Hamilelik Öncesi Doğurganlık Testleri

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve Adivar tarafından 1 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    1 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler, anne ya da baba olup olamayacağını yaptıracakları bazı testlerle öğrenebiliyorlar. Erkekte spermiyogram, kadında ise hormon testleri ile doğurganlık düzeylerinin ne olduğunu biliyorlar.


    Kadın ve erkeklerin doğurganlık kapasiteleri bir çok nedene bağlı olarak değişebiliyor. Bir kadın her ay yumurtlayıp hamile kalabiliyorken, diğer bir kadın hiç hamile kalamayabiliyor. Bu erkekler için de geçerlidir. Spermin sayısı, yapısı ve hareketliliği doğurganlık seviyesini etkiliyor. Burada bilinmesi gereken şey, çocuk sahibi olmak için tek başına bir kadının doğurganlık kapasitesinin yeterli olmadığıdır. Çocuk olmaması durumunda erkekle kadının birlikte testlere girip değerlendirilmelerin ona göre yapılması gerekmektedir.

    Genelde, bu testler çocukları olmayan çiftler için uygulanmaktadır. Ama günümüzde bir çok uzman yeni evli çiftlere de bu testlerin uygulanmasını istemektedir. Nedeni ise, çiftlerin doğurgan olup olmadıklarını bilmeden, doğum kontrol yöntemlerini yıllarca boşu boşuna kullanmalarıdır. Doğurganlığı çok az olan ya da hiç olmayan bir kadının aylarca doğum kontrol hapı yutması ya da aşı olması gereksizdir.

    Çiftler genellikle bebek sahibi olmaya karar verene kadar doğurganlıkları ile ilgilenmezler. Bebek istedikleri anda yapılan çalışmalar eğer bir seneyi geçmiş ise, kısırlık söz konusu olabilir. Hatta bunu iki ya da üç sene deneyenler ve sonuç alamayanlar bile vardır. Bahsedilen testleri yapmak için doktora gidilir. Oysa yıllarca bunu bilmeden yaşamışlar ve çocuk istemedikleri için korunmuşlardır. Karar verdiklerinde ise çok geç kalınmış olabilir. Üstelik kullanılan kontrol hapları da bu durumu daha olumsuz yönde etkilemiş bile olabilir.

    Kadınlarda yaş ilerledikçe yumurta rezervi azalır. Erkekte ise, sperm üretimi ve kalitesi düşer. Bunlar genetik olduğu kadar yaşam şartlarına da bağlıdır. Kaliteli beslenme, stressiz ortamlarda çalışma, sigara ve içki gibi kötü alışkanlıklardan uzak durma, düzenli spor yapma doğurganlığı olumlu yönde etkilemektedir.

    Kişinin doğurganlığını saptamak yüzde yüz değildir ama bazı küçük yöntemlerle doğurganlık potansiyeli anlaşılabilmektedir. Yeni evli ya da bebek düşünmeye başlayan çiftlerin doğurganlıklarını etkileyen bazı kriterleri bilmesi gerekir. Bu kritelerler varsa ve yaşanıyorsa, doğum kontrol yöntemlerinden önce ya da bebek yapmaya başlamadan doktora görünmekte fayda vardır.

    Kadınlar için
    Düzensiz ve ağrılı adet görme
    Aşırı tüylenme ve sivilcelenme
    Göğüslerden süt gelmesi
    Önceden geçirilmiş genital rahatsızlıklar
    Genital sistemde yapılmış cerrahi işlemler
    Radyoterapi ya da kemoterapi tedavisi görme
    Şeker hastalığı olanlar
    Organlarında sistemsel bozukluk yaşama

    Erkekler için
    Vücutta aşırı kıllanma
    Çocuklukta fıtık ameliyatı geçirme
    Genital sistemde enfeksiyon tedavisi
    Çocuklukta ateşli bir hastalık geçirme
    Kimyevi maddelere maruz kalma
    Radyoterapi ya da kemoterapi tedavisi görme
    Meni miktarının az ya da hiç olmaması
    Genital yapıda bozukluk

    Çocuk sahibi olabilmek için gerekli olanlar; sperm, yumurta, bunların birleşmesini sağlayacak anatomik ortam ve rahim. Doğurganlık testleri de bunlara bağlı olarak yapılıyor. Erkekte sperm testi ile spermin kalitesine bakılıyor. Hareketliliği, yapı bozukluğu, hacmi, yoğunluğu araştırılıyor. Kadınlarda ise testler daha detaylı. Adet döneminde yapılan kan testi ile yumurtalıktaki yumurta rezervi tespit ediliyor ve ostrojen, prolaktin, troid hormonlarına bakılıyor. Ayrıca, evli olup bebek düşünen kadınlarda tüplerin açık olup olmadığı kontrol ediliyor. Daha sonra da yumurtlamanın olup olmadığına bakmak için bir kan testi daha yapılıyor.

    Yapılan bu testlerle, bir çok kadının hormonal düzensizliği ya da yumurtlamada sorun yaşayıp yaşamadığı anlaşılıyor. Aynı şekilde erkekde de bir problem varsa ortaya çıkıyor. Bu şekilde erken teşhisle tedavi çok geç olmadan uygulanabiliyor. Ayrıca bebek öncesinde bilinçli korunma da sağlanmış oluyor.
     
  2. 1 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  3. richberry

    richberry Guest

    çok güzel acıklamıssınız sagolu