Gaffar Okan Suikasti

Konusu 'Türkiye'de Son Yüzyılın Olayları' forumundadır ve UzmaN tarafından 17 Kasım 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    17 Kasım 2008
    Konu Sahibi : UzmaN
  1. UzmaN

    UzmaN Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2007
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
    GAFFAR OKAN CİNAYETİ

    [​IMG]

    Diyarbakır Emniyet Müdürü A. Gaffar Okkan, 24 Ocak 2001 günü Emniyet Müdürlüğü binasından ayrıldıktan hemen sonra Şehitlik Semti Sezai Karakoç Bulvarı'nda makam aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Saldırıda Okkan'ın yanı sıra Sağlık Bakanı Osman Durmuş'un yeğeni Atilla Durmuş, Mehmet Sepetçi, Mehmet Kamalı, Sabri Kün ve Selahattin Baysoy adındaki beş polis memuru da yaşamını yitirdi.

    Olaydan sonra bölgede başlatılan operasyonlar sonucu suikast eyleminin çok sayıda kişi tarafından gerçekleştirildiği açıklandı. Okkan'ın daha önce bölgede terör örgütü Hizbullah'a vurduğu ağır darbeler nedeniyle suikastın bu örgüt tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği yönünde açıklamalar yapıldı.

    Diyarbakır'ın en sevilen kişisi olarak tanımlanan Okkan'a yüz binler ağladı. Emniyet Müdürü'nün öldürülmesine tepki gösteren Diyarbakır halkı, cenazenin olduğu gün kepenk kapattı ve şehrin sokaklarında protesto yürüyüşü yaptı. Diyarbakır'daki kalabalık ve duygulu cenaze töreninin ardından Ankara'da düzenlenen cenaze törenine devletin üst düzeyi tam kadro katıldı.

    Hizbullah örgütüne yönelik Ocak 2000'de İstanbul Beykoz'da bir villaya düzenlenen operasyonun ardından gözaltına alının örgütün üst düzey sorumluları, Diyarbakır Emniyeti tarafından sorgulanmıştı. Hizbullah'a yönelik başarılı operasyonlarla adını duyuran Okkan'ın uzun süredir ölüm tehdidi aldığı da biliniyordu.

    [​IMG]

    Okkan, ölümünden 45 dakika önce bir gazeteciye verdiği röportajda da "Hizbullah'tan korkmadığını" söylemişti. Okkan, bir süre önce de Emniyet Müdürlüğü'nde düzenlediği basın toplantısında, aranan 26 Hizbullah tetikçisinin resimlerini dağıtmıştı.

    Bütün bu ipuçları gözlerin Hizbullah terör örgütüne çevrilmesine neden oldu. İlk gün Okkan'ın katillerinin, Haşim Alabalık, Nurullah Gülsever. M.G. Kınay ve Abdulvahap Ekinci adlarındaki dört Hizbullah üyesi olduğu açıklandı. Daha sonra bu dört isme Hüseyin Sarıağaç, Haydar Solmaz, Ramazan Elmas ve Hasan Gürbüz de eklendi. Açıklanan bu isimlerin yedisi daha önce Okkan'ın açıkladığı isimlerle örtüştü.

    Suikastın Hizbullah tarafından gerçekleştirildiği görüşü yaygınlaşırken İçişleri Bakanı Sadettin Tantan yaptığı açıklamayla örgütün adını koymak için erken olduğunu açıkladı. "Hizbullah'ın kendi öz evladını, kardeşini, babasını boğduran bir örgüt olduğunu" söyleyen Tantan, "Hizbullah demek için erken" dedi. Tantan'ın bu açıklaması, suikastın başka bir örgüt tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği düşüncesini doğurdu.

    Suikastı düzenleyen isimlerin belirlenmesinin ardından Türkiye'de Hizbullah'a yönelik geniş çaplı başlatılan operasyonlarda birçok kişi gözaltına alındı.

    Okkan'ın açıkladığı 26 kişilik listede bulunan Nizamettin Gökçe, 29 Ocak'ta "olayla ilgisinin bulunmadığını" öne sürerek İstanbul Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne teslim oldu. Üniversite öğrencisi olduğunu belirten Gökçe, götürüldüğü Diyarbakır'da hücre evi olduğunu iddia ettiği iki yeri polise gösterdi ancak bu yerler boş çıktı. Gökçe, sorgusunun ardından tutuklandı.

    (İçerik-Alıntıdır)

    Rahmetle anıyoruz bu korkusuz vatan evladını...
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.