Gitme ki üsümesin baharlarım

Konusu 'Aşk Mektupları' forumundadır ve BAL_2 tarafından 25 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  1. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Gitme, koca şehirde yapayalnızlık kalmak istemiyorum. Gidersen, sensizliğin içinde hangi duvar avutabilir beni ?..Bırakma beni karanlıklara...Alışkın değilim sabahları sensiz uyanmaya....Gitme umudum...Uçurumlardan esen rüzgarlarda tek başıma bırakma beni.....Acıya kanattığım umutlarımı toprakta ezip gitme...Düş yorgunu gecelerde her sokakta seni aramak acıtır yüreğimi.Her köşede sensizliğe ağıtlar yakmak sonum olur ömrümün. Dur gitme...ıçimdeki çocuğun ağlayacak hali kalmadı...Gidersen, uykulara dalıp unutacağım mı sanıyorsun o gözlerini ?...Sorarım sana ; kolay mı tahta beşiklerde hasretini uyutmak ?....

    Yıllarca cebimde biriktirdiğim gözyaşlarımı sende kurutmuşken gitme...Simsiyah bulutlar çöreklenmesin üzerime. Baharın koynunda uyanırken gözlerimi karanlıklara kapatmayayım...Gitme ince sızım...Uzak dağlarına yüreğimi sürüp sana koşmak isterdim ama sırtım kanlı ve yüreğim yaralı...Buğulu camlarda bıraktığım düş mavisi umutlarımı yetim bırakma...Sürgün misali yalnızlığında soğuk prangaları sırdaş bilmek istemiyorum...Yitik bir yüreğin baharlarında açmış dikenleri serme ellerime..Batarsa kanar, kanarsa yaşayamaz yüreğim....Gitme ..Ardından bakakalmasın gözlerim tozlu yollara...ısyanlara bürünmesin gülen yüzüm....Ne olur gitme alınyazım.

    Acılarımı tütünle sarıp bir sigara dumanında çekerken içime, gitme..Dayanamaz bu can gidişine...Rıhtımlara her gece gözyaşımı boşalttırma beni...Ezik yüreğimi karların üzerine serme...Sana koşan ayaklarımda hüznün kirli denizlerine sokma beni...Mavilerin arasında kaybolur giderim....Umutlarımı alıp gitme gül yüreklim...

    Hangi denize sığdırabilirim ki sensizliğin acılarını...Hangi ilaç dindirir sensizliğin sancılarını...Bu dert içimde kabuk bağlar..Solmak istemiyorum kırık aynaların suretinde...Hazanlar girer gelinciklerin gülümsediği bahçelere...Göğümden tüm göçmen kuşlar kanatlanır ucsuz bucaksız diyarlara...Dur gitme....Yalınayak sahillerde gezinmeyeyim....Ellerim dikenlerde avunmasın...Gidişinle yüreğimi yaralarda bırakma ne olur...

    Şiirlerim kederimle, yüreğim gidişinle ağlamasın...Gülen gözlerime hicranlar inmesin...Bereketin ıslattığı toprağıma siyah bulutlar çöreklenmesin...Uçurumlar büyümesin duvarlarda...Pencerelerde kalmasın ıslak gözlerim....Yorgun düşmesin ayaklarım...Gitme iki gözüm...Bırakma beni tek başıma firkatinde...Düş fakiri olarak gezinmek istemiyorum şehrin ölüm kokan sessizliğinde...Ne olur gitme sevdiğim.

