Gebelik Ve Ruh Sağliği:

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve hxuxrrem 2000 tarafından 8 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    8 Şubat 2008
    Konu Sahibi : hxuxrrem 2000
  1. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    GEBELİK VE RUH SAĞLIĞI

    Gebelik kadının yaşamında çeşitli değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere uyumu gerektiren önemli bir dönemdir. Bu dönemde, gebe kadın hormonlardaki ani değişimle birlikte, bedeninde 9 ay boyunca sürecek olan gözle görülür farklılaşmayı izler. Kemik-kas sisteminden boşaltım sistemine dek bir çok vücut bölgesinde uyumu sağlamaya yarayacak olan değişiklikler olurken, bedenin şekli de üzerinde kadının denetimi olmaksızın başkalaşmaktadır. Gebelik yüzyıllardır, kadına atfedilen en önemli özelliklerden biri olan doğurganlığın hayata geçmesinin bir yolu, küçük kızın oynadığı oyuncak bebeğin erişkin kadının gerçek bebeğine dönüşmesi sürecinin bir adımı ve belki de kadınlık rolünü kabulün test edildiği bir dönem olarak görülebilir. Bu dönem ilerde kurulması beklenen sağlıklı anne-çocuk ilişkisinin de temelini oluşturmaktadır.

    Bu Dönemde Gözlenebilen Ruhsal Değişiklikler

    Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı bir kadında bu dönem, ufak tefek sorunları olsa da genellikle önemli ve hoş bir deneyim olarak yaşanır. Çünkü gebelik bir hastalık değil, fizyolojik, olağan ve doğal seyri olan , kadına özgü bir süreçtir. Yani kadınlıkla ve annelikle ilgili önemli ruhsal çatışmalar yaşamayan, doyumlu, mutlu, eşinin ve ailesinin desteği yeterli olan bir kadın için gebeliğin olumlu pek çok duyguyu içermesi beklenir. Bununla birlikte anne adayları arasında olumsuz duygular ve beklentiler içinde olanların sayısı az değildir. Doğuma ilişkin korkular, bebeğin sağlığıyla ilgili sürekli endişe duyma, kısıtlanmışlık duygusu, bebeği istememe gibi duygular yaşanabilir. Ayrıca genel olarak kaygı düzeyini artışı, duygusal dalgalanmalar, ağlama eğilimi, daha hassas ve etkilere açık olma gibi değişiklikler gözlenebilir. Tüm bu sayılanlar, hafif derecelerde, gelip geçici ve kısa süreli olarak bir çok gebe kadında görülebilir. Ancak önemli olan bu duyguların ısrarlı, yoğun ve kadının yaşamını engelleyecek düzeyde olmasıdır. Böylesine etkili yaşandığı zaman gebelik zor ve sancılı bir dönem haline dönüşecektir. Bu durumda psikiyatrik yardım arama en uygun yoldur.

    Ruhsal Bozukluklar

    Ruhsal değişikliklerin yoğunluğu artıp, kişi ve çevresi için önemli ölçüde sıkıntı verici boyuta eriştiğinde, kişinin işlevselliğini bozduğunda genellikle ruhsal bir bozukluktan söz edilir. Bu durumda sıklıkla psikiyatrik müdahale gereklidir.

    Psikotik Bozukluklar

    Bu dönemde ağır ruhsal bozuklukların gelişme riskinin düşük olduğu bildirilmektedir. Bu belki de vücudun bebeği ve anneyi korumak için geliştirdiği bir önlemdir. Buna karşılık doğumdan sonraki bir yıl içinde ağır ruhsal bozukluk geçirme riskinin arttığı ifade edilmektedir. Gebe olmayan kadınlara oranla daha seyrek olmakla birlikte, gebelik sırasında manik-depresif bozukluk atağı ve şizofrenik belirtilerin alevlenmesi görülebilir. Bu nedenle daha önce ruhsal bir bozukluk geçirmiş olan kadınların gebeliği planlarken veya hamile kaldıktan sonra, bir psikiyatriste danışmaları uygun olacaktır. Unutulmaması gereken bir diğer nokta, geçmişte bir ruhsal bozukluk varsa doğum sonrası alevlenme olasılığının bulunmasıdır.

    Depresyon

    Gebe kadınların %10'unda depresyon ortaya çıkabilmektedir. Özellikle geçmişinde depresyon olan kadınların bu konuda hekimlerini uyarmaları gerekebilir. Bunun yanısıra isteksizlik, ilgi ve zevk azalması, sıkıntı, iştahsızlık, uykusuzluk, enerji azalması gibi yakınmaların olması halinde depresyon akla gelmelidir.

    Diğer Psikiyatrik Bozukluklar

    Anksiyete bozukluğu, obsesif-kompulsif bozukluk gibi diğer ruhsal bozukluklar da bu dönemde görülebilir.

    Tedavi Kararı

    Ruhsal bozukluk tanısı psikiyatrist tarafından konulur. Öncelikle ruhsal değişikliğin hastalık boyutuna ulaşıp ulaşmadığı ya da tedavi gerektirip gerektirmediğine karar verilmelidir. Tedavinin türünün belirlenmesi de oldukça önemlidir ve bu noktada kadın-doğum uzmanıyla psikiyatristin yakın işbirliğine ihtiyaç vardır. Gebelik döneminde ilaç kullanıp kullanmama kararı ve kullanılacaksa ilacın türünün seçimi titizlik gerektiren konulardır. Bu dönemde var olan ağır bir ruhsal rahatsızlığın tedavi edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek olumsuzluklar, annenin ve bebeğin yetersiz beslenmesi, doğum öncesi ve sonrası bakımı uygulayamama, kendine ve/veya bebeğe zarar verme, intihar olarak sayılabilir. Neler Uyarıcı Olmalı? Gebelikte Ruhsal Durumu Olumsuz Etkileyen Etkenler
    Küçük yaşta ,
    İsteği dışında ve hazırlıksız gebe kalmış olmak,
    Eşin olmaması,
    Eşin duygusal desteğinin olmaması ,
    Kadınlık rolü ve sorumluluğuyla ilgili güçlükler,
    Ciddi bir fiziksel hastalığın bulunması,
    Sürmekte olan bir ruhsal bozukluğun varlığı,
    Maddi ve sosyal desteğin yetersizliği biçiminde sıralanabilir.
    Doç.Dr. Başak YÜCEL
    İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi
    Psikiyatri Anabilim Dalı