Furtti'den Seçmeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve furtti tarafından 18 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    18 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  1. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Karı koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.
    Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.
    Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.
    Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz
    kızgındır.'Ne oldu, ne istiyorsun?' diye sorar.
    'Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle'
    Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir.
    Bunun için mi uyandırdın beni?Baktım işte birsürü yıldız görüyorum.Işıl ışıl
    parlayan milyonlarca yıldız.
    Karısı tekrar sorar;'Peki bu sana neyi gösteriyor'
    Artık uykusu iyice kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir.
    Teolojik olarak Tanrının kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.
    Felsefi olarak evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi
    görüyorum.
    Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların,gezegenlerin varlığını görüyorum.
    Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.
    Meteorolojik olarak ta bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.
    Niye sordun bunu bana?Sene neyi gösteriyor?
    Necati çadırımızı çalmışlar!
     
  2. 18 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  3. kronick

    kronick bize her yer TRABZON:) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.814
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    :Roflol::Roflol::Roflol::Roflol::Roflol:
     
  4. 21 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  5. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Sarhoşun biri üst baş dağınık bir halde karakola gelir, araba anahtarını göstererek komisere şöyle der.
    Komiserim şu elimde gördüğünüz anahtar var ya, onun üstünde az önce benim arabam vardı, şimdi yok.
    Arabamı çalmışlar...

    komiser sarhoşa şöyle bir bakar,
    Sen önce kendine bir çeki düzen ver bakıyım şu haline bak...Devletin komiseri önünde böyle fermuarı
    açık dışarıda durmaya utanmıyor musun?
    sarhoş pantolonunun önüne bakar ve şöyle der :

    Aha, karıyı da çalmışlaaaaar...
     
  6. 21 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  7. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    BİR KARADENİZLİ ^^LİFE STYLE^^ adlı bir yarışma programına katılır.
    ödül:500 bin ytl

    sunucu soruları sormaya başlıyor:

    1.Tarihte yüzyıl savşları ne kadar sürmüştür ?
    A)116 yıl
    B)99 yıl
    C)100 yıl
    D)150 yıl

    (Karedenizli bu soruda pas geçme hakkını kullanır.)


    2.Panama şapkası hangi ülkede keşfedilmiştir ?
    A)Brezilya
    B)Şili
    C)Panama
    D)Ekvador

    (Karedenizli seyircilerin yardınımını istemiştir)


    3.Rusların bayramı olan ekim direnişi hangi aydadır ?
    A)Ocak
    B)Eylül
    C)Ekim
    D)Kasım

    (Karedenizli telefon hakkını kullanıyor başka karedenizliyi arıyor)

    4.Kral GEORGE IV gerçek adı nedir ?
    A)Albert
    B)George
    C)Manuel
    D)Jonas

    (Karedenizli iki şık götürme hakkını kullanıyor.)


    5.Kanarya adlarının ismi hangi hayvandan gelmiştir ?
    A)Kanarya
    B)Kanguru
    C)Fare
    D)Fokbalığı

    Karedenizli yarışmadan çekiliyor.

    Okurken güldüyseniz bide doğru cevaplara bi bakın.

    1)100 yıl savaşları 116 yıl sürmüştür 1337 ile 1453 arası.

    2)Panama şapkası Ekvador'da keşfedilmiştir.

    3)Rus bayramı ^^Ekim Direnişi^^ 7 kasımda kutlanır.

    4)Kral IV. GEORGE asıl adı Alberttir.Kral 1936 yılında ismni
    değiştrmiştir.

    5)Kanarya adalarının latince ismi ''Fokların'' adasıdır ve bu isim
    fok balığından gelmiştir.

    itiraf edin bi an kendinizi bi karedenizliden zeki sanmıştınız
     
  8. 21 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  9. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    ANNE BABALARIN SAÇLARI NEDEN BEYAZLAR

    Büyük şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar
    mühendislerinden birinin evine telefon etmesi gerekir.
    Adamın evine telefon eder ve karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi "Alo" der.
    Patron sorar "Baban evde mi?"
    Çocuk fısıldayarak cevap verir "Evet"
    Patron sorar "Onunla konuşabilirmiyim?"
    Çocuk fısıldayarak cevap verir "Hayır"
    Patron şaşırarak "Peki annen evde mi?"
    Çocuk fısıldayarak "Evet"
    Patron , "Peki onunla konuşabilirmiyim?"
    Çocuk yine fısıldayarak "Hayır"
    Patron çocuğun cevapları karşısında şaşırır ve en iyisinin bir büyükle konuşmak olacağını düşünerek sorar,
    "Orada başka kimse var mı?"
    "Evet" der çocuk fısıldayarak , "Bir polis memuru var"
    Mühendislerinden birinin evinde polisin ne işi olduğuna anlam veremeyen adam sorar
    "Memur beyle konuşabilir miyim?"
    "Hayır" der ufaklık, "Şu anda meşgul"
    İyice meraklanan patron: "Neyle meşgul?"
    Çocuk fısıldayarak cevaplar: " Annemle babamla ve itfaiyeci amcalarla konuşuyor"
    Meraklanan ve endişelenen patron , telefondan gittikçe artan bir gürültü duyar "Bu ses de ne? Diye sorar.
    "Bir helikopter" der çocuk, hala fısıldayarak.
    Panikleyen patron: "Neler oluyor orada" diye sorar
    Çocuk hala fısıldayarak: "Arama kurtarma timi geldi"
    Patron endişeli ve neler olduğunu bilmemenin kızgınlığı içinde: "İyide neyi arıyorlar"
    Küçük çocuk hala fısıldayarak ve kıkırdayarak cevap verir "Beniiiii"
     
