gülistan masumdur

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve balam tarafından 29 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    29 Şubat 2008
    Konu Sahibi : balam
  1. balam

    balam Guest

    Gülistan'ı usulen evlendirdiler, adına berdel dediler.

    Gülistan gül gibi kız, imam nikâhına boynunu büktü, engelli bir adamla bir ömür geçirecekti, 12 yaşındaydı, ses etmedi.

    Gülistan gül gibi bir kızken anne oldu, gül gibi bir kız bebek dünyaya getirdi, sevdi. Eşi ve ailesi bu işi beğenmedi, erkek adamın hep mi erkek çocuğu olur?

    Sonunda Gülistan kaçtı. Erkek doğuramadığı için eşinden ve ailesinden gördüğü baskılara dayanamadı kaçtı.

    Babalar kızlarını başka sever. Kızlar da babalarını.Gülistan'ın babası berdel bozulmasın diye kızını köye çağırdı. Gülistan'ın babası kızını töreye çağırdı, ölüme çağırdı. Berdele boyun büken Gülistan, babasının boynu bükük dolaşmasına kıyamadı, köye döndü.

    Kardeş can parçasıdır. Oysa, Gülistan'ın abisi kız kardeşini kendi sesiyle ölüme davet etti. "Gel, eşin eşyaları paylaşmak istiyor." Gülistan o evde imam nikahlı eşinin silahından çıkan bir kurşundan kaçtı, diğerleri koluna ve bacağına isabet etti ama Gülistan kaçmayı başardı.

    İnsan canı yandı mı ilkin annesini çağırır, Gülistan da annesine koştu. Annesi Gülistan'ı çeyiz sandığının içine sakladı. Kolalı dantellere, sabun kokulu örtülere uzandı Gülistan, bekledi. Katilleri eve zorla girdi, önce bulamadılar Gülistan'ı, sonra yeniden geldiler ve içerisinde 22 yaşında bir kadın yatan o çeyiz sandığını kalaşnikofla taradılar. Gülistan'ın kanı bembeyaz çeyizini kırmızıya boyadı. Gülistan öldü.

    Tüm bunlar neredeyse bir sene önce oldu, mahkeme sürüyor, sanıkların avukatı Zafer Yaşlı Gülistan Gümüş için demiş ki, “Tabiri caizse kafeste bir kuştur, bunun için 20 avcı olmaz. Burada bazı kişiler namuslarını candan öte görürler. Bu vatan aşkı gibi Allah aşkı gibidir. Bu kadının öldürülmesi basit bir cinayet değildir. Öldürülen Gülistan Gümüş masum değildir.”

    Yaşam hakkından bihaber avukat; Gülistan Gümüş bir kuş değil, çeyiz sandığında çaresiz bekleyen bir kadındı. Can her şeyden ötedir, ne namus, ne vatan aşkı, ne Allah aşkı bir insanı öldürmenin mazereti değildir.

    Gülistan Gümüş masumdur hakim bey...

    Bu memlekette namus belasına kıyılan tüm canlar gibi masumdur ama bu memleket böyle bir hukuk adamı yetiştirdiği için masum değildir hakim bey.

    Uyanın.
    :1no2::1no2::kızgın:
     
  2. 29 Şubat 2008
    Konu Sahibi : balam
  3. balam

    balam Guest

    Berdel Adın Bata

    Kardeştiler sevgi doluydular
    Aynı anadan süt emmişlerdi.
    Sütün kutsallığı vardı dudaklarda
    Birinin adı Ay diğerinin ki Yıldız’dı
    Yeryüzünde parlıyorlardı.
    Zaman rüzgarı esti hoyratça
    Yıldız ışıldadı erkeklerin gözlerinde
    Ay parıldadı yakamoz gibi yüreklerde
    Ay’la Yıldız büyüdüler serpildiler
    Sevgi dolu günler bekliyordu belki de
    Aşkın resmi bir Bahar oldu Ay’da
    Yıldız ise bir bülbül bekliyordu
    Şen şakrak ötüşleriyle aşkı yaşatacak
    Ve Bahar’a varıldı Allah’ın emriyle
    Ay, Bahar’ı hissetti yüreğinde
    Ama en mutlu rüzgarın estiği zamanda
    Bahar’ın Diken kardeşi vuruldu Yıldız’a
    Yıldız diye tutturdu, Bahar’ın görümü olarak
    Kuşlar sustu, güller soldu
    Yıldız’ın gözyaşları sel oldu aktı
    Ama Diken hiç umursamadı bile
    Akacak kan damarda durmaz,dedi.
    Ya benim olursun ya da Bahar
    Elveda der Ay kardeşimin gülümsemesine
    Zaten kalmamıştı Bahar’ın tebessümü
    Bir hasta gibi solmuştu.
    Ata bindirdiler Yıldız’ı
    Gök ağlıyordu gözyaşları süzülüyordu
    Ay gözünü açtı Yıldızın ağıtıyla
    Elveda Bahar yüzlü sevgilim dedi
    Yar olman bana kardeşimin soluşundaysa
    Solgun bir gülün yüzünde açan bir bahar
    Acı verir ancak geleceğin toprağına
    Yıldızın elinden tutar Ay ve yürür
    Aşkını yüreğinin toprak kokusuna saklar
    Hissizleşmiş sivriliğiyle törenin oğlu diken
    Dayanamaz ayrılışına Yıldız’ın
    “Benim olmayanı yar etmem yar diye kimseye”
    Diken zehrini kusar Ay’la Yıldızın üstüne
    Ve Ay gözlerini kapatır tuttuğu eliyle Yıldızın
    Bahar ise solmuştur mevsim sonbahardır
    Sevdalar dökülür yaprak yaprak
    Ayaklar altında çiğnenir hoyratça
    O günden beri her törenin dirilişinde
    Karanlıklar çöker insanlık üzerine
    Kuşların tatlı cıvıltıları matemdedir
    Suskundur doğa suskundur aşk
    Yazıklar olsun töre adın bata
    Söndürdün hayatımızda nice Ay’la Yıldız’ı
    Karanlıklara mahkum ettin hayatımızı.