetişizmi
    -Giyim-Aksesuar Fetişizmi (deri,latex,kürk vs)
    -İç Çamaşırı Fetişizmi
    -Boyun Fetişizmi vs

    CİNSEL FETİŞİZMLE KARIŞTIRILAN TERİM VE OLGULAR

    -Küçük putlara ve heykellere tapma âdeti. Putçuluk. Kadın resimlerine veya heykellere fazlaca sevgi beslemek hastalığı." (3)
    -"Herhangi bir cansız objeden veya vücuttaki cinsel organlar haricinde herhangi bir bölümden tahrik olmak ve bazen de bunsuz cinsel hazza ulaşamamak."(4)

    Cinsel Fetişizm ile putçuluk ve tapınma terimlerinin bir arada kullanılmasının sebebi,fetiş teriminin eski medeniyetlerde hakim olan güç ve totem olgusunun baskınlığından kaynaklanan tabu kavramıyla özleştirilmesidir..(bakınız: 2)
    Fakat medeniyetler ilerledikçe bu kavramlar birbirinden tamamen ayrılmış olmasına rağmen fetişizmin cinsel bozukluklar içerisinde değerlendirilmesinden dolayı ayrı bir mana kazanamamış ve eski kaynakların açıklamaları baskın bir şekilde yaşamımızda yerini almıştır
    Yukarıdaki diğer yanlış algılamaya sebep olacak tanımlamalardaki sebep, Fetişizm ile Parafili kavramının karıştırılmasıdır
    Halbuki parafili, “temel olarak, bir kişinin cinsel açıdan uyarılabilmesi için, alışılmadık nesneler, eylemler ya da durumları içeren tekrarlayıcı ve yoğun cinsel dürtü, fantezi ve davranışlara gereksinim duyması ile ortaya çıkan bozukluklardır”(5)
    Bu tanıma göre,cinsel açıdan uyarılabilmek şartı önemlidir.Çünkü Fetişist kişiler sadece fetiş nesne ile uyarılmazlar,sadece fetiş nesneyle ereksiyon haline geçmezler.Dolayısıyla fetişizmi parafili içerisinde incelemek doğru olmaz.
    Nitekim:“Cinsel uyarı ve tatmin aracı olabilen fetişizmin normal cinsel yaşamı etkilememesi durumunda problem yoktur ve herhangi bir bozukluk olmadığı için bir tedavi de söz konusu değildir. Ancak ince çoraplar gibi fetiş objeler, kişinin cinsel uyarılma ve orgazmı için bir
    zorunluluk oluşturmuşsa ve bir takıntı halini almışsa, bu durum, Amerikan Psikiyatri Birliği`nin parafililer başlığı altında sınıflandırdığı cinsel obje seçimindeki bir sapkınlıktır.”(6)

    FETİŞİZMİN KAYNAĞI

    Fetişizmin, Oidepus kompleksinin (bakınız:3) aşılmasından ileri geldiği söylenmekle beraber,anne-baba karakterlerinin baskın bir altyapısından,ebeveyn hiyerarşisinin etkisiyle düşünsel sapkınlıktan meydana geldiği düşüncesi vardır.
    Fakat oldukça paylaşımcı ve adalet içeren bir aile yapısından çıkan veya anne-baba karakterleriyle hayatında hiç karşılaşmamış fetişist kişilere rastlandığıda görülmüştür.
    Diğer görüşlerden biride,”temelinde genellikle çocukluk döneminde libidoyu özel olarak etkileyen güçlü bir heyecan şokunun yattığı görülür” (7) dür.
    Bu görüşü Freud’un ayak fetişizmini,emekleme döneminde bebeklerin sık sık annelerinin ve başkalarının ayaklarıyla yüzyüze kalmalarından kaynaklanan bir durum olarak yorumlamasıyla anlaşılabilir bir hale getirebiliriz.
    Ancak,fetişizmin kendisine doğuştan geldiğini savunan kişiler olduğu gibi,’’sonradan edinilen bir şey’’ diyen fetişistlerde vardır.




