Girebolu

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve ezine77 tarafından 23 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    23 Nisan 2009
    Konu Sahibi : ezine77
  1. ezine77

    ezine77 İNŞALLAH.. Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.059
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Girebolu Hakkında
    (Vibirnum Opulus-Guelder Rose)
    SYNONYMS: European Cranbery, Cramp Bark, Snowball Tree,High Cranbery. Vibirnum Opulus ilaç yapımında kullanılan bir maddedir.
    ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia taradından birkaç yıl çnce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır.
    Türkiye’ de ise ıç Anadolu’ nun çeşitli yerlerinde yetiştirilen bu meyve başta böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri, idrar yolu rahatsızlıkları, prostat, hiper tansiyon ve kadın hastalıklarının tedavisi olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı yüzyıllardır yöresel ve kültürel görenek olarak uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.
    21. yüzyıl ile birlikte yeniden keşfedilen alternatif tıp ile Girebolu’ da(vibirnum opulus) yeniden keşfedilmeye başlanmıştır.
    Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir
    ıÇERıK :
    Reçine, Vibirnum, Valerianic Asit, Organik Asitler, Tanin, Salicosides, Saponins

    KULLANIM ALANLARI
    KALP – TANSıYON :
    Girebolu yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı, kalp güçlendiri etkiye sahiptir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller.
    Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller.
    Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır Bazı migren vakalarında da yardımcı olabilir.
    ıDRAR YOLU HASTALIKLARI :
    ıdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler.
    ıdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.
    PROSTAT :
    Girebolu, idrar kanalındaki genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar.
    Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır. Hasta ilk kullandığından itibaren faydasını hissetmeye başlar.
    KADINHASTALIKLARI :
    Adet zorluğu ve düzensizliğine karşı çok etkilidir. Spesifik olarak; kramp, yumurtalık ve rahim kası rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır. Rahimi rahatlatır.
    Böylece adet görme krampları sona erer ve menstursyondan kaynaklanan ağrıları azaltır.
    Düşük durumu ve tehlikesinde kullanılır. Damar genişliği düzenlenmesinden dolayı adet dönemlerinde aşırı kan kaybını ve menapozdaki kanamaları azaltır.
    BÖBREK / BÖBREK TAŞI :
    Böbrek taşlarının bütün cinsleri; aslıları itibariyle suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmaktadır. (Diğer bir yöntem açık operasyondur.) Ve bu yöntemler hastaya aşırı ağrı sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir.
    Girebolu ise böbrek taşını, diğer usullerde (lazer vs.) olduğu gibi; fiziksel parçalanma yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken ne de idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez.
    Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır.
    1 kür (15 Lt.) Girebolu 1 hafta içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşını eritebilmektedir.
    Taş 8 mm’ den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir.
    NOT: Sertliğinden dolayı lazerin de kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girebolu da eritemeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riskiniz % 1- 2 civarındadır.
    HAZIRLANIŞI ve KULLANILIŞI
    Su içerisinden alınan Girebolu bir süzgeç veya kevgir üzerinde ezilir.
    Meyvenin çıkan suyuna kendisi kadar normal içme suyu ilave edilir ve bu karışım sıkıldığından itibaren 24 saat içinde hasta tarafından içilir.
    Tadı hafif ekşi olan Girebolunun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilir.
    Buna rağmen hasta içmekte güçlük çekiyor ise mümkün olduğu kadar az olmak kaydı ile karışım şeker ile tatlandırılabilir.
    DıKKAT !
    Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği sıvı bir seferde hazırlanmalıdır. Diğer deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içindetüketilmelidir.
    Hazırlanan sıvı hasta tarafından aç olarak tüketilmelidir.
    Gerek meyve gerekse sıkılarak hazırlanmış sıvı sıcaktan ve direkt gün ışığından korunmalı serin bir yerde saklanmalıdır.
    Girebolu kullanımı zamanla yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.
    Günde en az 1kg. Girebolu ezilerek suyu yukarıda anlatıldığı şekliyle hazırlanıp kullaınlmalıdır.
    Bekleyen meyve mutlaka su içinde ve serin yerde muhafaza edilmelidir.
    Kevgirde ezilerek elde edilen Girebolu öz suyuna mutlaka 1/1 ölçüde su katılmalıdır.
    Girebolunun bugüne kadar hiçbir yan tesiri tespit edilmemiştir.
    Girebolu ilaç değildir.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    MEYVESı
    Meyvesi genelde böbrek rahatsızlıklarının giderilmesinde kullanılır. ıçileceği zaman salamura suyundan çıkarılarak günlük olarak sıkılır, bire bir sulandırılır ve istenirse şeker ilave edilerek içilir. Dikkat edilmesi gereken nokta sıkılan meyvenin aynı gün tüketilmesi gerektiğidir.
    "Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaboru, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kabukları kaynatılan gilaboru, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaboru suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaborunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika'da, Harward Medicine School'un araştırması devam etmektedir

