hayal etmek

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve xsxulem tarafından 4 Ekim 2006 başlatılmıştır.

    4 Ekim 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    Hayatınızda nelerin şuan olduğu gibi olmamasını isterdiniz? Ya da neleri yapmamış(yapamamış ) olmanın sıkıntısını yaşıyorsunuz içinizde? Hayatta istediklerinizi yapmak için elinizden geleni yapıyor musunuz? Yoksa çok düşünmeden,hayal etmeden idareten mi yaşıyorsunuz?

    “Hayal et- hisset-azmet- sonuçlandır”

    “Gençlik dönemlerimde elime mikrofon olarak tarak alırdım ve evde sanki bir konser alanındaymışım gibi düşünerek şarkılar söylerdim. O zamanlarda bunu hayal etmek benim için çok önemliydi” demişti İzel bir röportajında. Farkında mısınız ne kadar çok hayal ürünüyle yaşıyoruz? Yanımızdan ayırmadığımız cep telefonlarımız, iş hayatımızda en çok gereksinim duyduğumuz dizüstü bilgisayarları mız, beğendiğimiz filmler, bindiğimiz arabalar… Tüm bunlar bir zamanlar birilerinin hayalleriydi aslında. Bizlerin bu “gerçeklerle” tanışmamız birilerinin “hayalleri” sayesinde oldu.
    Öğretmen, mühendis, bekçi, eczane kalfası, şarkıcı, manken… Hangi mesleği yapıyor olursanız olun eğer yaptığınız işe dair hayalleriniz yoksa siz sadece “işler yürüsün” diye ordasınız demektir ve size hayallerinizi gerçeğe dönüştürecek bir işinizin olması için ikinci bir hayat verilmeyecek.
    Hayallerinde bir çocuk yuvası işletmeye, çocukların nasıl eğlendirilmesi gerektiğine aynı zamanda küçük yaşlarda iyi eğitim almalarının ne kadar önemli olduğuna yer veren ve konu çocuklarla vakit geçirmek olunca içinden adeta bir şeyler kopan bir makine mühendisi düşünün. İyi eğitimli ve işleri takip eden ancak makine mühendisliğine dair hayaller kurmayan bu kişi “yeterli” bir mühendis olabilir. Ancak “mükemmel” bir çocuk yuvası işletmecisi olacağı kesindir.
    Sizin gerçekleşmek üzere kurduğunu hayalleriniz ne peki? Yoksa hayal ederken içinize bir şeylerin sığmadığını fark ettiğiniz hayallerinizi gerçekleşmemeye mi mahkûm ediyorsunuz? Yaptığınız işin daha iyi nasıl yapılacağına dair hayalleriniz var mı? Siz sadece orda işler yürüsün diye mi bulunuyorsunuz?

    “Şampiyon olmadan önce aklımda hep alkışlar vardı. Kendimi şampiyon gibi hissederdim ve ringe hep şampiyon olarak çıkardım.” Muhammed Ali’nin bu sözü aslında ne kadar güzel vurguluyor hayallerimizi içimizde yaşatmamızın ve onları “hissetmemizin” önemini. Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek istiyorsanız ilk olarak kendiniz bunu sindirmeli ve onları kendi içinizde yaşatmalısınız. Hayallerinizin sadece hayal olarak kalmasını istemiyorsanı z onları içinizde hissetmeli ve onlara ulaşma enerjisini içinizde yaşatmalısınız. Bugün bulunduğunuz konum her ne olursa olsun eğer hayalleriniz varsa ve onları damarlarınızda hissedebiliyorsanı z, içinizde onlara ulaşma azmini koruyabiliyorsanı z bir gün mutlaka onları gerçeğe dönüştürebilirsiniz demektir.
    Tolstoy’un dediği gibi “İnsanları bugün bulundukları konuma göre değil, göz diktikleri mevkiye göre değerlendirmek gerekir.”
    Hissetmediğiniz duygularınızla bağlanmadığınız bir inanç sistemi olabilir mi? Peki ya inanmadığınız bir işi başarabilir misiniz?

    Tutkuyla bağlandığınız bir hayaliniz var ve artık yapmanız gereken şey “azmetmek”. Çıktığınız başarı yolculuğunda önünüze çıkan engellerle yılmadan mücadele etmek ve içinizde yaşattığınız o sonuca ulaşabilmek. Kimse size bu yolun kolay ve eğlenceli olacağını vaat edemeyecektir. Zorlu olacaktır, yorulacaksınızdı r ama engel ve mücadele olmasaydı neyi başarmış olurdunuz ki zaten? Hayat çoğu zaman elinizden geleni yapmanızı bekler aksi halde elde etmek istediğinize ulaşmanıza izin vermez. “Azim” başarı yolculuğunuzda dış etkenlerden korumanız gereken en önemli unsurdur.

