Gittiniz mi Bayım (II)

Konusu 'Şiir' forumundadır ve CRN_ tarafından 28 Şubat 2010 başlatılmıştır.

    28 Şubat 2010
    Konu Sahibi : CRN_
  1. CRN_

    CRN_ www.************* Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2010
    Mesajlar:
    311
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bayım;

    Konuştuğum dilin ağırlığına çöreklenmişsiniz

    Bende aramayın adınızı

    Bunca gece varken

    Siz sırılsıklam sarılın maviye

    Size söz veriyorum bayım

    Bu şiir bende ki fırtınaları dindirecek

    Yıllara ve çocuklara isimsiz düşecek siniz

    İntiharlar sizin için işlenecek

    Ve bir çığlık gibi kopacaksınız sessizliğimde

    Oysa susmak en çok

    Yağmurları kıskandırmaktı.

    Benim size geç kalışım

    Sizin beni bulamayışınız

    Yırtık bir gecenin afişlere sığdırılması kadar acımasızcaydı

    Göz gözeydik oysa

    Bir kulaç kala vazgeçmiştik “biz” olmaktan

    Kimsesizdik yani!

    Sahi bayım bir çırpıda nasıl yitirilirdi aşk

    Siz ki darmadağın bir çocuğun yüzünde gülüştünüz

    Dinmeyen fırtınanın kopmayan dalgasıydınız

    Bayım, alelacele toplanan düşlerde uyanmayın.

    Yazıyorum bayım

    Susa susa yazıyorum

    Uykular kavisler çizse de yüzümde

    Sizdim bayım!

    Tarifsizdim!

    İsimsiz sokaklarda yarınlarımı aradım

    Siz bayım dudaklarımdaki korkak cümlelerimdiniz

    Dilimde paslı o cümle

    “Ez de hezdıkım”

    Evet, bayım biraz yabancısıydınız

    Ve beklide anlamıyordunuz konuştuğum dili

    Benim lügatim de irkilmişti cümleler

    İşe yarmaz bir ihtimalin,

    Boş avuntusuyla çağırdım sizi

    Yoktunuz!

    Sahi bayım siz hiç beyaz bir sayfa da

    Özlemlerinize karalar çaldınız mı?

    Bu aşk taraflarıma eylemsiz kalıyordu

    Bana mıydı tüm susuşlarınız

    Oysa ben sizi çocukluğuma vermiştim

    Evet, bayım siz hiç avuç dolusu bir yalnızlıkla,

    Baş başa kaldınız mı?

    Çağırsam bir şiirlik gelir misiniz?

    Yâda

    Kirlenmiş bir şirin içinde kalır mısınız benimle?

    Merdiven boşluğunda sallanan,

    Sesiniz koridorlarıma dar geldi

    Oysa benim antrelerimde hep gidişleriniz asılı kalmıştı



    Hiç gelmeyecek misiniz bayım?

    İçimdeki kor hep iblis’e mi yuva olacak?

    Oysa ben sizin için hala cennet kuşatmasındaydım

    Yollara, kilometrelere bile aldırış etmemiştim

    Göz görmezse gönül katlanır tasasındaydım

    Gelseydiniz bayım yüzüme

    Utandırmazdım sizi aynalara

    Adınız hala kahraman mı?

    Kentler…

    Ve

    Adressizlikler boyu sahipsiz misiniz hala?

    Benim sizde kanayan bir yaram olmayacaktı asla

    Ama sizin hep kanatan gidişleriniz olacak

    Mesafeler büyüdükçe,

    Semtler çoğaldıkça…

    üstümüze yazığın gölgesi vurulacak

    Kirpiğimde gündüzler tutuklanacak

    Bayım siz hiç gitmeseniz de

    Ben kaleme, kâğıda yüz çevirsem.

    Ellerinize çocuk masumluğunda kıvrılsam,

    Başımı okşar mısınız anne nezaketliğinde?

    Sahi bayım siz hiç,

    Bir çocuk günahında ezildiniz mi?

    Şimdi bayım

    Size ne desem boş pusulalarda devrilecek aklım.

    Mahrem düşlerimde

    Bir tek sizsiniz yolunu kaybeden.

    Gelmediniz bayım!

    Geç kalınmış bir günde hoşça kalmadınız.

    Bayım

    Siz kulaklarınızı tıkayın

    Ben yerinize duyarım ölüm sirenlerini.

    Sizi mahşerde başıboş görmeyi inanın hiç istemem

    Ellerime bırakın notasız bu ayrılığı.

    Ben bayım sizi bu kadar sevmeseydim

    Siz masal düşlerine kahraman olabilir miydiniz ki?

    Gitmelerinize hala alışamadım

    Ve bayım…

    Ben sizi mavinin kucak açtığı yerde bekliyorum

    Gelmez misiniz?

    Sizi seviyorum desem

    Gitmelerden düşer misiniz usulca kucağıma?

    Sizi aşığım desem

    Sızar mısınız masumca kuytularıma

    Ve işte yine tanıdık o cümle

    Sizi SEVİYORUM bayım.