    KABUĞU
    Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır: Biri, yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir.
    ıkinci kullanım alanı ise, aşırı adet kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır.
    Kullanım biçimleri: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
    Dölyatağı ve yumurtalık ağrılarına karşı ve olası düşük tehlikesine karşı, kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak kullanılır.
    Yarım tatlı kaşığı gilaburu kabuğu ile yarım bardak suda hazırlanan gilaburu çayı, yarım tatlı kaşığı kediotu kökünün yarım bardak kaynar suyla haşlanıp, 10 dakika demlendirilen kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak içilir.
    Tentür: Viburnum opulus D1, D2 veya D3 inceltisi, günde 3 kere
    25-30 damla, yarım kahve fincanı ılık suya eklenerek alınır. Yukarıda anılan tüm rahatsızlıklara karşı etkilidir.

    ıç Anadolu'nun geleneksel meyvesi olan "Gilaburu"nun, halk arasında sanıldığının aksine sadece böbrek rahatsızlıklarında değil çok sayıda hastalıkta tedavi edici özelliğinin bulunduğu, bu nedenle yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi gerektiği bildirildi.
    Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ahmet Aksoy, Çukurova Üniversitesi'nce düzenlenen 17. Ulusal Biyoloji Kongresi'ndeki sunumunda, üzüm meyvesini andıran, 30-40 meyvesi bir salkım oluşturan, kırmızı renkteki gilaburunun farmakolojideki önemine işaret etti

    Bir çok meyvenin ana vatanı olan Türkiyede kültüre alınanların yanında birçok yabani türlerde doğal olarak bulunmaktadır.Caprifoliaceae familyasından gileburu (vibirnum opulus L.) da bunlardan biridir. 2-4 metreye kadar boylanabilen çalı formundaki bu türün meyveleri yemiş,turşu ve reçel olarak değerlendirilmektedir. Meyve usaresi ise böbrek safra kesesi tedevilerinde ayrıca meyveleri ve çiçekleri geleneksel tıpta müsil ilacı,damar kasılmaları ve sinirsel düzensizliklerde yatıştırıcı olarak anadoluda kullanılmaktadır.Öksürük etkisi olan bu meyvenin çekirdeklerinden ve kabuğundan aynı amaçlarla Avrupada yararlanılmaktadır