    Azmederek hayallerinize emin adımlarla ilerliyorsunuz. İşte tam bu noktada “sonuçlandırma” mekanizmanızın devreye girmesi gerek. Yaptığınız işi iyi yapıyor dahi olsanız “sonuç almayı” göz ardı etmeniz sizde atalet oluşturacaktır ve uzun vadede yaptıklarınızın da manasını yitirmesine neden olacaktır. İşi neticelendirme güdüsünü içinizde daima canlı tutmak hem azminizi körükleyecektir hem de attığınız her adımda yolunuzu uzatmadan sizin hedefinize ulaşmanızı sağlayacaktır.

    Kurduğunuz hayalleri adeta içinizi yakarcasına hissederek yaşadınız ve azminizle yılmadan zorlu bir yolu hiçbir zaman sonuçlandırma mantığından uzaklaşmadan yürüdünüz. Hayallerinizin gerçekleşmiş haline hoş geldiniz…

    Hayal et - Hisset – Azmet – Sonuçlandır!


    “İyi bir başlangıç yapmak zorunda değilsiniz. İyi olmaya başlamak zorundasınız.. ..” LARRY WINGET
     
  2. 5 Ekim 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. therita

    therita Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    82
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    saol canımçok güzel
     
  4. 3 Kasım 2012
    Konu Sahibi : xsxulem
  5. ladyb0

    ladyb0 berenimo Üye

    Katılım:
    17 Şubat 2011
    Mesajlar:
    337
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    18
    Kendimi bildim bileli hayal ediyorum. Gerçekleşmedi:/
    Ve maalesef etmeye devam edicem...
     
  6. 22 Aralık 2012
    Konu Sahibi : xsxulem
  7. perc

    perc Yeni Üye Üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    39
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    umudunu yıtırme ve hayal ederken olumsuz seyler dusunme ve kullanma. malesef gıbı cunku su an o kelımeyı okuan herkesın enrjısı sana olumsuz olarak gelır. o yuzen mutlu ol umutlu ol pozıtaf ol :)
     
  8. 10 Ocak 2013
    Konu Sahibi : xsxulem
  9. melikeceren

    melikeceren Yeni Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2012
    Mesajlar:
    27
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Hepimizin düşleri var…

    Hepimiz bir gün düşlerimizin gerçek olacağı umuduyla yaşıyoruz.

    Bunu belki bilinçli olarak düşünmüyoruz çoğu zaman ama bilinçaltımızda bir gün her şeyin daha iyi olacağına dair büyük umutlar taşıdığımız da bir gerçek.

    Zaman acımasızca akıp gidiyor bu arada…

    Peki, sormak istiyorum: Biz rüyalarımızdaki hayatı ne zaman yaşayacağız?

    Çocukken bizi sarıp sarmalayan o muhteşem düşlere ne zaman kavuşacağız?

    Tam olarak ne zaman sağlıklı, mutlu, doyumlu ve bolluk içinde bir yaşam süreceğiz?

    Hayatı ne zaman aynen bir çocuğun yaşadığı gibi çılgınca, rengarenk ve hiç bir şeyi dert etmeden coşkulu bir şekilde yaşacağız?

    Ne zaman muhteşem bir çiftliğimiz ve içinde birbirinden güzel atlarımız olacak?

    Ruh ikizimiz ne zaman karşımıza çıkacak?

    Ne zaman bir Lamborghini arabamız olacak?

    Böyle giderse hiçbir zaman değil mi?

    Hayır hayır bu böyle olmak zorunda değil…

    İşte iyi haber…

    Rüyalarımızdaki hayatı yaşayabiliriz…

    İçinizdeki o muhteşem potansiyel dışarıya çıkmak için izninizi bekliyor.

    Yaşam maalesef bize neden başaramayacağımızı söyleyen felaket tellallarıyla dolu!

    Başaramayacağımızı, yapamayacağımızı söylüyorlar çünkü kendileri başaramadılar, yapamadılar. Daha da kötüsü belkide hiç denemediler bile!

    Bizim de onlar gibi birer ezik olmamızı istiyorlar.

    Başarısız, yokluk bilinci içinde, hayattan bezmiş, hayalleri olmayan, rahatlık tuzağı içine saplanıp kalmış, risk almayan, okumayan, öğrenmeyen ve düşünmeyen biri olmamız için gece gündüz çalışıp duruyorlar.

    Belki bunu bilinçli bir şekilde yapmıyorlar ama ne farkeder bilinçli ya da bilinçsiz bizi zehirlemeye yetiyor bunlar.

    Ya bu ahmaklara kulak asıp içimizdeki o muhteşem gücün dışarıya çıkmasına mani oluruz ya da bu gücü sonuna kadar kullanmayı seçip yaşamımızda devrim niteliğinde işler başarırız.

    Seçim bizim!

    Peki, ne yapabiliriz?

    Çok şey…

    İzin verin açıklayım.

    Rüyalarındaki hayatı yaşama yolunda yapabileceğin ilk ve en önemli şey zihnini o çok istediğin muhteşem hayallerinle doldurmaktır.

    Yaşamında en çok istediğin şeyleri sürekli düşün.

    Tüm dikkatini yaşamda sahip olmak istemediklerine değil, tam aksine gerçekten sahip olmak istediklerine yönelt.

    Yemek yerken, uykuya dalmadan önce, müzik dinlerken, spor yaparken hep bu çok istediğin hayallerini düşün.

