Gitmek Güzeldir

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve helen tarafından 7 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : helen
  1. helen

    helen Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    58
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Gitmek güzeldir. Kalıp bir sirk maymununa dönüşmektense hayatınızda, kalıp suratımızı boyamaktansa, kalıp "geride kalan her şeye" tahammül etmektense; gidilmelidir.

    Gitmek güzeldir. Güzeldir bütün renklerini yeryüzünün, bütün tadlarını, bütün seslerini,
    bütün iklimlerini, bütün sözlerini, onları bir put belleyenlerin masasına atarak, belirsiz,
    tarifsiz ve kifayetsiz bir 'gidiş'e gitmek. Bütün bu renkler, bu tadlar, bu sesler, bu
    iklimler biraraya gelse dolduramaz, giderken kumda bıraktığımız ayak izlerini. Biz ayak
    izlerinin vatandaşıyız ve aklımızı atıp dünyanın uçlarına ve o akıl duvarlar içinde sekip
    dururken, bir çift ayak haline geliriz.

    Biz bir çift ayağız bebeğim ve olmamamız gereken yerde olmayız. Sana hatırlamak düşer artık, yüzüme çok çok ender yayılan o müthiş gülümseyişimi. Sana hatırlamak düşer, birdenbire, ansızın, mesela bir kazağa dokunurken, mesela bir şey yazarken, mesela koltuğun kenarlarıyla oynarken, hatırlamak düşer bana ait bir an'ı.
    Fakat ben, "bana ait anlar"dan da gitmiş olacağım. Sen "oyalan", dünyanın tadlarıyla, sesleriyle, renkleriyle. Sen başka adamlarda (başka kadınlarda) oyalan. Ve
    karşına çıkan bütün yolları yürü. Senin yolların gitmek için değil, yürünmek içindir. Biz
    bir tek, sırtımızı tanıyan yolları biliriz. Gitmek güzeldir.

    Gitmek güzeldir. Size "hayat" diye sunulan ve sizin "hayat" diye bellediğiniz her şey, ama
    her şey, bizim zihnimizde yeşerttiğimiz, en pis anlarda bile, kırılmasınlar diye üzerine
    eğilip bedenimizi siper ettiğimiz "hayallerimiz" yanında bir oyuncak dahi olamazlar.
    Oyuncaklarınızı seviniz bayan. Oyuncaklarınızla mutlu olunuz. Bu "teneke trampetler" sizin
    için üretildi ve siz "trampetler"in dünyasında, iki taşın birbirine çarparken çıkarttığı
    can yakıcı seslere hasret, bir erkeğin (kadının) kalbini çıkartıp göğe doğru atarken attığı
    naraya yabancı olarak, yaşayınız yaşayabiliyorsanız. Bu boyalı hayatlar, bu kuklalar, bu
    maskeler bize gelmez. Biz, maskeleri tutup kopartmak ve onların arkasındaki suratları ilan
    etmekle yükümlüyüz. Biz yükümlüyüz. Biz hükümlüyüz. Ve kesildi hüküm. Kesilen hüküm
    gitmemizi gerektirir. Ve gitmek güzeldir.

    Gitmek güzeldir. Kalıp bir sirk maymununa dönüşmektense hayatınızda, kalıp suratımızı
    boyamaktansa, kalıp "geride kalan her şeye" tahammül etmektense; gidilmelidir.
    Ayaklarımızdan öğrendik gitmeyi. Sen koşmayı, hoplayıp zıplamayı öğrenirken, biz nesilden
    nesile, babadan oğula, anadan kıza, sessizce, nefessizce, usul usul öğrendik, "yolları
    çatallanan bahçe"leri. Ve her daim, bizi bahçenin dışına atan çatalı tercih ettik. Başını,
    gitmekten korkan bir omza yaslayarak, dolaş mermer fıskiyelerin gölgesinde dolaşabilirsen.
    Biz büyüttük, korkaklar küçültsün seni. Küçültsün seni taklitlerimiz. Söz bizdedir,
    sözümüzün altına kopya kağıdı koyanların dünyasında uyu sen. Uyu sen sakin uykularda. Uyu sen masalların peşisıra. Burada kal ve uyu. Biz gidiyoruz. Gitmek güzeldir.

    Gitmek güzeldir. Ayırdım ipek hışırtılarıyla yolumu. Kuş tüyü yataklar atılmıştır
    zihnimden. Zihnimizde, binlerce güvercinin uçlarından tutarak havalandırdığı camiler
    hışırdar bizim. Zihnimizde, bir kan, kan olmanın bütün halleriyle akar. Zihnimiz
    kurşunların kardeşidir ve ölüm yakışır ölmeyi bilene. Kalp yakışır sevmeyi bilene. Bilmeyen
    için organlardan bir organdır yürek. Al yüreğini bir korkunun içine ser. Garantili hayat
    reklamlarında dolaş biraz. Serinle biraz. Biz ateşe gidiyoruz. Biz cehenneme gidiyoruz.
    Gitmek güzeldir.

    İdris ÖZYOL
     
  2. 7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : helen
  3. helen

    helen Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Kasım 2007
    Mesajlar:
    58
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    İdris Özyol Eleştirilerini acımasız bulduğum bir yazar fakat gitmek gerektiği zaman gitmenin ne kadar acıtsada kalmaktan daha iyi olduğunu çok güzel anlatmış bence.Hayat onurlu yaşadığın sürece anlamlı değilmi sizcede