Gıda İntoleransı

Konusu 'Diyet Yöntemleri ve Deneyimlerimiz' forumundadır ve sariz tarafından 15 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    15 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  1. sariz

    sariz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2009
    Mesajlar:
    143
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    2 yıldır kilo vermeye çalışıyorum internetten bulduğum diyetlerden tutun da, diyetisyenlere, spor salonlarına, piyasadaki her türlü zayıflama ürününe( diyet max-fx15-biber hapı-formüla 7- l carnitine...) kadar denemediğim şey kalmadı; diyet ve spor konusunda da çok iradeliyimdir günde 2 saat spor yapıyorum ama değişen bi şey yok. bu durum moralimi iyice bozmaya baslamıştı ki geçen hafta tv de gida intoleransı testi diye bi sey duydum ve hemen internetten araştırmaya basladım: derya baykal, nedim saban , iclal aydın, ingiltere kraliçesi elizabet kilolarından bu sekilde kurtulmuş.son çare olarak bu testi yaptırmaya karar verdim ve dün kan örneğimi istanbula yolladım, (ben baska sehirdeyim dolaysıyla bana bir kit gönderdiler) biraz pahalı bir test(peşin 720-10 taksitle 940) ama işe yararsa bütün bir ömür için devede kulak. bu testi yaptıran ve memnun kalan var mı? ilginizi bekliyorum...boshayallersmile
     
  2. 16 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  3. sariz

    sariz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2009
    Mesajlar:
    143
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ben york test de yaptırdım. internetten bu sekilde arama yapıldıgında gayet kaliteli bir siteyle karsılasıyorunuz . telefonla aradığınızda gerekli yonlendirmeleri yapıyorlar, onlar sizi arıyorlar.araştırdım en güveniliri onlarmış kan örnekleri londraya gönterilip test ediliyormuş. kolay gelsin...
     
  4. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  5. silagul

    silagul yorgun savaşçı Üye

    Katılım:
    14 Şubat 2007
    Mesajlar:
    1.741
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    148

    sağol canım cevabın içinŞeniza.s..bende başka biryerde yaptıracaktım ama vazgeçtim. dediğin yer aklıma yattı.bende orada yaptıracağım.artık bıktım hastalıktan benim fark ettiğm sadece buğday ama başka varmı bilmiyorum. ekmek makarna hayatımda yok yesem 2 kilo ödem yapıyor hemen.
     
  6. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  7. silagul

    silagul yorgun savaşçı Üye

    Katılım:
    14 Şubat 2007
    Mesajlar:
    1.741
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    148
    Gıda ıntoleransı Nedir?


    Yediğimiz ve sağlıklı olduğunu düşündüğümüz birçok besin, vücudumuzda olumsuz etkiler yaratıyor olabilir. Örneğin çok sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bir yumurta eğer vücudumuz tarafından sindirilemiyor ise, vücudumuz bu yumurtanın içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar. Bu olumsuz etki "Gıda ıntoleransı" olarak adlandırılır ve vücutta kilo almadan, birçok kronik rahatsızlığa kadar olumsuz etkilere yol açar.


    Gıda intoleransı nasıl oluşur?


    Besinlerin yenmesi ve vücudumuzdan atılmaları arasındaki süreçte besinler sürekli bir parçalanmadan geçerler.

    ılk olarak ağızda parçalanmaya başlayan besinler, daha sonra mide asitleri ve hareketleri ile belli bir kıvama gelir ve bağırsağa geçerler.

    Bağırsaktaki çeşitli enzimlerin etkisiyle bu besinler en küçük parçalara kadar ayrıştırılırlar.

    Besinlerdeki proteinler, bu ayrışma esnasında daha küçük parçalara, yani amino asitlere bölünür ve kana karışarak vücutta gerekli yerlerde kullanılmak üzere yolculuklarına devam ederler.


    Bazı proteinler amino aside parçalanamazsa ne olur?


    Vücudumuzda çeşitli enzimlerin olmayışı, bağırsak florasında bozukluklar veya geçici bağırsak sendromu gibi hastalıklar, besinlerin bagırsakta düzgün aminoasitleri oluşturacak şekilde parçalanmasını engeller ve gıdalar kana parçalanamadan geçerler. Savunma sistemi bunlara yabancı bir madde gibi muamele yapar ve aynı bir bakteriye veya virüse saldırdığı gibi savunma sistemini harekete geçirir.

