Fıkra Dünyası

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve lavender tarafından 11 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  1. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Terapi
    Kadın evliliklerinin iyi gitmemesi nedeni ile kocasıyla evlilik terapisine gidiyormuş. Kocasının terapiste anlattığı şikâyeti dinledikten sonra “Doğru değil bu!” diye kocasının omzuna bir şaplak indirmiş, “Tabii ki seksten hoşlanıyorum!” Dönmüş terapiste açıklama yapmak üzere, “Ama bu azgın hayvan senede üç dört kere olsun istiyor!”

    Bebeğin fiyatı

    ıki küçük kız ellerinde oyuncak bebekleri, parkta oynuyorlarmış..

    “Ne güzel bebeğin var!” demiş biri ötekine, “Nereden ve kaça aldın?” Diğeri “Annem süpermarketten 30 dolara almış” diye cevaplamış ve hemen o da sormuş “Seninkini nereden ve kaça aldınız?” Kız “Bizimki oyuncakçıdan alındı ve aksesuarlarıyla 25 dolara mal oldu!” demiş. O sırada pusetteki gerçek bebeğiyle genç bir anne gelmiş oturdukları banka.. ıki küçük kız gerçek bebeği görünce “Oooo!” ve “Aaaa!” ların arasında gerçek anneye sormuşlar. “Sizin bebeğiniz kaça mal oldu!” diye. “Tüm kontrollerle 5 bin dolara!” demiş anne. Şaşırmış iki küçük kız.. Anne az sonra bebeği ile uzaklaşınca kızlardan biri ötekine dönüp, “Biliyor musun?” demiş, “Bana sorarsan bunu gerçekten becermişler!”

    Kaç evlilik?

    Linda güzel bir kız, nişanlısına da bunu hissettirmek istiyor. “Ben evlenince bir sürü erkek mutsuz olacak” diye söze başlamış. “Neden” demiş nişanlısı hayretle, “Kaç kişiyle birden evlenebilirsin ki?..”

    3-4 yıl verirler
    Kadının biri kahvaltıda kurabiye yapmış. “Hayatım” demiş kocasına, “Bunu her sabah millet işe giderken profesyonel olarak yapıp satsam sence ne kadar verirler?” Avukat kocası “Bilemiyorum” demiş, kurabiyeyi zorlukla yutmaya çalışırken, “Sanırım en az 3-4 yıl!”


    Hesap ödeme
    Bir ıskoç ile bir Yahudi akşam yemeği için şehrin en pahalı restoranına gitmişler... Yemek sonunda garson hesabı nasıl ödeyeceklerini sormuş... ıskoç, “Bana ver, hepsini ben ödemek istiyorum” demiş. “Hay hay” demiş garson, “Sizin hesabınıza yazılmıştır!” Ertesi günkü gazeteler iri puntolarla, şu haberle çıkmış: “Yahudi vantrolog lokantada öldürüldü.”

    Hava güneşli ama
    Güneşli, harika bir pazar günü öğleden sonra Morris şehir kulübünde keyifle golf oynarken sahaya üzerinde gelinlik, elinde çiçekler, uzun topuklu beyaz ayakkabıları ile genç bir kadın zar zor koşarak girmiş. Morris’in karşısında durup “Seni adi, seni aşağılık, utanmaz serseri” diyebilmiş nefes nefese. “Aa... Ne bu şiddet Sherry?” diye sakince sormuş adam, “Sana ’Eğer yağmur yağarsa’ dediğimi çok net bir şekilde hatırlıyorum!”

    Yemin
    - Anne.. Milletvekili seçildim anne!

    - Hiii, inanmıyorum. Yemin et?..

    - Edeceğim. Meclisin ilk toplantısında. Pazartesi günü!

    Kaç yıldız?
    5 yaşındaki çocuk büyük bir alışveriş merkezinde yere düşüp kafasında bir baloncuk oluşunca acilen merkezin doktoruna götürmüşler. Doktor onu konuşturabilmek için “Yere düşüp başını vurunca bir sürü yıldız gördün değil mi?” diye sormuş. “Yok” demiş minik oğlan homurdanarak, “Gördüğüm sadece bir sürü ayaktı!”

    Benimki olmaz
    Üye olduğum kulüpte başkan “Dünyada açlıktan ölenler için elbiselerinizi bağışlayacaksınız” dedi. “Ben hayatta vermem” dedim, “Benim giydiğim elbiseye uyabilen bir kişi asla açlıktan ölüyor olamaz!”

    Neyle vuruldu?
    Adam bara gelmiş, gözünün biri mosmor. “Hayrola” demiş barmen, “Ne oldu?” Adam “Sevgilimle kavga ettik” diye cevap vermiş, “Ben ona ucuz fahişe dedim, o da bana vurdu.” Barmen şaşırarak sormuş “Aa? Neyle vurdu?” Cevap gelmiş: “Neyle vuracak? Elindeki bozuk para torbasıyla tabii!”
     
    Son düzenleme: 11 Ekim 2009
  2. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  3. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Tuğlacı mıyım?
    Adam gece sevgilisiyle ana caddede yürürken kız vitrinde bir pırlanta yüzük görüp “Vaaay” demiş, “Ah şu benim olsaydı.” Adam “Ne demek” diyerek kaldırımın köşesinden bir tuğla sökmüş, fırlatmış vitrinin camına, “şangırrr” diye kırılan camın içinden almış yüzüğü, uzatmış sevgilisine.

    Biraz sonra geçtikleri başka bir vitrindeki deri ceketi gören kız “Ayy” demiş, “Şuna sahip olmak için neler vermezdim.” Adam “Sorun değil” demiş, yerden tekrar bir tuğla almış indirmiş vitrinin camına, almış deri ceketi oradan, sunmuş tekrar sevgilisine.. Mutlu bir şekilde eve dönerlerken tam Mercedes bayiinin önüne düşmüş yolları, iç çekip “Ahhh, şunlardan biri benim olsa” demiş kız, “Aaaa, ne sanıyorsun sen?” diye artık sinirlenmiş adam, “Kızım benim tuğla fabrikam mı var?”

    Hâkimin müjdesi
    AylardIr süren adamın aleyhine açılmış babalık davasındaki son karar duruşmasında Adli Tıp raporunu sessizce okuduktan sonra hâkim siyah cübbesinin ceplerini karıştırıp bir adet sigara bulmuş. Diğer cebinden de çıkarttığı çakmağı davalıya uzatmış “Tebrikler” demiş gözlüğünün üzerinden bakarak, “Şu anda baba oldunuz!”

    ınek muhabbeti
    ıkı inek çayırda otlarken bir tanesi “Möööö” demiş. “Hiii” demiş diğeri, “Ay kız vallahi şimdi aynı şeyi ben söyleyecektim!..”

    Kedi yedi
    Adam eve gelip yeni evlendiği karısını hüngür hüngür ağlar vaziyette bulunca “Aşkım, ne oldu?” diye koşup sarılmış.

    “Sana biftek pişirmiştim” demiş karısı, “Kedi gelip onu tavadan kaptı ve yedi.”

    Adam “Aaa, üzüldüğün şeye bak” demiş, “Şimdi gider bir kedi daha alırız bitanem!”

    Yalnız başına
    BıR patates cipsi, bir dondurma, bir kek, bir yoğurt, bir kutu süt almış adam. Güzel kasiyer kız ona gülümseyip “Yalnız yaşıyorsunuz değil mi?” diye sormuş.

    “Evet” diye cevap vermiş adam güzel kızın ona gösterdigi ilgiden heyecanlanarak ve sormuş “Nasıl anladınız?”

    Kız “Anlaşılmayacak ne var” diye cevap vermiş, “O kadar çirkin ve tipsizsiniz ki!”

    Solucan
    Dın öğretmeni öğrencilerine Nuh peygamberin aylar süren gemi yolculuğunda hayatta kalabilmek için neler yemiş olabileceğini sormuş..

    “Balık yemiş olamaz öğretmenim” demiş öğrencilerden biri..

    “Aaa, neden?” diye sormuş öğretmen, “Elinde sadece 2 solucanı vardı da, ondan.”

    Gübre
    Yaşlı kadın evinin girişinde otururken ona sebze meyve getiren manavı at arabasıyla tozu dumana katarak geldiğini görünce durdurmuş “Selam” demiş.

    - Nerden geliyorsun?

    - Kasabadan bayan.

    - Arabanın arkasında ne var?

    - Gübre.

    - Ne yapacaksın onu?

    - Çileklerimin üzerine serpeceğim.

    - Oggrrkk..! Hiç öyle şey olur mu?.. Gel buzdolabımda taze kremam var sana ondan vereyim..!


    Kompozisyon
    Öğretmen: Benim Köpeğim adlı kompozisyonun ağabeyinki ile tıpa tıp aynı.. Kopya mı çektin?

    Öğrenci: Hayır efendim.. Aynı köpeği yazdık ondandır..


    Ters sarma
    34 yıllık evliyim, düğün videomuzu tersten oynattıkça inanın mest oluyorum.. En sevdiğim yer neresi mi? Karım nikah yüzüğünü parmağından çıkarıyor, nikah salonunda geri geri gidip kapıda bir arabaya binip caddelerde kaybolmuyor mu keyiften çıldırıyorum..!


    Ölüm ilanı
    Adam ölünce yaşlı karısı gazetenin ilan servisine gidip bir ölüm ilanı vermiş, “Barney Öldü” diye. “Ölüm ilanı 4 kelimeye kadar 25 dolar hanımefendi” demiş görevli “Yani aynı ücreti ödeyerek 2 kelime daha ekleyebilirsiniz..”

    “Tamam” demiş yaşlı kadın “Barney öldü, satılık Toyota ”


    Teşhis
    Saldırıya uğrayan kadın karakolda sanığı görür görmez “Evet. Bu o.” demiş komisere, “Oydu.. Bu yüzü nerde görsem tanırım!”

    Sanık “Yalan söylüyor memur bey..” demiş “Yüzümü kesinlikle görmüş olamaz çünkü o gece kar maskesi takmıştım..!”

    Hareketçi maymun
    Adam bara girmiş, ilk içkisini yudumlarken barmenin arkasından aniden peydahlanan bir maymun adama eliyle çok çirkin bir işaret yapmış ve kaybolmuş. Bardağı elinde donakalan adam “Aa?” demiş, “Nedir bu?” Sonra barmene dönüp “Pis işaret yapıp kaçan maymunu görmediniz mi?” diye sormuş sinirlenerek. “Efendim inanın görmedim” diye cevap vermiş telaşlanan barmen, “Ben bu barda yeniyim, siz en iyisi bunu piyanist arkadaşa sorun, o epeydir burada çalışıyor.”

    Adam sinir içinde piyaniste gitmiş ve “Siz bu barda eliyle çirkin işaret yapıp kaçan maymunu biliyor musunuz?” diye sormuş. “Valla ilk defa sizden duydum” diye cevap vermiş piyanist, “Ama eğer mırıldanabilirseniz belki çıkartabilirim!”

    Şeker yemek
    Küçük Timmy parkta oturmuş art arda satın aldığı şekerleri büyük bir keyifle yerken adamın biri gelip oturduğu bankın önünde çömelmiş, “Şeker iyi bir şey değil yavrum” demiş, “Yüzünde sivilce yapar, dişlerini çürütür ve şişmanlatır.” Timmy, “Dedem 107 yaşına kadar sağlıklı yaşadı” diye cevap vermiş. Adam merakla “Deden de böyle arka arkaya şeker mi tıkıştırırdı ağzına?” diye sorunca cevap gelmiş hemen: “Yok. Başkalarının işine burnunu sokmazdı!”

    4 içki birden
    Adamın biri hızla bara dalıp 30 yıllık pahalı viskiden 4 duble istemiş. Barmen 4 kadehi barın üzerine özenle dizerek büyük bir hassasiyetle doldurmuş, adam art arda dördünü de fondiplemiş..

    “Fiyuuvvv!..” demiş barmen “Aceleniz var anlaşılan..”

    Adam “Bendeki durum sizde olsaydı aynısını yapardınız!..” demiş bileğinin tersi ile dudaklarını silerken..

    “Öyle mi?..” demiş merakla barmen, “Neyiniz var?..”

    Adam “Şeyy..” demiş, “Cebimde sadece 50 kuruşum var!..”

    Sakinleştirici
    Doktor, psikolojik problemleri olan çocuğun annesine “Siz de çok yıpranıyorsunuz” diye düzenli olarak almasını sıkı sıkı tavsiye ederek bir sakinleştirici vermiş. Sonraki ziyaretinde de sormuş “Sakinleştiricilerin faydasını görüyor musunuz?..” diye. “Evet” diye cevap vermiş kadın uykulu bir ifadeyle gülümseyerek. Doktor yeniden sormuş: “Pekiii, oğlunuz şimdi nasıl?..” Kadın “Bana ne?..” demiş, “Kimin umurunda ki?..”

    Resim satışı

    Galerı sahibi ressamı arayıp “Sana bir iyi bir de kötü haberim var..” demiş, “ıyi haber şu ki bu sabah bir müşteri geldi, ressamın ölümü halinde eserlerinin fiyatının birden artıp artmadığını sordu, ben ‘Evet’ deyince sizin 15 tablonuzun tamamını satın alıp gitti!..”

    Ressam “Harika..” demiş, “Peki, kötü haber nedir?..”

    Galeri sahibi “Şeyy..” demiş, “O müşteri sizin son tahlillerinizi yapan doktorunuz!..”

    Rektal derece

    Adam evine dönünce karısını hüngür hüngür ağlarken bulmuş.. Telaşla sormuş.. “Eczacı” demiş karısı içini çekerek, “Telefonda bana küfretti!”

    Adam öfkeyle eczaneye koşmuş.. “Sen ne dedin benim karıma” diye saldırmış eczacıya..

    “Durun!” demiş eczacı, “Bir de beni dinleyin!.. Bu sabah saatin alarmı çalmayınca hayli geç kalkabildim.. Kahvaltı etmeden kapıdan fırladım ki evin ve arabanın anahtarlarını içeride unutmuşum. Pencerenin camını kırarak anahtarları aldım.. Geciktim diye biraz hız yapınca yolda ceza yedim.. Yarı yolda lastiğim patladı.. Eczaneye geldim ki kapıda bir sürü insan bekleşiyor.. Kapıyı açarken telefon yerinden fırlarcasına çalıyordu.. Birinin parasının üzerini vermek için hamle yaptığımda paralar yere saçıldı.. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde paraları toplarken telefon hâlâ çalıyordu.. Ayağa kalkarken kasanın açık çekmecesine başımı vurunca yere yuvarlandım. Telefon hâlâ çalıyordu.. Hamle yaparken ortadaki rafa çarptım. En pahalı parfümler yerlere düşüp kırıldı.. Telefon hâlâ deli gibi çalıyordu.. Sonunda açtım.. Karınız arıyormuş.. ‘Rektal termometreyi nasıl kullanacağım?’ diye sordu.. Beyefendi size yemin ederim kendisine sadece doğruyu söyledim!”

