hamilelerin kaçınması gereken yiyecekler

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve minta tarafından 26 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    26 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : minta
  1. minta

    minta Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Mart 2007
    Mesajlar:
    158
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hamilelerin kaçınması gereken yiyecekler

    Dengeli beslenmek hayatın tüm dönemlerinde önemli, hamilelikte ise şarttır. Gelişmekte olan bebeğiniz temel bazı besinler, vitaminler ve minerallere ihtiyaç duyar. Yiyeceklerin çoğu güvenli olmakla birlikte, hamilelik sırasında kaçınılması gereken bazı yiyecekler de mevcuttur.

    Çiğ Et: Koliform bakterisi, toksoplazma ve salmonella bulaşma riskinden dolayı sushi, pişmemiş deniz mahsulleri, az pişmiş et ve tavuktan kaçınmak gerekir.

    Salam-sucuk-sosis ve sakatat: Bu gibi yiyecekler düşüğe yol açan Listeria bakterisi bulaşmasına neden olabilmektedir. Listeria plasentadan geçebilmekte ve bebeğe bulaşarak enfeksiyona ve hayati tehlike yaratan kan zehirlenmesine neden olabilmektedir. Hamileyseniz ve bu yiyeceklerden yemek istiyorsanız, yemeden önce buhar çıkarana kadar ısıtmaya özen gösterin.

    Karaciğer: Karaciğer içerdiği A vitamini miktarından dolayı tehlikeli olabilmektedir. Fazla miktarda A vitamini anne karnındaki bebek açısından bazı risklere yol açmaktadır. Bu nedenle hiç karaciğer yememek en güvenli yol olacaktır.

    Civa içeren balıklar: Yüksek düzeyde civa içeren balıklardan kaçınmak gereklidir. Genellikle iri tuzlu su balıklarının daha fazla civa içerdiği söylenebilir. Konserve ton balığı güvenli olmakla birlikte hafta bir küçük kutudan fazlasını yememelisiniz. Hamilelik sırasında civa alınması bebekte gelişim geriliği ve beyin hasarı ile ilişkilendirilmektedir.

    Kabuklu deniz mahsulleri: Deniz mahsulleri kaynaklı hastalıkların çoğuna istiridye ve midye gibi az pişmiş, kabuklu deniz mahsulleri neden olmaktadır. Pişirmek bazı enfeksiyon türlerini önlese de, enfeksiyon riskini tamamen yok edememektedir.

    Çiğ yumurta: Salmonella riski nedeniyle çiğ yumurta veya çiğ yumurta içeren herhangi bir gıdadan kaçınmak gereklidir. Bazı salata sosları, mayonez, evde yapılan dondurmalar çiğ yumurta ile hazırlanmış olabilmektedir.

    Pastörize sütten yapılmayan peynirler: Pastörize sütten yapılmayan peynirler düşüğe neden olan Listeria bakterisi bulaştırabilmektedir. Listeria plasentadan geçebilmekte ve bebeğe bulaşarak enfeksiyona ve hayati tehlike yaratan kan zehirlenmesine neden olabilmektedir. Pastörize sütle yapılan peynirleri ise güvenle yiyebilirsiniz.

    Pastorize edilmemiş süt: Pastörize edilmemiş süt de Listeria isimli bakteriyi içerebilmektedir. Listeria plasentadan geçebilmekte ve bebeğe bulaşarak enfeksiyona ve hayati tehlike yaratan kan zehirlenmesine neden olabilmektedir. İçtiğiniz sütün pastorize edilmiş olduğundan emin olun.

    Kafein: Pek çok araştırma ölçülü miktarda kafein alımının sorun yaratmadığını gösterirken, kafein alımının düşükle ilişkili olabileceğini gösteren araştırmalar da mevcuttur. Bu nedenle düşük riskini azaltmak amacıyla birinci trimesterde kafeinden kaçının. Genel bir kural olarak hamileliğin ilerleyen dönemlerinde günlük kafein alımı en fazla 300 mg. ile sınırlandırılmalıdır. Kafein diüretiktir, yani vücuttan sıvı atılımını kolaylaştırır. Bu da su ve kalsiyum kaybına neden olabilir. Kafeinli içecekler yerine bol bol su, meyve suyu ve süt içmeniz önemlidir. Bazı araştırmalar yüksek miktarda kafeinin düşük, erken doğum, düşük doğum ağırlığı ve bebeklerde çekilme semptomları ile ilişkili olduğunu göstermektedir.

    Alkol: Hamilelikte güvenli olarak kabul edilen bir alkol miktarı yoktur ve bu nedenle hamilelikte alkolden kaçınılmalıdır. Anne karnındaki bebeğin alkole maruz kalması bebeğin sağlıklı gelişimini etkileyebilmektedir. Alınan alkolün miktarı, zamanı ve alkol kullanım tarzına bağlı olarak hamilelikte alkol tüketimi Fetal Alkol Sendromuna veya başka gelişimsel sorunlara yol açabilmektedir. Emzirme döneminde de alkolden kaçınılmalıdır. Küçük bir bebeğin alkole maruz kalması bazı riskler getirir ve alkol anne sütü yoluyla bebeğe de geçer.

    Yıkanmamış sebzeler: Evet sebzeler güvenle yenebilir ve hamilelikte de bol bol sebze tüketmeniz gerekecek. Ancak toksoplazma riski nedeniyle sebzelerin çok iyi yıkanmasına özen göstermelisiniz.

    Bitkisel ilaçlar/çaylar: Doktorunuza danışmadan hiçbir şey almayın. Bazı bitkiler rahimde kasılmalara neden olabilmektedir.
     
  2. 26 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : minta
  3. boxsxver

    boxsxver Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2007
    Mesajlar:
    48
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bilgiler için saol
     
  4. 26 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : minta
  5. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    arkadaşlar fazla havuç da yemeyin...hamilelikte alınan fazla A vitamini bebeğiniz için çok zararlı olabilir...gelişim sorunlarına yol açıyor...
     
  6. 18 Aralık 2011
    Konu Sahibi : minta
  7. bilgililgili

    bilgililgili Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.379
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    çok güzel bir yazı olmuş, paylaşım için teşekkürler
     
  8. 31 Mart 2013
    Konu Sahibi : minta
  9. elifnil58

    elifnil58 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    2.229
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Havucun faydaları

    Havucun özelliği bileşimindeki karoten yani provitamin A’dır. Bu vitaminin eksikliğinde gece görmek güçleşir, cilt kurur, yüzde zamansız çizgiler belirir, koku alma duyusu zayıflar. Mide özsuyu eksikliği, ağızda kuruluk, saçta kuruluk ve kırılma gibi belirtiler de olasılıkla A vitamini eksikliğinden meydana gelir. Günde 1 bardak havuç içmekle bütün bu rahatsızlıklar ortadan kalkar.

    Havuç ayrıca sinir sistemi için gerekli olan B1, B2 ve C vitaminlerini de içerir. Karaciğer-safra kesesi yetersizliğinde özellikle havuç tavsiye edilir. Gut hastalığından yakınanlar ve romatizmalılar da bu sebzeden yararlanabilirler.

    Çiğ havuç rendesi (püre halinde) yanıklara ve abselere iyi gelir. Dişleri yeni çıkmakta olan bebekler çiğ havucu (çubuk halinde kesilmiş) emzik gibi çiğnediklerinde dişlerin çıkması kolaylaşır. Havuç nefes darlığına da yararlıdır.

    Hamile bayanların bol miktarda havuç yemesi tavsiye edilir.

    Bebekler için anne sütünden sonra en kıymetli besin havuçtur.

    Emziren kadınların sütünü çoğaltır ve zenginleştirir. Anne ve bebeğin dişlerini kuvvetlendirir, görme gücünü artırır. Yanıkları, dış ve iç yaraları iyileştirir.

    Havuç, düzenli olarak yenildiğinde, sigara içen kişileri de içermek üzere, bedenin akciğer kanserine yakalanma riskini aza indirgemektedir.
    Ayrıca havucu sık ve bol tüketen kişilerin gırtlak, mesane, rahim, kalınbağırsak, prostat ve yemek borusu kanserlerine yakalanma riski yüzde 50, menopoz dönemi sonrası kadınlarda göğüs kanserine yakalanma riskinin de yüzde 20 oranında azaldığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

    Havuç aynı zamanda börek beyin ve kalp damarlarının düzenli çalışmasına yardımcı olur.

    Hücrelerin canlanmasında ve çoğalmasında olumlu etkisi vardır. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Bağırsakları çalıştırır, yara ve iltihabını çabucak iyileştirir. Sarılığa, ergenlik sivilcesine, ses kısıklığına iyi gelir.

    Düşük bir (35) glisemik endeksine sahiptir. Bu sebeple zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır. Ancak çiğ olarak tüketilmelidir, rendelenerek salata şeklinde tüketilebilir.

    Havuç olgunlaştıkça şeker oranı da azalır. Havucun kendine has rengi ne kadar güçlü ise içerdiği beta-karoten maddesi de o kadar fazla olmaktadır.



    HAVUÇ DAHA NE KADAR FAYDALI OLABİLİR Kİ!
     
    WOLFROG bunu beğendi.