    Uyandırma beni ayrılıklarınla..Gitme diyen dudaklarım senden sonra kanamasın....Üşümesin senin sevginle gülümseyen gönül bahçem....Acılarımı unutmuşken sancının kavrulduğu ateşlerde ısıtma beni...Benek benek açan çiçeklerim mevsimsiz solmasın...Saçlarına düşen yıldızlar göğsüme ayrılığının hançerini sokmasın..Gitme canımdaki son can... Senin gözlerinden, senin yüreğinden başka bir sığınağım yok sevdiğim..
    Gitme ne olur...Yetim kalmasın yüreğim

    alıntı
     
    Son düzenleme: 25 Nisan 2009
  2. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  3. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Öyle bir adam sevdim ki;

    Yüreğime değdi gözleri,

    Sırılsıklam ıslandım yağmurlarında…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Sevdası ruhuma işledi,

    Üryana bürünüp, onu giyindim baştan ayağa...

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Kifayetsizlik dudak uçlarımı yokladı,

    Sözcükler boynu bükük kaldı karşısında…
    Öyle bir adam sevdim ki;

    Baharda açan çiçekleri kıskandırdı,

    Beni benden alıp götürdü rayihası…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Dokunulmamış aşkların tazeliğinde,

    Yavaş yavaş işledi, sevdasını zerk eyledi kalbime…
    Öyle bir adam sevdim ki;

    Cezbeye tutulmuş dervişe döndü yüreğim

    Umursamadan meydan okudu tüm dünyaya…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Ayrılık türkülerini unuttum kollarında,

    En güzel aşk bestelerini fısıldadı kulağıma…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Hira dağı kadar güvenli kıldı sinemi,

    Aldı gitti korkular gölgesini…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Varlığım, yoklar arasında var oldu,

    Dertler buhar olup uçtu…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Tüm hücrelerimde duyuldu ayak sesleri,

    Unutturdu hem geçmişi, hem geleceği…

    Öyle bir adam sevdim ki;

    Hasreti kan gibi damarlarımda,

    Vuslat, her şeye rağmen an gibi kapımızda…

    alıntıdır
    Hamiyet Akan
     
  4. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  5. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Dışarısı ayaz...
    Gece yıldızsız ve soğuk...ıçimde yine suskumluğum avaz .
    Zihnim ,özlemim ve acının her çeşidiyle dolu ruhum...Yaklaşan bir bitişin ayak sesleri geliyor kulaklarıma,uzun zamandır aramıza yerleşen bu sessizlik, bu ağır hava canımı acıtıyor....Radyoda yine o şarkı;

    ''Ay bile çekip gider,Beni hiç düşündün mü''?

    Bu şarkıyı seninle dinlediğim gün geldi aklıma.Ne kadar sevgi doluydun.Coşkun bir pınar gibi yüreğime akıyordu gözlerin
    Sonra ne oldu?...Kusur kimdeydi...Bendemiydi?Bu gecikmiş sevgide mi?Anlayamadım?Zahmetle geldi tebesümlerin,sıradan
    dı,içime işleyen o sözlerin ...Umutlarıma sarıldım sıkıca...Bekledim.Beklemeyi öğrendim

    Oysa yönüm hep sanaydı benim.Yüzü güneşe dönük günebakanlar gibi.Hep koşar adım yürüdüm bu sevgiye,her köşe
    başında senin ''Dur''işaretinde çıksa karşıma...Ben hep sana yürüdüm...

    Senin her gidişinde,ayrı ayrı yıkıldı yüreğim.Kaç parçaya bölündü sayamadım.Bir parçası sende kaldı hep.Ayrılığın
    her halini yaşadım,Yalnızlığın ,yokluğunun ve acının...Suskunluğu öğrendi dilim,ve saklamayı kalbim.Her gidişinde
    kirpiklerime sakladım gözyaşlarımı;Ağlayamadım...Ağlamamayı öğrendim...

    Saatlerim senin gelişine ve gidişine ayarlıydı.Günaydınımdın...Ve çaresiz gün batımım.Oradaydın...Bir buzdağı kadar
    soğuk olsanda,her damlan yüreğimde ayrı yaralar açsada ordaydın.Ben bekledim...Yüreğimdeki sevgiyi sundum sana,
    belki yüreğini ısıtır diye....Sadece benim sevgim yetmedi ikimize...


    Sen ve ben,''Biz ''olmadık hiçbir zaman.Eğreti yaşadık herşeyi.Hatta yaşayamadık.Hep bişeyler ukde kaldı içimde.
    Ben anlatamadım,sende anlamadın.Dilimde hep kifayetsiz kaldı kelimeler.Bu sevgi yoksulluğunda ,her saniye bir serseri kurşunla vuruldu yüreğim...Açtığın yaraları sayamadım bile...

    Gücüm kalmadı...Bu kan kaybına dayanamıyorum...Git...!
    Artık dokunma yüreğime...Git sahipsiz gecelerimden,gündüzlerimden;Kimsesiz kalsın yine saatlerim...Git...!
    Uzatma ellerini.Bırak üşüsün ellerim...!Bırak kavrulsun ciğerimm...!
    Değme açtığın yaralara...Sarmaya çalışma, gecikmiş bir vefa duygusuyla...
    Değme...!

    Sızlayan Yaralarım Değil Ki!...
    Yüreğim...​


    alıntı
     
  6. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  7. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Sen ki; önce yüreğime cemre oLup düşen,
    sonra kara kışLarı getiren,
    sen ki yakamoz oLup, karanLık ıssız geceLerde sahiLLere ışık gönderen . . .




    Doğaya nispet edercesine, sEn ki nurdan bir ışık, sen ki gökten bir yıLdırım… DüştÜn deLi gönLüme



    Bu şehir, bu kaLdırımLar, bu gökyüzü seni hatırLatır. . GüLLer senin kokunu verir, kuşLar adına türkü yakmış, ismini söyLer.
    Her adım başı sen varsın
    Meğer ne çok sevmişim seni. . .



    Gök sana aşina, güLLer sana hayran, nehir ki sana susuz. . .
    Bense sana sevdaLı
    Unuttum demek koLay
    Göz görür gönüL sever, diL unuttum der, der de ya yürek ? ? ?




    Hayat buLduğum gözLerinde bir daha, bir daha öLmek için ara sıra oturduğum semte uğrar, gittiğin yerLerde ararım,
    kaLdırım taşLarından, köşe başLarındaki LambaLardan sorarım seni…
    Bazen yaLnızLığımı gizLemek için kaLabaLık arasına karışır, bazen senLe beraber oLmak için kuytu bir köşe, karanLık bir gece ararım.




    Acıdır zaman…
    Hazindir, hüzündür zaman…
    GünLerim sayıLı. Her geçen gün ECEL anına biraz daha yakLaşmaktayım.
    ÖLüm zamanını biLmek, öLüm anını bekLemek:
    SensizLiğe mahkûmLuk.
    BiLiyor musun zaman öLümdür YAR.


    Ben ki her gün bir yaprak misaLi sararıp soLmaktayım.


    DaLından kopup rüzgârın akıbetiyLe savruLmaktan korkmaktayım.
    BiLiyor musun bu sevdanın sonu:
    ya bir öLü ya da bir deLi

    DEĞMEZ Mı GÜLÜM ?


    Hem sana hem de bu aşka…


    alıntı
     
  8. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  9. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Gel ‘ben’ bildiğim…

    Zaman sensizlik…
    Saat; yalnızlığı ‘sen’ geçiyor…

    Her hecesi ‘sen’ kokan özlemler biriktiriyorum içimde…
    Ve gözlerime sığınmış, yüreğimde saklanmış sessizliğin…


    Yalnızlık değil çığlığım, yokluğun sebebim…

    Oysa ben, varlığının sesiyim…
    Yokluğunun hüznüyüm…
    Ve sana adanmış özlemlerin en kuytusuyum…

    Ah bu uzaklar…
    Sana beni, bana seni uzak eyleyen yollar…
    Tükenmiyor bu yokluklar…

    Ben ki,
    Yanındayken bile sana özlem dolu…
    Yüreğine tutsağım…

    Gel ‘aşk-ı yar’ eylediğim…

    Sensizliğe alışmak yerine sen’li zamanda kaybolmayı istiyorum…
    Şimdiki zamana uyarlamak istiyorum ‘seni’…
    Ve özlemin, varlığında anlam olsun istiyorum...
    Seni yaşayan benliğime…

    Ve şimdi..

    Zaman sensizlik…
    Saat; yalnızlığı ‘sen’ geçiyor…

    Lakin,
    Yüreğine uzak düşen yüreğim seni yazıyor zamana…
    Zaman ki sensiz bir asır, seninle bir an ‘bana’…

    Ve ben yine...
    Özledim, çok özledim…


    Gel ömrüme ‘şans’ dediğim...

    alıntı
     
  10. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  11. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    bir boşlukta sallandırıyorsun yüreğimi
    kime baksam
    ...biraz sensizlik
    ..biraz yalnızlık
    ...biraz korku

    sevilmeye muhtaç bir çocuk gibiyim sokak aralarında
    adımı kim haykırsa sarılacak gibiyim
    acı çekmek ne demek bilir misin özlemler içinde..?
    derdini anlatamayan bir dilsiz gibiyim...

    kırgınlıklarımı emanetçiye bıraktım
    geri dönüp alır mıyım....bilmiyorum
    her gece ince uzun bir bardak dolaşıyor parmaklarımda
    her gece istek parçalar alıyorum sevdaya dair
    her gece biraz daha ölüyorum..

    bizim buralarda hem sıkı içip hem de şarkılar söylemek,
    her yiğidin harcı değil

    şimdi desem ki gün geceye döndü
    susuz bıraktın dudaklarımı köpek öldüren gecelerde
    sancılarım sıklaştı....ebesiz şiirler doğurdum kan ter içinde

    nehirler boyu uzanan yüreğim işgal altında kaldı
    kurtulan var mı dersen,
    belki bir kaç düş
    ve sakat kalan sözler
    sevdam ise komada kan kaybediyor,
    biliyor musun..?


    belki de artık hiçbir şeyi bilmeni istemiyorum
    istemek beklemek demek
    beklemek ise kanamalı bir isyandır göğsüme yapışan
    göğsümün bilinmezlere değil,
    sevda RH + düşlere ihtiyacı var

    artık rolleri değişiyoruz sevgili
    sana şimdi anlamak
    bana da susmak düşüyor
    yaşattığın için ben iyi biliyorum,
    yüreğin çok acıyacak....


    alıntı
     
  12. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  13. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Hasretlerin eşiğinde gecelerin karanlığı..

    Her gece yeni özlemler büyütüyorum sana. Her gece, başka başka ıssızlıklar kendime, boşluğunda tenhaların.
    Ne sesim değiyor sesine, ne de yüzüm yüzüne. Ama kokun mesken tutmuş tenimi yine.

    Bir bilsen..

    Sana ait hiç bir şeye dokunamıyorum saymadığım kaç zamandır, her şey kalıyor öylece oldukları yerde.
    İliklerime işliyor ayazları yokluğunun, hasretler düşman bana, sarılıyorum, bedenim üşüyor hala.
    Ateşlerde yakacağım sensizliği bu gece.
    Külleri savrulacak, her biri başka bir köşeye.
    Tozu bile kalmayacak, bir bir silinecek izleri.
    Dilimde sevda sözcükleri, hiç söylenmemiş, hiç dillenmemiş, hep ertelenmiş.. Yarım kalmış şarkılar gibi.
    Yüreğinden vuracak seni her yeminin hece hece, her biri ayrı bir yanından, kurşun gibi.


    Dayan sancılarına varsa cesaretin. Bitip son bulduysa kendini kendi içinde mahkum edişlerin.
    Başka tenlerin başka bilmediğim hikayelerini değil, kendi hikayemi istiyorum sadece.
    Kendim ekleyip virgüllerini, noktalarını, kendim çizmek istiyorum ağaçları, yolları.
    Sen, uçurumların kenarında bakarken uzaklara gözlerin,
    belki de bir an olsun dönsen ardına, orada sessizce bekliyor olacaklar sonsuzlukta aradığın mucizeler.
    Bir gece vakti yavaş yavaş adımlarla gittiğin karanlık sokaklardan gel bana..
    Gel de ışık ol gecelerime...
    Sen bilmezsin..
    Her ıssızlığımda, her karanlığımda tutulurcasına parlak bir yıldızın ferine, tutunup hayaline, avuttum sensizliğimi.

    Belki de son demindeyim sevdanın. Sönmeden yanmalarım sana, gel de al üşüyen avuçlarımı sımsıkı avuçlarına..
    Ateşlerde yakacağım yokluğunu bu gece.
    Ben sende ben olacağım, kendimce hiç kimse


    alıntı
     
  14. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  15. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Şimdi;

    Dilimde dua, gözlerimde yaş, ciğerlerimde nefes,
    Yüreğimde ateşsin..
    Sen! Teninde rüzgar olduğum;
    Hadi Kan ol, dol damarlarıma..

    Nur ol hadi, yağ ruhuma..
    Yağmur ol, bir son ver susuzluğuma..
    Çığlık ol, dağıt sessizliklerimi..
    Hadi kapla bedenimi, bitir sensizliğimi..

    Aç avuçlarını gökyüzüne, bir dua dökülsün dilinden..
    Yağmur damlaları dolsun içine Kevser’den..
    Sür parmaklarını dudaklarıma, kapansın çatlakları..
    Mucizem ol hadi, doldur ömrümdeki boşlukları..

    Şimdi;

    Dilimde nağme, tenimde koku, ellerimde ter..
    Kalemimde mürekkepsin..
    Sen! Alnının yazısı olduğum..
    Hadi Can ol, katıl bedenime,

    Geleceğim ol hadi, umut ver yüreğime,
    Işık ol, bir son ver karanlık gündüzüme, geceme,
    Benim ol, helalim ol, teninin kokusu dolsun evime,
    Hadi Yemin ol, benimle yaşayıp, benimle ölmeye....


    alıntı
     
  16. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  17. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    gÜllerın De AĞladiĞi Bır Zaman Vardir...
    Ama bir gül var ki onun gözlerinde her zaman gözyaşı vardır. Geceler onun gözyaşlarını kendine saklar. Ama gündüzün aydınlığında nemlenen gözleri onunhüzünlerini fısıldar. Denizler onun gözyaşları gibi ıslak; güneşler
    hüzünleri kadar sıcaktır.

    Güllerin de kokmadığı bir zaman vardır.
    Ama bir gül var ki onun sevgi saçan kokusu her zaman vardır. Kokusu
    sevgiden, rengi hasretten bir güldür. O, kalbi hasretle yanmış ama
    sönmemiş,kül olmamış, kor olmuştur ve Allah adini kırmızı gül
    koymuştur.

    Güllerin de seviştiği bir zaman vardır.
    Ama bir gül var ki sustuğu an bile sevgiyi yaşayan bir kalbi vardır.
    Onun
    gülerken bile yaprağında gözyaşı vardır.Ama o gözyaşlarında bile
    sevgiden
    gelen bir sıcaklık vardır.
    Onun gözünde vazolara girmenin bir anlamı yoktur.
    Ama onun hüznünü ve sevincini paylaştığı kır çiçekleriyle arkadaşlığı
    vardır.

    Güllerin de uyuduğu bir zaman vardır.
    Ama bir gül var ki onun geceleri bile kapanmayan gözleri vardır.
    Sevgisi
    gece gündüz yoldadır, duası, kokusu anbean sevdiğine varır.

    Güllerin de solduğu bir zaman vardır.
    Ama bir gül var ki kokusu sevgilinin yüreğine işlemiştir de
    bu yüzden ölümsüzlük sırrına kadem basmıştır.
    Ve onun mezar taşına şu yazılmıştır:

    SEVMEYEN ıNSANLAR ÖLÜR AMA,
    SEVEN GÜLLER SOLMAZ,
    ONLARIN KABRı DE OLMAZ..


    alıntı
     
  18. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BAL_2
  19. BAL_2

    BAL_2 GüLe SevdaLı Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    ßenLi cümLeLeR kuRma ßana ! … yazılarına düşmesin karanlığım… içimdesin kanıyorum…

    beyaz sayfalarına bulaşmasın kirli kanım… sevdim seni… kendime bile itiraf etmekten korkacak kadar sevdim… bu yüzdendi senli cümlelerimi en derinime hapsedişim… bu yüzdendi uzanan elini görmezden gelişlerim… bu yüzdendi “gel” deyişlerini duymamazlık edişlerim…

    Sevdim seni… nedensiz, beklentisiz, gerekçesiz, tanımsız… sevdikçe korktum kendimden… sevdikçe uzaklaştım senden… yeni hayaller, yeni düşler kuramayacak kadar yorgunum… sevme beni, benim bezmişliğim değmesin sıcacık yüreğine…

    Sevme beni, korkuyorum… Alışık değilim bana dair yazılar yazılmasına… Bugüne kadar hep bendim içini döken beyaz sayfalara başkaları adına… Hep bendim satır satır kanayan…Şimdi senin satır aralarında kendi adımı hecelemek hiç görmemem gereken mavi bir düşü anımsatmakta… Bu düşe dalmak istemiyorum… Çünkü biliyorum, her düş karabasana dönüşmeye mahkum… Biliyorum her düş apansız bir uyanışla son bulmakta… Bu düşe dalmak istemiyorum, bu düşten uyanmak istemediğim için…

    Sevme beni, korkuyorum… Bu ruh, bu yürek alışık değil yaralarının sarılmaya çalışılmasına… Ömrümce içimi cam kesikleriyle lime lime edenlere koştum ben… Benden beni çalıp geri vermeyenlere uzandı ellerim yıllarca… Hep bekleyendim, hiç olmadı bekleyenim… Şimdi ne olursa olsun bekleyenim olacaksın biliyorum ama inanamıyorum… Bilip de inanmamanın nasıl olduğunu sorma bana… Yine, ben anlatmasam da beni anlamana sığınıyorum…

    Sevme beni, korkuyorum… O kadar uzun zaman beklentisiz, karşılıksız sevdim ki insanları ve o kadar uzun zaman beklentisiz, karşılıksız sevilmeyi bekledim ki, artık yitirdim inancımı… Artık onlardan biri olmak için kendime rağmen kendimle cebelleşirken çıktın karşıma… Sevme beni, kendime geri dönmemeliyim…

    Sevme beni, korkuyorum… Korkumdan yazmadım sana bunca zaman… Korkumdan içimdesin… Ben’li cümleler olmasın satırlarında….Okuyunca içim içime sığmıyor… Yansımamı sende görmek yüreğimi yakıyor… Sen yazdıkça, çok eskide kalan bir masal belli belirsiz benliğime süzülüyor…

    Sevme beni, korkuyorum… Şimdi zamansızlıklarımda boğuluyorum… Gereksiz meşguliyetler yarattım dünyevi istekler adına… Kaçışımı kolaylaştırsın diye önemli insan rollerine büründüm ahmakça… Kendimi kandırıp, kendimden kaçıp kaybolmanın, yok olmanın, hiç olmanın derdindeyim… “Ben” olarak tutunamıyorum…

    Sevme beni, korkuyorum…

    Sevme beni, “Beni sevme” derken içimi parçalıyorum, içime kanıyorum…

    Sevme beni, hak etmiyorum…


    Sevme Beni....