    Süpürge nerede?
    Yaşlı karı - koca yaptıkları hayli sert ve kırıcı bir münakaşadan sonra kavganın dumanı hâlâ tüterken “Süpürgemi gördün mü?..” diye sormuş kadın. “Hayır.. Neden?..” diye cevap vermiş adam, “Bir yere mi gideceksin yoksa?..”

    Nasıl başardın?
    ıKı kadın doktorun bekleme odasında otururlarken “Hayatta en çok istediğim şey bir bebek sahibi olmak ..” demiş biri, “Ama sanırım bu imkânsız..” Diğeri “Ben de sizin gibi umutsuzdum” diye cevap vermiş, “Ama bakın 3 ay sonra anne olacağım..”

    - Nasıl başardınız?

    - Şu köşedeki falcıya gittim.

    - Ayy, biz onu da denedik.. Kocam ve ben tam 1 yıl boyunca düzenli gittik olmuyor, olmuyor.

    - Hayatım.. Bir dahaki sefere yalnız gitmeyi dene!..

    62 model araba
    1962 model bir Maserati aldım.. Yürütmek için kimi arasam parçalarından eser yoktu.. Son bir umut bizim Recai ustayı aradım, “Ustam” dedim, “Sende 1962 model Maserati’ye uyacak herhangi bir şey var mı?”

    Telefonda uzun bir sessizlikten sonra “Var” dedi. “Ne var?” diye sordum. Cevap verdi: “Motor yağı.”

    Tanrı’ya dua
    Çocukken Tanrı’ya yeni bir bisiklet vermesi için her gece dua ederdim.. Daha sonra işin bu şekilde yürümediğini fark ettim, gidip bir bisiklet çaldım ve her gece Tanrı’ya beni affetmesi için dua etmeye başladım!..

    Satamadım ki
    Zabıta sokakta oyuncak satan seyyar satıcıyı uyarıp “Belediyeden izin belgeniz yoksa bunları burada satamazsınız!..” demiş. “Hay Allah razı olsun...” diye cevap vermiş satıcı, “Tevekkeli o yüzden sabahtan beri bir tane bile satamadım!..”

    Vitamin
    Annenin biri eczaneye girip “Oğlum için vitamin istiyorum...” demiş. “Ne vitamini efendim?..” diye sormuş eczacı, “A, B, veya C?..” Kadın “Fark etmez...” demiş, “Henüz okuyamıyor!..”

    Sesi kesildi
    Kompozisyon öğretmeni öğrencilerinden geçtikleri hafta başlarına gelen olağan dışı bir olayı yazmalarını istemiş... Küçük Timmy “Geçen hafta babam kuyuya düştü...” diye başlamış kompozisyonuna, sıraların arasında gezinirken bu başlığa gözü takılan öğretmen “Aman Tanrım!..” diye çığlık atmış, “Nasıl?.. Şimdi iyi mi kendisi?..” diye sormuş heyecanla. “Sanırım iyi efendim...” demiş Timmy, “Dün geceden beri ’ımdaaatt, imdaaatt !’diye yardım isteyen inlemeleri kesildi!..”
     
  4. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  5. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Sigara
    ıki bebek süpermarketin sebze bölümünde pusetlerinde sohbet ediyorlarmış.. “Ayy!” demiş biraz büyük olan, “Annem kereviz aldı.. Pişince kokusu berbat!.. Sen ne güzel hâlâ meme emiyorsun.. Keşke ben de meme emseydim!..”

    Öteki “Geç kardeşim!” demiş, “Günde iki paket sigara içen bir adamla aynı memeyi paylaşmak ne demek biliyor musun?”

    Titanik
    Londra’da tuvalette bir prezervatif makinesi gördüm. Makinenin altında “ılgili ıngiliz resmi kurumlarınca gerekli emniyet ve güvenlik testleri yapılmıştır..” yazıyor..

    Birisi de altına el yazısıyla eklemiş: “Titanik de öyleydi!..”

    Çıldırtma
    - Karınızı nasıl çıldırtırsınız?

    - Onunla yapmayı hayal ettiğiniz erotik fantezilerinizi anlatıp karınızı yatağa bağlayın.. Sonra da maça gidin!

    Trompet dersi
    ıki korkusuz kâşif Amazon’un geçit vermeyen ormanlarının tam ortasında karşılaşmışlar.. Biri “Ben buraya tabiat ile tanışmaya değişik oluşumları araştırmaya ve ufkumu genişletmeye geldim..” demiş ve sormuş, “Üstad, siz neden geldiniz?”

    Diğeri “Karım..” demiş, “Karım trompet derslerine başladı da...”

    Harika kadın
    Jill- Tırnaklarıma oje sürüyorum diye eski kocam birden deli gibi bağırmaya başlamaz mı?..

    Mary- Aa.. ıyi ki ayrılmışsın kızım ondan.. Manyak mı ne?..

    Jill- Vallahi.. Hem de o sırada seks de yapıyorduk!..

    ıleri saat
    “Yahu ne söylenip duruyorsun..” demiş adam karısına, “Daha geçen hafta sevişmemiz 1 saat 5 dakika sürmedi mi?..”

    Karısı “Aman.. Aman..” demiş sinir içinde, “O saatlerin ileri alındığı günden bahsediyorsun!..”

    Büyücü

    Adamın biri bara gelmiş, “Barmen, iki duble viski!” demiş, “Biri bana diğeri en yakın arkadaşıma!..”

    Barmen, “ıkisini de hemen mi istiyorsunuz yoksa arkadaşınızın gelmesini bekleyecek misiniz?” diye sormuş.

    “Oh! Hemen istiyorum! Arkadaşım cebimde!” demiş adam ve cebinden barın üzerine beş santim boyunda bir adam çıkartmış.. “Yani o kadar içebilir mi bu küçük adam?” diye hayretle sormuş barmen. “Tabii!” demiş adam ve küçük adamda barmenin koyduğu dublenin tamamını içmiş..

    “Harika!” demiş barmen, “Başka ne yapabiliyor?.. Yürüyebiliyor mu?” Adam barın sonuna madeni bir para koymuş, “Hey John!” demiş “Git o parayı getir!”

    Küçük adam koşmuş barın sonuna, bozuk parayı kucaklamış ve götürüp adama vermiş.. Barmen hayretler içerisinde “ınanılmaz!” demiş, “Başka.. Başka ne yapabiliyor?.. Konuşabiliyor mu?” Adam barmene şaşkınlıkla bakarak cevap vermiş:

    “Konuşmak mı? Tabii konuşuyor.. Hey John! Hani Afrika’nın içlerine gitmiştik.. Safariye.. Av yaparken.. Sen orada kaldığımız kabilenin önünde köyün büyücüsüne herkesin içerisinde ‘Beni büyülerine inandıramazsın dolandırıcı pezevenk!’ diye bağırmıştın.. Onu anlatsana..!”

    Sesler
    Yaşlı kadın sinir bozukluğu şikâyetiyle psikiyatriste gitmiş. Doktor teşhis koyabilmek için hastasına “Sesler duyuyor musunuz?” diye sormuş. “Evet” demiş kadın üzüntüyle başını sallayarak:

    - Şu anda duyuyor musunuz?..

    - Evet?..

    - Sizce ne sesi bu?..

    - Aa?.. Delinin sorduğu soruya bak.. Tabii ki sizin sesiniz?..

    Vurup durma
    Jokey at yarışında atını kırbaçlamaya başlayınca “Popoma vurup durma öyle..” demiş at, “Görmüyor musun arkamızda başka kimse yok.”

    Ben beklerim
    3 idam mahkûmuna infazdan önce son yemek olarak ne arzuladıklarını sormuşlar. “Pepperoni pizza..” istemiş ıtalyan, “Filet Mignon..” demiş Fransız, “Ben taze fındık isterim..” demiş bizim Temel. “Kardeşim mevsimi değil..” diye cevap vermiş yetkili, “Olsun” demiş Temel, “Biz de bekleriz!..”

    Kaynanaya iyi geceler
    Karı-koca cumartesi gecesini dışarıda geçirmek üzere hazırlanmışlar, ışıkları söndürmüşler, telesekreteri açmışlar, kuşun kafesinin üzeri kapatılmış, kedi arka bahçeye bırakılmış, yan duraktan taksi gelmiş, tam kapıyı kilitleyip çıkacaklarken kedileri kapı aralığından tekrar içeri girmiş..

    Evde kimse yokken kedi kuşu yemeye çalıştığı için evde kalmasını istememişler, kadın taksiye, adam da kediyi tekrar dışarı çıkartmaya gitmiş..

    Titiz kadın takside beklerken “Ne olur ne olmaz” diye düşünüp şoför evin bütün gece boş olduğunu bilmesin diye “Kocam da şimdi geliyor..” demiş, “Anneme iyi geceler demeyi unutmuş, o da çok kırılır bu tip şeylere, onun için gitti..”

    Birkaç dakika sonra kocası da taksiye binmiş.

    “Beklettim özür dilerim..” demiş nefes nefese, “Aptal fahişe geleceğimi bildiği için yatağın altına saklanmış, elbise askısı ile dürte dürte zar zor dışarı çıkardım, kaçmaya çalışınca ensesinden yakaladım, beni tırmalayıp zarar vermesin diye battaniyeye sardım, vurdum kıçına tekmeyi biz gelene kadar arka bahçede beklesin şıllık.”

    Şoför, park ettiği yerden çıkarken öndeki arabaya bindirmiş…

    50 dolar
    Polis müfettişi incecik güzel sekretere sormuş, “Patronun neden kendisini pencereden aşağı attı” diye.. “Bilemiyorum..” demiş fıstık kız, “Bana her zaman çok iyi davranırdı.. 2 ay önce bana çok pahalı bir vizon kürk aldı, geçen ay da spor bir araba.. Bugün 3 karatlık çok kıymetli pırlanta bir yüzük hediye etti ve sordu: Sana sahip olabilmem için daha ne bedel ödememi istersin?”

    - Peki, sen ne cevap verdin?

    - Ben sadece ‘Ofisteki diğer adamlar gibi bir saatliğine 50 dolar verseniz yeter’ dedim!..

    Araba sürme keyfi
    ıki araba kullanmasını seven arkadaş sohbet ederlerken “Ben en çok sevgilimle dağların arasındaki virajlı yollarda araba kullanırken zevk alıyorum...” demiş, “Ya sen?..”

    Öteki “Ben..” diye cevap vermiş, “En çok kayınvalideyi şehirlerarası otobüs terminaline bırakırken mest oluyorum!..”

    Kendi öder
    Pencere satıcısı müşterisini telefonla arayarak “Selam efendim...” demiş, “Geçen sene evinizin bütün doğramalarını hava geçirmeyen 3 tırnaklı özel plastik doğramalarla değiştirmiştik, ancak aylardır bize tek kuruş ödeme yapmadınız?..”

    Adam “Aa?..” diye şaşırmış, “Ama siz bana göreceksiniz bu doğramalar 1 yıl içerisinde tutarı kendi kendine ödeyecek dememiş miydiniz?..”

    Çok sıkıyor
    ıki arkadaş iş çıkışında evlerine gitmek üzere kalabalık otobüse binmişler. Ayakta zor tutunarak giderlerken “Eve girer girmez ilk işim karımın çoraplarını ve külodunu çıkartmak!” demiş biri... Öteki “Şu anda birden bire nereden esti böyle?” diye sormuş. Cevap gecikmemiş: “Konçların ve bel kısmının lastiği o kadar sıkıyor ki.. Vallahi bütün gün öldürdü beni!..”

    Doğruları öğret
    ıki ortak küçük kasabadan şehre yeni taşınmış, muhteşem güzel sekreteri işe almışlar... Biri “Mary çok güzel bir kız” demiş, “Bize hayli yararı olur... Ama çok saf.. Ona neyin doğru neyin yanlış olduğunu neden öğretmiyoruz?” Diğer ortak “Harika bir fikir..” diye cevaplamış, “Sen doğruları öğret!..”

    Eksik ne?
    Sanık, hâkime “Bu tamamen bir yanlış anlaşılma efendim...” demiş, “Olayın teşhircilikle falan alakası yok... Bu hanımefendiyle barda sohbet ederken bana ‘Bizim sizden ne eksiğimiz var?’ diye sordu, ben de kendisine bizzat gösterdim efendim!..”

    Sır saklama
    Bir kokteylde bir erkek ve bir de kadın hararetli bir şekilde tartışıyorlarmış. “Hiçbir kadın sır saklayamaz...” demiş adam.

    Kadın “Çok bilmişsiniz siz...” diye cevap vermiş, “21 yaşımdan beri kaç yaşında olduğumu ağzımdan kimse alamaz!..”

    Romatizma mı?
    Orta yaşlı adam beli bükük ve yüzü acı içinde doktorun muayenehanesine girer girmez “Ah haa!..” demiş. Resepsiyondaki yaşlı hemşire hemen atılmış, “Tipik ağrılı eklem romatizması...” Karısı sinir içinde kocasına bakarak, “Hayır...” diye cevap vermiş, “Kendim ettim, kendim buldum vakası, tek başına salakça kaldırılan çimento torbası!..”

    Aspirin
    Adam eczaneye girip “Sizde asetilsalisilikasit var mı?..” diye sormuş... “Asprin mi demek istediniz?..” demiş eczacı. “Hah!.. Evet!..” demiş adam, “Yahu o tuhaf kelimeyi bir türlü aklımda tutamıyorum..!”

    Özel görüşme
    80’lik adam, genç ve güzel karısının kendisini aldattığını hissedince bir dedektif ile anlaşmış. Dedektif 3-4 günlük bir araştırma sonucu öteki adam ile ilgili tüm bilgileri sunmuş.. Adam karısını hâlâ sevdiğini, iyilikte ve kötülükte birlikte olmaları gereğini ve bu yaştan sonra da yalnızlığa katlanamayacağını düşünüp öteki adama bir mail atmış: “Bayım.. Bir süredir eşimle ilişkiniz olduğunu biliyorum.. Bu işi medeni bir şekilde bitirmemiz gerekiyor.. Lütfen önümüzdeki cuma günü 15.00’te büromda olunuz, görüşelim..”

