Gabriel Garcia Marquez

Konusu 'Yazarlar' forumundadır ve Kuzey tarafından 7 Mart 2007 başlatılmıştır.

    7 Mart 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  1. Kuzey

    Kuzey Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2007
    Mesajlar:
    2.039
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Gabriel Garcia Marquez, 80 yaşına girdi...

    Klasikleşmiş "Yüzyıllık Yalnızlık" romanının yazarı ünlü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez, bugün 80 yaşına girdi.
    Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Marquez’in yaş günü nedeniyle İspanya’dan Meksika’ya kadar kutlamalar yapılırken, ünlü yazarın yaş günü doğduğu kasabada top atışları, havai fişek gösterileri ve bandolarla kutlandı.
    İspanya’da ise politikacılar ve sanatçılar Madrid’de yapılan törende, Yüzyıllık Yalnızlık’tan peş peşe bölümler okudukları bir kutlama yaptılar.
    Yıllardır Meksika’da yaşayan Marquez, bugün ortalıkta pek görünmedi. Ünlü yazar televizyondan ve törenlere katılmaktan nefret ettiğini söylemişti.
    Ülkesi Kolombiya’da kısaca "Gabo" diye çağrılan Marquez’in Meksika’nın zengin mahallesi El Pedregal’deki evinin önünde Kolombiyalı bir müzisyen geleneksel Kolombiya şarkıları çaldı, ama Gabo kendisini göstermedi.
    Ansiklopedi satıcılığından Nobel edebiyat ödülüne uzanan ünlü romancı Marquez’in bütün dünyada 30 milyondan fazla satan "Yüzyıllık Yalnızlık"ı yazmasının üzerinden 40, Nobel’i almasından bu yana ise 25 yıl geçti.
    Kolombiya Kültür Bakanı, hükümetin ünlü yazarın Aracataca kasabasındaki evini restore etmeyi planladıklarını belirtirken, Devlet Başkanı Alvaro Uribe 80.
    yaş günü nedeniyle yazara yazdığı mektupta, "aşkın edebi yapıtınız, örnek yaşamınız ve daha adil bir toplum için gösterdiğiniz çaba, sizin öğretmenlerin öğretmeni olduğunuzu gönülden söylememize izin veriyor" dedi. 1927’de doğan Garcia Marquez hukuk okudu ve kısa bir süre ansiklopedi satıcılığı yaptıktan sonra önce Karayiplerdeki Cartagena kentindeki yerel gazetelerde, daha sonra da başkent Bogota’da gazetecilik yaptı. 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Marquez’in en çok bilinen eserleri arasında, Kolera Günlerinde Aşk, Kırmızı Pazartesi, Albaya Kimseden Mektup Yok ve Başkan Babamızın Sonbaharı gibi romanları bulunuyor. 1980’li yıllarda M-19 adlı gerilla grubu ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle suçlanınca Meksika’ya gönüllü sürgüne giden Marquez, daha sonra Kolombiya hükümeti ile ülkenin en büyük gerilla hareketi Kolombiya Devrimci Silahlı Kuvvetleri (FARC) arasında görüşmeler yapılmasına yardımcı oldu.
     
  2. 7 Mart 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  3. Kuzey

    Kuzey Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2007
    Mesajlar:
    2.039
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Yazarin Bazi Kitaplari:


    [​IMG]
    Kolera Günlerinde Aşk


    [​IMG]
    Kırmızı Pazartesi


    [​IMG]
    Kötü Saatte


    [​IMG]
    Yüzyıllık Yalnızlık


    [​IMG]
    Yaprak Fırtınası


    [​IMG]
    Bir Kayıp Denizci


    [​IMG]
    Hanım Ana' nın Cenaze Töreni


    [​IMG]
    Şili'de Gizlice


    [​IMG]
    Bir Kaçırılma Öyküsü


    [​IMG]
    Aşk ve Öbür Cinler
     
  4. 7 Mart 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  5. Kuzey

    Kuzey Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2007
    Mesajlar:
    2.039
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]
    Başkan Babamızın Sonbaharı


    [​IMG]
    Labirentindeki General


    [​IMG]
    Albaya Mektup Yazan Kimse Yok


    [​IMG]
    İyi Kalpli Erendira


    [​IMG]
    On İki Gezici Öykü


    [​IMG]
    Benim Hüzünlü Yossmalarım


    [​IMG]
    Anlatmak İçin Yaşamak
     
  6. 7 Mart 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  7. Kuzey

    Kuzey Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2007
    Mesajlar:
    2.039
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]
    Başkan Babamızın Sonbaharı


    [​IMG]
    Labirentindeki General


    [​IMG]
    Albaya Mektup Yazan Kimse Yok


    [​IMG]
    İyi Kalpli Erendira


    [​IMG]
    On İki Gezici Öykü


    [​IMG]
    Benim Hüzünlü Yossmalarım


    [​IMG]
    Anlatmak İçin Yaşamak
     
  8. 7 Mart 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  9. Kuzey

    Kuzey Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2007
    Mesajlar:
    2.039
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]
    Başkan Babamızın Sonbaharı


    [​IMG]
    Labirentindeki General


    [​IMG]
    Albaya Mektup Yazan Kimse Yok


    [​IMG]
    İyi Kalpli Erendira


    [​IMG]
    On İki Gezici Öykü


    [​IMG]
    Benim Hüzünlü Yossmalarım


    [​IMG]
    Anlatmak İçin Yaşamak
     
  10. 26 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  11. sny78

    sny78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Haziran 2007
    Mesajlar:
    20
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Okul yıllarında (üniv.) hocamızın seçimi doğrultusunda Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanını okumuştuk.Bana pek hitap etmedi doğrusu.Ama sevenlerine sözüm yok
    :)
     
  12. 21 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Kuzey
  13. DERXIXNDENXIXZ

    DERXIXNDENXIXZ aşka aşığım bal gibi... Üye

    Katılım:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    616
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Ben KIRMIZI PAZARTESİ ve YÜZ YILLIK YANLIZLIK romanlarını okudum. Marquez'in çok sağlam bir edebiyatçı olduğunu düşünüyorum. Özellikle de kırmızı pazartesi çok özel bir kitap. Hele hele bugün şıkça konuştuğumuz "mahalle baskısı" olgusunu o kadar iyi açılımlamış ki, toplumun değer yargılarının bireysel davranışları ne kadar belirlediği çok çarpıcı anlatılıyor...ben tavsiye ederim kendi adıma
     
  14. 12 Ekim 2008
    Konu Sahibi : Kuzey
  15. nanelinargile

    nanelinargile Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    108
    Çok severim. Kendisi bu ara çok hasta, dualarım onunla. Almadığım kitapları alınacaklar listemde.
     
  16. 18 Kasım 2008
    Konu Sahibi : Kuzey
  17. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Büyük aşkım Marquez le ilgili çok hoş bir yazıya rastladım.. Buraya eklemeden duramazdım tabii.. Hayatıyla ilgili birkaç hoş, birkaç buruk tespit..

    Paris Match dergisinin fotoğrafçısını Kolombiya'daki evinde ağırlayan 78 yaşındaki yazar, dünyayı izlemekten ve kadınlarla flört etmekten hiç vazgeçmiyor

    Bundan 40 yıl önce, ‘Yüzyıllık Yalnızlık’la edebiyatta bir devrim yaptı. Geçmişle geleceği, gerçekle gerçeküstünü, lirizmle mizahı, tutkuyla vahşeti bir araya getiren roman, bir şaheser oldu.

    1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Gabriel Garcia Marquez, dünya çapında bir mite dönüştü. 78 yaşındaki Marquez, Kolombiya’da doğduğu kent Cartagena’yı terk etmedi ama bir yılı üçe bölerek Meksika ve ABD’de de yaşadı. Marquez, 2005 yılında yayımlanan ‘Benim Hüzünlü Orospularım’dan sonra tek satır yazmadı. Uzun süredir gazetecilerden saklanan yazar, Cartagena Indias’taki evini Paris Match fotoğrafçısı Villy Rizzo’ya açtı. Aşağıda, Paris Match’ta Jean-Pierre Bouyxou’nun kaleme aldığı Marquez’le ilgili yazıdan bir özet veriyoruz:

    "Gabriel Garcia Marquez’in Cartagena Indias’taki evinde hiç kütüphane yok. Neredeyse boş olan çalışma odasında sadece Cenvantes’in tüm eserleri ve birkaç sözlük var. Tüm kitaplarını arkadaşlarına dağıtmış.

    Dostları ona ‘Gabo’ diyor. Sadece İspanyolca yazıyor. İngilizce de okuyor ama konuştuğunu hiç gören olmamış. Büyük bir ihtimalle, Kolombiya Komünist Partisi yıllarından kalma bir alışkanlıkla kendini düşmanın diliyle ifade etmek istemiyor. Fransızcaya gelince, Fransızca onun için chanson demek. Edit Piaf’a hayran ve Georges Brassens’in tüm şarkılarını biliyor.

