Gülüşlerimden Öperek Uyandır Beni

Konusu 'Sevgini Haykır' forumundadır ve EU2 tarafından 4 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    4 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : EU2
  1. EU2

    EU2 Guest

    Gülüşlerimden Öperek Uyandır Beni

    Tanyeri ağarırken çiğ taneleri üzerinden şavkını paylaştırdığı zamanlardan sesleniyorum sana.
    Güneşin, karanlıkla aydınlığın üzerine tüllendiğinde "imkansız sevdamı" yolluyorum sana. Durgun
    suyun dibinden görünen beyaz çakıl taşların üzerine adını yazıp sana geliyorum ve bu sevda mektubunu
    kelebeğin kanadında sana yolluyorum.



    Dolunayda çığlık atan bir gecede sevdim seni. Göremesem de gülüşlerini, seher yelinde yapraklarını
    güneşe açan ciceklerin yüreğinde bildim gözlerini. Sırtımı sıvası dökülmüş duvarlara yaslayıp seni
    anlatırım karanlıkla inatlaşan yıldızlara. Her sabah papatyanın ayak uçlarında uykuya dalmış
    ceylanları kaldırıp onlarla nice selamlar yollarım sana…



    Sakın kederlenme sen. Kozasından hayata gülümseyen kelebeğin kirpiklerinde öğüttüm arsız acılarını.
    Çünkü sen, doğan güne umutla uyanmalısın. Ne olur düşünme içinde kanattığın sancılara. Yüreğin irin
    toplasa da ne olur ağlama. Ben sen uyanmadan gül kokulu yağmurlarla yıkarım kanayan dudaklarını.
    Cünkü sen, her soluğunda “ baharları “ solumasın.



    Duası ıslak, yarınları aydınlık cocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim
    dudaklarına acıyı süren ayazları. Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini. Kaç kez iç geçirdim
    alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil, senin gül kokulu terin olmasını
    bilemiyorum…Sen uyanmadan rüzgarı giyinip üzerime, nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları
    bırakmak için.Gelincik tarlalarının üzerinde gezinen çardak kuşlarının kirpikleriyle sildim alnının
    terleyen çizgilerini.



    Beli kırık virgüllerle uzattım senli cümleleri. Susamış karanfillerin dudaklarına sundum ıslak
    kirpiklerini. Ve birazdan tüm şehir uyanacak. Kaldır üzerindeki hüznün ağır yorganını. Pencerelerini
    aç ve hayatı solu bir an. Ilık nefesinden bir yudumunu uzat şehrin titrek tenine. Yüreğinin
    sıcaklığını avuçlarından akıtıp yetim güvercinleri emzir terinle..



    Perdelerini güneşe aralayıp aynalara gülümse. Karanlıklarda ezilmiş bu topal şehir senin varlığında
    ayağa kalksın. Ve güneş ısıtmadan karlı tepeleri, memleketimin mahzun yüklü çocuklarına sevdanın
    umutlarını uzat. Uzat ki ; yetim uçurtmalar karanlık göğü aşıp vuslat yağmurlarını getirsin kurak
    bozkırlara..

    “ Sana baharları getirirken
    Terlemiş yüreğimi
    Ilık nefesinle kurula.
    Sevdanın kundağına sarıp
    Düşlerinde uyut beni.
    Üşüyen tenimi
    Nefesinin sıcaklığıyla sar.
    Avuç içlerinde uyurken
    Gülüşlerimden öperek uyandır beni.