    SELÇUK ÜNıVERSıTESı
    ZıRAAT FAKÜLTESı Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Bölümünde Prof. Dr. Sedat VELıOĞLU ve Araş. Gör. Lütfiye EKıNCı tarafından hazırlana makalede indirgen şeker, sodyum, potasyum, aksorbik asit içeriği hakkında enteresan bilgiler vermektedir. Ayrıca bol miktarda C vitamini ve antioksidan maddeler içerdiğini ve bu özellikleri sebebiyle gıda sektöründe önemli kullanım alanı bulabileceğini belirtmiştir.
    Ayrıca araştırmacılara göre
    Gilaburunun kabuk ve meyveleri farmakolojide geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Kabukların kaynatılmasıyla elde edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır. Hafif astım, epilepsi nöbetleri, yüksek tansiyon, bazı kalp rahatsızlıkları, kramplar, menstrüal sancılar, kabakulak, doğum sonrası sancılar, uyku bozuklukları, romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak, egzama gibi bazı cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır. Gilaburu suyunun böbrekte oluşan kum ve taşları eritici özelliği olduğu da bildirilmektedir. Anadolu'da safra ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde de bu bitkiden yararlanılmaktadır. Ancak başlıca kullanım alanları kramplar ile menstrüal sancılardır. Kasın gevşemesini sağlayan bileşenin 'viopu-dial' olduğu düşünülmektedir. Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar, arbutin, metilarbutin, skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir(Harward Medicine School'da yapılan ve The New England Journal of Medicine'da yayınlanan çalışmada günde 250 gram gilaburu suyu tüketiminin sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğu belirtilmektedir. Üriner enfek-siyonlar ile kanser tümörlerindeki azalmaların gilaboruda bulunan antioksidan maddelerle olan ilgisi üzerindeki çalışmalar ise halen devam etmektedir


    internette bulduğum bu yazıyı sizlerle pzylaşmak istedim bu bitkiyi bilen kullanan ya da faydalanan oldu mu arkadaşlar?:içelim:
     
  2. 12 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  3. yldz

    yldz kardelen Üye

    Katılım:
    16 Mart 2008
    Mesajlar:
    233
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Ben bugün başladım,14 senedir kurtulamadığım taşımdan kurtulurum umarım.neden bilmiyorum ama umudum yok aslında.yaklaşık bir ay sonra röntgen çektirir cvp yazarım.

    Aranızda kullanıp memnun kalanlar var mı?
     
  4. 14 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  5. ezine77

    ezine77 İNŞALLAH.. Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.059
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    sanırım kimsenin bilgisi yok..sen bilgilendirirsen seviniriz..bir de bunu aktarda mı buldun yoksa yetiştiği yerden mi topladın ve ne şekilde tüketiyosun?
     
  6. 14 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  7. EstetikEditor

    EstetikEditor ne mutlu TÜRKÜM diyene Pro Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    6.937
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    babam uzun süre kullandı ve çok memnun kaldı. Çok çekmiştir böbrek taşından hatta ameliyat bile oldu bu yüzden.
     
  8. 15 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  9. ezine77

    ezine77 İNŞALLAH.. Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.059
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    aa ne güzel bilen biri varmış,siz de yukarda anlatıldığı gibi mi kullanmıştınız?
     
  10. 15 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  11. yldz

    yldz kardelen Üye

    Katılım:
    16 Mart 2008
    Mesajlar:
    233
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    canım,aktardan nektarını aldım ben.sabahları aç karına 1 su bardağı içiyorum.
    bu arada bu konununun daha kapsamlı kunusulduğu başka bir başlık var ordan devam edelim ne dersiniz?

    BURADA şutarafagitti
     
  12. 17 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  13. EstetikEditor

    EstetikEditor ne mutlu TÜRKÜM diyene Pro Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    6.937
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    babama sordum sabahları aç karnına 1 çay bardağı içmiş.. Ama geçen gün tvde söylemişler her bünyeye farklı etki eder böyle şeyler kimine yarayan kimine yaramaz demişler. Göztepede Kayseri Pazarı vardır ordan alıyoduk.
     
  14. 17 Haziran 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  15. ezine77

    ezine77 İNŞALLAH.. Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.059
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkür ederim ilgin için...
     
  16. 7 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  17. cinara

    cinara Yeni Üye Üye

    Katılım:
    23 Haziran 2010
    Mesajlar:
    48
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    benim bildiğim böbrek taşlarına iyi geldiğiydi diğerlerini yeni öğrendim bilgiler için teşekkür ederim..
     
  18. 15 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : ezine77
  19. ezine77

    ezine77 İNŞALLAH.. Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.059
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    ne demek efendim vereliniortak:)