    ‘Öteki adam’ bu mektuptan çok etkilenip hemen bir cevap göndermiş: “Sayın Beyefendi.. Bu sabah mesajınızı aldım.. Evliliğinizi kurtarmak ve eşinize tekrar sahip olma gayretinizi takdirle karşılıyor ve destekliyorum.. Ancak tam sonuç alabilmeniz için naçizane tavsiyem bu toplantının büronuzda değil, diğer arkadaşların da katılımı ile spor salonu gibi bir yerde yapılmasıdır.”


    Buzdolabı
    Kadının biri “Aman doktor” diye psikiyatriste şikâyete gitmiş.. “Kocam kendisinin ‘bir buzdolabı’ olduğunu hayal ediyor..”

    Doktor, “Çok önemli bir şey değil bu..” diye cevap vermiş, “ınsanlar kendilerini farklı bir karaktere benzetebilir veya hayal edebilirler.” Kadın bu sefer hafifçe öne doğru eğilip önemli bir sırrı açıklarcasına fısıldamış:

    “Tamam da konu beni de hayli etkiliyor..

    Kocam ağzı açık uyuyor ve o ışık beni sabaha kadar uyutmuyor!..”

    Golf giysisi
    Bob golften sonra duş almak için soyunurken arkadaşları onun incecik kadın iç çamaşırı giydiğini görmüş. Bir müddet gülüştükten sonra “Hey Bob..!” demiş biri, “Ne zamandan beri golf oynarken böyle seksi donlar giyiyorsun?..” Bob “Şeyy..” demiş, “Golften geliyorum dediğim bir günün ertesinde karım arabanın arka koltuğunda bir dantelli kadın donu bulduğundan beri..!”
     
  6. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  7. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Kumanda aleti
    “Erkek, Aşk ve Seks” adlı dergide açıklanan bir araştırma sonucuna göre kadınların yüzde 50’si yatakta kontrolün erkeklerde olması gerektiğini söylemişler.. Diğer yüzde 50 ise erkeklerin uzaktan kumanda aletini yatağın üzerine bırakmaları gerektiğini ifade etmişler..

    Ne istersin?
    Boşanacağı karısına “Nakit para mı, villayı mı, yoksa yatı mı istersin?” diye sormuş adam. “TV’nin uzaktan kumandasını alacağım...” diye cevap vermiş kadın hırsla sırıtarak, “Son anda sana kazık nasıl atılırmış gör bakalım!..”

    Ağrıyan diş
    ıki arkadaş golf oynarken dertleşiyormuş.. Biri dişlerinden şikâyet etmiş: “Yarın sabah hayatımda ilk defa protez taktırmak için diş hekimi Dr. Kidman’dan randevu aldım..” Öteki, “Tesadüfe bak..” diyerek kendi protezlerini iki yıl önce aynı doktorun taktığını söylemiş. “Öyle mi?” demiş dişlerinden şikâyetçi olan, “Nasıl iyi mi bari?” Arkadaşı “Vallahi..” diye cevap vermiş, “Geçen gün yine tam bu tepede golf oynuyoruz, aramızda iki metre var yok, adamın biri topa bir çaktı, inanır mısın top en az 200 kilometre hızla tam en nazik yerimde patladı, yere yıkıldığımı hatırlıyorum..”

    Adam şaşırmış: “ıyi de bunun ağzındaki protezlerle, sorduğum doktorla ne ilgisi var?”

    Arkadaşı “Vallahi..” demiş, “Sana yemin ederim, son iki yıldır ilk defa tam o an dişlerimin ağrısını unutabildim!..”

    Özel görüşme
    80’lik adam, genç ve güzel karısının kendisini aldattığını hissedince bir dedektif ile anlaşmış. Dedektif 3-4 günlük bir araştırma sonucu öteki adam ile ilgili tüm bilgileri sunmuş.. Adam karısını hâlâ sevdiğini, iyilikte ve kötülükte birlikte olmaları gereğini ve bu yaştan sonra da yalnızlığa katlanamayacağını düşünüp öteki adama bir mail atmış: “Bayım.. Bir süredir eşimle ilişkiniz olduğunu biliyorum.. Bu işi medeni bir şekilde bitirmemiz gerekiyor.. Lütfen önümüzdeki cuma günü 15.00’te büromda olunuz, görüşelim..”

    ‘Öteki adam’ bu mektuptan çok etkilenip hemen bir cevap göndermiş: “Sayın Beyefendi.. Bu sabah mesajınızı aldım.. Evliliğinizi kurtarmak ve eşinize tekrar sahip olma gayretinizi takdirle karşılıyor ve destekliyorum.. Ancak tam sonuç alabilmeniz için naçizane tavsiyem bu toplantının büronuzda değil, diğer arkadaşların da katılımı ile spor salonu gibi bir yerde yapılmasıdır.”

    Üç bilet
    “Hayatım harika bir gece geçireceğiz, üç tiyatro biletim var!” demiş genç adam nişanlısına...

    - Üç bilet mi? Kimler için?

    - Annen, baban ve kardeşin için.

    Kendi yatağı
    Adam üçüncü sınıf bir kasaba oteline gitmiş. “Gecesi onbeş dolar” demiş otelci, “Ama yatağınızı kendiniz yaparsanız beş dolar!” Adam “Tamam, ben yatağımı kendim yaparım!” demiş.

    “O halde!” demiş otelci, “Durun ben gidip biraz tahta ve çivi getireyim!..”

    Dondurma

    Parkinson hastası ihtiyar sokaktaki dondurmacıya girmiş “Bana” demiş “Bir külah dondurma.” Dondurmacı “Tamam amcacığım” demiş “Neyli olsun?” ıhtiyar “Fark etmez” demiş, “Nasıl olsa yere düşüreceğim!”

    Kayıp havlular
    - Yeni hizmetçinin eli biraz uzun galiba.. ıki havlumuz da kayıp!

    - Aaaa!.. Hangileri?

    - Hilton’dan aşırdığımız büyük ile Sheraton’dan yürüttüğümüz sarı!..

    ıltica talebi
    Geçmişte, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde pek çok kişi işkencelerden ve baskılardan kurtulmak için yurt dışına kaçmış ve Batılı ülkelerden sığınma hakkı istemişti. Sığınma için başvuranlar genellikle “Türkiye’de demokrasi olmadığını ve muhalif görüşleri nedeniyle takibata uğradıklarını” söylerlerdi. Yakında yine bir iltica furyası başlayabilir. Bu kez sığınma başvurularında “Türkiye’deki aşırı demokrasi” nedeniyle diye başlayan cümleler okunabilir.

    Kırışıklıklar
    “Sütyenimi çıkardım, böyle beni daha çekici buluyor musun?” diye sormuş yaşlı kadın kocasına. “Evet tatlım!” demiş adam, “Böyle yapınca yüzünün kırışıklıkları kayboluyor!”

    Sinirli koca
    Kadının biri ikinci el satış için gittiği adreste bütün malları incelemiş, beğendiği hemen her şeyi satın aldıktan sonra “Arabada bekleyen kocam burada alışveriş yaptım diye çok sinirlenecek..” demiş ona eşlik eden ilgili bayana.. “Eminim aldıklarınızın fiyatlarını öğrenince sizi anlayacaktır..” demiş yardımcı bayan. “Genelde evet..” demiş kadın, “Fakat bir saat önce ayağını kırdı.. Bir an evvel onu hastaneye götürüp müdahale ettirmemi istiyor!..”

    Bekleme odası
    Adamın biri arkadaşına eşi ile seks hayatlarının ne kadar monoton olduğundan şikâyet ediyormuş... “Değişik bir şey yapın!” demiş arkadaşı “Mesela bir saat doktorculuk oynayın!..”

    “Harika!” demiş adam, “Ama bir saat nasıl sürdürebiliriz?” Arkadaşı “Yahu önemli mi?” demiş, “Önce bekleme odasına al, 55 dakika beklesin kerata!..”

    Eyvah annem
    Polis süratli araba kullanmaktan durdurunca “Acil bir durum vardı da memur bey” demiş adam, “Arka koltuktaki annem insanı büzüştürüp eriten ilaçtan aşırı dozda almış hastaneye yetiştirmeye çalışıyorum.” Arka koltuğu kontrol eden polis kafasını olumsuzca iki yana sallayıp “Arka koltukta kimseyi göremiyorum” deyince geriye doğru ani bir dönüş yapıp bakan adam “Olamaaazzz..!” diye çığlık atmış ağlayarak, “Çok geç kaldım desenizeee..!”

    Yaşın kaç?
    Adamcağız yıllar sonra zar zor para biriktirip bir araba almış. Şoförlüğü son derece kötü olan karısı birkaç yüz metre ilerideki markete gitmek için anahtarı isteyince, “Boşver aşkım..” demiş adam, “Allah korusun şimdi kaza yapsan yarın gazetelerde isminin yanına parantez içerisinde yaşını da yazarlar!”

    ıçkici koca
    Kadın kuaförde makyajını yapan güzellik uzmanına dönüp “Yaptığınız makyaj bitince kocam benim güzel olduğumu düşünecek mi dersiniz?..” diye sormuş.. “Sanırım..” demiş makyaj uzmanı, “Eşiniz hâlâ sürekli içiyor değil mi?..”

    Ya eşinize?
    Son derece lüks bir otelde oda servisini yapan garson pencerenin önüne iki kişilik özenli bir akşam yemeği masası hazırlamış ve “Başka bir emriniz var mı efendim?” diye sormuş... “Yok, teşekkür ederim” diye cevap vermiş adam, “Hepsi bu kadar.” Garson, odadan tam çıkarken yatağın üzerindeki siyah saten geceliği görünce tekrar durup “Eşiniz için herhangi bir şey?” diye nazikçe yinelemiş sorusunu. “Ah, evet, iyi fikir” demiş adam, “Bana resepsiyondan bir kartpostal getirebilir misiniz?”

    Beraat
    KadInIn biri kasabalarında kurulan panayırda şöhretini duyduğu falcının çadırına girmiş. Falcı, karanlık ve dumanlı bir ortamda önündeki ışıklı kristal topa bakarak gelecek hakkında kendisine gelen mistik haberleri iletmeye başlamış..

    “Bunu söylemem kolay değil ama sözü dolandırmayacağım..” demiş üzgün bir ifade ile, “Dul kalmaya hazırlan evladım.. Kocan bu sene feci bir şekilde ölecek!..”

    Kadın, titreyerek yanan mum ışığında hafif ürpererek falcının yüzüne bakmış, kendine gelebilmek için birkaç defa derin nefes alıp vermiş, heyecandan kuruyan genzini temizleyerek

    “B.. Bir şey sorabilir miyim?..” demiş,

    “Evet?..”

    “Pekii.. Beraat edebilecek miyim?..”

    Sen seç
    MüthıŞ üzüntülü görünen adam bara girmiş, barmene sokulmuş, “Bak” demiş, “Karım beni terk etti, işimden kovuldum, biraz önce bütün paramı çaldılar ve beş kuruşum kalmadı, deli gibi de içkiye ihtiyacım var bana bir çıkış yolu gösterebilir misiniz?”

    “Tabii” demiş barmen, “Seni buradan enseni tokatlayarak servis kapısından da çıkarttırabilirim, kollarından ve bacaklarından tutup karşı kaldırımın üzerindeki yalağa da fırlattırabilirim... Sen artık birini seç!..”

    Heyecansız seks
    Adamcağız by-pass ameliyatı geçirmiş.

    “Bol bol sebze yiyeceksin!” demiş doktoru, “Günde sekiz saat uyuyacaksın, yorulmak yok!”

    “Pekii, seks.. Seks yapabilir miyim?” diye sormuş adam..

    “Sadece karınla!” demiş doktor..

    “Peki ama neden?” diye sormuş adam!..

    “Fazla heyecanlanman doğru olmaz da ondan!..”

    40 yıllık büyü
    Adam bunalımının çözümü için son çare olarak büyücüye gitmiş. “40 yıl önce bana yapılan, her geçen yıl daha da ağırlaşarak yaşantımı kısıtlayan şu büyüye bir son verin yalvarırım efendim” demiş.

    “Hallederiz” demiş büyücü “Size 40 yıl önce o büyü yapılırken kullandıkları son sözcükleri hatırlıyor musunuz? Bu işimizi hayli kolaylaştırır da...”

    Adam “Dün gibi hatırlıyorum” demiş, “Sizi, belediyenin bana verdiği yetkiye dayanarak karı - koca ilan ediyorum falan gibi bir şeyler demişlerdi...”

    Param yok
    Ünıversıte öğrencisi haytalık yapıp kaldığı apartman dairesinin kirasını ödeyemeyince sokağa atılmış. Kontörü de yok, o da girmiş bir internet kafeye ve babasına bir mail göndermiş... “Hemen para gönder sokaktayım...”

    Cevap hemen gelmiş: “Beş kuruşum yok, arabalara dikkat et!..”

    Geldik mi?
    Aılece tatile çıkmadan önce çocukların “Geldik mi?.. Geldik mi?” diye sıkboğaz etmelerini önlemek için “Bakın, ha bire sorup durmayın çocuklar, yolumuz uzun ve ancak hava kararınca orada olacağız” diye baştan uyardım. 15 dakikalık sessiz bir yolculuktan sonra oğlum “Babaa” dedi, “Hava karardı mı?”

    Aşırı dikkat
    Adam karısı ile kaldırımda yürürlerken karşı yönden gelen çok güzel bir kızla karşılaşmışlar. Kadın geçer geçmez “Kadınları anlayamıyorum” demiş karısı, “Gümüş gerdanlık, iki bilezik, telkâri küpeler takmış, tırnaklarına Cutex oje sürmüş, kulak arkalarına Chanel 5 sıkmış, Yves Saint Laurent çantası var...” Kocası “Hepsine nasıl dikkat ettin yahu?” demiş, “Şu kadınlardan korkulur..” Karısı lafı yapıştırmış hemen: “Sen dikkat etmedin mi sanki?” Adam “Yoo” diye karşılık vermiş, “Sadece uzun bacakları, küçücük poposu var, dolgun göğüsleri vardı ve yüzüğü yoktu!..”