  10. 21 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  11. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Kayıp Koca
    Kadının biri yanına bir arkadaşını da alarak karakola gitmiş ve kocasının kayıp olduğunu bildirmiş...
    Komiser kadından kocasını tarif etmesini istemiş... Kadın “Tabii” demiş,
    “-Benim kocam 35 yaşında... 1.85 boyunda, atletik yapılı, kahverengi ve dalgalı saçları... Mavi gözleri, insanın içini ısıtan bir ses tonu ve çocuklara karşı inanılmaz bir sevgisi var...”
    Yanındaki arkadaşı şaşırmış:
    “-Aaa... Sen ne diyosun?... Senin kocan 45 yaşında... 1.65 boyunda, şişman, kel, sesi çok kalın ve çocuklardan nefret eder...”
    Kadın hiç istifini bozmamış:
    “-İyi de, onu geri isteyen kim?...”
     
  12. 22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  13. BenDenizYildizi

    BenDenizYildizi Guru Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2006
    Mesajlar:
    3.806
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    348
    :Roflol::Roflol::Roflol:
     
  14. 22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  15. melisanur

    melisanur Guest

    :Roflol:yoruma ne hacet:Roflol:
     
  16. 22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : furtti
  17. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Ozur

    Kasabanın oduncusu papazın evine odun götürmüş. Odunları kömürlüğe boşaltırken, nasıl olduysa olmuş, bir tanesi gitmiş alt kattaki pencerenin camını kırmış. Oduncu çok telaşlanmış ve özür dilemek için papazı aramış ama bulamamış. Aynı telaş içerisinde evine dönmüş ve kapıda kiliseye derse giden oğluyla karşılaşmış. Çekmiş oğlunu kenara olanları anlatmış ve "bak oğlum papaz efendi sorarsa - babam boşaltırken bir kaza olmuş ve çok özür diliyor- dersin" demiş. Çocuk da telaşlanmış ama yapacak bir şey yok kilisenin yolunu tutmuş. Papaz o gün yaratılış hakkında konuşuyormuş. Ve oduncunun oğluna "söyle bakalım sen dünyaya nasıl geldin?" diye sormuş. Oduncunun oğlu da kekeleyerek: "babam çok özür diliyor, boşaltırken bir kaza olmuş!" demiş.
     
  18. 2 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : furtti
  19. furtti

    furtti Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    594
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."




    Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"


    Büyük bir hastahane de 5 meşhur cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış.

    İlk cerrah;
    "Ben" demiş "Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi
    severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur"

    İkincisi;
    "Doğru ama" demiş "Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha
    kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir"

    Üçüncü cerrah;
    "Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her sey alfabetik
    sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur"

    Dördüncüsü;
    "İnşaatçıların ameliyatı da pek kolay olur" demiş.
    "Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler
    kalmasyna alışıktırlar"

    Sonuncu cerrah;
    "Arkadaşlar" demiş "Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onların kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur.
    Beyinleri de öyle.



    Fadime ile Temel büyükada da dolaşıyorlarmış
    Bir martı Temel`in kafasına pislemiş
    Fadime:
    -Temel git şu tuvaletten tuvalet kağıdı al
    Temel:
    -Gerek yoktir kuş çoktan uçup gittu





    Adamin birisi sehirlerarasi yolcu tasimaciliginda kullanmak üzere Ford
    minibüs satin alir. Ilk sefere çikacagi
    gün çok heyecanlidir.
    Yolculari tepelemeye doldurur ve yola çikar. Fakat minibüsü öyle hizli
    kullanmaktadir ki minibüsün en arka
    koltugunda oturan 60 yaslarinda bir ihtiyar amca soföre:
    -"Yavrum biraz yavas gitsene kaza yapacaksin."
    deyince soför heyecanla,
    -"Beybaba sen Ford minibüsü bilir misin?"der.
    Ihtiyar adam *
    *Hayir bilmiyorum" deyince soför
    " O zaman otur yerinebir daha isime karisma" der.
    Neyse seyahat bu sekilde devam eder.Ileride keskin bir virajdan 120 Km hizla
    dönünce uçuruma yuvarlanmaktan
    sonanda kurtulurlar.Bu arada minibüsteki yolculardan orta siralarda
    oturmakta olan orta yasli bir kadin:
    -"Soför bey rica ederim yavas git, evde çoluk çocugumuz bekliyor"
    deyince soför kadina *
    *"Abla sen Ford minibüsü bilir misin?" deyince
    kadin "hayir nereden bileyim" der. Soför
    bunun üzerine"O zaman sus, bana müdahale etme" der.
    Yola devam ederler.Artik minibüs öyle süratli gitmektedir ki herkesin yüregi
    agzinda soförün insafa
    gelmesini bekler. Soförün saginda oturan adam dayanamayip:*
    * -"Soför Bey, yavas gitsene canina mi
    susadin" deyince soför: *
    *-"Abi sen Ford minibüsü bilir misin?" deyince,
    adam:
    -"Evet ulan biliyorum ne olacak! der.
    Bunun üzerine soför heyecan içerisinde
    -" Iyi o zaman çabuk söyle bunun freni nerede

    :Roflol::Roflol::Roflol::Roflol::Roflol: