Halit Fahri Ozansoy şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve *Lila*^^ tarafından 20 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  1. *Lila*^^

    *Lila*^^ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Anadolu Akşamı

    Bir mektup parçası
    Sevgilim, ne kadar hüzünlü bilsen
    Bu ölgün akşamın ölgün bestesi,
    Uzak tepelerden, dağlardan esen
    Aşina olduğum rüzgarın sesi.

    Gölgeler içinde ağaçlar yorgun,
    Her tarafta yetim bir tevekkül var.
    Sanki fısıldıyor Anadolu'nun
    Uyuyan ruhuna ninniler rüzgar.

    Sürüler iniyor karşı bayırdan,
    Günün son ışığı vurmuş dereye.
    Bir Muğla türküsü yükseldi kırdan:
    "Ayşem, aygın baygın Ayşem, nereye?"


    Halit Fahri Ozansoy |
     
  2. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  3. *Lila*^^

    *Lila*^^ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Sulara Dalan Gözler

    Gözlerim daldı gitti bir rüya denizine,
    Sularda uzun uzun baktım ayın izine
    Dedim: Yirmi yaşımın ay ışığı değil bu,
    Hani başım düşerdi bir sevgili dizine.

    Sular gene o sular, kıyı gene o kıyı,
    Gene çamlar dinliyor uzaktan bir şarkıyı,
    Ah artık görmüyorum eridi mi ne oldu?
    İri yeşil gözlerde gördüğüm pırıltıyı!


    Halit Fahri Ozansoy
     
  4. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  5. *Lila*^^

    *Lila*^^ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Balkonda Saatler III

    Arka mahallelerde kızgın bir yaz öğlesi!
    Tabak tıkırtıları duyuluyor evlerden...
    Uzakta bir satıcı, yahut çocuk sesi...

    Susuzluktan bunalmış uçamazken serçeler,
    Tozlu sokaklar gibi tutuşup alevlerden
    Bodur ağaçlar ile bomboş kalmış bahçeler!

    İşte karşıkini de güneş çerçeveledi:
    Demin duvar dibinde uyuklayan bir kedi
    Sıyrılıyor yavaşça mutfağın loşluğuna...

    Bayıltıyor hararet otu, taşı, böceği;
    Fazla güneş içmiş de ortada ayçiçeği
    Ayaküstü uğramış ışık sarhoşluğuna!


    Halit Fahri Ozansoy



    Balkonda Saatler XII

    Ay bir lotüs, kocaman...düşmüş bir berraklığa...
    Gök parlıyor durgun bir göl gibi saf ve şeffaf.
    Işık dalgalarıyla yıkanıyor her taraf.

    Ay, balkonda başını dayadı parmaklığa
    Uyuyor...Uzakta bir saat çaldı: Bir...iki!...
    Billûr bir hıçkırıktır bu sesin içindeki.

    Ay, ışıkla süsleyip örümcek ağını
    Minyatür bir cibinlik astı dışardaki cama.
    Ses yok...yalnız yukarda, damda bir miyavlama!

    Ay, odaya düşürdü solgun bir yaprağını:
    Lambasız bir masanın üzerinde şimdi süs
    Bir vazonun içinden parıldayan bu lotüs.


    Halit Fahri Ozansoy
     
  6. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  7. *Lila*^^

    *Lila*^^ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Denizde Ay

    İndi solgun ve ılık
    Ay ışığı denize
    Bal rengi bir tatlılık
    Çöktü gözlerinize.

    Baktınız uzun uzun
    Bu sulara baktınız,
    Sulara ruhunuzun
    Tadını bıraktınız!

    Bu tatla aydınlanan enginlere aktınız!


    Halit Fahri Ozansoy
     
  8. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  9. *Lila*^^

    *Lila*^^ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Marmara Geceleri

    Solgun parıltılarla Marmara'ya dair
    Serpildiği geceler, suların billûr
    Müsikîsi dağılır tenhâ sâhile.
    Hıçkırıklar duyulur uzaktan bile.

    Vücüduna beyaz bir maşlah bürülü,
    Elinde bir sararmış menekşe gülü,
    Gezer çamlar altında hasta bir kadın;
    Baş örtüsü, göğsünde bir tül kanadın
    Bir damla ay süzülür kirpiklerine.

    Haber sorar yavru bir bülbül eşinden,
    Bir ud sesi yükselir bir şehnişinden:
    Sonra bütün yalılar rüyâya dalar.
    Açıklarda beliren sessiz adalar.

    Hizasını geçerek biraz ilerde
    Ziyâlarla öpüşen yelkenlilerde
    Bu rüyânın firâri, çılgın kuşları!
    Ziyâların sularla der-âguşları
    Uzayarak bîr müddet geçer aradan.

    En nihayet çekilirdi ay Marmara'dan:
    Eser karşı ufuktan hafif bir meltem;
    Bahçelerde çekerken güvercinler dem,
    Tekrar eder sahilin şâir suları
    Billûr müsikisiyle bu hû hûları...

    Halit Fahri Ozansoy
     
  10. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  11. *Lila*^^

    *Lila*^^ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Vatan Destanı

    O kadar dolu ki toprağın şanla,
    Bir değil, sanki bin vatan gibisin.
    Yüce dağlarına çöken dumanla
    Göklerde yazılı destan gibisin.

    Hep böyle bulutlar içinde başın,
    Hilâli kucaklar her vatandaşın.
    Geçse de asırlar, tazedir yaşın,
    O kadar leventsin, fidan gibisin.

    Çiçeksin, bayılır kuşlar kokundan,
    Her dalın bir yay ki zümrüt okundan
    Müjdeler fısıldar Ergenekon'dan:
    Bu sese gönülden hayran gibisin.

    Ey bütün cihana bedel Türkeli,
    Açtığın cenklerin yoktur evveli.
    Tarih bir nehir ki coşkundur seli.
    Sen ona nisbetle, umman gibisin.

    Bir yandan hep böyle taştın, köpürdün,
    Bir yandan cefalı bir ömür sürdün,
    Fakat ne derece ezildinse dün.
    Şimdi gene tunçtan kalkan gibisin.

    Bir insan nihayet kemikle ettir,
    Bu et, bu kemiğe can hürriyettir.
    En büyük hürriyet Cumhuriyettir,
    Demek şimdi sen bir cihan gibisin.

    Ey ana toprağı, ey Anadolu,
    Açıldı önünde terakki yolu.
    Hamdolsun her yanın bereket dolu,
    Cennette bir yeşil meydan gibisin.

    Yeni bir ay ördün al bayrağına,
    Girdin en sonunda irfan bağına,
    Medeni hayatın nur ırmağına
    Ezelden susamış ceylan gibisin.


    Halit Fahri Ozansoy