    Kaç kaç?
    Bütün bir pazar günü TV’de maç seyreden adam sızıp salondaki koltukta uyuya kalmış. Pazartesi sabahı karısı onu uyandırıp “Kalk” demiş, “Yedi - on beş oldu”

    “Hadi ya?..” demiş heyecanla koltuktan fırlayan adam, “Hangisi galip?..”
     
  8. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  9. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Mumba yılanı
    Adam hastanede her tarafı paramparça yatan arkadaşına sormuş, “Nasıl oldu?..” diye.. Arkadaşı zorla konuşarak “Meşhur Mumba yılanını yakalamak için ormana gittim..” demiş, “Derisinde enlemesine sarı-siyah çizgileri olan, çok ender bulunan bir yılandır Mumba.. Ancak cangıl patikalarına uzanıp güneşlenirken avlayabilirsin onu.. Bir elinle kuyruğunu, aynı anda öbür elinle ensesini yakalaman şart!.. Yoksa ölürsün..”

    “Eee??..”

    “Cangılda sessizce ilerlerken sarı-siyah yılanı patikada upuzun güneşlenirken gördüm.. Baş kısmı çalılıkların arasındaydı.. Aynen tarif edildiği gibi sol elimle kuyruğunu tutarken sağ elimle yeşilliklerin arasında kaybolmuş başını bulabilmek için hayvanın vücudunu baş parmağım önde hızla sıyırdım..”

    “Eee?.. Bu parça parça halin?..”

    “Sen hiç erkek kaplanın kıçına hızla parmak attın mı?..”

    ıtebilir misiniz?
    Sabaha karşı 03.00’te evin kapısı acele acele çalınmış. Adam yatağından fırlamış, bakmış ki kapıda bir yabancı “Afedersiniz acaba biraz itebilir misiniz?..” diyor. “Yahu kardeşim, saat kaç?..” diye sinirlenerek kovalamış adam, yatağına dönmüş ve olanları karısına anlatmış... Çok üzülmüş karısı, “Doğru hareket etmemişsin canım...” demiş, “Hatırlasana gençken arabamız bozulmuştu, gece yarısı bir kapıyı çalmıştık, bize yardım etmişlerdi, o iyiliği senelerce ikimizde unutmamıştık değil mi?.. Hadi bir tanem...”

    Adam mahcup bir şekilde kalkmış yatağından, üzerine bir palto alıp açmış kapıyı, “Heyy...” demiş karanlığa doğru “Hâlâ orada mısın?..” Cevap “Evet...” diye gelmiş, “Yan bahçenizdeyim, salıncakta oturmuş sizi bekliyorum, on dakika itseniz yeter!..”

    Bir düzine gül
    Delikanlı çiçekçiye girmiş, onun tereddüt dolu bakışlarını yakalayan yaşlı tezgâhtar “Nasıl yardım edebilirim?..” diye nazikçe sokulmuş yanına. “Sevgilim yarın 19 yaşına giriyor” diye cevap vermiş delikanlı, “Karar veremiyorum, bir düzine gül mü alsam yoksa geçirdiği her yaşı için bir gül diye 19 gül mü hediye etsem, bilemedim...” Yaşlı tezgâhtar “O bugün senin 19 yaşındaki kız arkadaşın olabilir...” demiş, “Ama bir gün belki 50 yaşındaki karın da olabilir...” Delikanlı sonuçta bir düzine gül yaptırmış...

    Ağır işiten 3 güzel
    Hayli ağır işiten üç yaşlı güzel bir mayıs günü golf oynarlarken “Ne kadar rüzgâr var değil mi?..” demiş biri, “Hayır...” demiş diğeri, “Bugün perşembe...” Üçüncüsü “Ben de...” demiş, “Hadi o zaman birer soğuk bira içelim!..”

    Organik sebze
    Karım sebze ve meyve almam için beni manava gönderdi ve “organik” olmalarını özellikle sıkı sıkı tembih etti... Arayıp bulamayınca yorgun bakışlı yaşlı satıcıya yanaşıp “Karım için sebze ve meyve alacağım...” dedim elma ve taze fasulyeyi göstererek, “Bunların üzerinde zehirli tarım ilaçları falan var mıdır?..” Satıcı etrafını göz ucuyla kontrol etti ve kısık bir ses tonuyla “Yok” dedi, “O işi siz evde kendiniz ayarlayacaksınız!..”

    Küvete çiş yaparsa...
    Adam arkadaşını nefes nefese koşarken görünce “Hayrola ne oldu?..” diye sormuş. “Güvenlik görevlilerinden kaçıyorum...” diye cevap vermiş arkadaşı.

    “Neden?.. Ne yaptın ki?..”

    “Duş küvetinin içine çişimi yaptım ondan...”

    “Aa?.. Ama bu kanuna aykırı bir şey değil ki...”

    “Tamam da” demiş arkadaşı, “Sen gel bunu yapı malzeme fuarındaki yetkililere anlat!..”

    Napoleon farkı
    Kız: Napoleon Bonaparte’a benziyorsun...

    Erkek: Di mi?..

    Kız: Ama ondan önemli bir farkın var...

    Erkek: Ne.. Nedir o?..

    Kız: Elini kendi bluzunun içine sokmalısın!..

    Bir havayolu fıkrası...
    Uçak havalanıp uçuş yüksekliğine ulaşınca kaptan anonsa başlamış: “Bayanlar ve baylar, kaptanınız konuşuyor, Güneybatı havayollarının 293 sefer sayılı uçağına hoş geldiniz... Yolculuğumuz 55 dakika sürecek. ıneceğimiz havaalanında sıcaklık 30 derece civarında, rüzgâr uygun, şimdi sizler rahatça koltuğunuzda uzanıp yolculuğunuzun zevkini çıkarırken, aman Tanrımmm...” Hayli uzun bir sessizlik olmuş, tekrar kaptanın sesi duyulmuş: “Bayanlar ve baylar, eğer sizi korkuttuysam kusura bakmayın, hostes arkadaşımız bana sıcak kahve ikram ederken üzerime döktü... Çok özür dilerim. Pantolonumun önünü bir görseniz...”

    Yolculardan biri “Yahu o da bir şey mi?” demiş, “Sen asıl gel de benim pantolonumun arkasını gör!”

    Kum
    Adam doktorun muayenehanesine girer girmez sekreter ne için geldiğini sormuş. “Kum” demiş adam hafif utangaç. Sekreter adamın adını, adresini, sosyal güvenlik numarasını alıp bir koltuğa oturtmuş. 15 dakika sonra bir hemşire “Ne için geldiğini” sormuş, “Sadece kum için abla” diye cevap vermiş adam. Hemşire adamın boyunu, kilosunu, daha önce bir rahatsızlığı olup olmadığını sorup onu bekleme salonuna almış. Yarım saat sonra bu sefer bir hastabakıcı “Ne için geldiğini” sormuş. Yine “Kum ağabey kum” diye cevap vermiş adam hafif sinirlenerek. Hastabakıcı tahlil için kan almış, tansiyonunu ölçmüş, EKG’sini çekmiş ve adamı soyup doktorun odasına götürmüş.

    1 saat sonra doktor gelmiş “Sen” demiş, “Niye geldin?” Adam “Kum” diye yanıtlamış yeniden. Doktor “Nerede?” diye sorunca adam ağlamaklı cevaplamış: “Kapıda kamyonun üzerinde... Nereye indireceğiz ağabey?”

    Bu da öteki
    Minik oğlan “Annneee” diye bağırarak mutfağa koşmuş, “Misafir odamızda duran, atalarımızdan kalan, elden ele, jenerasyondan jenerasyona geçen, aile mirası o harika vazo var ya...” Anne gayet sevecen “Evet tatlım?” diye sorunca oğlan sırıtmış: “ışte o vazo maalesef az önce son jenerasyonun elinden kaydı.”

    Günah çıkarma
    Kasabasında iyi bir Katolik olarak bilinen Bay George sokakta birden insanlara saldırıp kaldırımlardan söktüğü taşları mağaza vitrinlerine, insanların üzerine fırlatmaya başlamış. Daha sonra ise polis tarafından durdurulmuş: “Bay George?.. Ne yapıyorsunuz?..” Bay Geogre, “Durum şu” demiş, “Kiliseye günah çıkartmaya gidiyorum da... Biraz materyal toplayım dedim!”

    Sipariş geldi
    ıki oğlumu götürdüğüm restoranın başka bir salonunda millet şifreli TV’den maç yayını izliyordu... Garson biz oturur oturmaz siparişlerimizi aldı ama yarım saat geçtiği halde bir daha da görünmedi... Hayli acıkmış oğullarım sinirlenmesinler diye mevzular açıp çaba harcarken, herhalde gol oldu ve birden yan salondan zafer çığlıkları yükseldi. “Hey!” dedi 11 yaşındaki oğlum, “Sanıyorum birilerinin siparişini getirdiler!”

    Tam not
    Küçük oğlan okuldan eve koşarak gelip “Baba, baba sınıfta bu gün 100 aldım” demiş heyecanla. “Aferin aslanım!” demiş babası “Salona gel de anlat bakayım.” Oğlan “Eveett...” diye başlamış “Resimden 50, matematikten 30, fenden de 20 aldım..!”

    Bıçaklama

    Kadın kocasını yaralamaktan mahkemeye çıkarılmış, “Neden kocanızı 100 kere bıçakla yaraladınız?..” diye sormuş hâkim. “ıstemeyerek oldu efendim” diye başını önüne eğmiş kadın, “Elektrikli ekmek bıçağının kapatma düğmesini bulamadım!..”

    Şikâyete bak
    Karım benden şikâyetçi... Neymiş? Son senelerde onu hiç pahalı bir yere götürmemişim... ınsaf, vallahi insaf, daha dün birlikte benzin istasyonuna gittik, ne çabuk unuttu!.. Kadınları anlamak gerçekten mümkün değil!..

    ılk muayene
    Jinekolog, muayene masasında gergin bir şekilde bekleyen sarışın hastasına “Sakin olun” demiş, “Uzun sürmeyecek... Daha önce bu şekilde hiç muayene edilmediniz mi?” Sarışın “Çok edildim” diye cevap vermiş “Ama bir doktor tarafından ilk defa!”

    Yeni tanıştık
    Kadın kocasına tam yanlarındaki eve yeni taşınan komşularını göstererek “Onları örnek almalısın” demiş, “Adam her gördüğü yerde kadını öpüp kokluyor, sen neden öyle yapmıyorsun?” Kocası “Dur hele hanım” diye cevap vermiş, “Daha yeni yeni tanışıyoruz!”

    Yerimiz bu
    Kafile başkanları haritayı açmış, ters çevirip bakmış, düzeltip bakmış, arazi üzerindeki nirengi noktalarını araştırmış, elindeki pusula ve güneş konumunu incelemiş, birtakım hesaplar yaptıktan sonra, “Evet arkadaşlar..” demiş, işaret parmağını ileri doğru uzatarak, “Şu ilerideki dağı görüyor musunuz?” Diğerleri hemen onaylamış, “Evet..” diye; “Mevcut harita konumu ve yaptığım hesaplara göre şu anda onun tam üzerinde bulunuyoruz!..”

    Edison’un annesi
    “Elbette ampulü bulduğundan dolayı son derece mutluluk duyuyorum.. Ama şimdi hemen onu söndür ve yatağına gir.. Yeter artık..”

    Thomas Edison’un annesi..

    Büyük stres
    - Çok stres altındayım doktor.. ınsanlarla konuşurken birden sinirlenmeye başlıyor, etrafı darmaduman ediyorum.. Bana yardım edebilir misiniz?

    - Tabii, bana probleminizi anlatabilir misiniz?

    - Deminden beri ne anlatıyoruz hıyar?.. Haa? Ne anlatıyoruzzzz!..

    Kötü haber
    Memurun biri merdivenlerden düşmüş, iki gün komada kalmış. Gözünü açınca “Geçmiş olsun!” demiş doktoru, “Size bir kötü bir de iyi haberim var.. Birincisi artık ömür boyu çalışamayacaksınız” Memur “Pekii!” demiş “Kötü haber ne?”

    Kabızlık

    Adam “kabızlık” şikâyeti ile doktora gitmiş. Doktor, muayene edip gerekli ilaçları vermiş.. Aradan bir hafta geçince aynı adam perişan bir şekilde yine gelmiş karşısına “Geçmedi..” diye ağlayarak.. “Gerçekten mi?..” diye sormuş hayretle doktor.

    “Ne yani?..” demiş adam burnunu çekerek, “Sürekli size gelip poposunu göstermeğe meraklı biri havasımı veriyorum yani?..”
     
  10. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  11. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Yanlış yazılmış
    ıki adam gecenin geç saatlerinde partiden dönerken kestirme olsun diye mezarlıktan geçiyorlarmış.. Mezarlığın tam ortasına gelmişler ki ‘tap-tap-tap’ diye bir ses karanlıkların, esrarlı gölgelerin arasından gelmeye başlamış.. Korkudan titreyerek ve nefeslerini tutarak mecburen yollarının üzerindeki sesin kaynağına yaklaşmışlar.. Bir bakmışlar ki yaşlı mı yaşlı bir adam mezarın birine oturmuş, elinde çekiç ve keski, mezar taşını oyuyor.. “Ooohh!” demiş adamlardan birisi “Usta bizi korkudan öldürüyordun!.. Vallahi hayalet sandık.. Gecenin yarısında çalışıp da ne yapıyorsun?” Yaşlı adam “Cahil hergeleler!” demiş homurdanarak, “Adımı yanlış yazmışlar da!”

    Kıyafet balosu
    Sarışın, pet shop’ta papağan bulamayınca çok üzülmüş ve “Hay Allah, hayatımda ilk defa sosyetenin kıyafet balosuna ‘korsan’ kıyafetimle katılacaktım, en önemli aksesuar olan papağan yok...” demiş ağlayarak. “Üzülmeyin” demiş dükkân sahibi, “Önümüzdeki hafta perşembe gelirseniz Güney Amerika’dan bir sevkiyat bekliyorum, papağanınıza kavuşursunuz...”

    Sarışın “O gün de ertesi gün de gelemem..” demiş, “O gün bacağımı kestirip tahta, ertesi gün kolumu kestirip kanca taktıracağım!..”

