Hayat yakalamak

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve Adivar tarafından 9 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    9 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Bu yazıyı şimdi nette boş boş bakınırken buldum ve çok duygulandım hemen sizlerle paylaşmak istedim.Her birimiz hayatın bir yerinden yakalamak ve mutlu olmak isteriz ya işte böyle anlam dolu güzel bir yazı.Hayatın bir yerinden yakalamanız ve sıkı sıkı sarılmanız dileklerimle!...


    Esnaf bir baba ve ev hanımı bir annenin ilk oğlu idi Yüksel,daha yedi yaşında idi.İlk okula başlıyacak olmanın heyecanı vardı o minik yüreğinde.Sevgi dolu,neşeli,kıpır kıpır,zeki'ydi.Orta halli bir ailenin oğluydu sonuçta,o yaşta bunun bilinci ve birazda babasının esnaf yapısının yansıması ile kendi başına para kazanmanın hesaplarını yapıyordu o yaşlarda.Neler yapmadıki? evlerinin bahçesinde bulunan erik ve dut ağaçlarının meyvalarını toplayıp paketliyerek satması,sıcak yaz günlerinde,otuz iki dişini trampet çaldırır abiii diyerek buz gibi su satması.Ve o ilk,üzerinde bir zenci ve onun kulaklarında kocaman küpeleri olan sakızı sattığı o ilk günü unutamıyordu Yüksel.O gün babasına gidip,
    .........Baba bak ben bu sene okula başlıyacağım para kazanmak istiyorum.
    Babası...Eeeee
    .........Bana Yusuf abiden bir kutu sakız al onu satıp para kazanayım kazancımı alıp verdiğin sermayeyi geri vereyim
    (Yusuf abi dediği babasının çarşıdan ermeni uyruklu,kırtasiye ve hırdavat işi yapan bir komşusu ve Yükseli evlatlık edinmek istiyecek kadarda çok seven biri) .
    Babası içten içe gururlanarak oğlu ile.
    Peki oğlum alalım bakalım bir kutu sakız ne yapacaksın der.
    Yüksel buna çok sevinir ve Yusuf abisine gidip o zencili sakızdan bir kutu alırlar.Kutunun sermayesi 2.5 kuruştur satıldığında 5.00 kuruş toplaması gerekiyor Yükselin.
    Büyük bir heyecanla sakız kutusunu güzel,dikkat çekici bir şekilde açıp satmak için doğruca çarşıdaki sinemanın önüne gider Yüksel.Sinema çıkışında dağılan insanların elindeki sakızların hepsini alabileceğini düşünüyordur,ama umduğu gibi olmadı çok az satmıştı.Buna çok üzüldü,ne diyecekti babasına şimdi? nasıl giderdi yanına? Aksilik bu ya eve gitmek içinde babasının dükkanının önünden geçmesi gerekiyordu.Ama o babasına görünmemek için yolu uzatarak çok ters yönden koşa koşa eve gitti ağlıyarak,gözleri ağlamaktan şişmişti.Annesi onu bu halde görünce,telaşla
    Ne oldu oğlum der
    Yüksel.Yok birşey anneciğim satamadım sakızları der ve hıçkırıklarla ağlamaya devem eder.Annesi her ne kadar Yükseli teselliye çalışsa bile mümkünmü onu susturmak.Tam o anda Yükselin gözü evlerinin karşısındaki otelin önüne yanaşmaya çalışan turist otobüsüne takılır ve birden sakinleşerek,annesine
    .......Ben gidiyorum anneciğim
    diyerek koşarak evden çıkar ve otobüsün yanına gelir bir Japon kafilesidir bu.Yüksel ön kapı açılır açılmaz içeri girer ve sakız sakız diye sempatik bir şekilde bağırır,turistler onu çok sever ve kutudaki tüm sakızlar bir anda biter.Yüksel ağlıyarak ayrıldığı annesinin yanına sevinçle döner,bir tane bile sakız kalmamıştır kutuda,ve 5.00 kuruş toplaması gerekirken fazla bırakılan paralar ile 7.5 kuruş toplamıştır..Düşüne biliyormusunuz Yükselin sevincini? ve o sevinçle babasının dükkanına koşar nefes nefese,
    ..........Babacığım bak sakızların hepsini sattım,al bu senin ilk sermayen 2.5 kuruş,buda yeni kutu için 2.5 kuruş
    der kendince büyük bir başarı kazanmış olmanın gururuyla.Babasıda sevinir buna.
    Yüksel artık usta bir satıcı olmuştur turistlere satış yapmaya başlar,sakız satışından başka bulunduğu şehrin kartpostallarınıda satmaya başlamıştır turistlere.Taaa ki okullar açılana kadar.
    Yüksel daha o yaşta kendi başına birşeyler kazanabilmenin verdiği haz ile başladı ilk okula,ve çok başarılı bir öğrencilik yaşadı.
    Selçuk Sen
    (selcukk1962)
     
  2. 10 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Adivar
  3. BenNazKsK

    BenNazKsK Çiçek&Böcük:) Pro Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.956
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    Buradaki başarını tadını bu yaz küçük paşamızda yaşadı..Yaz tatili düğün hazırlığı biliyorsun onun için fazla aktivite yapamadım..Hafta içi babamız çalışıyor ve evdeyiz birden Doğanın "anne ben çalışmak istiyorum arkadaşlarımlada plan yaptım ben müdürm onlar yapacaklar paraları toplayacağız paylaşacağız"

    Peki ya dedim yapmak istediğiniz nedir ben takı yapıyorum yaa takı yapıp satacaklarmış maşallah elide becerikli bende yardım ettim yaklaşık birbuçuk ay böyle satış yaptı..10 yaşında ticarete başladı anlayacağın ..Ama o ilk kazandığı para öyle kıymetliki Ne yapacaksın dedim bakalım kazandıklarını:)
    Düğün için biriktirecekti ayy kıyamam ben ona öyle mutlu etti o sözler bizi..Başarı emekten geçiyor Emekse alın terinden bunun kazancını ise yemek Onur Mutluluk Bereket Helal Huzur....
     
  4. 10 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Adivar
  5. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Benim büyümüşte küçülmüş yakışıklı,akıl kutusu birtanem Doğam düşüncesine,aklına binlerce kez maşallah:nazar:bununkarşılığında duygulanmamak ne mümkün canım benim.Yerim onun o aklını beynini ben annesi oğlunla gurur duy ama onu yetiştiren ve binbir türlü fedakarlıktan hiçbir zaman çekinmeyen o anne yani senide ayakta alkışlıyorum canım benim:1hug:
     
  6. 10 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Adivar
  7. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    nazlıcım çocuğunuzla ne kadar gurur duysanız azdır.bu yaşta ve üstelik pek bir ihtiyacıda yok anladığım kadarıyla,ama o kendi ayakları üstünde durma sorumluluğunu kavramış olsa gerekki,çalışıyor.

    adıvar canım benim çok güzel bir yazıydı,evet onca yetişkinler,boşda gezer iş beğenmez,yada çalışmaz,hanımının,temizlik yaparak kazandığı paraya göz dikenler.böyle kişilik isaline yakalanmış insanlar için gözüne gözüne sokulacak bir yazıydı.
    ne mutlu sorumluluğunu bilene,kimselere muhtaç olmadan yaşayana.
    benim oğlumda,ünüversite dördünçü sınıfa gecti.ve yaz tatilinde mısır sattı.akşam olupta satamadığı mısırlarıda mangalda közleyip,daha cazip hale getirerek satılmasını sağladı.
    bende onunla gurur duyuyorum....