    Bu saldırının neticesinde vücutta enflamasyonlar oluşur ve yan etkiler belirmeye başlar. Yükselen CRP değerleri en başta halsizlik, metabolizma yavaşlaması, bağırsak problemleri gibi semptomlara yol açar. Hastanın aynı gıdayı, farkında olmadan düzenli tüketmesi durumunda daha birçok kronik hastalık gelişmeye başlar.


    Gıda ıntoleransı Gıda Alerjisinden Farklıdır


    Gıda ıntoleransı gıda alerjisi ile karıştırılmamalıdır. Gıda alerjisi az kişide görülür ve kısa bir vakitte öldürücü etkilere kadar varan sonuçlar doğurabilir. Örneğin fındığa veya deniz mahsullerine Gıda Alerjileri olan kişiler 1 saatten az zamanda anaflaktik şoka girerek nefes bile alamaz hale gelebilirler.

    Gıda ıntoleransında ise yediğimiz yiyeceklerin olumsuz etkisi 3-24 saat arasında çıkmaya başlar. Normal beslenen bir insan, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, yaşadığı sorunun gıdadan olduğunu bilse bile hangi gıdadan olduğunu tespit etmesi çok zordur.

    Örneğin sabah çikolata yemiş ve sonra geceye kadar 2 öğün yemek yemiş biri, gece yatmadan ortaya çıkacak bir bağırsak sorununun sabah yemiş olduğu çikolatanın içindeki süte bağlayamaz. Gıda intoleransınızın olması, belirli gıda bileşenlerine karşı vucudunuzda ters bir reaksiyon olusacağı anlamına gelir. Bu durum, bağışıklık sistemi ile ilintili değildir. Bu bağlamda gıda alerjisinden çok farklıdır.


    Gıda ıntoleransı Tahmin Edilenden Daha yaygın bir hastalıktır.


    Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya nüfusunun yarısında Gıda ıntoleransı bulunuyor. 1 milyar kişide tanısı konmuş Gıda ıntoleransı vardır ve WHO, bu rakamın 2015'te 2,5 milyara ulaşacağını öngörmektedir. (WHO, JUNE 2006)

    Gıda ıntoleransı, Şişmanlık, Kilo verememe, Migren, Akne, Nedeni bilinmeyen ödem, Gaz, Şişkinlik, Kronik yorgunluk, Kabızlık, Cilt problemleri (örn. sivilceler, kaşıntı nörodermatit, kronik egzama vs.), Romatizmal hastalıklar, Astım, ıshal , Mide krampları, Depresyon, Uyku bozuklukları, Baş ağrısı, Solunum yolu hastalıkları, Kronik Farenjit, Sürekli nezle olma, Ağızda yaralar, Epigastrik Ağrılar, Crohn hastalığı, ırritabl Bağırsak Sendromu, Sık gribe yakalanma, Kronik burun akıntısı, OSB (Otistik Spektrum Bozukluğu), Sedef hastalığı, Nörodermatit, Ürtiker... gibi birçok hastalığa yol açabilir.

    21. yüzyılda yapılan bilimsel araştırmalar göstermiştir ki eskiden sebebi bilinmeyen ve tedavisi olmayan birçok hastalığın temelinde Gıda ıntoleransı yatmaktadır.

    ıngiltere’de 2009’un sonunda dünyanın alerji araştırmaları konusunun iki lideri,York Üniversitesi ve Yorktest tarafından yayınlanan araştırma, yediğimiz gıdalar ile kronik rahatsızlıklar arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koymaktadır. Yeni bulgular; nüfusun %45’lik bölümünü oluşturan , irritabl bağırsak sendromu, romatizma, sedef gibi teşhisi konmuş hastalıklar için bir umut oluşturmuştur.


    ıyileşme oranları


    York Üniversitesi tarafından yapılan bu heyecan verici araştırma 5000 hastanın katılımıyla gerçekleşti. Araştırmaya katılan hastalara ilk olarak "York Testi" uygulandı. Hastalar, York Testi sonucunda IgG antikorları üzerinden tespit edilen problemli gıdaları hastalar beslenmelerinden çıkardılar. Bu hastalardan %75’i 3 hafta içinde ciddi oranda iyileşme gösterdiler.