    Çok sert tepki
    Geçen gece geç bir saatte çalan telefon zilinin sesiyle uyandım. Uykulu bir sesle “Alo..” dedim.. Telefon eden kişi önce suskun bekleyip daha sonra ara vermeden konuşmaya başladı: “Evet baba ben Melissa.. Uyandırdığım için özür dilerim biraz gecikeceğim.. Arabanıza istemeden ufak bir zarar verdim.. Şu anda tutanak için trafik polisini bekliyoruz.. Sakın kızmayın olur mu?..”

    Kızım olmadığı için arayan gencin yanlış numara çevirdiği ortadaydı.. “Üzgünüm..” dedim, “Ama benim Melissa diye bir kızım yok..!” Kız biraz da bozularak “Off Baba..!” dedi, “Bu kadar sert tepki verme lütfen!..”

    Elbiseyi sattım
    Mağaza müdürü öğle yemeğinden dönmüş, bir bakmış ki tezgâhtarın eli sarılmış ve boynuna asılı.. Tam ne olduğunu soracakken tezgâhtar atılmış:

    - Size müthiş bir haberim var efendim.. Yıllardır mağazamızda duran o korkunç, o iğrenç takım elbise vardı ya, biraz önce onu sattım!..

    - Hani pembe üzeri mor benekleri olan felaket şeyi..

    - Evet, o!..

    - Harika.. O mostralık şeyden asla kurtulamayacağız diyordum.. Hayatta gördüğüm en çirkin takım elbiseydi.. Bu arada eline ne oldu?..

    - Oh evet.. O elbiseyi sattıktan sonra paketlerken satın alan adamın kılavuz köpeği elimi ısırdı efendim!

    Issız ada
    Yolcu gemisi ıssız bir adanın kenarından geçerken yolcular adada sakalları yere kadar uzamış, üstü başı perişan, sahilin bir o köşesine bir bu köşesine deli gibi koşup küme haline getirdiği odun yığınını yakıp zıplayan yaşlı bir adamı fark etmiş. Kaptana “Kim bu adam?..” diye sormuşlar. “Vallahi bilmiyorum!..” diye cevap vermiş kaptan, “Her iki senede bir biz bu adanın yanından geçeriz, bu manyak adam bizi görünce delirip hep böyle tuhaf şeyler yapar!..”

    Haftada 50 lira
    Özürlüler iş bulunca o kadar seviniyorum ki... Tekerlekli sandalyeye mahkûm bir arkadaşımın ‘Strip Kulüp’te çalışmaya başlaması beni çok mutlu etti... Kız soyunurken kenarda bekleyip sahneyi terk edince elbiselerini topluyormuş...

    “Para durumu nasıl?..” diye sordum, “Haftada 50 lira” dedi. “Aa?.. Az değil mi?..” diye sordum, “Eh...” dedi, “Daha da fazla veremem ki!”

    Polis kontrolü
    Adam, ehliyetini yenilemek için trafik şubesine müracaat etmiş. Hayli kalabalık bir kuyruğa giren adam, 2 saate yakın bekledikten sonra fotoğrafı çekilip ehliyeti düzenlenmiş.. Adam, yeni ehliyetini eline alıp fotoğrafına bakmış ve “Perişan görünüyorum..” demiş memura, “2 saat kuyrukta bekleyince insan böyle ezik ve yıkık çıkıyor!..” Memur ehliyetteki fotoğrafa bakmış, “Önemli değil..” demiş, “Yolda polis sizi durdurunca zaten öyle görüneceksiniz!”

    Güzellik yarışması
    Rusya geleneksel “Nükleer Enerji Santrali Çalışanları Güzellik Yarışması”nı bu yıl da tekrarlayacağını ilan etti... Geçen sene seçilen birinci güzel gerçekten muhteşem bir kızdı... Yahu kardeşim dünyada bu kadar güzel 3 gözü olan başka bir fıstık olabilir mi?..

    Mesai bitimi
    Şirkette yangın ve deprem sırasında neler yapılması gerektiği konusunda konferans veren güvenlik müfettişi patrona dönüp “Her şirketin acil tahliye planı olması lazım..” demiş, “Sizin var mı?..”

    “Evet!..” diye tereddütsüz cevap vermiş patron, “Kusursuz çalışıyor!..”

    Adam “Gerçekten mi?.. Nasıl başardınız?..” diye sormuş.

    Patron “Her akşam tam 18.00’de prova yapıyoruz..” demiş dişlerini sıkarak, “Mesai biter bitmez 1 saniye içinde binada bir kişi bulabilirseniz aşk olsun!..”

    Sonuncu olmak
    ıstanbul Maratonu’na katıldım, yarış başladı. 15 dakika sonra son sıradaydım. Benim önümdeki adam, yani sondan bir önceki pis pis sırıtarak “Naber” dedi, “Bu kadar insan arasında sonuncu olmak nasıl bir duygu?” Adama “Gerçekten bilmek mi istiyorsun?” dedim sinirle ve yarışı bıraktım.

    Gazete

    Baba, kolejden mezun olan kızına eğlenceye gitmesi için ilk defa “Erken gel” tembihiyle arabasını vermiş, ama kız hayli geç dönmüş. Ertesi gün öğlen 12.00’ye doğru kızı kahvaltı için uykulu bir şekilde mutfağa inmiş. “Bitanem” demiş babası, “Dün gece kaçta geldin bakayım?” Kız “Çok geç değildi baba” diye cavap vermiş endişeli bir ses tonuyla. “Tamam prensesim” demiş babası “O zaman gazete dağıtıcısı çocukla konuşayım bakalım gazetemi arabanın ön lastiğinin altına nasıl becermişte koymuş!..”

    Çok ucuz ülke
    Bir ülkede çarşıyı gezen Başbakan “Yahu şuna bak” demiş vitrinin birinin önünde durarak, “Halk bir de pahalılıktan şikâyet ediyor. Ceketler 5 dolar, gömlekler 2, pantalon 3 dolar.” Yardımcısı “Efendim” demiş, “Baktığınız vitrin kuru temizleyici vitrini.”

    Susuz turist
    Çok susayan turist köy evlerinden birinin kapısını çalıp su istemiş. Köylü kadının getirdiği su dolu tası tepesine dikip içerken evin köpeği etrafında sürekli zıplayıp havlayınca turist su içmeye ara verip ne olduğunu öğrenmek istemiş. “Önemli değil” demiş güleç kadın köpeği uzaklaştırmaya çalışarak, “Onun tasından içiyorsunuz diye sizi kıskandı işte!”

    Traş kaç lira?
    Kadın, köpek traşı yapan adama “Kaça kesiyorsunuz?” diye sorunca “100 lira bayan ” diye cevap vermiş adam. Kadın “100 lira mı? Yahu berberim benim saçımı 20 liraya kesiyor” diye isyan edince cevap gecikmemiş: “Doğrudur efendim, ama siz kuaförünüzü ısırmıyorsunuz değil mi?”

    Ben içerim
    Adam kilisenin rahibine gidip karısının elinde zehir dolu bir bardakla etrafında dönüp durduğunu ve kendisini zehirlemek istediğini söylemiş. “Nasıl olur?” diye şaşırmış rahip, “Ben onunla konuşurum.” Ertesi gün ise adamı çağırmış, “Tam dört saat görüştüm eşinizle” demiş, “Dediğiniz doğruymuş.” Adam “Bana ne tavsiye edersiniz?” diye sormuş. “Valla onu çok yakından tanıma fırsatı buldum” diye cevap vermiş rahip alnını parmaklarıyla çaresizce sıvazlayarak, “Ben sizin yerinizde olsam o zehiri tereddütsüz hemen içerdim!..”

    Yaz bakalım
    Trafik mahkemesinin hâkimi ana caddede otomobiliyle dehşet saçan kadının bir ilkokul öğretmeni olduğunu öğrenince kürsüsünden ayağa fırlayıp “Bu mahkemeye bir ilkokul öğretmeninin davasının düşmesini yıllardan beri bekliyordum” demiş heyecanla sevinerek, “Şimdi şuradaki sıraya oturun ve beşyüz kere ‘Bir daha kırmızı ışıkta asla geçmeyeceğim’ yazın bakayım!”

    Mutfakta hırsız
    Karım gece yarısı beni uyandırıp “Mutfakta hırsız var” dedi heyecanla, “Sanırım dün gece pişirdiğim istavritli patlıcan oturtmasını yiyor.” Yorganı korkuyla burnuma doğru çekerek “Oh olsun” dedim. “Bu onlara gününü gösterir.” Nedense 3 gündür benimle konuşmuyor...

    Alışmaya başla
    “Kendimi iyi hissetmiyorum doktor!” demiş adam “Beni bir muayene etsen!..” Doktor uzun süren tahlillerden sonra “Durum pek iç açıcı değil” demiş, “On günlük ömrünüz kalmış.” Adam “On gün.. on gün.. Ne yaparım doktor?” demiş çaresizce.. “Valla.. Çamur banyosunu öneririm” demiş doktor. Adam “Çamur banyosu mu? ıyi gelir mi doktor!” diye sorunca “Pek değil” diye cevap vermiş doktor, “Ama hiç olmazsa cildinizi şimdiden alıştırırsınız!..”

    Dürüst juri
    Jüri üyesi mahkemede ayağa kalkıp “Sayın hâkim, jüri üyeliğimden affımı rica ediyorum!..” demiş. “Neden ayrılmak istiyorsunuz?..” diye sormuş hâkim.

    Üye, “Birinden 500 dolar borç almıştım efendim, kendisi birkaç saat sonra şehrimizden ayrılıyor, hayli uzağa gidecek, dönmesi yıllar alabilir, o gitmeden bulup borcumu ödemeliyim, bu benim son ödeme şansım olabilir...” diye cevaplamış.

    “Jüriden hemen ayrılabilirsiniz...” demiş hâkim, “Böyle kuyruklu yalan söyleyen birini aramızda görmek istemiyoruz!..”

    Ölüm nedeni
    Adam hayat sigortası yaptırırken doldurduğu müracaat formunda karşılaştığı bir soruda dakikalarca duraksayınca, “Problem nedir?..” diye sormuş pazarlamacı:

    - Babamın ölüm nedenini yazamıyorum...

    - Neden?..

    Adam hayli sıkıntılı bir şekilde bocaladıktan sonra

    “Şeyy...” demiş, “Babam asıldı...”

    Pazarlamacı çok kısa bir süre düşündükten sonra “Yazın...” demiş: “Babam, Adalet Bakanlığı’nın kanunlara dayanarak kurduğu özel bir platformda yer alırken ayağını kaydırdılar!..”

    Çocukların adı
    Anne divanda oturup kitap okurken çocuklarından biri “Anne, benim adım neden Yaprak?..” diye sormuş heyecanla. “Çünkü bitanem” diye cevap vermiş annesi, “Doğduğunda başına yaprak düşmüştü onun için bu adı sana verdik...”

    Diğer çocuğu “Anneciğim” diye ayağa kalkmış, “Benim adım neden Gül?..”

    Anne, “Çünkü doğduktan birkaç gün sonra başına bir gül düşmüştü kızım..” demiş. Son çocuğu da ayağa fırlayıp üzerine doğru koşmuş ona kontrolsüz sarılıp “Anas clafas tasmmm Brusdollap!..” diyince “Offf, Buzdolabı!..” diye sinirlenmiş kadın onu iterek, “Otur bakayım yerine..!”

    Dengeli beslenme
    - Bizim sirkteki aslan ikidir ipte yürüyen cambazı yiyip duruyor..

    - Hadi yaa neden?..

    - Manyak kafayı takmış bir kere ’dengeli besleneceğim’ diye...

    ‘Çocuk değilim ki?’
    Adam kızına “En geç saat 11.00’de evde olacaksın!..” demiş. “Ama babaa, artık çocuk değilim ki?..” diye cevap vermiş kızı. “ıyi ya...” demiş babası, “O yüzden söylüyoruz işte!..”

    Sigara içilebilen bölüm
    ıyi havalandırması olmayan restoranlarda ‘sigara içilebilen bölüm’ tahsis edilmesi, yüzme havuzlarının bir tarafının “çiş yapabilme” köşesine ayrılması gibi bir şey....

    Belediyeci Temel
    Temel bara gelip “Yarın belediyede işe başlıyorum!.. Parkmetrelerin paralarını toplama görevi bana verildi!..” diye sevinerek barda bulunan herkese içki ısmarlamış..

    Ertesi gün tekrar bara gelmiş, cebinden çıkardığı avuç avuç bozuk parayı tezgâhın üzerine yığıp “Herkese benden içkiii..” diye bağırınca, “Hadi bu işte ilk günün..” demiş barmen, “Ay başında maaş çekini alınca kim bilir ne yapacaksın?..”

    “Nee?..” demiş Temel cebini şişirmiş bozuk paraları avuçlarken “Bir de bunun üzerine bana maaş da mı verecekler?..”

    Deli dana
    ıki inek çiftliklerinde otlayıp sohbet ederlerken, “Yahu şu ‘deli dana’ hastalığı ürkütücü” demiş birinci inek, “Çok hızlı yayılıyormuş, komşu çiftlikteki bazı ineklerin de bu hastalığa yakalandıklarını duydum...”

    “ınan en ufak bir tedirginliğim yok...” demiş ikinci inek, “Bizim gibi ördekleri kesinlikle etkilemiyor ki?..”

    Düdüklü tencere
    Karım evlendiğimizden beri mutfağımızın ilk “düdüklü tencere”sini satın aldı ve ben işten çıkıp eve geldiğimde ‘yemek hazır olacak’ diye çok sevinçliydi... Bu akşam büromdan çıkarken onu aradım “Aşkım...” dedim, “Gelirken almam gereken bir şey var mı?..”

    Heyecanlı bir ses tonuyla “Evet var...” dedi, “Portatif açılır merdiven getirebilir misin?..”

    “Aa?.. Neden?..”

    “Akşam yemeğimiz mutfağın tavanında hayatım!..”

    Temel’in soyadı
    Kızıldereli Temel mahkemeye müracaat edip çok uzun olan soyadını değiştirmek istediğini söylemiş...

    “Adın ve soyadın ne?..” diye sormuş hâkim. “Adım Temel, soyadım ise Bulutların arasında süzülürken aniden yere çakılan muhteşem kartal...”

    “Mmm, haklısın..” demiş hâkim, “Peki yeni soyadını ne olarak değiştirmek istiyorsun?..”

    “Sadece ‘Pat’ efendim!..”

    Kısır kedi
    Kadın, erkek kedisini kısırlaştırmak için veterinere götürmüş. Klinikte yapılan operasyon odasından kucağında baygın kedi ile çıkan veteriner “Oldu bu iş, hallettik...” demiş kadına:

    - Nasıl emin olabilirim doktor?..

    - ızleyeceksiniz... Eğer herhangi bir ‘erkek davranışı’ gözlemlerseniz haberim olsun.

    - Bütün gün divanda yatıyor zaten.. Eğer TV’nin uzaktan kumandası ile oynamaya başlarsa getiririm!...

    Ne çaldın?
    Hâkim sanık kadına ne çaldığını sormuş. “Ayva efendim” demiş kadın hayli üzgün bir şekilde. Hâkim “Pakette kaç tane vardı?” deyince “Sadece 6 tane efendim” demiş kadın. “Tamam o zaman” diyerek kararı açıklamış hâkim: “6 ay hapis!” Tam o sırada “Bir dakika hâkim bey” diye atılmış kadının kocası, “Çantasında bir tane de bezelye konservesi vardı efendim. Adalet açısından yani. Atlamayalım da...”

    Ortak nokta
    Kadın arkadaşına kocasını çekiştiriyormuş... “Yahu anlattıkların inanılmaz” demiş arkadaşı, “Aranızda ortak hiçbir şeyiniz yok mu?” Diğeri cevaplamış: “Olmaz mı var. ıkimiz de aynı gün evlendik!”

    Büyük ayaklar
    ıki kız kardeş eve ağlayarak gelince “Ne oldu?” diye telaş içinde sormuş anneleri. “Benimle okulda ayaklarım büyük diye alay ediyorlar anne” demiş büyük olan. Anne “Saçmalıyorlar. Ayakların büyük falan değil” demiş ve dönmüş küçük kızına, “Sen niye ağlıyorsun peki?” diye sormuş. “Arkadaşlar karda kayalım dediler ama benim kayağım yok” demiş küçük kız hıçkırarak. Anne öfkeyle “Tamam tamam susun delirtmeyin beni.. Sen, git al ablanın ayakkabılarını katıl arkadaşlarına.”

    Yine sarışınlar
    Vantrolog kasaba kasaba dolaşıp şovunu sergiliyormuş. Barlardan birinde her programında yaptığı gibi sarışın fıkraları anlatmaya başlamış. 4’üncü sırada oturan iri bir sarışın kız birkaç fıkradan sonra ayağa fırlamış, “Kes artık pislik herif” demiş, “Yeteri kadar sarışınlarla dalga geçtin... Nasıl bir düşmanlık, nasıl bir öç alma psikolojisi seni anlamak mümkün değil.. Komiklik yapacağım diye sarışınlar bu kadar aşağılanır mı?” Vantrolog “Afedersiniz” der demez “Sen karışma!” diye bağırmış sarışın, “Ben senin dizinde oturan o aşağılıkla konuşuyorum!”

    Siz uyun
    Şehirlerarası yolun tam kenarında kurulu küçük kasabada hız limiti 140’tan 60’a indirilmiş. Bölge Trafik Müdürü kasabanın belediye başkanına gidip “Efendim lütfen bize yardımcı olun” demiş. Başkan “Tamam” diye cevap vermiş “Konuyu belediye meclisine mi taşımamı istiyorsunuz?” Müdür “Hayır” demiş, “Her gün deli gibi otomobil kullanıyorsunuz. Yasaya önce siz uyun başka bir şey istemiyoruz.”

    Dinleme cihazı
    Genel Başkan miting için gittiği şehirdeki otel odasında yatmadan evvel gizli dinleme aleti konulabilecek her yeri araştırmış. Resim çerçevelerinin arkasını, abajurların altını... Sonunda yerdeki halıyı sökmüş ve birden “Ahaa..!” demiş sevinçle, odanın tam ortasına rastlayan yere 4 vida ile tutturulmuş çelik bir disk’i izci bıçağı ile yavaşça sökmüş, özenle yerinden alıp pencereyi açıp dışarı fırlatmış. Ertesi sabah kahvaltıya indiğinde korumaları heyecanla “ıyi misiniz? Bir şeyiniz yok ya?” diye etrafını sarınca “Ne var?” demiş başkan, “Niye soruyorsunuz?” Koruma müdürü “Yok bir şey” diye cevap vermiş “Sadece dün gece sizin odanın tam altında bulunan düğün salonunun dev avizesi misafirlerin tam tepesine düştü de, bir sürü yaralı var siz iyi misiniz diye merak ettik!”

    Yeni başkan
    Parti genel başkanı, yardımcısını odasına çağırıp “Bak” demiş, “Bir yıldır bu partidesin, parti üyeliğinden bir hafta sonra belde başkanlığına, bir hafta sonra ilçe başkanlığına, bir hafta sonra il başkanlığına, dört hafta sonra da genel başkan yardımcılığına terfi etti. Şimdi ben bu demokrasiyi iliğine kadar hazmetmiş tarihi partideki görevimden ayrılıyorum ve partinin genel başkanlığını sana devrediyorum. Ne diyorsun?” Yeni başkan “Teşekkür ederim” demiş, “Teşekkürler Baba!”

    Pis başkan
    - Yahu şu bizim pis başkanın işaret parmağı kırılmış, duydun mu?..

    - Aa?.. Neden kırılmış?..

    - Onu sevmeyen bir seçmen burnuna yumruk atmış..!

    Her çarşamba
    ışçi sendikaları seçimi, kürsüye çıkan başkan adayı “ışçi kardeşlerim haftada 4 günden fazla çalışmayacağızzz!” diye bağırınca kalabalık işçiler hep bir ağızdan “Hurraaaa..!” diye bağırmış...

    - Sabah 9 yerine 10’da işbaşı yapacağız!

    - Hurraaa!..

    - Ücretlerimizi artık yüzde 150 zamlı alacağız!

    - Yehoooo!..

    - Sadece çarşambaları çalışacağız!

    Sessizlik ve arka sıralardan olumsuz homurtular, “Pöhh... Her Çarşamba mı?..”

    Paylaşımcı başkan
    Seçim propogandası yapan belediye başkan adayı çiftçilikle geçinen kasabaya gidip miting kürsüsüne çıkmış, “Katılımcı ve paylaşımcı bir başkanlık getireceğim kasabamıza” demiş, “Mesela iki traktörünüz varsa birini belediye hizmeti için verir misiniz?” Kalabalık “Veririiizz” diye bağırmış. Aday “ıki ineğiniz olsa birini bize verir misiniz?” diyince de “Eveeett” diye inlemiş insanlar. “Eğer 2 teneke buğdayınız kalsa birini belediyenize güç katmak için bağışlar mısınız” sorusu üzerine “Hayıırrrr..!” diye dalgalanmış bu sefer kalabalık. “Aa” demiş aday “Traktörü verdiniz, ineği verdiniz 1 teneke buğday niye sakınılıyor?” Kalabalık “Biliyorsunuzzz” diye bağırmış hep bir ağızdan, “Elimizde sadece 2 teneke buğdayımız kaldıııı!”
     
  12. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  13. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Cennet ve cehennem
    Adamın biri kaza ölür. Yukarıda melekler adama, “Günahlarınız ve sevaplarınız eşit. Şimdi bir seçim yapmak durumundasınız. Bu nedenle bir gününüzü cennette bir gününüzü cehennemde geçireceksiniz. Sonra da birini seçeceksiniz” derler.

    ılk durak cehennemdir. Cehennemin kapısı açıldığında, içeride yemyeşil mükemmel bir golf sahası görür adam. Bulutsuz bir havada güneş parlamaktadır ve hava 25 derece sıcaklıktadır. Uzakta golf sahasının muhteşem binası görünmektedir. Binanın önünde herkesin eskiden beri tanıdığı politikacılar, din bezirganları, iş adamları durmaktadır. Bütün bu iyi insanlar mutlu, sevinçlidir. Hemen adamı karşılamaya koşarlar. Şeytan buzlu içecekler ikram eder.

    Ertesi günkü durak cennettir. 24 saat boyunca, adam, değerli düşünürlerle, büyük devlet ve din adamlarıyla, şairler ve yazarlarla karşılaşır. Bu arkadaş canlısı iyi insanlar paradan çok önemli konulardan bahsetmekte ve adama büyük tevazu göstermektedirler. Her şey son derece sade ve güzeldir. Cehennemdeki şatafat burada yoktur.

    O gün de biter, melekler gelir ve adama bir seçim yapması gerektiğini hatırlatırlar. Adam “Böyle bir karar vereceğimi tahmin etmezdim ama galiba cehennem daha güzel bir yer” der.

    Melekler cehennemin kapısını açarlar ve adamı içeri iterler. Adam kendisini yanmış kıraç bir ovanın ortasında, vidanjörlerin boşalttığı endüstriyel atıkların bulunduğu bir alanda bulur. Arkadaşlarını gördüğünde ise dumura uğrar. Hepsi zincirli, prangalı, kara torbalara koymak üzere çöpleri toplamaktadır. Acıdan inlemektedirler. Şok içinde olan adam mırıldanır:

    “Anlamıyorum dün geldiğimde, burada bir golf sahası ve kulüp evi vardı; istakoz ve havyar yedik, içip içip sarhoş olduk. Tavşanlar gibi sıçrayıp, oynayıp deliler gibi eğlenmiştik. Şimdiyse, pislikle dolu bir çöl görüyorum ve her şey sefil bir halde görünüyor.”

    Şeytan ona bakar, gülümser ve kulağına şöyle der: “Dünkü seçim kampanyasıydı.”

    Yaşım kaç?
    Öğretmen derste öğrencilerine dönüp “Söyleyin bakalım” demiş, “Kuzeyimde Karadeniz, güneyimde Akdeniz, batıda Ege Denizi varsa ben kaç yaşında olmuş olurum?” Arka sıradan bir öğrenci “44!” diye bağırmış. “Aa?” diye hayret etmiş öğretmen, “Doğru... Nasıl bildin?” Öğrenci, “Gayet kolay öğretmenim” demiş, “Benim 22 yaşında yarı manyak bir ağabeyim var, onun yaşını 2 ile çarpıp sizin yaşınızı buldum!”

    Topla bakalım
    Sırf gırgır ve sürpriz olsun diye karımın 50’nci yaş gününde eve bir “erkek striptizci” getirdim... Yahu keşke getirmez olaydım, delikanlı müzik eşliğinde elbiselerini sağa sola fırlatıp soyunurken birden durup karıma dönerek “Neler düşündüğünü” sordu, karım gerçekten yaşlanmış, “Bana bak!” dedi sinirle, “Giderken bütün bunları toplayacaksın değil mi?”

    Tadı iyi
    Misyoner ücra köşedeki bir adada ilkel yaşamlarını devam ettiren bir kabileyi ilk defa ziyaret etmiş. “Din hakkında bir bilginiz var mı?” diye sormuş Şef’e. Bir süre suskun kalan Şef, “Din nedir? Tam olarak içeriğini bilemiyoruz” demiş, “Ama son misyoner geldiğinde doğal olarak tadı hakkında bir fikrimiz oldu tabii.”

    Piyano

    Adam sarışın sevgilisini alıp ünlü bir piyanisti dinlemeye konser salonuna götürmüş. Konserin yarısında sarışın sevgili, adamın kulağına eğilip “Bu çaldığı nedir?” diye sormuş. “Chopin’in polonezi” diye cevap vermiş adam fısıldayarak. “Sanmam” demiş sarışın aynı sessizlikle, “Galiba bu adamın piyanosu.”

    ışten at
    Barın sahibi barmeni yanına çağırıp “Bana bak” demiş, “Bizde çalışan garson kızla yatıyor musun?” Barmen, “Hayır efendim” demiş korku içinde, “Ne münasebet?” Patron “ıyi..” demiş, “O zaman onu çağır ve işine sen son ver!”

    Yanlış anlama
    Adam son derece sevgi ve saygı duyduğu karısının 60’ıncı yaş gününde çok önemli konuklarını da davet ettiği parti için bir pasta ısmarlamış. “Üzerine ne yazmamı istersiniz?” diye sormuş Karadenizli pastacı. Adam bir an düşünüp “Yıllarla yoruldun ama, şimdi daha mükemmelsin yazılsın” demiş adam. Pastacı “Yazı uzun pastanın üzerine nasıl yerleştirelim?” diye sormuş. “ıki satır olsun...” demiş adam, “Üstte yıllarla yoruldun ama altta şimdi daha mükemmelsin şeklinde olabilir.” Parti günü tüm davetlilerin önünde kıvılcımlar saçan maytaplarla Karadenizli pastacı pastayı orta masaya bırakıp üstünü açmış. Pastada şu yazıyormuş: “Üstte yıllarca yoruldun ama, altta şimdi daha mükemmelsin!”

    Temiz çamaşırlar
    Genç bir çift, yeni taşındıkları evlerinde sabah kahvaltı yaparlarken, komşu apartmanda bir hanım yıkadığı çamaşırları asıyormuş. Yeni taşınan kadın kocasına “Karşıya bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor” demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş. Bir ay kadar sonra, bir sabah komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış.. “Bak” demiş kocasına, “Çamaşırları yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?” Kocası ise cevaplamış: “Ben bu sabah biraz erken kalkıp pencerelerimizi sildim!”

    Mendil
    Kadın elinde köşesinden bir pislik gibi tuttuğu ipek mendili sallayarak sert bir ifadeyle “Bu mendil senin işe aldığın yeni kızın değil mi?” diye sormuş kocasına. “Ne? Nerden buldun?..” diye kekeleyerek cevap vermiş adam. Karısı “Ben bulmadım” demiş alaylı ve manalı bir ses tonuyla, “Bizim postacı senin pijamanın sağ cebinde buldu!”

    Fırçalama
    Adam: Sana sinirlenip bağırınca hiç cevap vermiyorsun. Sinirini nasıl kontrol altına alıyorsun?

    Kadın: Hemen tuvaletin deliğini fırçalamaya başlıyorum da ondan.

    Adam: Bu gerçekten etkili oluyor mu?

    Kadın: Evet... Senin diş fırçanı kullanıyorum!..

