Güneşin olumsuz etkileri

Konusu 'Güneş kremleri, bronzlaşma' forumundadır ve Cicilikiz tarafından 13 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    13 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  1. Cicilikiz

    Cicilikiz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.972
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayfer Aydın, bronzlaşmak için güneşin altında saatler geçirenlerin karşılaştıkları başlıca sorunlardan birinin, güneş yanıkları olduğunu belirtiyor. Günümüzde deri kanserini artırdığı bilimsel olarak kanıtlanan temel faktörün güneş hasarları olduğunu vurgulayan Dr. Ayfer Aydın, sözlerini şöyle sürdürüyor:

    Kansere zemin hazırlanıyor…[​IMG]


    “Vücudun, güneşten yayılan ultraviyole ışınları nedeniyle kızarıklık, kaşıntı, yara gibi reaksiyonlar vermesi ve bazen de su toplaması, güneş yanıklarının tipik bulguları olarak nitelendiriliyor. Güneş yanıkları, güneş altında uzun süre kalınması nedeniyle, kısa dönemde oluşup, uzun vadede hayatımızı çok ciddi şekilde etkileyebiliyor. Bu yanıklar, özellikle saat 11.00-15.00 arasında, koruyucusuz olarak güneşe çıkıldığında ortaya çıkıyor. Melanositler yani deriye rengini veren pigment hücreleri, güneş hasarı devam ettikçe yani biz güneşlenmeyi sürdürdükçe, fazlalaşıyor. Bronzlaşmanın kalıcı hale gelmesi, güneş lekelerinin oluşmaya başlamasının en önemli nedeni. Yılların hasarı ile artık melanositlerin sayısının artması yeterli gelmez oluyor. Bu durumda da, deri kendini kalınlaştırarak hücreleri koruma altına alma görevini devralıyor, işte bu şekilde oluşan alanlar, kanser öncülü alanlar niteliği taşıyor.”

    Yoğurt sürmek hiçbir işe yaramaz…

    Güneşe çıkmadan yarım saat önce en az 50 faktörlü koruyucu krem sürmenin ve bu kremi sık sık yenilemenin şart olduğunu belirten Dr. Aydın, güneş yanıklarına maruz kalındığında yapılması gerekenleri şöyle sıralıyor:



    * Sıvı kaybedildiği için kaybedilen sıvının yerine konması gerekmektedir. Bu sıvı, hem ağız hem de damar yolu ile verilmelidir.
    * Bol soğuk su ile yıkanmak, önemlidir.
    * Buz uygulanacaksa, direkt uygulamadan kaçınmak gerekir. Bu uygulama, buzlar bir havluya ya da beze sarılarak yapılmalıdır. Aksi takdirde buz, yanığı artıracaktır.
    * Geçmişte insanların yanık üzerine uyguladıkları yoğurt ve diş macunu gibi maddelerin hiçbir faydası bulunmamaktadır. Bu nedenle bu tür gereksiz uygulamalardan kaçınmalısınız.

    Solaryum lekeleri tetikliyor…

    Doktor Ayfer Aydın, ultraviyole ışınlarının derinin yaşlanmasının yanında, deri kanserine ve deride düzensiz lekelerin oluşmasına da yol açtığını söylüyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “Güneş lekeleri özellikle yüz, göğüs ve kollarda görülen ve yıldız şeklinde olan kahverengi lekelerdir. Bu lekeler, melanositlerin hücreleri korumak için çoğalması ile oluşmaktadır. Güneş ışınlarına maruz kalındıkça, lekelerin renklerindeki koyulaşma artmaya başlar. Bu lekeleri tetikleyen etkenler arasında, güneş ışınlarının yanı sıra solaryum da bulunmaktadır. Güneş lekelerini kişinin hormonal dengesi, genetik özellikleri, yeme-içme düzeni ve kullandığı ilaçlar da etkiler. Leke açıcı kremler, kimyasal peeling ve lazerle leke açma, bugün için güneş lekelerinin tedavisinde kullanılan en etkili yöntemlerdir. Bir kez daha belirtmek gerekir ki; her şeyden önemlisi, kişinin bilinçli olması ve güneş altındayken koruyucu kullanmayı İhmal etmemesidir. Ayrıca, güneş altında uzun saatler geçirilmemelidir”.
    Vücudumuzdaki benlerin görüldüğü kadar masum olmayabileceğini belirten Dr. Aydın ekliyor: “Bazı benlerin kanserleşme eğilimini artıran en önemli faktan güneş hasandır. Ancak cildimizde gördüğümüz her koyu renkli oluşum, ben değildir. Güneş hasarı nedeniyle kahverengi-siyah renkte ve deriden kabarık, çok sayıda oluşum meydana gelebilir. Bunlardan bazıları kanser öncülü lezyonlar olabilir.

    Güneş yanığı nasıl anlaşılır?

    * Vücudunuz ısınmaya başlar.
    * Yanma hissi ile birlikte, kızarıklıklar oluşur.
    * Kızarıklıklarla birlikte, yer yer içi su dolu kesecikler meydana gelebilir.
    * Bu tabloya baş ağrısı, mide bulantısı, baygınlık hissi gibi birtakım belirtiler de eklenebilir