    ıyileşme gösteren hastalıkların bazılarının oranı şu şekilde oldu:
    • Gaz ve şişkinlik şikayetleri (91%)
    • Mide Sorunları (90%)
    • Genel ağrılar (88%)
    • Kolit (88%)
    • Kronik Yorgunluk (87%)
    • Ürtiker, Kaşıntı (84%)
    • Romatizma (74%)
    Bu istatistikler şu gerçeği açıkça ortaya koymuştur ki, yediğimiz ve masum zannettiğimiz bir gıda, yıllarca bize büyük rahatsızlıklar yaşatmış olabilir.

    Gıda intoleransını daha iyi anlamak için Susan’ın gerçek hikayesine bir göz atalım:

    SUSAN'IN HıKAYESı

    Susan sağlıklı bir çocukluk geçirmişti. Çocukluğunda nezle, grip gibi hastalıklara bile pek yakalanmamıştı. 21 yaşında seyahatleri esnasında barsak problemleri yaşamaya başladı. Uzun bir süre diare sorunları yaşadı. Bu sorun bir süre sonra azalsa da barsak problemleri hiçbir zaman tam anlamı ile bitmedi. Bağırsaklarındaki bu sorun onu en olmadık zamanlarda zor durumda bırakmaya başladı. Yıllar geçtikçe bu problemler de büyüdü. Zamanla barsak alt kısmındaki ağrı giderek arttı. Doktoru ile en son konuştuğunda kendisine ırritabl barsak Sendromu teşhisi kondu ve psikolojik olarak gergin olmaması tavsiyesinde bulundu.

    Susan barsak problemleri yanında yıllarca baş ağrısı şikayetleri ile de mücadele etti. Baş ağrısı şikayetleri başladığı ilk dönemlerde aspirin gibi ağrı kesicilerle bu ağrıları kesebiliyordu. Fakat 28. doğum gününden sonra, başının sol tarafında ilginç bir ağrı başladı, kullandığı ilaçlar ağrı üzerinde etkili olmadığı gibi ağrısı giderek arttı ve mide bulantısı da yapmaya başladı. Susan artık zamanının çoğunu yatakta geçirmeye başlamıştı, güneş ışığı bile gözlerine dokunuyordu. Bu ataklar düzenli aralıklarla olmaya başlayınca Susan doktoruna tekrar gitti. Bu kez doktoru kendisine Migren teşhisi koydu. Bunun sebebinin belli olmadığını, psikolojik olduğunu söyledi. Tabii ki bu arada barsak problemleri de devam ediyordu.

    Sonraki yıllarda Susan, alkol, çikolata gibi migren ataklarını arttırdığı bilinen birçok gıdayı tüketmedi. Buna rağmen migren ataklarının sıklığı çok artmıştı. Artık kendisini özellikle sabahları son derece yorgun hissediyordu. Kırılganlaşmış ve hassaslaşmış, eskisine göre daha asabi olmuştu. Bu problemlerin üzerine bir de dizlerinde ağrılar başladı. Bu ağrılar giderek arttı. Yaşı 34’e geldiğinde artık merdiven çıkarken dizlerindeki ağrılar rahatsızlık veriyordu. Sağlık için yaptığı yürüyüşü yapamıyor ve bisiklete binemiyordu. Bu ağrılar diğer eklemlerine de sıçradı. Artık hayatının büyük bir kısmında kendini yorgun hissediyordu.

    Susan eskiden doktoru bu sorunları psikolojik sebeplere bağladığı zaman, doktoruna güvenmişti, ancak zamanla bu teşhisi de sorgulamaya başladı. Şu an evliydi. Güzel ve sevdiği bir işi vardı. Hayatının birçok döneminden daha rahat ve mutlu bir hayatı vardı. Bir psikolojik sorunu olmadığına göre bu sağlık problemleri neden giderek artıyordu? Doktoru kendisine yeniden bir check-up yaptı. Görünürde hiçbir problem yoktu. Söylediği her zamanki gibi sinirsel olduğuydu.

    Susan, birkaç ay sonra gazetede "Gıda ıntoleransları" ile ilgili bir yazı okudu. Bu yazıda kendi problemlerine benzeyen sorunlardan bahsediyordu. Doktoruna bu konuyu danıştığında, doktorunun bu kavrama son derece ilgisiz olduğunu gördü ve doktoru besinlerden dolayı böyle sorunlar olmayacağını söyledi. Gelecek yıl problemleri daha da arttı.

    Susan’ın eski doktoru emekli olmuştu. Yerine genç bir doktor geldi. Susan bu doktor’la yaptığı görüşmede sorunlarını anlattı. Doktoru konu ile çok ilgilenmişti. Bu sorunların, Susan’ın aldığı gıdalar ile ilişkili olan "Gıda ıntoleransının" sebep olma ihtimalinin son derece yüksek olduğunu söyledi. Yeni doktoru, Susan’a eski yediği gıdaları başka gıdalarla değiştirmesini tavsiye etti. Susan pazartesi hemen yeni diyetine başladı. Ancak Salı günü kendini çok hasta hissetmeye başladı. Yorgunluğu çok artmıştı ve migren ağrıları çok şiddetliydi.

    Ancak 2-3 gün sonra giderek kendini daha iyi hissetmeye başladı. Cumartesi alarm bile çalmadan yataktan kalktı. Normalde çok yorgun ve uyanamayan biri için bu çok önemliydi. Yataktan kalkarken dizlerinde eskisi kadar ağrı olmadığını hissetti. Merdivenlerden eskisi gibi koşarak inebiliyordu.

    Sonraki günlerde kendini her gün daha iyi hissetmeye başladı. Artık yorgun hissetmiyordu. Zihni çok açıktı. Migren ve baş ağrısı tamamen geçmişti. Sonraki birkaç gün içinde ise tamamen iyileştiğini farketti. Susan doktoruna tekrar gittiği zaman nasıl iyi hissettiğini anlatamıyordu. Öyle ki sadece ağrıları değil; eskiden gösterdiği alınganlık gibi birçok özelliği bile değişmişti.
    SUSAN'IN HAYATINDAKı TÜM PROBLEMLERıN SEBEBı ıSE ŞUYDU: ıNEK SÜTÜ
     
  8. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  9. proton808

    proton808 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    161
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    inanmıyorum ya bahsettiğiniz şeyleri duyuyordum ama içeriğini ilk defa öğreniyorum ,çok ama çok ilginç gerçekten.
     
  10. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  11. ahbitanem

    ahbitanem çok zor Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    665
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    arkadaşlar teste falan gerek yok gıda intoleransınız olabilir veya olmayabilir, farketmez, önemli olan süt, yoğurt, peynir gibi gıdaları zayıflamak istiyorsak az tüketmemiz gerekiyor bu kesin, süt laktoz içeriyor, yoğurt ve peynir maya içeriyor, ve bunlar zayıflamaya engelleyen gıdalar zaten, fark ettiyseniz bütün diyet listelirinde bu gıdaları fazla tüketilmemesi için hep aynı ölçüler vardır işte bir bardak light süt, yarım kase yarım yağlı yoğurt, 1 kibrit kutusu beyaz peynir gibi...bide şöyle bişey var gıda intoleransı olanlar hiç süt, peynir, yoğurt tüketmeyecek diye bi durum yok, önemli olan arkadaşlar az hatta bu gıdaları çok az tüketmek :)
     
  12. 18 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  13. proton808

    proton808 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    161
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Benim diyet listemde süt,yoğurt neredeyse 3 öğünde de var.
    Bide yapılan bir araştırmada yoğurtla diyet yapan grup , yoğurtsuz yapanlara göre %20-30 daha fazla yağ yakmış.Ayrıca bu süt ürünleri daha tok tutup geç sindirildiğinden tercih sebebi listelerde.Gece içilen tarçınlı sütse inanılmaz işe yarıyor ve ertesi günü rahat geçirtiyor,acıktırmıyor.
    Yalnız söylediklerin de doğru onu da okudum bir makalede, inek sütünün yetişkin insanlar tarafından sindirilemediğini ve mideyi mahvettiğini okumuştum.İnsanlarda laktaz enziminin olmaması sebebiyle zararlıymış.O enzim sadece süt bebeklerinde varmış.Başka bir makalede de fitness programlarında peynir kesinlikle ve kesinlikle yasak,yağ yakımını engelliyormuş. Bilemiyorum ya bence kişiden kişiye değişir gıda intoleransı sadece süt ürünleri geçerli değil..Yumurtadan hastalanan var.Bide benim gibi çok araştırırsanız neyin ne olduğunu şaşırırsınız.
     
  14. 18 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : sariz
  15. Kalliste

    Kalliste Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2007
    Mesajlar:
    9.326
    Beğenildi:
    51
    Ödül Puanları:
    153
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.