    Genç hissetmek
    ıki ihtiyar Bill ve John arabalarıyla otoyolda giderken sağda dev bir “mushil ilacı” reklamı ve en önemlisi reklamın altındaki yazı dikkatlerini çekmiş: “Sizi tekrar gençleştirecek tek formül bu!” ıki ihtiyar, “Bundan hemen bir şişe almalıyız” diyerek ilk alışveriş merkezine dalıp bir şişe almışlar, oracıkta birer kaşık içmişler ve yola devam etmişler. Birkaç kilometre sonra Bill, John’a sormuş: “Kendini genç hissediyor musun?” John, “Yok” demiş. Bunun üzerine 4’er kaşık daha içmişler ve yola devam etmişler. Aradan 10 dakika geçince Bill tekrar sormuş aynı soruyu. “Hayır” diye cevap vermiş John, “Ama itiraf etmeliyim ki biraz önce çocukça bir şey yaptım!”

    Ağır torba
    Orta yaşlı adam tam bel hizasından bükülmüş, sırtı yere paralel, yüzünde müthiş bir acı ifadesi... Arkasında karısı, ortopedistin muayenehanesine girer girmez “Ahaaa” demiş doktor, “Aileden gelen eklem eğriliği!” Karısı “Hayır” diye cevap vermiş: “Tamamen kendi yapımı... Tek başına çimento torbası kaldırma geriliği!”

    Kırmızılı
    Bir büyükelçilikte verilen kokteylde emekli diplomat, davetlilerden yere kadar kırmızı giysili birine yaklaşıp “Güzel kırmızılı bayan, bu valsi bana lütfeder misiniz?” diye sormuş. “Kesinlikle hayır!” diye sertçe gelmiş cevap, “Birincisi sarhoşsunuz. ıkincisi bu çalan vals değil Venezuella Milli Marşı. Ve üçüncüsü ben kırmızılı bayan değil Vatikan Papalık temsilcisiyim.

    Tövbe.. Tövbe!..”

    Kleptomani
    “Doktor, oğlumda kleptomani hastalığı var, her sokaktan gelişinde cebinde marketlerden çalınmış şeyler buluyorum” diye dert yanmış adam. “Ona bisiklet alın” diye cevap vermiş doktor. “Tamam doktor” demiş adam “Bisikletinin olması onun davranışlarında bir düzelme sağlar mı?” Doktor “Pek değil” demiş, “Ama kolay yakalanma şansını azaltır!”

    Şemsiye
    Yaz kampına gelen minik çocuğun bavulunu dolabına yerleştirirken bavuldan çıkan şemsiyeyi gören kamp müdürü “Aa” demiş, “Yaz günü bu şemsiye de neyin nesi?” Çocuk “Hayret efendim” demiş, “Sanki hiç anneniz olmamış gibi konuşuyorsunuz!”

    Sarhoş
    Sarhoşun biri meyhanenin önündeki kaldırımda bulduğu tek ağaca tutunuyor, güç kazanıp yürümek için tutunduğu koluyla ağacı itiyor, bir iki adımda bir daireler çizip tekrar aynı ağaca sarılıyormuş. “Kahretsin yahu” demiş sonunda, “Şimdi ne güzel evimde karımla beraber olacaktım, ormanda kaybolduk!”

    Sihirbaz
    Kadın psikiyatriste gidip “Kocam kendisini sihirbaz sanıyor, başımızı derde sokacak” diye şikâyet etmiş. “Eee, ne var bunda?” demiş doktor. Kadın “Kızın birini hortumun içine sokup ikiye kesti, bizi mahkemeye verdiler” deyince doktor tekrar sormuş: “Kızın ailesi mi?” Kadın cevaplamış: “Hayır, şimdilik hayvanat bahçesi müdürlüğü. Fillerinin hortumunun boyu kısaldı diye..!”

    Rota
    Kule: TWA 2341. Gürültüyü önlemek için acele 45 derece sağa dönünüz..

    Pilot: Kule, biz 3 bin 500 feet’teyiz, buradan nasıl gürültü yapabiliriz ki?

    Kule: TWA 2341. Siz hiç 747’nin 727’ye vurdugu andaki sesi duydunuz mu?

    Fırlama öğrenci
    Geçen hafta öğrenci öğretmen ilişkilerindeki bazı komik olayları aktarmıştım. Bu yazıdan sonra bir okurum başından geçen olayı anlatan mesaj göndermiş. Benim de çok hoşuma gitti sizlere aktarıyorum:

    Sınavda öğrenciler harıl harıl cevapları yazmışlar. Dersin sonunda hocanın otoriter sesi yükselmiş: “Tamam süre bitti, kalemleri bırakın ve kağıtları verin.” Öğrenciler kağıtlarını teslim ederken bir öğrenci hâlâ yazmaya devam ediyormuş. Hoca yüksek sesle bu kez bu öğrenciyi uyarmış kağıdını bırakması için.

    Ama öğrenci hâlâ devam ediyormuş. Sonunda hoca kağıtları toplayıp çantasına koyacakken öğrenci yerinden fırlamış ve kağıdı uzatmış. Hoca hiç de gülmeyen bir yüzle “Senin kağıdını almıyorum, hakkını kaybettin” demiş.

    Öğrenci boynunu büküp ayakta dururken “Hocam” demiş, “Benim kim olduğumu biliyor musunuz?” Hoca sıkkın bir ifadeyle “Bilmiyorum, kimsin söyle bakalım?” der demez öğrenci elindeki kağıdı hocanın tuttuğu kağıtların arasına sokuvermiş. Sonra da “Nasıl olsa kim olduğumu bilmiyorsunuz hocam” diyerek sınıftan çıkmış. Hızlı zekâ değil mi?

    Beş dakika
    Adam giyinmiş, salonda bir ileri bir geri hızlı hızlı yürüyormuş. Saatine bakıp yukarı kata seslenmiş: “Hayaatıııım hazır mısın?” Sinirli bir ses tonuyla gelmiş cevap: “Yahu inanılmaz bir adamsın. Bir saattir sana ‘Beş dakika sonra geliyorum’ diyorum hâlâ sorup duruyorsun. Pes yani...”

    Harika araba
    ıki kadın birlikte hipermarketten çıkmışlar, otoparktaki yüzlerce araba arasından kendilerininkini ararken kadınlardan birincisi ıslık çalmış. Bunun üzerine parktaki arabasının farları yanıp sönmüş ve kornası bir kere çalıp ‘buradayım’ mesajı vermiş. “Harika” demiş diğer kadın, “Çok rahat bir şey bu. Nerden aldınız?” Diğeri, “Üniversitede tanıştık” demiş, “kocam.”

    Yangın çıkmaz
    Karı-koca arabaları ile tatile gitmişler. Evlerinden epey uzaklaştıktan sonra “Eyvahh!” demiş kadın, “Ütü pantolonunun üzerinde kaldı ve ben fişini çekmediğimden eminim.. Korkarım yangın çıkacak..!”

    “Bir şey olmaz!” demiş adam, “Yangın falan çıkmayacak!”

    “Neden bu kadar eminsin?” diye sormuş kadın. “Korkma!” demiş adam, “Ben de lavabonun musluğunu açık unuttum!..”

    Polis sınavı
    Polis olmak için başvuran delikanlıyı sözlü sınava alıp sorusunu sormuşlar: “Bir polis arabası kullanıyorsun, yalnızsın ve gece yarısı.. Arkandaki arabada ‘Caniler Çetesi’ var ve seni 60 km süratle takip ediyorlar... Ne yaparsın?” Delikanlı düşünmeden cevaplamış: “70!”

    Kurbağa

    Kurbağanın biri gelecekte nelerle karşılaşacağını öğrenmek için telefonla falcısını aramış..

    “Senin hakkında her şeyi bilmek isteyecek nefis bir kızla tanışacaksın!” demiş falcısı.. “Harika” diyerek sevinmiş kurbağa, “Nerede ve nasıl tanışacağım? Diskoda mı, gece kulübünde mi?”

    “Hayır!” demiş falcı kıs kıs gülerek, “Önümüzdeki sömestir onun biyoloji dersinde!..”

    Tomografi

    Kadının biri köpeğini veterinere getirmiş... “Köpeğim hiç hareket etmiyor doktor!” demiş. Doktor muayene ettikten sonra, “Maalesef köpeğiniz ölmüş!” demiş kadına. “Aman!” demiş kadın üzülerek “Yapacak başka bir şey yok mu daha detaylı muayene edebilirsiniz?”

    “Tabii” demiş doktor ve içeriden kafes içerisinde bir kedi getirmiş, açmış kafesi, kedi dışarı çıkıp köpeği burnunun ucundan kuyruğuna kadar koklamış ve girmiş tekrar kafesine... “Gördünüz!” demiş doktor “Köpeğiniz maalesef ölmüş, borcunuz 125 dolar!..”

    “Bir muayeneye 125 dolar?” diye hayretle sormuş kadın.

    “Hayır!” demiş doktor, “Muayene 25 dolar, 100 dolar da kedi tomografisi tutarı!..”

    Kertenkele
    Maymun dere kenarındaki ağacın dalına çıkmış, altından akıp giden suya bakarak son derece çakırkeyif şarap içiyormuş. Onu görüp yanına tırmanan minik kertenkele başlamış onunla içmeye. Bir ara susayan kerkenkele “Su içmeye gidiyorum, şimdi dönerim..” diyerek aşağı inmiş ama şarabın tesiriyle derenin sularına kapılmış, taa ki kendisini bir timsah kurtarana kadar..

    “Hayrola?..” demiş timsah burnunda tüneyen kertenkeleye, “Nereden böyle?..” Kertenkele başından geçenleri anlatmış, timsah da heveslenmiş içki partisine, kertenkeleyi kenarda bırakıp doğru yüzmüş maymunun bulunduğu ağacın altına, “Heyy..” demiş yukarı seslenerek, “Maymun kardeş ben geldim..”

    “Oha!..” demiş timsahı gören sarhoş maymun, “Be kardeşim, ne kadar su yuttun sen öyle?..”

    Kelaynak

    - Kelaynak kuşunu diğer kuşlar arasında nasıl tanırsınız?

    - Başının üzerindeki tüm tüyleri bir tarafta birleştirilip diğer yana özenle yatırılmıştır!

    Evlendik işte
    ıki adam barda tanışmışlar, sohbet olsun diye “Sana bir soru” demiş biri “Tekrar dünyaya gelsen yeni hayatında neleri yapmazdın?”

    - Asla kumar oynamazdım...

    - Çok mu para kaybettin?

    - Aksine, çok kazandım.

    - Eee?..

    “Cepte çok para olunca” demiş diğer adam elinde viski bardağını parmakları ile sıkıp ağlamamak için dudaklarını ısırırken, “P..Para olunca evlendik işte..!”

    Ev sahibi
    Ev sahibi evini kiraya verirken bildiğiniz klasik soruları sormakta...

    - Çalışıyor musunuz?..

    - Ev hanımıyım efendim...

    - Çocuklar?

    - Biri 9, diğeri 12 yaşında efendim...

    - Hayvanlar?..

    - Yok..Yok.. Aksine çok terbiyelidirler efendim..

    Sekreter
    Patron “Telefon çalıp duruyor, şuna baksana yahu” diye yeni işe başlamış sarışın sekreterini azarlayınca “Tamam, tamam” demiş sekreter homurdanarak ve devam etmiş: “Ama çok aptalca bir şey bu... 10 telefonun en az 9’u size geliyor amaaa!”

    Tadilat
    Kadın yatakta “Tarihi Mısır Piramitleri” isimli kitabı okurken birden irkilip “Harry” diye seslenmiş kocasına, “Baksana, basit bir piramidin inşaatı 100 yıl sürmüş, inanabiliyor musun?”

    “ınanmaz olur muyum, inanırım” demiş adam sinir içinde, “ışi mutlaka bizim mutfağın tadilatını yapan o şerefsize vermişlerdir.”

    Dini objeler
    Öğretmen küçük öğrencilerine evlerindeki dini objeleri araştırma ve anlatma görevi vermiş. Ertesi gün öğrencilerden biri “Evimizdeki antrede bir resim var” diye başlamış, “Başında hale, kucağında bebek olan bir kadın resmi... Annem her sabah onun önünde diz çöker ve ağlar...”

    “Bizim evde salonda pirinç döküm, Çinli gibi çekik gözlü, şişman, bağdaş kurmuş oturan bir adam heykeli var” demiş bir diğer öğrenci, “Annem yatarken tam onun önünde eğilip ona mum yakar...”

    Üçüncü öğrenci de el kaldırıp “Bizim evde banyoda üzerinde numaralar olan küçük bir platform var” diye anlatmaya başlamış, “Annem her sabah yataktan kalkar kalkmaz ilk iş çıplak ayaklarıyla onun üzerine çıkıp ‘Aman Allahım’ diye çığlık atar..!”

    Misyoner
    Misyoner, görev yaptığı kabilede Afrikalı bir yerlinin 5 karısının olduğunu öğrenince ailenin hep birlikte yaşadıkları kulübeye gidip olayı yerinde görmek istemiş. Tespit sonrası iki adam dışarı çıkıp oturmuşlar, “Tanrının emirlerine karşı gelinir mi?..” demiş misyoner, “Bir erkek en fazla bir eş alır. Kulübeye girip dördüne daha fazla burda yaşayamayacaklarını, seni artık kocaları olarak tanımamaları gerektiğini onlara söyle.”

    Yerli “Yok ya” demiş, “Erkeksen içeri gir de sen kendin söyle.”

    Ağrılar
    Doktor telefonla hastasını arayıp “Çekiniz geri döndü!” demiş sinirli bir ses tonu ile.

    “Eeee, ne yapalım?” demiş hasta, “Benim de mafsal ağrılarım öyle!”

    Bıçak
    Polis yolu kesmiş sürücü kontrolü yaparken adamın birinin arabasındaki bıçakları görmüş.. “Ben hokkabazım efendim!” demiş adam, “Bu bıçakları gösterimde kullanıyorum.” Polislerin cevabından tatmin olmadıklarını anlayınca, “Size bir gösteri yapabilirim” demiş ve çıkmış arabanın dışına herbir bıçağı daha yükseğe atarak aşağı ineni tutup tekrar fırlatarak havada bir daire oluşturmuş... Muayene sırasının kendisine gelmesini bekleyen bir arkadaki takside bulunan yaşlı adam “Yırttık hanım” demiş karısına “ıyi ki bu akşam arabayı almamışız.. Polislerin alkol muayenesi için adama yaptırdıklarını görüyor musun? Vallahi ben asla yapamazdım.”

    Damak tadı
    Adam, damak tadına son derece düşkün bir gurme. Milli Park’a gizlice girip dünyada birkaç tane kalan ak başlı kaya kartalını günlerce süren takiple yakalamış, tadına bakmak için temizleyip tüylerini yolmuş, ateşin üzerinde kızartıp yerken Milli Park polisleri baskın yapıp adamı tutuklamışlar. 5-6 yıl hapis ve müthiş bir para cezası istemi ile dava başlamış, adamın avukatı müvekkilinin yolunu kaybettiği için ölümle burun buruna kalmasından dolayı böyle bir şeyi bilmeden ve de mecburen yaptığını savunmuş. Hâkim yumuşamış, “Sizin bu özel kuşun durumunu bilmediğinize inanmaya başlıyorum” demiş, “Ama ben damak tadıma çok düşkünüm, farklı şeyler tatmayı severim, acaba o ak başlı kaya kartalının tadı nasıldı?” Adam “Şeyy efendim” diye cevap vermiş: “Valla kelaynak ile mavi gagalı puhu arası bir şeydi.”

    Boşanma
    Adam karısından boşanmak için mahkemeye başvurmuş. Dilekçesine delil olarak karısının kendisine buzdolabının üzerine bıraktığı şu notu eklemiş. “Brice gidiyorum, yemeklik malzemeler buzdolabında, tarifi için saat 19.00’da Kanal 2’yi aç. Karın.” Hâkim ilk celsede boşanma kararı vermiş.

    Yem
    Oltamın misinası fırlatma kamışının makara kısmında tamamen karışmıştı. Karımdan ve baldızımdan rica ettim, sokağa çıktık, misinanın ucundan tutarak kaldırım boyunca açıldılar, ben de misinayı düzgünce makara kısmına sarmaya başladım. Oradan geçen yaşlıca bir adam oltanın ucundaki iki güzel kadını görünce “Harika” dedi, “Gerçekten merak ettim. Beyefendi, acaba yem olarak ne kullanıyorsunuz?..”

    Kanguru
    Avustralya Turizm Bakanlığı’nın internet sayfasında turistler tarafından en fazla sorulan soru ve cevabı:

    - Avustralya caddelerinde kanguru görebilir miyiz?..

    - Tabii ki görebilirsiniz... Ama bu ne kadar içtiğinize bağlı...

    ıki kaynana
    Adam barda arkadaşına dert yanıyormuş: “Dün evdeki kaynana terörüne bir çözüm bulduğumu zannedip onu görmeyeyim diye deliler gibi içtim”

    Arkadaşı, “ışe yaradı mı bari?” diye sormuş.

    “Nerdee, tam tersi” diye cevap vermiş adam, “Eve gittiğimde bu sefer aynısından iki tane olmuşlar ve beni bekliyorlardı.”
     
  14. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  15. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Ona ağlıyorum
    Harika bir evlilik töreniydi. Kızın annesi çok zor anlar yaşadı, bir an kendini tutamayıp ağlamaya başladığında hemen yanına gidip “Üzülmeyin” dedim, “Genç kızlar kocalarını seçerlerken babalarını örnek alırlar.”

    Kadın cevap verdi: “Biliyorum, onun için ağlıyorum ya..!”

    Seni seviyorum
    Bir tanecik kocam, canım erkeğim, senin kalbini kırdığım için dünden beri uyuyamıyorum. Çok haksızdım. Unutup beni affedebilir misin? Yokluğunu her an, her saniye içimde hissediyorum. Aptalın biriyim ben. Hiç kimse senin yerini dolduramaz. Seni seviyorum... Aşkım, karın..

    Not: Milli piyango yılbaşı büyük ikramiyesini kazandığın için tebrikler...

    Çam ağacı
    Sarışın arabası ile düz yolda çok sert zig zaglar çizerek ilerleyince bunu gören polis onu hemen durdurmuş, “Ne var? Ne oluyor?” demiş. Polis “Sarhoş musunuz?” diye sorunca “Hayır” demiş sarışın bir az önce başına gelen tehlikeli olaydan korkup etkilenerek. Sonra anlatmış: “Memur Bey tam önüme çıkan bir çam ağacını fark edince direksiyonu sola çevirdim, orada da bir çam vardı hemen sağa kırdım orada başka bir çam ağacı, haydi tekrar sola orada da başka bir çam ağacı, derken siz durdurdunuz.” Sonra bir çığlık atmış: “Ayyy yine karşımda bir çam var.”

    Polis “Bayan” demiş, sinirini bastırmaya çalışarak, “O her sefer gördüğünüz çam ağacı dikiz aynanıza asılı araba parfümünüz..!”

    Yaşama gücü
    Yılbaşı gecesi, tüm mahalle sakinleri kutlama yemeği için eşleri ile sokaklarındaki barda toplanmışlar. Yılbaşına 5 dakika kala DJ kız “Hazır olun bakalıımmm” diye müziği kısıp anonsa devam etmiş: “Yeni yıla girmek üzereyiz. Şimdi her kocanın ona yaşama, tutunma gücü veren, hayatını tatlandıran kişinin hemen yanında ayakta durmasını istiyorum..!”

    Bir an bir karışıklık, bir gürültü kopmuş, barmen mahalleli onlarca kocanın altında ezilmiş!

    Küçük bir soru
    Bir arabanın içinde direksiyondasınız ve sürekli aynı hızda gidiyorsunuz. Sol tarafınızda aşağıda bir boşluk var, sağ tarafınızda ise bir itfaiye arabası, o da sizinle aynı süratte gidiyor... Ön tarafınızda sizin arabanızdan büyük bir domuz var, arkanızda alttan bir helikopter sizi takip ediyor.. Hem helikopter hem de domuz sizinle aynı süratteler... Bu durumdan nasıl kurtulursunuz?

    Cevap: Ayıptır. O arabadan hemen inip yerinizi bir çocuğa bırakın. Lunaparktaki içinde oyuncaklarla dönen bu tip eğlence düzenekleri küçük çocuklar için yapılmıştır!..

    Harran'a senfoni orkestrası gelirse
    Senfoni Orkestrası Harran’a konsere gitmiş, konser çıkışı spiker halktan bir köylüye konseri nasıl bulduğunu sormuş. “Valla bacım Harran Harran olalı böyle bir zulüm görmemiştir” demiş köylü. “Ama olur mu?” demiş spiker, “Ne kadar güzel yorumladılar?” Köylü “Ne güzel yorumu bacı, ne güzel yorumu” demiş “Moderato partisyonu allegretto yorumladılar. Böyle yorum mu olur? De gitsinler lo!”

    Kısa kısa

    Doping yapan Temel yarışta sonuncu olmuş, “Neden?” diye sormuş olayı bilen arkadaşı. “Sus oğlum” demiş Temel, “Çakılsın istemedim!”

    ***
    -
    Çok ünlü birinden reenkarne olduğunuzu nasıl anlarsınız?..

    - Apartmanınızın arka bahçesinde dev gibi bir gemi inşa edip komşuların evlerinde beslediği hayvanları yürütüp yürütüp geminize yerleştiriyorsanız...

    ***

    - Erotizmle porno arasında ne fark vardır?..

    - Sevişme sahnesinde tüy kullanılıyorsa bu erotizmdir... Porno’da işin içine tavuğun tamamı girer!..

    ***

    Gece siyah bir kedi görmek kötü bir şey midir?..

    - Eğer bir fareyseniz... Evet!

    ***

    - Tiyatroda bana verdikleri rolde yirmi yıllık evli bir erkeği canlandırıyorum baba...

    - Harika oğlum... Eğer başarı gösterirsen ileride muhakkak bir-iki repliği olan başka bir rol alabilirsin!..

    ***

    Kız annesi

    Kız çocukları evlenecekleri erkeği babalarına benzer özellikler taşıdıkları için seçerlermiş.. Düğünlerde annelerinin ağlamaları bu yüzden!..

    ***

    Yurt dışında yaşayan Temel’e arkadaşları “Karın sen yokken kilisenin papazı ile seni aldatıyor ona göre” demişler. Çok sinirlenmiş Temel, akşam karısına duyduklarını anlatmış. “ Aaa.. Tamamen iftira” demiş karısı, “Ben ne papazı tanırım, ne de kilisenin yolunu bilirim bir tanem. Aziz Nikolas çarpsın ki öyle bir şey yok..!”
     
    Son düzenleme: 11 Ekim 2009
  16. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  17. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Neyzen Tevfik’ten fıkra ve nükteler

    Edep
    Tanıdığı bir subayı ziyarete, kışlaya gider. Subayın ricası üzerine askerlere ney çalar. Sonunda aşka gelip zeybek oynamaya durur. Pantolonun düğmelerini iliklemeyi unuttuğunu gören erlerden biri “Efendi amca, edep yerin açıkta kalmış” der. Neyzen oyunu kesip ellerini kaldırarak Tanrı’ya seslenir: “Çok şükür sana, nihayet karşıma edebim olduğunu söyleyen bir kulunu çıkardın.”

    Evin yolu
    Aksaray’da bir ev kiralar. Yeni taşındığı sıralar, geceleri meyhaneden dönerken ara sokak içindeki evini bulmakta güçlük çekmektedir. Bir gece, karşısına çıkan bekçiye:

    - Bekçi baba, Neyzen Tevfik buralarda bir yerde oturuyor. Sen evini biliyor musun?

    - Neyzen Tevfik sensin ama beyim!

    - Ben sana kimim diye sormadım, Neyzen Tevfik’in evini sordum...

    Kırk yıllık ölü
    Dr. Fahrettin Kerim Gökay “içkinin zararları” konulu konferansını vermektedir. Bir ara “Rakının her kadehi, hayatımızı bir saat kısaltır” der. Dinleyiciler arasında olan Neyzen yerinden fırlayıp bağırır:

    - Eyvah, yandık!

    - Hayrola?

    - Hesap ettim, meğer ben öleli tam kırk yıl olmuş!

    Yüzü gülmez
    Sert, kavgacı, geçimsiz bir adam olan komşusu Tahsin Bey’le karşılaşır. Tahsin Bey:

    - Bugün hanımı dişçiye götüreceğim. Dün gülerken gördüm, ön dişlerinden ikisi çürümüş.

    - Yalan söylüyorsun.

    - Neden yalan söyleyecekmişim?

    - Seninle yaşayan insanın yüzü güler mi hiç?

    Fasulyeye benziyor
    ıkinci Meşrutiyet döneminde nazırlığa getirilen bir zat, çok geçmeden yeğeninin vali olarak atanmasını sağlar. Karşılaştıklarında, Neyzen:

    - Maşallah, kardeşinizin oğlu tıpkı fasulyeye benziyor.

    - Genç yaşta vali oldu, neden fasulyeye benzesin?

    - ışte ben de onun için benzetiyorum ya. Fasulye de sırığa sarılarak büyür.

    Yol veririm
    Meyhanenin tuvaletine giderken, daracık koridorda bir kabadayı ile karşılaşır. Birinden birinin kenara çekilmesi gerekmektedir.

    Neyzen, “Müsaade et, geçeyim” der. Sarhoş kabadayı, “Sen kime kafa tutuyorsun babalık, ben senin gibi ciğeri iki para etmezlere yol vermem” diye aksilenir. Bizimki hemen kenara çekilir, “Ben veririm” der.

    Herkesin bildiği
    Basın çevrelerinde tanınmış bir hanım, Neyzen’le karşılaşınca,

    - Aşkolsun, benim için aşifte filan gibi sözler söylemişsiniz?

    Neyzen elini sinek kovalar gibi sallamış:

    - Hanım, sen beni tanımıyorsun. Ben herkesin bildiği şeyleri söylemem.

    Pisliğe bulaşmamak
    Savaş vurgurcularından birinin dedikodusu yapılmaktadır.

    - Tonla parası var. Herifin bir eli yağda, bir eli balda. Nereye gitse, hemen yol açıyorlar.

    Neyzen sorar:

    - Gerçekten kenara çekiliyor mu herkes?

    - Çekiliyor.

    - Demek cebindeki pisliğe bulaşmak istemiyorlar.

    Çalarken...
    Soruyorlar:

    - Neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın?

    Maliye Bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemdir.

    Neyzen: “Maliye Vekili değilim ki, çalarken zevk alayım”...

    Şimdiden belli!
    Sadrazam Sait Halim Paşa, Neyzen’i Yeniköy’deki yalısına davet eder. Yenilip içildikten, Neyzen’in neyi dinlenildikten sonra Paşa Neyzen’e pırlanta işlemeli eşsiz bir ney armağan eder. Bizimki neyi eline alıp inceler ve Paşa’ya geri verir.

    - Hayrola üstat beğenmedin mi?

    - Çok beğendim.

    - Peki neden almıyorsun?

    - Ben yolsuz kalınca bu neyi satarım, yazık olur. ıyisi mi sen bana beş lira ver, bu ney sende dursun...
     
  18. 11 Ekim 2009
    Konu Sahibi : lavender
  19. lavender

    lavender Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2009
    Mesajlar:
    783
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    Eşek

    Her ne kadar insanoğlu türlü akılsızlıkları eşeklikle nitelendirse de en güzel gözlere sahip bu sevimli hayvan, yerine göre çoğu insandan daha akıllıdır...

    Örneğin “Eşek, iyi bir yol mühendisidir. Yokuşları en fazla yüzde yedi eğimle ve kısa mesafelerde virajlar alarak çıkar.”

    Buna inanmayan bir mühendis nivelman yani topoğrafik aletle ölçüm yaptırmış, sonuç şaşırtıcı biçimde tam yüzde 7 çıkmış.

    Hani bu konuda çoğumuzun bildiği meşhur bir Anadolu fıkrası vardır: 1950’li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye’ye. Bir kısım imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlarda yol güzergâhını belirleyecek alet yok, eleman yok. Türk mühendisler eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış. Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş:

    - Ne yapıyorlar böyle?

    - Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.

    - Nasıl yani, anlayamadım?

    - Eşek yüzde 7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergâhı belirliyoruz.

    Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:

    - Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?

    Aldığı cevap müthişmiş: “O zaman Amerika’dan mühendis getirtiyoruz.”

    ***
    Eşek iyi bir kılavuzdur: Gittiği bir yolu hiç unutmaz ve o yoldan şaşmaz. Bu nedenle deve veya katır kervanlarının önüne daha önce bu yoldan gitmiş bir eşeği kılavuz olarak koyarlarmış.

    ***
    Evet, eşek akıllıdır... Düştüğü çamura bir daha, asla düşmez. “Eşek bir defa çamura düşer!” deyimi bundandır. Peki eşekler düştükleri çamura bir daha düşmezken insanlar neden hep aynı çamura düşmekten kurtulamıyor?