Freedom Writers / Özgürlük Yazarları

Konusu 'Sinema & Tiyatro' forumundadır ve kurmis tarafından 21 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    21 Nisan 2008
    Konu Sahibi : kurmis
  1. kurmis

    kurmis Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.180
    Beğenildi:
    25
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]

    23 yaşındaki idealist genç öğretmen Erin Gruwell (Hilary Swank), ilk ders günü için Wilson Lisesi’nin kapısından adımını atarken içine girmekte olduğu yepyeni dünyayı kucaklamaya hazırdır. Sınıfında çok çeşitli ırk ve toplum katmanlarından gelen sorunlu öğrenciler- vardır. Hepsinin de günü yaşamaktan başka umudu, beklentisi kalmamış gibidir. Gençlerin durumuna yüzeysel bakınca, paylaştıkları tek şey birbirlerine karşı nefretleridir. Derslere aktif katılımı şiddetle reddettikleri gün gibi ortadadır. Buna rağmen Erin günlük bazda onların ilgisini çekebilmek için çeşitli yöntemler denemeye çalışır. Ancak filmin odak noktasına getto gerçeklerinin gelmesi uzun sürmez. Erin’in sınıfındaki bir Latin çete üyesinin yakından tanıklık ettiği ırkçı kökenli çeteler çatışmasının yankıları ve Erin’in ders sırasında yasakladığı ırkçı karikatür yüzünden sınıfta ateşli tartışmalar başlar. Öğrenciler, genç öğretmeni kendilerini dinlemeye zorlarlar. İdealist gözlüklerini çıkartmasını, gençlerin sokaklardaki ilan edilmemiş savaş ortamından hayatta kalış hikayelerini dikkate almasını isterler. Erin artık öğrencilerle iletişim kurmaya başlamıştır. Sınıfa öncelikle müziği ve bir başka tür gettonun edebiyatı kabul edilen “The Diary of Anne Frank”ı getirir. Bu basit araçlar sayesinde, hoşgörüsüz ortamın acısını çeken ve kendi topluluklarının dışındaki dünyayla sürekli mücadele halinde olan öğrencilerin gözlerini açmaya başlar.​
     
  2. 21 Nisan 2008
    Konu Sahibi : kurmis
  3. kurmis

    kurmis Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.180
    Beğenildi:
    25
    Ödül Puanları:
    148
    Gerçekten keyifle izlediğim duygu yüklü bir film. Böyle değişimler sadece filmlerde olur zaten dedirtiyor insana.Konu çok başarılı işlenmiş.

    Olan idealist bayanımızın kocasına oluyor.Bir erkeğin asla ilgisizliğe tahammülü olamayacağını görüyoruz net bir şekilde tatlicadiarzu tabi bayanlar için de burum geçerli :)


    ayrıca filmi izledikten sonra,her Amerikan vatandaşının içinde bulunan kahramanlık güdüsünün nasıl kazandırıldığı az da olsa anlıyoruz bu şekilde. Herkes birbirine "sen kahramansın" diyortatlicadiarzu