Gebelik ve deri

Konusu 'Gebelikte Cilt Bakımı' forumundadır ve Elif tarafından 13 Haziran 2010 başlatılmıştır.

    13 Haziran 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.609
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Gebelik karmaşık fizyolojik değişimlerin olduğu önemli bir dönemdir. Gebeliğin durumu ve komplikasyonları açısından, çeşitli hormonların farklı düzeylerde salgılanıyor olması önem arz eder. Bu hormonların deri üzerine olan etkileri tam olarak anlaşılmamakla birlikte gebelikte bir takım deri değişikliklerinden sorumlu oldukları düşünülmektedirler. Gebeliğin normal seyrindeki bu deri değişikliklerini kısaca size özetlersek ;

    1- Renklenme değişiklikleri : Gebelikte görülen renklenme değişiklikleri, hyperpigmentasyon ve melazma’dır.

    Hyperpigmentasyon yani renk maddesinin artışı östrojen, progesteron ve MSH hormonlarının kan düzeyleriyle ilişkilidir.

    Gebelikte gelişen bu hyperpigmentasyon, doğum sonrası geriler ama tamamen gebelik öncesi durumuna dönmez. Bu değişim, koyu saçlılarda açık renk saçı olanlara göre daha belirgindir. Koyulaşan deri alanları daha sıklıkla: meme uçları, meme çevresi alanı, genital bölge, koltukaltı bölgesi, karın duvarı orta hattı bölgeleridir.

    Birçok gebe kadın bu dönemde benlerinin sayısında ve var olan benlerinin çaplarında ve aktivitelerinde artış olduğunu ifade ederler.

    Melazma, gebe kadının özellikle ikinci üç aylık döneminde ve genellikle koyu tenli gebelerde yüz cildinde ortaya çıkan maske benzeri lekelenmedir. Melazma, yüz cildinde simetrik, düzensiz ve keskin lekelenme şeklindedir. Melanin adı verilen renk maddesinin depolanması daha çok üst deridedir. Melazma, doğum sonrasında büyük bir oranla geriler. Bazı gebelerde melazma kalıcı olabilir. Kadının sonraki gebeliklerinde veya doğum kontrol hapı kullananlarda melazma tekrarlayabilir. Özellikle ultraviyole ışınları melazmayı şiddetlendirebilir. Hatta kalıcı olmasına neden olabilir.

    2- Kıl değişiklikleri : Tüm gebelerde değişik derecelerde kıllanma gelişir. Kıllanmanın en belirgin olduğu bölgeler ; yüz, genital bölge ve daha az olarak kol bacak ve sırttır. Gebeliğin son üç ayında veya doğumdan sonraki altı ay içerisinde bu kıllanma geriler.

    Gebelik süresince saçların gürleşmesi görülebildiği gibi saç tellerinde incelme, erkek tipi saç dökülmesini andıran dökülmeler de gebeliklerde görülebilen önemli kıl değişiklikleridir.

    3- Tırnak değişiklikleri : Gebe kadınlarda, tırnakların uzaması bu dönemde artmıştır. Ancak tırnaklarda kırılganlık, tırnağın yatağından ayrılması ve tırnak altında kalınlaşma gelişebilen tırnak değişiklikleridir.

    4- Bezlerdeki değişiklikler : El içi ve ayak tabanında terleme azalmasına karşın ter bezi aktivitesinde aslında belirgin bir artış vardır. Bu artış sıklıkla gebelerde ciltte küçük kistlere, ekzamaya neden olur.

    Gebelik süresince yağ bezi salgısındaki artış belirgindir.

    5- Bağ dokusu değişiklikleri : Karın, kalça, memelerde gelişen çatlak adı verilen stria distansia, gebelikte en yaygın görülen bağ dokusu değişikliğidir. % 90 gebede , gebeliğin son üçüncü aylarında ortaya çıkar. Bazen hafif bir kaşıntıyla gelişen pembe mor bu çatlakların rengi giderek solar, fildişi rengini alır ama asla tamamen kaybolmaz.

    Gebelikteki hormonal faktörlerle birlikte alt dokulardaki genişlemenin bağ dokusu üzerinde yarattığı gerginlik sorumlu tutulmaktaysa da çatlakların oluş mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Çatlak gelişiminde gebelikte alınan kilo ve çocuğun doğum kilosu arasında ilinti de vardır. Ayrıca yapılan araştırmalar ailesel yatkınlığın da önemini vurgulamaktadır.

    Gebelikte yaygın olarak görülen bağ dokusu değişikliklerinden bir diğeri de özellikle boyun cildinin yanlarında ve koltuk altı bölgesinde ortaya çıkan daha çok deri rengindeki “fibrom” lardır. Fibromlar doğum sonrasında kaybolmazlar. Arzu edilirse dermatolojik küçük bir müdahale girişimi olan elektrokoter veya kryoterapi ile yok edilebilir. ( Bkz. Muayene ve müdahaleler linki-Kryoterapi ve Koterizasyon konusu )

    6- Damarsal değişiklikler : Damarsal değişikliklerin tümünden artmış östrojen ve artmış damarlanma sorumlu tutulmaktadır. El ayasında kızarıklık, örümcek venler, her tür varis, yüz, göz kapakları , el ve ayaklarda su toplama, yüzde kızarıklıkta artış, solukluk, sıcak veya soğuk basması gebelik süresince sık görülen damarsal değişikliklerdir.

    7- Mukozal değişiklikler : Gebelerin hemen hepsinde diş etlerinde kanama, şişme, kızarıklık ve sıklıkla diş eti iltihabı eşlik edebilir.

    Rahim ağzındaki damarlanma artışına bağlı olarak mavimsi bir renk değişikliği olur
    OP.DR ıLGEN NAKıBOĞLU ŞENLı

    ciltsagligi.gen.tr
    .
     
    Son düzenleme: 13 Haziran 2010