    Bakınız 1 : Alfred Binet
    Le fétichisme dans l’amour 'un yazarı.Fransız psikolog (1857-1911) Binet-Simon Ölçeği, Stanford-Binet Ölçeği, zekâ, zekâ yaşı, zekâ katsayısı, diğer çalışmalarıdır(8)

    Bakınız 2 : Tabu,Totem,Totemizm
    Tabu : insan davranışlarının belli alanları ya da belli normlarla ilişkili olarak kutsal veya dokunulmaz olarak tanımlanmış oldukça güçlü sosyal yasaklara denir.Kutsal nesnelerde olduğu gibi çelişkili bir yapısı vardır, iki karşıt anlamı da taşır. Hem "kutsal" hem "kirlenmiş" şeyler tabu olabilirler. Örneğin "kirlenen" kişiler, nesneler "kutsal" olandan ayrı tutulmalıdır. "Tabu" karşılığında birçok dilde kullanılan sözcükler de iki zıt anlamı birden taşırlar.Hastaları ve ölüleri toplumun geri kalanından ayırmak en eski zamandan beri bir gelenektir. Bazı tabular ise kadınlara, cinselliğe,doğuma veya belli olaylara yöneliktir. Dövüşte ölmüş bir horozu yemek, reisi silah altında olan bir evin erkek hayvanını öldürmek vb.Bazı tabular geçici, belli dönemler içinken bazıları süreklidir. Bazı kozmik ya da kutsal sayılan bölgeler, kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği yerler, bazı mezarlar gibi.Bugün farkında olmadan uygulanan bazı gelenekler de tabulardan kaynaklanmıştır. Bazı bölgelerde hükümdar toprağa dokunmamalıydı, çünkü güçleriyle toprağın ölmesine neden olabilirdi; bu nedenle taşınmalı ya da halı üzerinde yürümeliydi.(9)
    Totem : İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun. Bir insan topluluğunun ya da tek bir kişinin gizemsel ve büyüsel duygularla bağlı bulunduğu hayvan, bitki, doğasal olay ya da cansız bir nesne.(10)
    Totemizm: Bir toteme inanma üzerine kurulu toplumsal bir birlik veya din uygulama biçimidir.(11)

    Bakınız 3 : Oedipus kompleksi veya Karmaşası
    Çocuklukta gelişen bazı nevrozların kökenini açıklamak için Sigmund Freud tarafından geliştirilen kavram. Çocuğun anne ve babasına karşı beslediği sevgi ve düşmanlık duygularının bir bütün halinde toplanması.Olumlu ve olumsuz olmak üzere iki şekilde açığa çıkar. Olumlu biçimi, kompleksin (karmaşanın) adını aldığı eski Yunan efsanesine uygunluk gösterir, yani oğlanlar babalarına ve kızlar annelerine rakip-düşman kimse gözüyle bakarak, içten içe onların yok olmasını ister, oğlanlar annelerine, kızlarsa babalarına karşı aşırı bir cinsel ilgi-eğilim (libido) gösterir. Olumsuz şekliyse bunun tam tersidir. Freud'un adlandırdığı penis (fallus) döneminde (üç ila beş yaşlarında) bu karmaşa yaşanır. Beş yaşından sonra bu karmaşıklık etkisini yitirerek bir duraklama-uyuklama (latens) döneminden sonra buluğla birlikte yeniden canlanma gösterir ve dışta sevisel (cinsel denebilir) obje seçimiyle az ya da çok bir başarıyla bu yıkım gerçekleştirir.(12)





    Not:Bu yazı size internet aracılığıyla ulaşacağı için kaynakları özellikle internetten seçtim.Teyit etmek isteyen kuşkuya mahal vermeden bakabilir.Sadece linkleri belirttim.Yazıların sahipleri sizinde göreceğiniz üzere konusunda uzman ve çoğunlukla tanınan zümreden kişilerdir..hazırlayan:monarshy

    Facebook’ ta, FETİŞİZMİN NE OLDUĞUNU HERKES BİLSİN grubuna katılabilirsiniz

    Etkinlik; 13 Mart FETİŞİZM GÜNÜ