Gulyabani

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 11 Eylül 2010 başlatılmıştır.

    11 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    Hemen hemen her gün birinde toplanılırdı. O eve muhsine hanım gelir öyküler masallar ,başından geçmiş olayları anlatırdı. Yine bir gün toplanılmıştır. Muhsine hanım her zaman olduğu gibi geç gelmiştir.Bu sefer başından geçmiş olan gulyabani hikayesini anlatmaya başlamıştır. Bu olay ilk Muhsine hanımın ilk evlediği kötü dayak atan kocasından ayrılmasıyla başlamıştır.Muhsine hanım yalnız başına sokaklarda kalmıştır. Aile dostu olan Ayşe hanımla karşılaşır. Ayşe hanım Muhsine’ye acır ve ona bir yerde iş bulduğunu söyler. Muhsine bu işe olumlu bakar. Ayşe hanım bir evde hizmetçi olacağını,merak ettiği şeyleri sormaması gerektiğini yani kısaca ağzının sıkı olmasını söyler. Muhsine bu işi kabul eder. At arabasına binerler ve yola koyulurlar. Muhsine evin nerde olduğunu sorar. Ayşe hanım Üsküdar’dan biraz ilerde olduğunu söyler. Bu arada şöför söze karışır ve o evin hanımının deli olduğunu ve evde cinlerin olduğunu söyler.Muhsine bu işten ürperir. Ayşe hanım şöförün sözlerini yalanlar. Muhsine bu işten vazgeçer ama iş işten geçer. Sonunda eve varırlar. Evin içinde iki kişi vardır. bunların biri Arap diğeri ise ruşen’dır. Ayşe hanım abdest alma bahanesi ile ortadan kaybolur. Muhsine o evde kalmaya mecbur olur. Arapla Kalfa Muhsine’ye muska verirler.Ayrıca ona gecelerin beyaz giymesini öğütlerler. Muhsine odasına giderve yatağını hazırlar.Ogece korkudan fazla uyuyamamıştır ve sabah kalktığında yatağını kurduğu yerde bulamamıştır. O sırada kapıda Ruşen abla ve Arap vardır. Muhsine’yi çağırırlar ve ona Ahu Babayı sorarlar. Muhsine ise görmediğini söyler. O gün iş yapmışlardır. Akşam olunca cinlerin tütsülerini yakmış ve şerbetlerini dökmüşlerdir. Musine’ye bazı öğütler vermişlerdir. Yine bir akşam yemeğinden sonra Muhsine bir işi için orta kata çıkmıştır. Kulağına acayip sesler gelmiştir. Bu ne Arap’ın ne de Ruşen Abla’nındır. Muhsine sesin geldiği yöne döğru gitmiştir.Yasak odalardan birine girmiştir. Oranın penceresinden acayip sesler duyulmaktadır. Muhsine bu sesleri dinler.duyulanlar ise acyip acyip tekerlemelerdir.Bu tekerlemeleri bir bayan söylemektedir. Bu bayanın evin sahibi olduğunu anlar. Bu tekerleri zorla cinler söyletiyordur.Bu hanımın ödevidir. Muhsine korkar ve oradan çıkar. Çıkacağı sırada bir ses Muhsine’ye “-ödevine çalış”emrini vermiştir. Muhsine yine o odaya gitmiştir ve bu sefer oradan haykırışlar,bağırmalar duyar. Anlarki Hanımefendi’nin başının büyük belada olduğunu. Hemen Arapla Ruşen Abla’nın yanına gider. Onlara Hanımefendi’nin kötü durumda olduğunu söyler.Onlar hep beraber gitmeye karar verirler. Hanımefendi’nin odasına girerler ama Hanaımefendi’yi göremezler. Muhsine Hanımefendi’nin terliklerini görür. Terlikler ise dolabın yanındadır. Muhsine dolabı açar ve Hnaımefendi’yi görür. Hepsi birlikte Hanım’ı yatağına götürürler. Hanım’a ne olduğunu sorarlar. Hanımefendi ise Gulyabani’nin gel onu korkuttuğunu söyler. Bu arada Muhsine bakar. Onu ilk önce cin olup olmadığını anlamak için duvarda asılı olan duayı elletir. Muhsine’nin cin olmadığını anlar. O arada Samsam gelir ve Hanımefendi ile konuşur. Ne söylediklerini öğrenmek için Arap Hanım’a sorar. Hanım ise herkesin yerine gitmelerini istediğinisöyler ve ayrıca yarın havuz başında toplanılacağını söyler. Bunun üzerine herkes yerine gider. Muhsine yatağını hazırlar ve yatar. Yatıktan birkaç dakika sonra peri düğünü başlar. Muhsine korkmaya başlar. Dolaptan maniler duymaya başlar ve daha da korkmaya başlar. Bu manilere hiç karşılık vermez. Bu manilerde ise cin Muhsine’ye aşkını ilan eder. Dolaptan çıkar.Bu cinin adı Hasan’dır. Muhsine ona baka kalmıştır. çünkü onu çok beğenmiştir. Sabah olunca yatağını toplayıp Arap ile Ruşen’in
    yanına gitmiştir. İş için adamları beklemişlerdir. Adamlar gelir. Adamlardan biri aynı Hasan‘a benzemektedir. Muhsine onun gerçek mi cin mi olduğunu anlamaya çalışır. Çünkü Hasan’ı sevmiştir. Merdiveni götürmek için Hasan Muhsine’den yardım istemiştir. Hasan dün gece Muhsine’nin cininin yanına gelip soyunduğunu söyler. Muhsine bu duruma çok kızmıştır. Ayrıca Muhsine Hasan’a perisinin gelip yatmak istediğini söyler.Bu iki çift birbirlerini sevmişlerdir ve hiç ayrılmamaya karar vermişlerdir. Akşam olunca havuz başına herkes toplanmıştır. Burada herkes sınav olacaktır. İlk önce Hanım sonra Ruşen sonra Kalfa sonra da Muhsine çıkmıştır. Bu sınav çok acayip geçmiştir. Bu sınavdan sonra herkes yerine gider.Burada Hasan’da vardır. Muhsine ile Hasan konuşur. Bu arada bir peri manilere başlar. Hasan dolaba girer.
    Bir zaman sonra peri Muhsine’ye saldırır. Hasan dolaptan çıkıp Muhsine’yi kurtarmak ister. Ama peri bir ıslık çalar ve arkadaşları gelir. Hasan’ı döverler ve giderler. Yarın olur. Muhsine cinlerin tütsüsünü yakmayı unutup,şerbetlerini dökmemiştir.Akşam olur.Kalfay ile Arap Muhsine’ye çok kızar. Muhsine’ye bir şey olduğunu anlayan Arap ile Kalfa Hanım’a üfletmeye götürürler. Hanım’ın yanına varırlar .Ama Muhsine Hasan’a çok üzülüyor ve perilere lanet okuyordu.
    Gulyabani gelir. Koca elini pencereden içeriye sokar. Ama bir silah sesi ile Gulyabani’nin koluna ateş açılır. Ateş açan ise Hasan ile köylülerdir. Gulyabani hareket edemez. Cinler ise yakalanır. Yani maske düşer. Hasan herkesin gözü önünde Gulyabani’yi soydurur. O uzun eller,uzun bacaklar,büyük kafa herşey çıkar.içinden ise çiftlik kahyası Zekeriya Efendi çıkar. Hepsinin maskesi düşer. Sıra eve gelir. Evde ise her şey planlıa yapılmıştır. Bu olayın asıl sebebi ise Hanımefendi’nin malını,mülkünü almaktır.