Gerçek Bir Hikaye........

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve wonderfulgirl84 tarafından 19 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    19 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : wonderfulgirl84
  1. wonderfulgirl84

    wonderfulgirl84 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    151
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    EĞER ÇOK UZUN GELİRSE SONDAN DÖRDÜNCÜ PARAGRAFTAN İTİBAREN OKUYUN........

    Aşağıdaki gerçek hikaye Kellog Business School'da (Northwestern
    Universitesi) iş idaresi master öğrencileri ile Zaman Yönetimi dersi
    profesörü arasında geçer.

    Profesör sınıfa girip karşısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine
    kısa bir süre baktıktan sonra "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle
    karışık bir sınav yapacağız" dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından
    kocaman bir kavanoz çıkarttı. Arkadan kursunun altından bir düzine yumruk
    büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine
    yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan
    sonra öğrencilerine döndü ve "bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Öğrenciler
    hep bir ağızdan "Doldu" diye cevapladılar.

    Profesör "Öyle mi?" dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mucir
    çıkarttı. Muciri kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu
    sallayarak mucirin taşların arasına yerleşmesini sağladı.

    Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha "bu kavanoz doldu mu?" diye
    sordu. Bir öğrenci "dolmadı herhalde" diye cevap verdi. "Doğru" dedi
    Profesör ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş
    tüm kum taneleri taşlarla mucirlerin arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene
    öğrencilerine döndü ve "bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Tüm sınıf bir
    ağızdan "Hayır" diye bağırdılar.

    "Güzel" dedi Profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve
    kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine
    dönerek "bu deneyin amacı neydi" diye sordu.

    Uyanık bir öğrenci hemen "Zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün daha
    ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır" diye atladı.

    "Hayır" dedi Profesör, bu deneyin esas anlatmak istediği "Eğer büyük
    taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir
    zaman kavanozun içine koyamazsın" gerçeğidir.

    Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken Profesör devam etti;
    "Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz,
    arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayalleriniz, sağlığınız, bir eser yaratmak,
    başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey öğretmek!

    Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi. Bu
    akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız
    hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk
    olarak yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da
    ne kendinize, ne de alıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz.
    Bu da iyi bir iş adamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı
    gösterir".

    Profesör ders bittiği halde konuşmadan oturan öğrencileri sınıfta
    bırakarak çıktı.