    Marquez, “Müzik bir ihtiyaçtır. Mutlu olmak için müziğe ihtiyacım var” diyor. Gerçekten de sabahtan akşama kadar, çalışırken bile müzik dinliyor. Şansonlar, bolerolar, rumba ve klasikler...

    Gabriel Garcia Marquez hayatın tadını yudum yudum çıkarıyor. Malt viski, o ve dostları için vazgeçilmez. Üç evi var. Biri zamanının çoğunu geçirdiği Meksika’da, diğeri Los Angeles’ta ve üçüncüsü de doğum yeri Cartagena’da. Her birinde iki-üç ay yaşıyor. Uçak artık onu yoruyor. Buna üzülüyor çünkü artık Paris’e gidemiyor. Ona iki torun veren oğlu Gonzalo Paris’te yaşıyor. Diğer oğlu Rodrigo ise ABD’de sinemacılık yapıyor. Son dönemde, ‘Six Feet Under’ dizisinin yönetmenlerinden biri.

    Rodrigo’nun sinema tutkusu babasından geliyor. Marquez için 7. sanat en az edebiyat kadar önemli. Gençlik yıllarında. İki yıl boyunca Roma’da yaşamış ve İtalyan sineması üzerine yazılar yazmıştı.

    78 yaşındaki bu uslanmaz çapkın, ne zevk verme zevkinden kendini mahrum etti, ne de cazibesinden bir şey kaybetti. Kadınlara kompliman yapmaktan hiç vazgeçmiyor. 48 yıllık eşi Mercedes, bu flörtleri anlayışla karşılıyor. Mercedes, tüm bunları görmezlikten gelerek evin yönetimini ele almış; çünkü Marquez hiç hesap bilmiyor ve fiyat öğrenmeyi reddediyor. Üzerinde ne nakit para, ne çek, ne de banka kartı taşıyor. 40 yıl önce, ‘Yüzyıllık Yalnızlık’ı tamamladığında, cebinde bunu yayıncıya gönderecek 80 peso’su bile yoktu. Mercedes, 40 peso buldu, sonra da parayı tamamlamak için saç kurutma makinesini ve birkaç eşyayı sattı.

    Marksizm’in sözcülüğü bazen birbirlerini eleştirseler de Fidel Castro ile yakın dost olmalarını sağladı; ancak bu dostluk Bill Clinton’la dostluğunu da engellemedi. Geçmiş düşüncelerinden uzaklaşsa da politikadan hiç vazgeçmedi. Her gün uluslararası gazeteleri okuyor, yeryüzünde neler olup bittiğiyle yakından ilgileniyor.

    Her yerde yaşlı bir bilge olarak kabul edilen Gabriel Garcia Marquez, konuklarını yumuşak ve dikkatli bir ev sahibi olarak yaklaşıyor. Bu adam, kitaplarında olduğu gibi, hayatı ‘sihirli bir gerçeklikte’ yaşıyor.

    Yaklaşık bir buçuk yıldır, bu Nobel ödüllü yazar tek kelime yazamıyor. Her sabah çalışma masasına, bilgisayar klavyesinin önüne oturuyor. Ama hiçbir şey olmuyor. Ne tek cümle, ne tek kelime, ne de bir fikir... La Vanguardia gazetesine verdiği demeçte, “2005 yılı benim için hayatımda ilk kez tek satır yazmadığım bir yıl oldu” diyor. Gabo, yine de endişeli değil. Bir gün eski şaheserlerinin arasına yeni bir eser katmayı umuyor. Her şeyden önce, boyun eğmiş görünüyor. Mesela, onun için özel olarak tasarlanmış, kadranındaki rakamların sırayla dizilmediği bir saat taşıdığını söylüyor. Onun, günün hangi saatinde olduğunu bilmeye ya da gerçeğe yaklaşmak için kitaplar yazmaya ihtiyacı yok."


    -alıntı-
     
  18. 5 Eylül 2015
    Konu Sahibi : Kuzey
  19. duellona

    duellona Üye Üye

    Katılım:
    25 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    120
    Beğenildi:
    61
    Ödül Puanları:
    13
    "Yüzyıllık Yalnızlık" kitapları arasında benim baştacımdır.
    Kitabı okuyup bitirdikten sonra günlerce o dünyada gezdiğimi hissettim sarı çiçekler yağdı dört bir yandan...