fotoğraf teknikleri

Konusu 'Fotoğraf' forumundadır ve Elif tarafından 25 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.609
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Fotoğrafları iyi yada kötü yapan çeşitli etkenler bulunur. Fotoğrafın güzelliğinde teknik kadar kişinin yaptığı işi sevmesinin de büyük rolü vardır. Beyin, yürek ve gözün birleşmesi fotoğraf karesine yansırken şimdi de dikkat edilmesi gereken noktalara ana hatlarıyla bakalım. [​IMG]

    * Fotoğrafta anlatmak istenen neyse fotoğraf onu anlatmalı, kompozisyon olmalı, mesaj taşımalı.

    * Fotoğraf karesi içinde önemli olan kademe neresi ise netlik oraya yapılmalı, derinlik sahası için diyafram ayarını iyi hesaplayıp gereken değer kullanılmalı. Kısık diyaframlar; f11, f16, f22 gibi değerler kullanıldığında derinlik sahası artar ve kademelerin hepsi nitelik kazanır. Bazen bu, objenin fona karışıp etkisinin, öneminin azalmasına neden olabilir.

    * Konuya uygun objektif seçilmeli. Çekilecek obje bir portre ise buna nasıl geniş açılı objektif kullanmak yadırganırsa, geniş mekanlar içinde konuyu tele objektife sığdırmaya çalışmak anlatım başarısını engeller.

    * Objektif kadar önemli olan bir başka faktör de makine içine konulacak filmin karakter ve performansıdır. Kuvvetli ışıklarda düşük asalı filmler, karanlık mekanlarda, hareketli konularda ise yüksek asalı filmler seçilmelidir.

    * Fotoğrafı terbiyeli kılan etkenler arasında, fotoğraf karesi içine alınan objenin simetriği, perspektifi de büyük önem taşır. Obje fotoğraf karesi içine iyi yerleştirilmiş midir? Yapılan yerleştirmede filmin kullanım sahası başarılı mıdır?

    * Çekilen konuda neler fotoğraf karesi içine sığdırılmış neler dışarıda bırakılmış, kadraj istenen ölçülerde midir? Kare içine alınan objelerin kesim yerlerine dikkat edilmiş midir? Şartlar ne olursa olsun, bayrak, heykel, kafa, tablo gibi objeler asla kesilmez. Bunlar ya fotoğraf karesi içinde tamamı görülür yada hiç görülmez.

    * Fotoğrafı iyi yapan bir özellikte fotoğraf dengesidir. Dengeyi cisim dengesi ve renk dengesi olarak ikiye ayırmak mümkündür. imkan nispetinde kullanım sahası içine yapılan yerleştirmede objelerin homojen dağılımı ön planda tutulmalıdır. Tüm objeler bir kenarda toplanıp fotoğrafın diğer bölümü boş kalmışsa ve tüm objelere karşılık dengeyi koyacak küçük bir hareket veya renkle denge kurulamamışsa fotoğraf dengesiz demektir. Fotoğraf karesi bir tarafa sarkar bir başka deyişle bakışlar, objelerin sıkışık bulunduğu bölümde yoğunlaşır, dikkat buraya toplanır. Bu hata cisim dengesinde olduğu gibi renk dengesinde de yaşanabilir. Çarpıcı renkler kırmızılar, yeşiller, sarılar bir tarafta toplanırsa bu defa da renk dengesi kurulamamış olur.

    * Tüm detaylara, kurallara dikkat eden fotoğrafçının fotoğrafı ne zaman çekeceği de önemlidir. Fotoğrafta zamanlama altında konu incelenirse fotoğrafı filmin ışığı görme hızı (enstantane) ne olmalı gibi sorular çıkar. Konu bir spor karşılaşması olup bir gol fotoğrafı çekiliyorsa top ağı şişirmişken havadayken çekilen makbul an "gol fotoğrafı" topun yere düştükten sonraki n ise gol sonrası fotoğrafı olarak nitelenir. Bu yarış fotoğrafı veya uçan bir kuş fotoğrafı da olabilir. Yarış aracının veya kuşun fotoğraf karesi üzerinde aldığı yer denge, kadraj, yerleştirme gibi bir çok etkene tesir edecektir. Bu tip konularda enstantane yüksek olur perde çabuk açılır kapanırsa hareketli obje net, gerektiği hızda açılmışsa durağan objeler net, hareket halindekiler flu bir görünüm kazanır. Objenin çekimi için en uygun ortam ve zaman nedir? Yıl, mevsim, klimatik ortam bile fotoğraf kalitesine etki yapar. Işık efektleri, gölge boyları, ışık saatleri fotoğrafı artistik yapan özelliklerdir. Konu veya manzara her an çekebilir fakat yağmur sonrası açan güneş ışıklarıyla sıcak bir yaz günü çekilen fotoğrafta inanılmaz farklar oluşur. Sıcak, buharlaşma, sis, rüzgar, netliğe ışık kırılmalarına etki yapan faktörlerdir.

    * Gün ışığı film kullanırken yeterli ışık gücüne ulaşmak gerekir. 3200 Kelvin ışık gücünün altına inildiğinde gerçek renklerde sapmalar başlar, özellikle sabahın ilk saatleri, akşamın son ışıkları bu güçte ışıklardır. sarı renkler daha ön plana çıkar ve bu asil ışıklarda farklı renkler elde edilir. Fotoğrafta ışık kullanımındaki başarı ortaya çıkar. Orada kazanır, orada kaybedilir. Öğlen saatlerinde güneşin tam tepeye çıktığı ışıkların dik ve sert indiği zamanlarda ışık şiddeti de 3500 kelvini geçmiştir. Bu defa da mavi renkler patlar yaz aylarında 11:00-16:00 saatleri arası makbul değildir. Sert ve koyu gölgeler oluşur, yansımalar rahatsız edici boyutlara ulaşır, diyafram ayarlarında bir yerden yansıyan ışıklar yanılmalara neden olur.

    * Zoom objektifler genellikle objenin ve fotoğraf çeken kişinin hareket halinde bulunduğu durumlarda daha çok işe yarar. Örneğin bir bisiklet yarışını herhangi bir araç ile takip ediyorsanız, kompozisyon sürekli hareket halindedir ve kadraj sürekli değişim gösterir. Zoom objektifler sayesinde istenmeyen bölümler kadraj dışında bırakılır ve fotoğraf karesi içinde yer alan kompozisyonu yeniden kesilmeye gerek bırakmaz. Zoom objektifler içinde fix tele objektiflere göre daha fazla element bulunduğu için, ışık bu merceklereden geçerken daha fazla kırılma gösterir ve içinde daha az element olan fix objektif kalitesini vermez fakat tek objektifte taşıdığı değerler sayesinde makro, geniş açı, tele objektif değerlerine sahip olunabilir Zoom objektiflerle çeşitli denemeler de yapılabilir. Makinanın enstantene ayarını düşük tutup, optülatörün açılıp kapanma süresi içinde ani zoom yapılırsa aşağıda görülen zoomlanmış fotoğraflar elde edilebilir. Burada bütün ustalık perde kapanana kadar filmin göreceği ışık ve objenin hareketidir.

    HAMAMDA FOTOĞRAF ÇEKİMİ
    Fotoğraf makineleri, kameralar için hiç de sağlıklı olmamasına rağmen, hamamda fotoğraf çekmek oldukça zahmetlidir. Hamam içi ısısına göre, daha soğuk havadan getirilip hamama sokulan kamerada buhar ve aşırı sıcaktan doğan bir terlenme başlar! Bu ani terleme neticesinde objektif ve vizör buğulanır, kameradan bakıldığında etraf görünmez olur. Sürekli olarak objektif ve vizör penceresinin silinmesi işe yaramaz . Buğulanma süresi kameranın vücut (body) ısısı hamamın iç ısına eş değere gelene dek devam eder. Bu bir bakıma kameranızı suyun içine sokmakla aynı anlama hatta daha fazla tahribata neden olacak bir davranıştır. Objektif içindeki ulaşılması zor elemanların (merceklerin) arasına kadar ısı ve nem etki yapar. Yüksek ısı ve nemden oluşan dairesel buğu objektif normal hava şartlarına girdikten sonra bile mercekler üzerinde kalıcı izler bırakabilir. Tüm bu olasılıklara karşı hala fotoğraf çekmek isterseniz. Kameranızı çekimden en az 30-40 dakika önce hamamın çekim yapacağınız bölümüne koymalısınız. Isınan makine artık buğu yapmayacaktır. Veya bu kadar bekleme süresi yoksa saç kurutma makinesi (fön) ile kamerayı ısıtmalısınız. Bu da hassas olan iç mekanizmanın zarar görmesine neden olacaktır. Daha sonra çekime başlayacağınız an genellikle hamamların çok aydınlık olmadığı hesaba katılarak yüksek asalı (400 Asa gibi) hassas filmler tercih edilmelidir. Flaş la çekim ise istenilen neticeye ulaşmanıza imkan vermez. Flaş ışığı buharda yüzeysel olarak kalır geri plana gidemeyerek aydınlatamaz. Ayrıca flaş içinde oluşan su damlacığı iletkenlik yaparak kısa devre oluşmasına da sebep olabilir.

    * Sonuçta fotoğraf, gerçekleştirilmesi gereken kurallardan kaç tanesi bir araya getirilebildiyse o derece başarılı olacaktır. Aynı zamanda fotoğraf, kişinin bilgi birikimini, dünya görüşünü ruh dünyasını yansıtır. Görülenler karşısında ne denli duyarlı olup etkileniyorsa çekilen fotoğrafta o derece etkileyici olur. Ülkemiz ise fotosafari açısından da tam anlamıyla sonsuz hazineye sahiptir.
    kaynak:sihirlitur.com