Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı)

Konusu 'Yazarlar' forumundadır ve seaBahAR tarafından 3 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    3 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238

    Halikarnas Balıkçısı

    [​IMG]

    Halikarnas Balıkçısı 1890 Girit doğumlu, asıl adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan, Bodrum'a olan âşkı ile tanınan ünlü Türk roman ve hikâye yazarı.13 Ekim 1973 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

    İlk öğrenimini Büyükada Mahalle Okulu'nda orta ve liseyi Robert Kolejinde 1907'de tamamladı. Denizci olmak istemesine rağmen ailesinin ısrarı ile İngiltere'ye gitti. Londra ve Oxford Üniversitelerinde Çağdaş Tarih öğrenimi gördü. Döndükten sonra Resimli Ay, Resimli Hafta, Diken, İnci gibi dergilerde yazıları, çevirileri ve karikatürleri yayımlandı. Cumhuriyet öncesinde babasını vurmakla suçlanıp 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kısa sürede aftan yararlanıp serbest kaldı.

    13 Nisan 1925 tarihli "Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmağa Nasıl Gİderler" başlıklı öyküsünden ötürü İstiklal Mahkemeleri'nde yargılandı. Ali Çetinkaya tarafından idama mahkum edilmek istendiyse de, dayısı Nedim Bey'in ricası üstüne Kılıç Ali Bey'in devreye girmesiyle kalbentlikle Bodrum'a (Karia çağındaki adı Halikarnas'tır) sürüldü. 3 yıl süren cezası 1924'te sona erdi. Cezasının son yarısını İstanbul'da tamamladıktan sonra, çok sevdiği insanları ve doğal güzellikleriyle kaynaştığı Bodrum'dan uzak kalamadı ve Bodrum'a yeniden dönüp yaklaşık 25 yıl kaldı. Halikarnas Balıkçısı takma adını kullanarak balıkçılık, süngercilik yaptı.

    1926'dan sonra deniz hikâyeleriyle tanındı. Konularını Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi kıyı ve açıklarında gelişen, denize bağlı olaylardan çıkardı. İçinde yaşadığı, en küçük ayrıntılarına kadar bildiği hür ve asi denizi, kaderleri denizin elinde olan balıkçıları, dalgıçları, sünger avcılarını ve gemileri zengin bir terim ve mitologya hazinesinden güçlenerek, denize karşı sonsuz bir hayranlıktan gelen şiirli, yer yer aksayan, ama sürükleyip götüren bir anlatımla hikâye ve romana geçirdi.
    Yazı ve düşünceleriyle Azra Erhat gibi döneminin önemli aydınlarını etkilemiş bir kişi olarak, çeşitli dillerden yüz kadar da kitap çevirmiş olan ve kendi eserlerinin sonraki baskıları yapılagelen Halikarnas Balıkçısı'na, Kültür Bakanlığınca 1971 Devlet Kültür Armağanı verilmiştir.

    Geniş bibliyografyası Yeni Yayınlar dergisinin Ekim 1974 sayısındadır. Bütün Eserleri Bilgi Yayınevi'nce toplanıp yayımlanmaktadır.

    Cevat Şakir Bodrum'da yaşadığı dönemde arkadaşları ile ilk Mavi Yolculuk fikrini ve uygulamasını gerçekleştirmişlerdir. Bu mavi yolculuklarda yanlarına aldıkları şeyler: Peynir, su, istanköy peksimeti, tütün ve rakı idi. Mavi yolculukta gazete okumaz radyo dinlemezlerdi. Amaç dünyadan kaçmak ve medeniyetten uzak olarak kafayı dinlemektir. Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı. Oysa ki bugün yapılan mavi yolculuklarda her türlü lüks mevcuttur. Bu yolcuklar yazarın edebî eserlerini de büyük oranda etkilemiştir.

    1947'de yerleştiği İzmir'de yazarlık ve turist rehberliği yaptı. 13 Eylül 1973'te İzmir'de vefat etti. Vasiyeti üzerine naaşı Bodrum'a gömüldü.


    Eserleri :
    Ege Kıyılarından (1939)
    Merhaba Akdeniz (1947)
    Ege'nin Dibi (1952)
    Yaşasın Deniz (1954)
    Gülen Ada (1957)
    Ege'den (1972)
    Gençlik Denizlerinde (1973)
    Parmak Damgası (1986)
    Dalgıçlar (1991)
    Gündüzünü Kaybeden Kuş
    Deniz Gurbetçileri
    Aganta Burina Burinata (1945)
    Ötelerin Çocuğu (1956)
    Uluç Reis (1962)
    Turgut Reis (1966)
    Deniz Gurbetçileri (1969)
    Anadolu Efsaneleri (1954)
    Anadolu Tanrıları (1955)
    Mavi Sürgün (Anıları, 1961)
    Anadolu'nun Sesi (inceleme, 1971)
    Hey Koca Yurt (1972)
    Merhaba Anadolu (1980)
    Düşün Yazıları (1981)
    Altıncı Kıta Akdeniz (1982)
    Sonsuzluk Sessiz Büyür (1983)
    Çiçeklerin Düğünü (1991)
    Arşipel (1993)


    Eleştirmen Fethi Naci yazma tutkusu bakımından Sait Faik’e benzettiği Halikarnas Balıkçısı’nın yazmasa deli olacağı şeyleri yazdığını söylüyor: “Denizin güzelliği, insanların iyiliği... ve insanların çirkinliği, kötülüğü! Onu yazma eylemine iten budur; yoksa roman kurgusuymuş, romana özgü hareketler yaratarak bu hareketler içindeki kişileri geliştirmekmiş umurunda değildir.”


    -İnternet kaynaklarından derlenmiştir-