    Hayallerini düşünürken mümkün olduğunca çok ayrıntıya yer ver.

    Bunları yapmamızın altında yatan temel felsefeler şunlardır:

    İçerde ne varsa dışarıda da o olur.

    Beyin hayalle gerçeği ayırt edemez.

    Ne ekersen onu biçersin.

    Mesela benim en büyük hayallerimden biri sitelerim ve kitabım vasıtasıyla daha çok insana ulaşmak olmuştur. Şimdi şu sıralarda bunu başarmanın keyfini yaşıyorum.

    Tüm bunların hayalini elbette çok öncesinden kurmuştum ve zihnimi epey bir süre bu hayallerimle beslemiştim.

    Sonuçta dış hayatta karşılaştığım gerçekliklerde bunlar oldu.

    Peki, zihnimizi hayallerimizle besledik daha sonra ne yapacağız?

    Hepsi bu mu?

    Tabiki hayır!

    Şu bir gerçek ki düşleri olan her insan mutlaka bir takım engellerle karşılaşır.

    Ne kadar çok düşün varsa o kadar çok engelle karşılaşırsın.

    Bu da aslında iyi bir şeydir. Çünkü senin hayalin için bir şeyler yaptığını gösterir.Hepsinden önemlisi büyük hayaller kurduğunu gösterir.Sıradan, sönük bir hayata asla razı olmadığını gösterir.

    Yaşamda hiç engellerle karşılaşmayanlar kendilerini konforun sıcak kucağına bırakanlardır. Bu tip insanlar çok sıradandırlar ve asla bunlardan LİDER falan da olmaz.

    Rüyalarındaki gibi bir hayata sahip olmak en başta MÜCADELE gerektirir.

    Mücadele şartlar ne olursa olsun asla pes etmemen demektir.

    Mücadele karakterini güçlendirir ve seni SEN yapar.

    Bu da daha çok gelişmen demektir.Daha dayanıklı olman daha büyük düşlerin peşinden koşar adım gitmen demektir.

    Kitabımı yazma sürecinde onlarca sorunla karşılaştım ama asla yılmadım.

    Bilgisarım çöktü, içindeki bilgiler silindi, günlerce tek bir satır dahi yazamadım.

    Tüm bunların oyunun bir parçası olduğunu çok iyi biliyordum.

    Kazanmanın yolu geçmişi bir tarafa bırakıp tekrar oyuna girebilmekti.

    Öyle de yaptım.

    Kolları sıvayıp kitabı tekrar yazdım.

    Bugün Düş Atölyesi kitabı avuçlarımda ise bunu o gün pes etmemeye borçluyum.Eğer pes edip havlu atsaydım bugün böyle bir kitap olmayacaktı.

    Pes etmediğin sürece eninde sonunda kazanma ihtimalin her zaman var demektir.

    “Tanrı ile Sohbet” adlı filmde geçen çok ilginç bir söz vardır.

    Film kısaca şöyle; Neale, araba kazasında yaralanıp işini ve evini kaybeder. Bununla birlikte hayatta kalmak için yoğun bir mücadele örneği de sergiler. O kadar çok sorunla başa çıkmak zorunda kalmıştır ki “artık yeter” der ve orada kendi kendine çok güçlü bir karar verir. O sırada kalacak yeri olmadığı için sokakta bir bankın üzerinde yatmaktadır. Şu sözler acıyla ve zorlukla ağzından dökülür:

    “BU BANKTA ÖLMEYECEĞİM”

    Bu güçlü karar Neale’nin hayatını değiştirir ve o bankta ölmez, bir süre sonra da istediği hayata kavuşur.

    NE EKERSEN ONU BİÇERSİN… Unutma bu bir yaşam yasası.

    Yerçekimi kanunu gibi gerçek bir kanun bu. Yerçekimi kanunu ne kadar gerçekse bu da o kadar gerçek. Yaşamına bakarsan bunun ne kadar doğru olduğunu fazlasıyla görebilirsin.

    Şu ana kadarki yaşamından memnunsan doğru düşünceler ektin demektir. Hayır, memnun değilsen değiştirmen gereken bir şeyler var demektir.

    Rüyalarındaki yaşama seni sürükleyecek düşünceler eklemekle işe başlayabilirsin.

    Farklı bir gerçeklikte farklı bir hayat yaşayacaksın.

    En derin sevgilerimle…


    BAYRAM TAŞCI

    NLP MASTER PRACTİTİONER

    KİŞİSEL GELİŞİM UZMANI

    YAZAR
     
  10. 18 Ocak 2013
    Konu Sahibi : xsxulem
  11. resusitasyon

    resusitasyon Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Pro Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2009
    Mesajlar:
    7.067
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    38
    hayal etmek güzel..her defasında acılar ve yaralar içinde olsa da insan tekrar tekrar hayal etmek güzerl.
    tıpkı bu her gece yatıp sabah uaynacağınıza , güneşin tekrar açacağına inandığınız gibi bir şey...
    yağmurlu bile olsa ertesi gün biliyorsunuz ki sonraki günler güneş dayanamaz size gülümser..:KK31: